

Geleceğin peşinde bir platform: dART Gördüğünün ötesine geçerek geleceğin sanatını tatmaya hazır mısın? Öyleyse Samsung ’un katkılarıyla hayata geçen, sanatın nefes kesici yepyeni platformu dART karşında. Nedir? Yenilik yaratma arzusunu arkasına alan Samsung , dijital sanatı daha geniş kitlelere yaymak ve ilgi duyan herkesi dijital sanatla buluşturmak üzere dART platformu ile heyecan verici bir yolculuğa başladı. Yenilikler hakkında güncel bilgiler veren, yol gösteren ve bu alanı sahiplenen bir platform olan dART’a geleceği hedefleyen herkes davetli. Neler var? Türkiye'nin dijital sanat ve NFT teknolojileri alanında öne çıkan isimlerinden; yeni teknolojilerle ilgili eğitim ve danışmanlık hizmeti veren Devrim Danyal ve dijital sanatçı Hakan Yılmaz’dan oluşan dART uzman kurulu , bilginlendirici video serileri paylaşıyor. Çok yakında yenilerinin de platformda yer alacağı, uzmanlar öncülüğünde gerçekleştirilen eğitici videolar arasından 101 dersi tadında “Dijital Sanatın Temelleri” serisini şuradan izleyebilirsin. Neden önemli? Görsel, işitsel ve her türden dijital sanata yer açan dART, hem dünyada hem de Türkiye'de dijital sanatın gelişimine katkı sunmayı hedefliyor. Yaratıcılığını özgür bırakarak sınırlarından arınmak istersen şuradaki formu doldurarak dART ile ilgili tüm gelişmeler, eğitimler ve etkinliklerden haberdar olabilirsin.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Film: Crimes of the Future
Yönetmen: David Cronenberg
Süre: 107 dakika
Jenerik: En son 2014’te Maps to the Stars filmiyle hayranlarının karşısına çıkan, Kanada sinemasının önde gelen yönetmenlerinden David Cronenberg’in yeni filmi, prömiyerini geçtiğimiz aylarda Altın Palmiye için yarıştığı Cannes Film Festivali’nde yaptı. 2003’ten beri yönetmenin gündeminde olan ve başrolü için Ralph Fiennes, Nicolas Cage gibi isimler düşünülse de farklı sebeplerle çekilemeyen film, yönetmenle A History of Violence filminde çalışmış Viggo Mortensen ile hayata geçti. Yakın bir gelecekte geçen film, iklim değişikliği ve çevre kirliliği gibi sebeplerle yeni dünya düzenine uyum sağlayan insan biyolojisini merkezine alıyor. Cronenberg, insan vücudunun evrimleşmesini ve bedenler üzerinde uygulanan operasyon ve müdaheleleri cinsellik, aktivizm ve performans sanatı gibi farklı temalar üzerinden ele alırken, Mortensen’e Léa Seydoux ve Kristen Stewart gibi oyuncular eşlik ediyor.
Neden izleyelim? Kariyerinin ilk döneminden itibaren Shivers, Rabid, Scanners, The Fly ve Crash gibi filmleriyle body horror alt türünü şekillendiren ve bu alt türle özdeşleşen yönetmenlerden Cronenberg, bir süredir uğramadığı sulara geri dönüyor. İnsan bedenini hem mecazi hem de gerçek anlamda ameliyat masasına yatıran Crimes of the Future, grotesk ve estetik arasında gidip gelen görüntüleri, kasvetli ve distopik atmosferiyle öncelikle görsel anlamda içine çekiyor izleyiciyi. Cronenberg insan vücudunun tuhaf bir şekilde evrimleştiği, film boyunca sanat eseriyle ucubelik arasında gidip gelen yeni organlar yarattığı, insan ırkının iklim değişikliği ve çevre kirliliği gibi kendisinin yarattığı dönüşümlere uyum sağladığı bir evren yaratıyor.
Yunanistan ortak yapımı olan ve Yunanistan’da çekilen filmin evreninin tuhaflığında ve görselliğinde Cronenberg sineması kadar çağdaş Yunanistan sinemasının etkileri de hissedilebiliyor. Karakterlerine ameliyatların seksin yerini aldığını söyleten yönetmen, insan bedenindeki ve biyolojisindeki değişimleri sadece bir fetiş ya da cinsel eylem olarak ele almıyor, bunları sanatsal bir pratik, hatta bir kehanet olarak da yorumluyor. Oyuncu yönetimindeki başarısız denilebilecek abartılı seçimleri görmezden gelebilirsen; ilgiyle, merakla, üzerine düşünerek ve detaylarında kaybolarak izleyebileceğin bir film Crimes of the Future.
Nerede izleyebilirsin? Crimes of the Future, sinema salonlarındaki birkaç özel gösterimin ardından bugün MUBI kataloğuna eklendi.
Benzer işler:
- Skins / Pieles (2017, Eduardo Casanova)
- Titane (2021, Julia Ducournau)
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta Keşif'in konukları; David Cronenberg'in çarpıcı son filmi Crimes of the Future, yaz akşamlarımızı büyülü rüyalara dönüştürecek Bir Yaz Gecesi Festivali ve Jack White'ın son albümü Entering Heaven Alive.
29 Tem 2022

