Masasız çalışanlar yöneticilere güvenmiyor

İşine en az bağlı olan, tükenmişliği en fazla hisseden saha çalışanları küresel işgücünün %80'ini oluşturuyor.
Masasız çalışanlar yöneticilere güvenmiyor

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Çalışanlar ve yöneticiler arasında ciddi bir güven eksikliği bulunuyor. Edelman tarafından paylaşılan 2023 Turst at Work raporuna göre, masa başında çalışanlar ile sahada çalışanlar –ya da rapordaki tanımıyla masasız çalışanlar– arasında gözle görülür bir güven uçurumu var.

Neden önemli? Sahada çalışanlar –fabrika veya perakende sektörü çalışanları gibi–, dünya genelinde işgücünün yaklaşık %80'ini oluşturuyor. Söz konusu grup çalışma ortamında en düşük güven düzeyine sahip, en az bağlı ve en fazla tükenmiş hisseden grup olarak öne çıkıyor.

Çıktılar: Edelman, Temmuz 20 ile 1 Ağustos tarihleri arasında yaklaşık 7 bin global çalışan ile gerçekleştirilen ankette, sahada çalışanlarının giderek daha fazla dışlanmış hissettiği ortaya çıktı.

  • Çalışanların yarısından azı işverenlerinin iş yeri çeşitliliği, eşitlik ve dahil edilme konularını yeterince ele aldığına inanıyor ve sadece %41'i sahada çalışanlarının iklim girişimlerini anladığını düşünüyor.
  • Sahada çalışanlar yöneticilerle etkileşimde bulunurken daha fazla güven duyuyorlar. Güven konusunda en düşük seviyede olsalar da, doğrudan yöneticilerinden gelen bilgilere CEO veya insan kaynakları temsilcilerinden gelen bilgilerden daha fazla güveniyorlar.

Ek olarak: Boston Consulting Group'un bir çalışmasına göre, "Yöneticilerinden memnun olmayan saha çalışanlarının tükenmiş hissetme olasılığı %50 daha yüksek, iş yerlerini çalışılabilir bir yer olarak nitelendirme olasılığı üç kat daha düşük ve işi terk etme olasılığı iki kat daha fazla"

Ne diyorlar? Edelman CEO'su Richard Edelman, "Çalışanlar dinlendiğini bilmek istiyor. Starbucks CEO'su Laxman Narasimhan, çalışanların görüşlerini duymak için mağazalara gitme konusunda gerçekten akıllıca davrandı. Bu, işçi deneyimini anlamakla ilgili" açıklamasında bulundu.

Perspektif: Tüm çalışanlar, şirketin genel hedeflerine nasıl katkı sağladıklarını anlama ve kurumsal stratejiye bağlı hissetme isteğinde.

Dikkat çekici: Her iki Z Kuşağı çalışandan biri, işyerinde değişiklik yapmak için kamuoyuna açık olma, ihbar etme, yazışma sızdırma, sosyal medyada paylaşma veya açıkça protesto etme gibi yollara başvurmaya istekli ve iş arkadaşlarını da aynısını yapmaya teşvik ediyor.

  • Ayrıca: Daha genç çalışanlar, meslektaşlarını iş-yaşam dengesi, yeni teknolojiyi kabul etme, adil ücret skalası, kendini savunma ve işverenin toplumsal konulardaki rolünü yeniden değerlendirmeye gibi konularda öne çıkarıyor.
  • Çalışanların %62'si, genç meslektaşlarının etkisi nedeniyle sendikalara veya işçi örgütlerine daha açık olduklarını bildiriyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto
∙

BÜLTEN SAYISI

🛫 Masasız çalışanlar, problemsiz uçuşlar

İşine en az bağlı olan, tükenmişliği en fazla hisseden saha çalışanları küresel işgücünün %80'ini oluşturuyor. Uçuşlarda problem çıkaran yolcular ve çocuk gürültüsünden uzak kalmak isteyen tüketicilerin sayısı artıyor.

04 Eyl 2023

🛫 Masasız çalışanlar, problemsiz uçuşlar

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto
∙

HİKAYE

Savunma sanayii büyüdü: Peki Türkiye gerçekten çağ atladı mı?

Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Birol Oğuz

·

02 Eki 2026

Savunma sanayii büyüdü: Peki Türkiye gerçekten çağ atladı mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Cem Arıdağ

·

25 Eyl 2026

Sadeliğe giden yollar dikenli ve taşlı olmak zorunda mı?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Doğa Yurduneri

·

24 Eyl 2026

Nike, S&P 100 endeksine veda ediyor: Yanlış giden neydi?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Ümit Alan

·

18 Eyl 2026

Sponsorlu ajan reklamcılığı: Reklamı izlemek yerine, reklamla sohbet etmeye ne dersiniz?
ParetoPareto
∙

HİKAYE

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.

Cem Arıdağ

·

18 Eyl 2026

Makinelere danışıyor, gerçek yorumlara inanıyoruz: Algoritmik itibara giden yol hâlâ insanlardan mı geçiyor?