İş kurarken yararlanabilecek destekler neler?


Zingat : Evinizin gerçek değerini biliyor musunuz? Bugünkü bültende sizleri, gayrimenkule dair alışkanlıklarımızı değiştiren Zingat ’ın evinin gerçek değerini öğrenmek isteyenler için sunduğu Evimin Değeri hizmetiyle tanıştırmaktan mutluluk duyuyoruz. Nedir? 2015 yılından beri Türkiye’de güvenilir bir gayrimenkul bilgi ve pazarlama platformu olarak hizmet veren Zingat ’ın ücretsiz olarak sunduğu Evimin Değeri hizmeti; evin satış fiyatı, kira bedeli ve yatırım dönüşü süresi hesaplanarak rapor olarak görüntülenebiliyor. Nasıl? Zingat’ın REIDIN iş birliğiyle hazırladığı Evimin Değeri hesaplama aracı , oturulan evin gerçek değerine kolay ve pratik bir yolla ulaşılmasını sağlıyor. Ev sahipleri veya kiracıları il, ilçe, mahalle, kat, metrekare, oda ve banyo bilgilerini girerek REIDIN’in sağladığı verilerin analiz edilmesiyle evlerinin değerini öğrenebiliyor. Dahası: Zingat’ın bu özelliği oda sayısı, banyo sayısı, evin brüt metrekaresi, bulunduğu kat, toplam kat ve bina yaşı gibi temel özelliklerin yanı sıra evin şehir merkezine yakınlığı, ulaşım araçlarına mesafesi, özel bir manzarasının bulunması ve güneş ışığını alan cephede konumlanması gibi detayları da dikkate alarak kullanıcısına kapsamlı ve hassas bir değerlendirme sunuyor. Zingat’la evinizin gerçek değerini öğrenmek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Girişimciliğe giriş yapmak, iş kurmak veya var olan işini geliştirmek isteyen işletmeler için hem Türkiye hem de yurt dışında birçok teşvik mekanizması bulunuyor. Bu mekanizmaların geri ödemesiz hibelerinin yanı sıra geri ödemeli krediler de mevcut. Mükellef'in iş ortağı, devlet teşvik ve destekleri danışmanı ve Grapework'ün kurucusu Osman Aydın, tüm teşvik sistemlerinde hem devletin hem de kurumların teşvikleri ülkesel olarak verdiğini; bunun amacının da ülke pazarını büyütmek olduğunu vurguluyor. Türkiye'de teşvikler dört kalemde sağlanıyor:
- Arge-inovasyon
2. Üretim
3. İstihdam
4. İhracat
Türkiye'deki teşvik programları
Türkiye'de bu alanların tamamında teşviklerin sağlandığı gibi ayrı ayrı da destekler verilebiliyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Kalkınma Ajansları, TÜBİTAK, KOSGEB ve Ticaret Bakanlığı işletmelere destek veren kurumlar olarak sıralanıyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın sağladığı en büyük destekler arasında "yatırım teşvik belgesi" öne çıkıyor. Yeni yatırım yapacak işletmeler, bu belgeyi aldıkları takdirde vergi indirimi veya muafiyetinden faydalanabiliyor.
Kalkınma ajansları: Ajanslar, genelde sivil toplum kuruluşları (STK) ve kamu kurumlarına teknik ve finansal destekler veriyor. Çağrı esaslı çalışan kalkınma ajansları, bölgelerdeki belirli konular için iş geliştirme veya üretim yapan kurumlara teknik veya finansal destek sağlıyor. Kalkınma ajanslarının desteklerine, internet üzerinden yayımlanan açık ilanlardan başvurulabiliyor.
TÜBİTAK: Genellikle teknoloji ağırlıklı, Arge, inovasyon gibi alanlarda üretim yapan şirketlerin başvurduğu kurumlardan biri olarak öne çıkıyor.
KOSGEB: KOSGEB, işletmelere başlangıç seviyesinden itibaren büyüyüp gelişmelerini sağlayacak programları sunuyor. İlana dayalı olarak açılan teşvik programlarının yanı sıra sürekli devam eden destekler de yer alıyor. İlanlar için işletmelerin düzenli olarak KOSGEB'i takip etmesi gerekiyor. Herhangi bir teşvikten yararlanmak için KBS sistemine giriş yaparak gerekli dokümanlara ulaşılıyor, gerekli belgeler doldurulup çevrim içi olarak başvuruda bulunuluyor.
- Girişimcilik desteği: Bir nevi tüm programları birbirine bağlanan KOSGEB'in başlangıç programı birçok insanın da aşina olduğu "girişimcilik desteği". Bu destek, şirketin kurulması ve kurulduktan sonraki 1 yıl içinde yapılacak teçhizatlar gibi harcamaları içeriyor. Desteğe başvurabilmek için KOSGEB'in girişimcilik eğitimlerini tamamlamak ve daha önce şirket sahibi ya da ortağı olmamak gerekiyor.
- İşletme geliştirme desteği: KOSGEB, ticari faaliyetlerine başlayan ve büyüme aşamasına geçen işletmelere; nitelikli eleman, marka tescili, İstanbul Sanayi Odası (İSO) belgelendirme, test analiz gibi operasyonel harcalamar için destekler sağlıyor.
- Yurt dışı pazar destek programı: Ülke içinde yeterli pazar payına ulaşıp yurt dışına açılmak isteyen işletmeler için KOSGEB'in oluşturduğu bu program, birçok kalemi içeriyor. İşletmelerin dış ticaret departmanlarını kurup ihracat operasyonlarını yöneterek müşterilere ulaşmalarını teşvik eden programda; personel, yazılım-donanım, reklam-tanıtım, seyahat-konaklama ile test ve belge desteği mevcut. Destek projesinin süresi, en kısa 8 ay, en uzun 24 ay olacak şekilde ayarlanıyor. Destek için aranan şartlar arasında; işletmenin KOBİ düzeyinde olması, KOSGEB'e kayıtlı olması, marka tescil belgesinin olması ve perakende gibi yalnızca satış yapılan, üretim yapılmayan bir sektörde geçmiş yılda ihracat yapmış olması yer alıyor.