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
“Brat summer”ın dans pistindeki isyanının üzerinden iki yıl geçti. 2026 yazında Z kuşağının pop yıldızları bu kez ayrılıkları, ölümü, kaygıyı ve dünyanın sonunu anlatıyor. Olivia Rodrigo’dan Phoebe Bridgers’a, Gracie Abrams’tan Charli xcx’e uzanan “sad girl summer”, yalnızca pop müziğin yeni trendi değil, savaşlar, iklim krizi ve gelecek kaygısıyla büyüyen bir kuşağın da ruh hâli.

Sema Kaygusuz’un "Saf Canavar"ı uzak bir geleceğin distopyasını değil, bugünün büyütülmüş ve ürkütücü ölçüde tanıdık bir suretini anlatıyor. İnsan olmanın sınırlarından hafızaya, rüyalardan yapay zekaya, insanmerkezciliğin kibrinden edebiyatın iyileştirici gücüne uzanan sohbetimizde Kaygusuz’la, kendi ifadesiyle “şimdinin kabusu, geleceğin enkazı” üzerine konuştuk.

Aşırı zenginlikten aşırı yoksulluğa, açgözlülükten fanatizme, mükemmeliyetçilikten bitmek bilmeyen arzularımıza... Psikanalist ve yazar Adam Phillips, "Aşırılık Üzerine Beş Kısa Sohbet"te çağımızı kuşatan aşırılıkların izini sürüyor. Belki de mesele çok fazla istememiz değil: “Kendimiz için çok fazlayız; açlıklarımızda ve arzularımızda, kederlerimizde ve bağlılıklarımızda, sevgilerimizde ve nefretlerimizde fazlayız.”

Şiddet, yok sayılma, erken yaşta evlilikler, engellenen kariyerler ve erken ölümler... Arabeskin kadınları, onları sürekli geride bırakmaya çalışan bir sistem içinde kendi kulvarlarını açtı, popüler kültürün damarlarına sızdı. Cansever’den Bergen’e, Dilber Ay’dan Esengül’e uzanan bu hikayeler, arabeskin acısını yalnızca şarkılarıyla değil, hayatlarıyla da sırtlanan; ölümleriyle dahi bu dünyanın onlara reva gördüğü vedanın tatsızlığını görünür kılan kadınları anlatıyor.

Yapay zekanın bizim yerimizi almasından korkuyoruz ama belki de asıl sorun insanın çoktan bir makineye dönüşmesindedir. Verimlilik, hız ve üretim insanın değerinin ölçüsüyse bu yarışı elbette makine kazanacak. Peki insanın değeri ne kadar ürettiğinde değil de sevmekte, düşünmekte, yaratmakta, ilişki kurmakta ve bütün bunları yaparken dönüşebilmekteyse? Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesinden korkanlar için üç kitaplık bir reçete.




