ABD ara seçimleri sonrası potansiyel ekonomik görünüm

ABD’de 2026 ara seçimlerinin Demokratların hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’da çoğunluğu elde etmesiyle sonuçlanması, Amerikan ekonomisi ve küresel finansal piyasalar açısından yeni bir siyasi denge oluşturdu. Ancak seçim sonuçlarının ekonomi politikalarında radikal bir yön değişikliğinden ziyade, yürütme ve yasama organları arasındaki anlaşmazlıkları artırması bekleniyor. Başkan Trump’ın veto yetkisini koruması ve Demokratların Senato’da yasama engellerini aşabilecek 60 sandalyelik çoğunluğa ulaşamaması, özellikle maliye politikası, kamu harcamaları, borç tavanı ve düzenleyici reformlarda karar alma süreçlerini zorlaştırabilir. Bu görünüm, önümüzdeki iki yılda siyasi belirsizliklerin finansal varlıkların fiyatlamalarında daha belirgin bir rol oynayabileceğini gösteriyor. Bununla birlikte gümrük tarifeleri, göç politikası ve finansal deregülasyon gibi yürütme yetkilerinin ağırlıklı olduğu alanlarda mevcut politikaların büyük ölçüde korunması bekleniyor. Dolayısıyla seçimlerin temel ekonomik etkisi, politikaların yönünden çok uygulanma hızı, kapsamı ve kurumsal belirsizlikler üzerinden hissedilebilir.
ABD ekonomisi, yüksek faiz ortamına ve devam eden enflasyon baskılarına rağmen büyüme açısından görece dirençli bir performans sergiliyor. 2026 yılı için %2,4 seviyesinde öngörülen ekonomik büyümenin arkasında özellikle yapay zekâ, veri merkezleri, ileri teknoloji ekipmanları ve savunma sanayisine yönelik yatırımlar bulunuyor. Bununla birlikte makroekonomik göstergelerdeki güçlü görünüm ile hane halklarının ekonomik koşulları arasında belirgin bir ayrışma yaşanıyor. Eylül ayında yıllık enflasyonun %3,7 seviyesine ulaşmasına karşılık ücret artışlarının %3 düzeyinde kalması, reel satın alma gücünün gerilemesine neden oluyor. Enflasyonun 2027 başında %4 seviyesini aşması ve yılın büyük bölümünde %3’ün üzerinde seyretmesi beklenirken, özellikle enerji, gıda ve konut fiyatlarındaki artışlar tüketim üzerinde baskı oluşturuyor. İşsizlik oranının %4,1–4,3 bandında bulunmasına rağmen yeni istihdam yaratımının sınırlı kalması da ekonomik aktivitenin görünenden daha kırılgan bir yapıya sahip olduğuna işaret ediyor. Ayrıca yüksek gelir grubunun finansal varlıklardan elde ettiği servet artışı tüketimi desteklerken, düşük ve orta gelirli kesimlerin artan yaşam maliyetleri karşısında daha fazla zorlanması, büyümenin toplumsal tabana yayılımını sınırlandırıyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
YAZARLAR

Eren Kuru
Sipay Hazine Müdürü ve yatırım danışmanı. Daha önce Borsa İstanbul’da İş Geliştirme Departmanı’nda, Vakıf Yatırım'da Yatırım Danışmanlığı ve Algoritmik Trading Departmanı'nda, Ziraat ve Allbatross Portföy tarafında da Fon Yönetimi'nde çalıştı.

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) 13. Zirvesi 29-30 Ekim'de Ankara'da yapıldı. Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan TDT'nin üyesi; Türkmenistan, Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ise gözlemcisi. Zirvenin sonunda üye devletler 163 maddelik Ankara Bildirisi'ni kabul etti. Bildiri ortak alfabeden küp uyduya, savunma sanayisi kolejinden ulaşım koridorlarına kadar pek çok konuyu kapsıyor.

ABD'de 2026 ara seçimleri, Trump'ın ikinci döneminin kalan son iki yılının çerçevesini belirlemiş durumda. Resmi olmayan sonuçlara göre demokratlar hem temsilciler meclisinde hem de senatoda çoğunluğu ele geçirdi. Temsilciler meclisini demokratların kazanması beklenen bir sonuçtu. Sürpriz, cumhuriyetçilerin yıllardır elinde tuttuğu eyaletlerde de koltuklarını yitirerek senato tarafını da kaybetmesi oldu. Bu sonuç Washington'da Trump'ın gücünün yeniden dengelenmesi sürecini başlatırken, önümüzdeki iki yılın maliye, ticaret ve dış politika gündemini doğrudan etkileyecek

İstanbul Sanayi Odası’nda (İSO) 13 yıldır devam eden Erdal Bahçıvan dönemi sona erdi. 4 Kasım'da yapılan seçimlerde Adnan Dalgakıran, Bahçıvan'ın desteklediği Ender Yılmaz'ı 67'ye karşı 86 oyla geride bırakarak İSO'nun 2026-2030 dönemi Yönetim Kurulu Başkanı seçildi. Peki yeni İSO Başkanının programında hangi başlıklar var?

BIST 100’ün Ağustos ayında 14 bin 600 puanın üzerine çıktığı, ancak Eylül ayında yatırım fonlarında yaşanan likidite krizinin etkisiyle sert biçimde gerilediği üçüncü çeyrekte, Borsa İstanbul’un yatırımcı kompozisyonunda da belirgin bir ayrışma yaşandı. TÜYİD-Yatırımcı İlişkileri Derneği tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerinden yola çıkılarak hazırlanan Borsa Trendleri Raporu’nun 2026 üçüncü çeyrek sayısında, yerli yatırımcıların portföy değerindeki kayıpların yabancı yatırımcılara kıyasla çok daha yüksek olduğu, yabancıların ise özellikle sanayi ve ticaret şirketlerindeki ağırlıklarını artırdığı görüldü.

Bu hafta yurt içinde Ekim ayı enflasyonu, imalat sanayisi PMI verileri ve öncü dış ticaret istatistikleri öne çıkarken, yurt dışında ABD'de Ekim ayı istihdam verileri, İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz kararı ve Avro Bölgesi öncü enflasyonu ön planda.
01 Kas 2026




