
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Salı günü yayınlanan bir endüstri birliği çalışmasına göre, ABD yarı iletken endüstrisi 2030 yılına kadar yaklaşık 67 bin işçi açığıyla karşı karşıya.
Detaylar: Bu yıl yaklaşık 345 bin olan çip endüstrisi işgücünün on yılın sonunda 460 bine ulaşacağı tahmin ediliyor. Ancak Yarı İletken Endüstrisi Birliği (SIA) ve Oxford Economics tarafından hazırlanan çalışmaya göre, mevcut okullardan mezun olma oranıyla ABD bu artışı karşılayacak kadar kalifiye işçi üretemeyecek.
Bir adım geriden: Çalışma, ABD'nin yerli çip sektörünü güçlendirmeye çalıştığı bir döneme denk geliyor. Yeni üretim tesisleri ve araştırma-geliştirme için para ayıran CHIPS Yasası 9 Ağustos 2o22'de yasalaşmıştı.
- Ticaret Bakanlığı yasa kapsamında öngörülen 39 milyar dolarlık üretim sübvansiyonlarını denetliyor ve Intel, Taiwan Semiconductor Manufacturing ve Samsung Electronics gibi şirketler bu sübvansiyonlar için başvuruda bulunacaklarını açıkladı. Yasa ayrıca 24 milyar dolar değerinde yeni çip fabrikaları kurmak için %25'lik bir yatırım vergisi kredisi yarattı.
Yorumlar: SIA, bu fabrikaların istihdam yaratacağını belirtse de, öngörülen eksiklik bilgisayar uzmanları, mühendis ve teknisyenleri kapsıyor. Gelecekteki çip endüstrisi işlerinin yaklaşık yarısının mühendislerden oluşması bekleniyor.
- Rapora göre, vasıflı çip çalışanlarının eksikliği, ABD'deki bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik mezunlarının eksikliğinin bir parçası. 2023 yılı sonuna kadar 1,4 milyon pozisyonun doldurulamaması muhtemel görünüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Teknoloji hisselerinin yatırımcılar arasındaki popülaritesi artarken dergi ve gazete okunma istatistiklerinde düşüş yıldan yıla sürüyor.
26 Tem 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

Yapay zeka, artık yazılımı ucuzlatmanın ötesinde, hizmet sektörünün ekonomisini de değiştiriyor. Yeni nesil “AI-native” ajanslar, müşteriye bir araç verip işi ona bırakmak yerine operasyonun tamamını üstleniyor ve ajans hizmetini platform fiyatına sunuyor.

Yıllarca raporlar, hedefler ve uyum kriterleri üzerinden ele alınan sürdürülebilirlik, 2026’nın çoklu kriz ortamında kabuk değiştiriyor. Çevresel ve sosyal riskler büyürken, şirketlerin sürdürülebilirliği ana iş kollarından ayrı, ikincil bir alan olarak görmesi giderek daha işlevsiz hâle geliyor. Yeni dönemin sorusu artık ne kadar sürdürülebilir göründüğümüz değil, sürdürülebilirliği finansal performansa, büyümeye ve organizasyonel dayanıklılığa ne kadar entegre edebildiğimiz.

Güvenin ve itibarın göstergelerini, güven ve itibarın kendisiyle karıştırdığımızda her şeyi “parasını bastırarak” çözebileceğimizi düşünüyoruz. Oysa göstergeleri satın almak kolay, güvenin kendisini satın almak ise mümkün değil. Çünkü sahici güven; strateji, sabır, emek ve zamana yayılan bir tutarlılık gerektiriyor. Kestirmeler ise yalnızca sahnedeki kağıttan kaplanı parlatıyor; işler ters gittiğinde o kaplan kimseyi korumuyor.



