42 yıl sonra hâlâ burada, hâlâ bağımsız: Mute Records

Evet, alıştığımız bağımsız plak şirketlerinin hikâyelerinden biraz farklı.
42 yıl sonra hâlâ burada, hâlâ bağımsız: Mute Records

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

30’ların sonunda soykırımdan kaçarak Viyana’dan Londra’ya göç eden iki gencin oğlu Daniel Miller, 70’lerde punk ve new wave’in doğuşunu derin bir merakla takip ediyor. Efsanevi radyo programcısı John Peel’ın programında duyduğu Can ve Amon Düül gibi Almanya'nın deneysel müzik grupları ufkunu açıyor. Yönetmenler Wim Wenders, Werner Herzog ve Rainer Werner Fassbinder’in beyaz perdeye yansıttığı dünyada kendini buluyor. Tiyatro ve sinema oyuncusu olan babasının da etkisiyle sinema eğitimi alan Miller, içine çektiği tüm bu kültürel ilhamı, o dönemdeki birçok yaratıcı gibi müziğe aktarmak için synthesizer’ını kaptığı gibi odasında kayıtlar yapmaya koyuluyor.

Daniel Miller
Daniel Miller

Beklenmedik başlangıç: Miller, 1978’de yatak odası kayıtlarından ortaya çıkan Warm Leatherette ve T.V.O.D. şarkılarını single olarak yayımlamak istiyor ve eline test baskısını alıp plakçıları gezmeye başlıyor. Rough Trade kurucusu Geoff Travis, parçaları dinledikten sonra single’dan 2 bin kopya sipariş ediyor. Daniel Miller, her plağın bir etiketi olması gerektiğini düşünerek “Mute” etiketini yaratıyor. The Normal adıyla çıkaracağı bu single’ın kült statüsüne erişeceği ve plağın arkasındaki adrese demolar yağmaya başlayacağından habersiz. Zaten en heyecanlı plak şirketi hikâyeleri böyle başlamıyor mu?

Synth pop’un merkez üssü: İlk adımlarını atan synth pop ve new wave dünyasının merkezindeki Miller, Fad Gadget adının arkasındaki Frank Tovey ile tanışıyor ve Mute kataloğundaki ikinci isim Fad Gadget oluyor. Electropunk öncüleri D.A.F. ve Robert Rental gibi müzisyenleri bünyesine katan Mute, deneysel ve elektronik seslerin karanlığına göz kırpıyor. 

Ve Depeche Mode: Daniel Miller, 1980’de Londra’da izlediği taze ekip Depeche Mode’a single yapmayı teklif ediyor. Bu yıl 40'ıncı yaşına giren bu beraberlik, hem Mute’u hem Depeche Mode’u zirveye taşıyor. İlk single’ı Dreaming of Me ile dikkat çeken grup kısa sürede Just Can’t Get Enough'la dans pistine hakim oluyor. Bandı 10 yıl ileri sardığımızda, yedinci albümü Violator ile önünde kalan ne bariyer varsa hepsini yıkıp 10 milyondan fazla albüm satışına ulaşan, dünya turnelerinde stadyumları dolduran dev bir isimle karşılaşıyoruz.

Mute Records
Mute Records

Dağılanlar, toplananlar: Mute’u 80’lerde ticari başarıyla tanıştıran önemli işlerden biri, Depeche Mode’dan ayrılan Vince Clarke’ın Alison Moyet ile projesi Yazoo. Yazoo’nun yarattığı heyecan dalgası sırasında şirkete katılan Avustralya çıkışlı The Birthday Party, gelecek vadediyor. Grubun dağılmasının ardından kurulan Nick Cave and the Bad Seeds, 2013’te kendi plak şirketini kurana kadar Mute bünyesinde kalıyor.

90’larda ayakta kalmak: Mute, müzisyenlerin severek geldiği ve kolay kolay da ayrılmadığı bir plak şirketi. Gruplar dönüşüp dağıldıkça, eski üyeler yeni projelerle Mute çatısı altında toplanmaya devam ediyor. Erasure, Soft Cell, Diamanda Galás, Laibach gibi alanında ayrı bir yere sahip sanatçılara, 90’lara gelindiğinde Moby ve Goldfrapp gibi isimler ekleniyor. Britpop ve grunge hakimiyetinde geçen 90’larda, Nick Cave and the Bad Seeds ile Moby, Mute’u ayakta tutuyor. Moby’nin 10 milyon satan albümü Play, 1999’da şirketi yeniden sahne ışıklarının odağına yerleştiriyor. 

