ABD'li bankalardan son yıllarda kredi zararlarında yaşanan en büyük artış

Kredi kartları ve ticari gayrimenkul kredileri bankalar için en büyük sıkıntı kaynağı
ABD'li bankalardan son yıllarda kredi zararlarında yaşanan en büyük artış

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

En büyük ABD bankaları bu hafta, yükselen faiz oranlarının ekonomi genelinde borçlular üzerindeki baskıyı artırmasıyla birlikte, pandeminin başlangıcından bu yana kredi zararlarındaki en büyük artışı rapor etmeye hazırlanıyor.

Detaylar: Söz konusu bankalar olan JPMorgan Chase, Bank of America, Citigroup, Wells Fargo, Goldman Sachs ve Morgan Stanley; Bloomberg tarafından derlenen banka analistleri tahminlerine göre, bu yılın ikinci çeyreğinde temerrüde düşen kredilere bağlı olarak toplamda 5 milyar dolarlık bir miktarı kaydedecek.

  • Analistlerin tahminlerine göre bu bankalar, batabilecek kredileri karşılamak için yaklaşık 7,6 milyar dolar daha ayıracak.

Bununla birlikte: Financial Times'ın haberine göre, Cuma günü ilk raporu açıklayacak olan JPMorgan'ın, bir yıl öncesinin aynı dönemine göre kredi zararlarında en büyük yüzdelik artışı açıklaması bekleniyor. Wells Fargo ve BofA'daki birleşik kredi zararlarının bu çeyrekte iki kattan fazla artması beklenirken, Goldman'da %70, Morgan Stanley ve Citi'de ise %60'lık bir artış kaydedildi.

Geniş açı: Kredi kartları ve ticari gayrimenkul kredileri (CRE) bankalar için en büyük sıkıntı kaynağı.

  • JPMorgan'ın kart kredilerinden tahsil ettiği tutar, bir önceki yılın aynı dönemindeki 600 milyon dolardan bu çeyrekte 1,1 milyar dolara yükseldi.
  • BofA'da kredi kartı kredileri, tahsili gecikmiş alacakların yaklaşık dörtte birini temsil ediyor.
  • Söz konusu bankalar arasında en büyük CRE kredisi veren Wells Fargo, bu ay yatırımcılara, ofis binaları ve diğer kötü performans gösteren mülklerle bağlantılı potansiyel kayıpları karşılamak için kredi kaybı karşılıklarına 1 milyar dolar eklediğini söyledi.

Yatırım bankacılığı da muhtemelen kazançları etkileyecek. Banka gelirlerinin, uzun süredir devam eden anlaşma yapma faaliyetlerinin yetersizliği nedeniyle bu çeyrekte de düşmesi bekleniyor. Yükselen alım satım gelirleri de cabası.

Öte yandan: Banka analistleri, artan faiz oranlarının faydalarının büyük bankaların çoğu için zararlarından daha ağır basacağını söylüyor. Analistler, ABD'nin en büyük altı bankasının hisse başına kazançlarında yıllık ortalama %6 artış bildirmesini bekliyor.

Yorumlar: Oppenheimer Araştırma Analisti Chris Kotowski, "Üçüncü ve dördüncü çeyrekte bankalar net faiz gelirlerinde herkesin beklediğinin çok üzerinde bir artış elde etti. Şimdi bunun bir kısmını geri verecekler. Kimse tam olarak ne kadar olduğunu bilmiyor ama büyük bir çoğunluk olacağını sanmıyorum" açıklamasında bulundu.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

🏦 Kredi sıkıntıları, elektrikli araç fiyatı

Son dönemde kredi kartları ve ticari gayrimenkul kredileri bankalar için en büyük sıkıntı kaynağı iken, son zamlarla birlikte TOGG'un fiyatı 1 milyon 227 bin 500 TL'ye yükseldi

12 Tem 2023

🏦 Kredi sıkıntıları, elektrikli araç fiyatı

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Cem Arıdağ

·

25 Eyl 2026

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Doğa Yurduneri

·

24 Eyl 2026

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Ümit Alan

·

18 Eyl 2026

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Cem Arıdağ

·

18 Eyl 2026

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?

Matcha, protein barlar, iki malzemeli Japon cheesecake’i, Gigi Hadid makarnası, çiğ köfte suşi… Yiyecek trendleri, artık sosyal medyanın etkisiyle çok daha hızlı yayılıyor. Tedarik zincirleri ise bu hıza ayak uydurmakta zorlanıyor. Talep, dijital hızda büyürken çiftlikler ve fabrikalardaki tarım ve gıda üretimi, fiziksel sınırlar içinde kalıyor.

Doğa Yurduneri

·

16 Eyl 2026

Algoritmadan tabağa: Tedarik zinciri yemek trendlerinin hızına yetişebiliyor mu?