

Yeni bir çağın öncüsü: Yeni BMW iX Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği BMW ’nin tamamen elektrikli ilk SAV modeli Yeni BMW iX, xDrive40 modeliyle BMW Yetkili Satıcı Showroomları’nda sergilenmeye başladı. Neden önemli? BMW’nin elektromobilitedeki vizyonunu temsil eden ve bu alandaki eDrive teknolojisinin en ilerisine sahip olan, 0’dan 100’e yalnızca 6,1 saniyede ulaşan Yeni BMW iX xDrive40 ; 150 kwh desteği olan yüksek güçlü şarj istasyonlarında 10 dakikalık şarjla 100 kilometre menzil üretebilir hâle gelirken yalnızca 31 dakikalık şarjla %80 pil doluluk oranına erişiyor. BMW Wallbox kullanılarak şarj edildiğinde ise 8 saatten kısa sürede tam doluluğa ulaşıyor. Beşinci nesil BMW eDrive teknolojisiyle donatılan otomobil; güçlü iki elektrikli motoru ve elektrikli dört çeker sistemiyle sürüş keyfi, çok yönlülük, sürdürülebilirlik ve lüksü yeniden yorumluyor. Çevreci, güçlü, etkileyici: Kabin tasarımında geri dönüştürülmüş malzemelerin yaygın kullanıldığı Yeni BMW iX xDrive40, yalnızca kullanıldığı zaman işlevlerini ortaya çıkaran "Shy Tech" teknolojik yaklaşımını da yansıtıyor. Kaslı dış oranları ve akıcı tavan çizgisiyle öne çıkan Yeni iX xDrive40’ın BMW’nin yeni tasarım dilinin sembolü olan geniş Böbrek Izgarası oda sıcaklığında 24 saat içinde küçük çizikleri onarabilen kendi kendini iyileştirme teknolojisiyle de fark yaratıyor. Standart donanım, standartların üstünde: Standart donanımı fark yaratması için yeterli olan Yeni BMW iX xDrive40; BMW Live Cockpit Professional, Akıllı Telefon Arayüzü, Sky Lounge Panoramik Cam Tavan, BMW Laserlight gibi standart donanımlarıyla ve seri üretim araçlarda ilk kez sunulan kombine BMW Kavisli Ekran’ıyla otomobil tutkunlarını heyecanlandırmayı başarıyor. BMW’nin elektromobilitevizyonunun öncüsü Yeni BMW iX xDrive40’ın özelliklerini yakından incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilir; Yeni BMW iX xDrive40’ı bmw.com.tr’deki tasarlayıcı (Konfigüratör) üzerinden kişiselleştirerek sipariş verebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun dördüncü toplantısının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, asgari ücrette %50,54 seviyesinde bir artış gerçekleştiğini ve yeni ücretin 4 bin 253 lira olarak belirlendiğini duyurdu. Ayrıca, asgari ücretten alınan gelir ve damga vergisi de kaldırıldı. Erdoğan, "Asgari ücrette tarihi bir artış yaparken işveren üzerindeki maliyetini 450 lira aşağıya çekmiş bulunuyoruz," ifadelerini kullandı.
Toplantılarda neler oldu?
1 Aralık: Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun ilk toplantısında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın yaptığı asgari ücret anketinin sonuçları açıklandı. Ankete göre, katılımcıların %34’ü "Asgari ücret ne kadar olmalı?" sorusuna 3 bin 501 ile 3 bin 750 TL arasında cevabını verdi.
7 Aralık: Türk-İş'in ev sahipliğinde gerçekleştirilen ikinci toplantıda, bakanlık temsilcileri ekonomik veri ve raporları paylaştı. Toplantı sonrası Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, "Rakam söylememeye gayret ediyoruz ama kamuoyunda oluşan rakamlar ortada. Bu rakamların altında bir şeye 'evet' dememiz mümkün değil. Ülkeyi yönetenler makul, mantıklı bir rakam önümüze getirirseler, işçi, işveren ve hükümet birlikte kısa bir zamanda imzalamayı temenni ediyoruz," dedi.
9 Aralık: Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun üçüncü toplantısında da uzlaşmaya varılamadı. Çalışma Bakanlığı Müsteşarı Nurcan Önder, "TİSK asgari geçim tutarını 3100 TL, Türk-İş 3900 TL öngörüyor," dedi. TİSK daha sonra yaptığı ayrı bir açıklamada, asgari ücretin 3 bin 100 TL olması yönünde bir teklifleri olmadığını vurguladı.
Öte yandan, TÜİK'in her yıl komisyona sunduğu bekar bir işçinin asgari geçim maliyetine ilişkin hesaplamayı bu yıl açıklamadığı aktarıldı.
Yorumlar ve tepkiler
Ekonomistler, Türkiye'de kasım ayında TÜİK tarafından %21,32; bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) tarafından ise %58,65 olarak açıklanan yıllık enflasyon göz önüne alındığında asgari ücretteki zammın yeterli olmadığı görüşünde birleşiyor. Asgari ücretin, kurdaki artış nedeniyle dolar bazında erimesi de tepkilere neden oluyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Son bir haftada, 22 merkez bankası yılın son faiz kararlarını açıkladı. Türkiye'de 100 baz puanlık faiz indiriminin yansımaları nasıl oldu? Asgari ücrette %50'lik artış yeterli bulundu mu?
20 Ara 2021

YAZARLAR

İlkim Emirler
Deputy editor @ Aposto

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.