Moby 1999
Moby
1999

Hâlâ bağımsız: Bağımsız plak şirketlerinin hikâyelerinde sık rastladığımız “parla - finansal krize gir - büyük şirkete satıl” motifi, Mute için farklı işliyor. Miller, şirketi 2002’de 23 milyon sterlin karşılığı EMI’a satıyor ancak yönetimsel kararlar konusunda bağımsızlığını koruyor. Mute ve EMI’ın gitmek istediği yollar birbirinden ayrılınca da 2010’da yeni bir şirket kuruyor ve Mute adının kullanım hakkıyla birlikte eski kataloğun bir kısmını EMI’dan geri alıyor.

Miller’ın sadece kendi şarkısını yayımlamak niyetiyle kurduğu Mute, 42'nci yılını geride bıraktı. Dinleyicilerin radarına düşen son Mute haberi, Depeche Mode üyesi Martin L. Gore’un yeni solo EP’si The Third Chimpanzee'nin duyurusuydu. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

⚡ Hâlâ umutlu, hâlâ bağımsız, hâlâ isyankâr

Takım elbiseli erkeklere karşı bir sanatçı, 42 yıldır bağımsız bir plak şirketi, "spoiler" sayılmayan spoiler ve dahası.

20 Kas 2020

⚡ Hâlâ umutlu, hâlâ bağımsız, hâlâ isyankâr

YAZARLAR

Artemis Günebakanlı

Duende müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

MUBI Fest'te neler izledik?

İki yıllık aranın ardından geçen hafta sonu İstanbul’a dönen MUBI Fest'in atmosferine ve Cannes’dan taşıdığı dört filme yakından bakıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

07 Eyl 2026

MUBI Fest'te neler izledik?
DuendeDuende

HİKAYE

Kurucu şiddetin öğle vakti: Kan Meridyeni

Cormac McCarthy’nin 1985’te yayımlanan büyük romanı "Kan Meridyeni"ni okurken insanın aklına zaman zaman şu tuhaf düşünce geliyor: Belki "Dünya masumdu ve biz onu bozduk" anlatısı baştan beri fazla iyimserdi.

Ömer Şentürk

·

07 Eyl 2026

Kurucu şiddetin öğle vakti: Kan Meridyeni
DuendeDuende

HİKAYE

Teenage Sex and Death at Camp Miasma: Final kızının beklenmedik hikayesi

Jane Schoenbrun, yeni filmi "Teenage Sex and Death at Camp Miasma"da slasher alt türünün tüm özelliklerini ters yüz ederek ortaya türün eleştirisini de merkezine aldığı, kitsch estetikle bezeli bir anlatı ortaya koymuş. Ortaya bu eleştiriyi dört başı mamur bir şekilde görsel dünyaya taşıyan ve mizahı elden bırakmayan bir slasher filmi çıkmış.

Sezen Sayınalp

·

07 Eyl 2026

Teenage Sex and Death at Camp Miasma: Final kızının beklenmedik hikayesi
DuendeDuende

HİKAYE

Rock En Seine sahnesinde dünyanın karanlığına karşı: 40 bin kişilik The Cure korosu

Paris’te düzenlenen Rock En Seine festivalinin son gününde The Cure, 40 binden fazla kişiye 3 saate yakın süren bir performans sundu. 67 yaşındaki Robert Smith’in sesi, geçen yıllara rağmen daha da güçlü ve bir o kadar kırılgan. Karanlığın, yalnızlığın ve umudun şarkılarını birlikte söyleyen binlerce kişiyle birlikte yazı The Cure’un müziğiyle uğurluyoruz.

Eda Solmaz

·

07 Eyl 2026

Rock En Seine sahnesinde dünyanın karanlığına karşı: 40 bin kişilik The Cure korosu
DuendeDuende

HİKAYE

'Yalvaç'ın yazarı Selda Uygur: Biraz cesaretle baktığımızda taşın bile bir ruha sahip olduğunu görürüz

Selda Uygur, yeni romanı "Yalvaç"ta iki farklı çağdan tutkularının peşindeki iki kadının özgürleşme öyküsünü ve zaman algısını, benlik ve kişiliklerini korumak için ortaya koyduğu mücadeleyi, iki farklı zaman koridorunda işliyor. Uygur ile zamanın ruhuna ve dair söyleşirken onun hiç değiştiremediği savaşları ve tutkuları, kahramanları Gece ve Livia üzerinden anlamaya çalıştık.

Soner Can

·

04 Eyl 2026

'Yalvaç'ın yazarı Selda Uygur: Biraz cesaretle baktığımızda taşın bile bir ruha sahip olduğunu görürüz