- Arge desteği: KOSGEB'in Arge desteğinden faydalanmak için ürün geliştirmenin prototip safhasında programa başvurmak gerekiyor. Bu programda; personel desteği, yazılım teçhizatları, makine, dışarıdan hizmet alma gibi çalışma destekleri, ürünün ortaya çıkarılmasının ardından patent ve belgelendirme destekleri bulunuyor. Grapework'ün kurucusu Osman Aydın bu teşviğin nadir bilinen teşviklerden biri olduğunu belirterek "İşletmelerin bu projeyi bitirmesini ısrarla öneriyoruz; çünkü bu projenin tamamlanmasının ardından alınan başarı belgesiyle işletme seri üretime dönük yapacağı yatırımlarda destek alabiliyor," ifadelerini kullanıyor.
Bütün devlet desteklerinde önce harcama yapılır, sonra ödeme talep edilir. Önce harca, gerekli belgeleri sun, sonra ödemeyi al.
Ticaret Bakanlığı: Ticaret Bakanlığı'nın hizmetlerinden faydalanmak için tüzel kişi olmak ve İhracatçılar Birliği'ne kayıt olmak gerekiyor. Destek programlarına başvurular, bakanlığın DYS sistemi üzerinden gerçekleştiriliyor. İhracat desteği sağlayan bakanlığın bu desteği, mal ihracatı ve hizmet ihracatı olmak üzere ikiye ayrılıyor. Hizmet sektöründe bilim, sağlık, sağlık turizmi gibi bazı belirli sektörler üzerine destek verildiğini söyleyen Osman Aydın, "daha sık kullanılan programın mal ihracatı" olduğunu belirtiyor. İşletmelerin ayırdıkları bütçeye dikkat etmelerinin gerektiğini vurgulayan Aydın, bunun nedenini "Çünkü destek 4 yıl ve bu süre içinde kullanmak gerekiyor," diye açıklıyor.
- Mal ihracatı desteği: Bu destek kapsamında, yurt dışında açılan depo, ofis, mağaza gibi alanların kirasının %50'si karşılanıyor. İşletmeler, Ticaret Bakanlığı'nın belirlediği hedef ülkeler arasında çalışmalarını yürütüyorsa %10 daha kira desteği veriliyor. Bakanlığın reklam desteği de mevcut; ancak bu destekten yararlanabilmek için reklam verilen ülkede marka tescilinin bulunması gerekiyor. Yurt dışı seyahat desteği, e-ticaret üyeliği ücret destekleri, pazara giriş belgeleri ve raporlar desteği de teşvikte yer alıyor. Bakanlığın ihracat yapacak işletmeler için tüm harcamaları karşılayabileceği destek programı da mevcut. İşletmeler, ilk başvuruda desteğin tamamından faydalanılabilirken daha sonrasında işletmenin ihracat rakamlarına göre bir oran belirleniyor. Aydın, yeni başlamayan işletme sahiplerine şu öneride bulunuyor: "KOSGEB'in desteklerinden faydalanarak ilk yıllarda ihracat rakamlarını artırabilir. Ardından Ticaret Bakanlığı deskteklerinden yararlanmaya başlayabilirsiniz."
"KOSGEB'in kendi bütçesi bulunuyor ve hızlı bir şekilde ödemeleri gerçekleştirebiliyor. Ticaret Bakanlığı ise fonlar üzerinden destekleri karşıladığı için ödemelerin ulaşması 6 ila 12 ayı bulabiliyor."
Yurt dışında alınabilecek teşvik programları
Özellikle Avrupa ülkelerinde, merkezleri kendi ülkelerinde olan işletmeler için çok sayıda teşvik programı mevcut. ABD'de ise bu teşvikler eyaletten eyalete farklılık gösterebiliyor. Birleşik Krallık'taki "Inovate UK" programını örnek veren Aydın, bu teşvikin proje esaslı çıktığını ve sistem olarak neredeyse Türkiye'dekilerle aynı olduğunu vurguluyor ve ekliyor "Gelişmiş ülkeler çok farklı konulara destek veriyor. Örneğin iklim, nano teknoloji veya kuantum fiziği konusundaki özel çalışmalar gibi."
Avrupa Birliği'nin Erasmus+ destek programları da mevcut. Burada hem sosyal içerikli projelere hem de kâr içerikli projelere destek veriliyor. Bu destekler de ilan üzerinden ilerlerken projelerin yayımlanma ve başvuru tarihi genellikle mart ve eylül ayları oluyor. İşletmelerin, ilanları kontrol ederek istenen konuya uyan çalışmaları varsa başvurmaları gerekiyor. Osman Aydın, AB projeleri için de şu uyarıyı yapıyor:
"AB projelerinde rekabet yüksek olduğu için kabul edilme oranları bir tık daha düşük olabiliyor; ancak sonunda alınacak avro veya sterlin üzerinden hibe önemli bir motivasyon oluyor."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
SC Danışmanlık kurucusu Dr. Soner Canko, yeni yazısında "dijital şirket" olmanın önemini açıklıyor. Grapework kurucusu Osman Aydın, Türkiye'de şirket kurmak isteyenlere yönelik kamu teşviklerini anlatıyor.
29 Nis 2022

YAZARLAR

İlkim Emirler
Deputy editor @ Aposto

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.




