Rabiye Kurnaz George W. Bush'a Karşı


İstanbul Film Festivali’ne heyecan katar: Nespresso
Sevgili Duende okuru, seninle bugün 13.30 seansı için Beyoğlu Sineması’nda Yola Devam ’da ya da saat 13.30’da Kadıköy Sineması’nda Utama ’da karşılaşmış olabilir miyiz? Çünkü beklediğimiz gün geldi: İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV)…
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Emre Eminoğlu
Film: Rabiye Kurnaz gegen George W. Bush / Rabiye Kurnaz vs. George W. Bush
Yönetmen: Andreas Dresen
Süre: 119 dakika
Jenerik: 72. Berlin Film Festivali’nden sürpriz bir şekilde iki ödülle dönen (En İyi Başrol Performansı (Meltem Kaptan) ve En İyi Senaryo (Rabiye Kurnaz vs. George W. Bush), festivalin esas yarışmasında yaygın akıma en yakın, izleyiciyi en çok güldüren yapımdı. İçerdiği güçlü mizaha rağmen film, yaralı bir annenin, gerçek hayattan uyarlanmış hukuk mücadelesini konu alıyor: Bremenli ev kadını Rabiye Kurnaz, 11 Eylül saldırılarının ardından sorgusuz sualsiz tutuklanarak Guantanamo hapishanesine kapatılan oğlunun yargılanması ve serbest kalması için uluslararası bir davanın parçası oluyor.
Neden izleyelim? Berlin’e doğru yola çıkmadan önce festivalin internet sitesini karıştırırken esas yarışmada Rabiye Kurnaz vs. George W. Bush karşıma çıkıyor. Film için seçtikleri görsele bakar bakmaz içimden “Tam Daniel Brühl’ün oynayacağı, ortalamanın altında bir Hollywood dönem filmine benziyor,” diye geçiriyor, biraz burun kıvırıyorum — yine de programıma ekliyorum.
Daniel Brühl oynamıyor ama tam da izleyici odaklı, bir şeyler anlatmak kadar iyi vakit geçirtmeyi de kafaya koymuş o yakın dönem filmlerinden bu. Sinemasal anlamda yenilikten uzak ve dümdüz bir anlatıyı tercih etse de Meltem Kaptan’ın mizahi yönden güçlü fakat bir o kadar da duygusal performansı sayesinde keyifle izleniyor. Almanca, Türkçe ve İngilizce’yi akıcı bir şekilde yumak hâline getiren Kaptan’ın oldukça karikatürize bir "Türk kadını" veya "Türk annesi" portresi çizdiğini düşünenler olacaktır elbet, fakat "o kadın"ın bir yerlerde gerçekten var olduğuna inanmamak da zor — üstelik İstanbul Film Festivali izleyicisi, "gerçek" Rabiye Kurnaz’la tanışmak üzere.
Nerede izleyebilirsin? 41. İstanbul Film Festivali’nin açılış filmi Rabiye Kurnaz vs. George W. Bush’u hafta boyunca farklı festival salonlarında izleyebilirsin.
Film, dün geceki açılış töreninindeki ilk gösteriminin ardından, bugün Atlas 1948, yarın Kadıköy Sineması, pazar Cinewam City’s, pazartesi de Beyoğlu Sineması’nda gösteriliyor. Ayrıca 20 Nisan’a da bir ek gösterim konuldu. Rabiye Kurnaz’ın kendisi, onu canlandıran Meltem Kaptan ve yönetmen Andreas Dresen dâhil olmak üzere birçok isim de festivalin ilk günlerinde İstanbul’daki gösterimlerde olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Rabiye Kurnaz George W. Bush'a Karşı; Cihangir’den tüm şehre yayılan müzikli bir hikâye: Opus3a; 2022’nin öne çıkan albümleri; gişeden etkinlikler.
08 Nis 2022

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Köklü rock grupları yıllardır büyük ölçüde aynı şarkı listeleri ve sahne düzenleriyle konser veriyor. Bir grubun geniş bir müzik kataloğuna sahip olması, dinleyiciye her konserde bu zenginliğin farklı bir bölümünü sunması için yeterli değil mi?

Bir düzeni reddetmekle onun yerine başka bir düzen kurmak arasındaki mesafe neden bu kadar büyük? Romain Gavras’ın 2022 yapımı "Athena"sı bu soruyu cevaplamaktan çok, bütün şiddetiyle önümüze koyuyor. Film, öfkenin nasıl kolektif bir enerjiye dönüşebildiğini, kalabalıkların kadraja her girişinde büyüyen bir hareket duygusu ve baş döndürücü bir kurgu temposuyla gösteriyor.

İstanbul ve Ankara ayakları sona eren, bu hafta sonu İzmir ve Mersin’de sürecek Filmekimi seçkisinde ölüm, yas, ahlaki ikilemler ve gerçek hayatlardan beslenen hikayeler öne çıktı.

Adalet, gerçeklik ve güvenlik sarsılırken yapay zeka yeni bir faili sahneye çıkarıyor. Netflix'in "Instadocs" serisi, kendi yarattığı sistemlerle yüzleşmek zorunda kalan insanlığın hikayesini anlatıyor.

Süleyman Doğru'nun dilimize kazandırdığı "Latin Amerika Patlaması - Boom Mektupları", kitabın editörlerinin imece usulü yazdığı "giriş" yazısı, yaklaşık 207 mektup ve mesaj, yazarların birbirleriyle yaptıkları söyleşiler, eserleri hakkında kaleme aldıkları deneme, eleştiri ve makalelerle bizi Latin Amerika ve İspanyolca edebiyatın dört çığır açan isminin dünyasına davet ediyor.



