Artan bahşiş beklentileri tüketiciyi nasıl etkiliyor?


Bugün pazartesi, Migros Sanal Market ’le haftalık alışveriş vakti Siz deyin çöl, biz diyelim Afrika sıcakları… Sonra da soralım: Nasıldı ama o Eyyam-ı Bahur sıcakları? Bugün itibarıyla biraz rahatlayacak olsak da haftalık market alışverişi hava durumu dinlemiyor. Neyse ki esintinin ulaşamadığı yerlere bile ulaşan Migros Sanal Market 40.000 çeşit ürünüyle sizi yollara düşürmüyor, seçtiğiniz ürünleri soğutmalı araçlarla kapınıza teslim ediyor. Hemen şuradan haftalık alışveriş listenizi hazırlamaya başlayabilirsiniz. Haftanın yükü omuzlarınıza çökerken bir de alışveriş çantanız size yük olmasın. 7/24 ve 81 ilden siparişinizi almaya hazır olan Migros Sanal Market’le siparişinizi ister dilediğiniz gün ve saatte ister 45 dakika içinde teslim alabilirsiniz. Pazartesi, salı, soğan, çarliston biber, perşembe, cam sileceği… Yoğunlukta ne kafalar ne planlar karışsın. Migros Sanal Market’te siparişlerinizi kişiselleştirebilir ve ürünlerle ilgili dilediğiniz notu bırakabilirsiniz. Tıpkı alışverişi kendiniz yapmışsınız gibi. Üstelik Migros Sanal Market’e özel kampanyalar da sizi bekliyor. Haftalık ihtiyaçlar belliyse hayatınızı kolaylaştırmak için Migros Sanal Market hazır.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Bahşiş talepleri giderek yaygınlaşıyor, miktarlar büyüyor ve tüketicilerin yeni kuralların belirsizliği konusunda kafası karışık durumda.
Arka plan: Pandeminin yeni bir bahşiş kültürü başlattığı söylenebilir; çünkü sokağa çıkma yasakları sırasında müşteriler restoran çalışanlarına, teslimat şoförlerine ve tüm hizmet-verenlere daha sık ve daha fazla bahşiş veriyordu. Bu kültür, sokağa çıkma yasakları sona erdikten sonra da kalıcığını sürdürdü.
Ek olarak: Günlük hayata adapte olmaya her geçen gün devam eden ödeme teknolojileri de bu süreci kolaylaştırdı.
Neden önemli? Bahşiş talepleri, bahşişlerin çalışanların ücretlerinin kritik bir parçası olduğu senaryolarda bile müşterileri isteksizleşiyor. Yeni senaryolardaki bahşiş baskısı tüketicileri hayal kırıklığına uğratıyor, insanların aldıkları hizmet düzeyine uygun bahşiş verme yetkisine sahip olması gerek.
- Bankrate anketine göre, Amerikalıların %66'sı bahşiş konusunda olumsuz bir görüşe sahip.
- %65'i her zaman bahşiş verdiğini söylerken, bu oran geçen yıl %73'e, 2019'da ise %77'ye geriledi.
Diğer taraftan: Birçok sektörde çalışan ücretlerinin hayat pahalılığındaki artışı yakalayamaması da "bahşiş enflasyonu"nu tetikliyor. Bu da mağaza ve restoranlarda, farkı müşterinin ödemesi beklentisini yaratıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
Artan bahşiş beklentileri tüketiciyi rahatsız ediyor, müşteri aldığı hizmetin bedelini kendi belirlemek istiyor. Diğer tarafta, Z Kuşağı hâlâ iş-yaşam dengesini korumaya çalışıyor.
07 Ağu 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.



