

Alternatif Bank’tan: Engelleri kaldırmak tek Alternatif’imiz podcast serisi Engellerin kalktığı bir dünyada herkesin toplumsal yaşama bağımsız bir şekilde dâhil olabileceğine inanan Alternatif Bank , dönüşüm için gerekli sorumluluğu üstlenerek son dört yıldır “Engelsiz Bankacılık” için var gücüyle çalışmalar yürütüyor. Herkes için erişilebilir bir bankacılık deneyimi oluşturmayı hedefleyen Alternatif Bank, son olarak engelsiz bankacılık ve engellilerin karşılaştıkları zorluklara dikkat çekmek amacıyla “Engelleri Kaldırmak Tek Alternatifimiz” konulu podcast serisini hayata geçirdi. Engelsiz Bankacılık çalışmalarını sürekli gelişime dayanan, ‘Engelleri Kaldırma’ gayesi etrafında sürdüren banka, podcast serisiyle ‘hak temelli’ anlayışının sesini daha çok duyurmayı hedefliyor. Nedir? Podcast serisinde, akademisyenler, iş dünyasından ve sivil toplum kuruluşlarından alanında uzman isimlerle engelli bireylerin finansal erişim ve kapsayıcılık konularında yaşadığı zorluklar, çözüm önerileri, hak temelli yaklaşım gibi birçok konu ele alınıyor. İlk bölüm: Toplumsal Haklar ve Araştırmalar Derneği’nden Araştırmacı Yazar Süleyman Akbulut ’la haklara eşit bir şekilde erişimin öneminden sakatlık ve engellilik arasındaki temel farklara, toplumsal algılardan konunun insan hakları çerçevesinde ele alınmasına kadar pek çok konunun konuşulduğu bölümü buradan dinleyebilirsiniz. Engelleri kaldırmak tek Alternatif’imiz serisinin ilk bölümünü tüm podcast dinleme platformlarından dinleyebilir, aynı zamanda işaret dilinde erişilebilir versiyonuna Alternatif Bank YouTube kanalından ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Hastalık izni kültürü dünyanın farklı yerlerinde; toplum sağlığı endişeleri, işçi hareketleri, iş ve sağlık konularına yönelik toplumsal tutum değişiklikleri gibi faktörlerden etkilenerek değişiklik gösteriyor.
- Birçok ülkelerde hastalık izni kullanmanın bir işe sadakatsizlik olarak görülmesi nedeniyle hastalık izni alma konusu bir stigma hâline gelmiş olabilir. Buna karşılık; daha güçlü sosyal güvenlik ağları ve işçi haklarına sahip ülkelerde hastalık izni, sağlığı koruma ve iş arkadaşlarının sağlığını koruma sorumluluğu olarak görülüyor.
- Birleşmiş Milletler üyesi 193 ülke arasında sadece 4 ülke çalışanlar için ücretli hastalık iznini garanti etmiyor; bunlar ABD, Hindistan, Somali ve Güney Kore.
Ancak: Ortalamaya bakıldığında çoğu ülkede bir benzerlik söz konusu; çalışanlar hasta olduklarında bile izin kullanmıyor. 2023 tarihli bir araştırmaya göre, çalışanların %89'luk neredeyse tamamına yakın bir bölümü son bir yıl içinde hastayken çalışmış ve %46'sı muhtemelen çalışmamaları gerektiğini kabul ediyor. Katılımcıların %64'ü hastalık izni talep ederken stres, endişe, suçluluk veya korku duyduğunu, %15'i ise her hasta olduğunda çalıştığını söylüyor.
Ek olarak: Son 12 ay içinde her 4 çalışandan 1'i hasta olmasına rağmen psikolojik baskı görmüş ya da doğrudan çalışması istenmiş. Çalışanlar hastalık izni lehinde net politikalara sahip olmak istiyor ve %63'ü böyle bir çalışma kültürünü zorunlu kılmanın işverenlerinin sorumluluğu olduğunu söylüyor. Şu anki gerçeklikte çalışanların %75'i şirketlerinin hastalık izni kullanımı konusunda "dile getirilmeyen kaideler" olduğundan emin.
Çözüm? Kendilerine özen gösteren ve liderleri tarafından bu konuda teşvik edilen çalışanlar en üretken ve en bağlı çalışanlar oluyor. Çalışanları takip etmek, onlarla iletişim kurmak ve onları ödüllendirmek her zaman kolay olmasa da çalışanların kendilerine baktığından emin olunabilir. Sağlıklı yaşamı ve iletişimi teşvik edecek rutinler oluşturulduğunda, hastalık izni tamamıyla sağlıklı bir geri dönüş alabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bir araştırmaya göre, çalışanların %15'i her hasta olduğunda çalışıyor, küresel chatbot pazar büyüklüğünün 2032'ye kadar yaklaşık 4,9 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.
02 Eki 2023

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zeka araçları hayatımıza girdiğinde genel kabul, herkesin bir gecede aynı kalitede iş üretebileceği yönündeydi. Oysa pratikte tam tersi bir tablo oluştu. Var olanları birbirine bağlayamayan, aradaki mantık köprüsünü kuramayan ve yaratıcı düşünemeyen birçok insan, sistemin içinde tıkandı ve ortaya “cilalanmış angaryalar” çıkmaya başladı.

Dünyanın en ünlü girişim hızlandırma programı Y Combinator, yakın zamanda sonbahar dönemi için hazırladığı “Requests for Startups” listesini yayımladı. 13 maddeden oluşan liste, girişim ekosistemindeki yeni trendleri ortaya çıkardı.

Otomobil sektöründe vergi sistemine yeni bir kavram girdi: Asgari maktu ÖTV. Sıfır araç alımlarında tahsil edilecek ÖTV için taban bir tutar belirleyen yeni sistem, Türkiye’de gelecekte kurulacak ÖTV mimarisinin ilk işaretlerini de ortaya koyuyor.

Türkiye’nin otomobil pazarında uzun zamandır alışık olmadığımız bir tablo ortaya çıkıyor. Sorun, artık fiyat yüksekliği ya da krediye ulaşmada yaşanan zorluklar değil. Otomobilin karşısında şu anda çok daha güçlü iki rakip duruyor: Mevduat faizi ve yatırımcının altındaki yükseliş beklentisi.

Tarih boyunca elektrikten bilgisayara kadar tüm yeni teknolojiler, işgücünün önemli bir bölümünü yerinden etti. Fakat tüm bu teknolojiler, işgücü piyasasında ciddi bir çalkantıya yol açarken yeni istihdam alanları da yarattı. Özellikle beyaz yakalı rolleri tehdit eden yapay zeka ise işgücü piyasasını çok daha derinden sarsıyor. Bu noktada Türkiye’nin işgücünü yapay zekadan daha hızlı eğitip eğitemeyeceği de merak konusu oluyor.



