ABD-İran çatışmalarının ardından: Piyasa açılışı için tahminler ne yönde?


Garanti Portföy Birinci Fon Sepeti Fonu ile değişen piyasalara uyum, dinamik yönetim!
Garanti BBVA Portföy’ün uzman yatırım ekibi piyasadaki fırsatları izleyip, GZP-Garanti Portföy Birinci Fon Sepeti Fonu’nu dengeli varlık dağılımına sahip bir portföy ile dinamik olarak yönetir. Dahası: Garanti Portföy Yönetimi A.Ş.’nin…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Şubat sonu - Mart başına tekabül eden hafta sonu, piyasaların kapalı olduğu, ancak jeopolitik gerginliklerin yeni bir safhaya geçtiği anlara şahitlik etti. ABD ve İsrail İran’a karşı geniş çaplı saldırı başlattı, İran karşı saldırılarda İsrail’le birlikte birçok Körfez ülkesini de vurdu ve Hürmüz Boğazı’nı resmî olarak olmasa da fiili olarak kapattı. Bu sırada yüksek küresel tansiyonun ortasında güvenli liman arayan yatırımcıların rüyalarına “Acaba pazartesi günü piyasalarda neler olacak?” sorusu girdi. Peki yatırım bankacıları ve aracı kurumların brent petrol, altın, değerli emtia ve ABD dolarıyla ilgili tahminleri neler?
Petrol, altın, ABD doları… Tahminler neler?
Öncelikle konumuz Ortadoğu olduğu için ismi en çok geçen emtiadan, yani petrolden başlayalım.
ICIS Petrol Piyasaları ve Enerji Dönüşümü Direktörü Ajay Parmar, petrol piyasalarında Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının belirleyici olabileceğini, bu nedenle fiyatın açılışta 100 dolara yakın bir seviyeye çıkabileceğini, hatta kapanma uzarsa 100 doların üstünü da görebileceğini belirtti. RBC ve Barclays analistlerinin tahminleri de benzer noktada. Konuyla ilgili Reuters’a demeç veren analistler, petrol fiyatlarında 100 doların üzerine çıkma riskinin artık masada olduğunu vurgulayarak, “Petrol piyasaları Pazartesi günü en kötü korkularıyla yüzleşmek zorunda kalabilir” ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının ardından bir analiz yayımlayan Rystad Energy ise Hürmüz’ün kapalı kalmasının, petrol akışı Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı hattı ve BAE’nin Abu Dabi hattına kısmi olarak yönlendirilse bile, günlük net olarak 8-10 milyon varil civarında arz kaybına neden olabileceğini, bu nedenle brent petrol varil fiyatının açılışta 20 dolarlık bir sıçramayla 92 dolar civarına kadar gidebileceğini ifade etti.
Saldırıların ilk yansımasını ise petrol değil altın ve değerli emtia tarafında gördük. Altın tarafında tahminler, artan küresel tansiyonun ardından ilk refleksin yukarı yönlü olacağı, sonrasında ise haber akışına göre dalgalanma yaşanacağı beklentisiyle şekilleniyor.
Nitekim geride bıraktığımız haftayı 7 bin 400 lira seviyelerinden kapatan gram altının, şu an Kapalıçarşı’da 8 bin liranın üzerinden işlem görmekte olduğu da ifade ediliyor.
Gelelim küresel tahminlere. Altın tahminleriyle ilgili bir yatırımcı notu paylaşan City Index Piyasa Analisti Fawad Razaqzada, ons altının güvenli liman talebiyle yeniden 5 bin 500 dolar seviyesine tırmanabileceğini ve şayet çatışmalar sürerse Ocak ayında kaydedilen 5 bin 600 dolar zirvesinin üstüne çıkarak yeni bir rekor da kırabileceğini ifade etti. Aynı notta, bu yükselişin ABD dolarında olası bir toparlanma ile sınırlanabileceği uyarısı da yapıldı.
Benzer şekilde yatırımcılarla görüşlerini paylaşan Commodity Research Group Başkanı Edward Meir, ons altının açılışta 200 dolar civarı bir sıçrama yapabileceğini, ardından piyasanın yeniden enerji arzına odaklanmasıyla birlikte bir miktar geri çekilme de yaşanabileceğini ifade etti.
Konuyla ilgili Reuters’a demeç veren OCBC Stratejisti Christopher Wong da, “Altın gibi güvenli liman varlıkları yukarı yönlü bir potansiyele sahipken, petrol fiyatları da arz kesintisi endişeleriyle yükselebilir. Riskli varlıklar ve yüksek betaya sahip para birimleri özellikle manşetler potansiyel misilleme veya bölgesel yayılma ihtimalini işaret ederse, başlangıçta bir dalgalanma yaşayabilir” ifadelerini kullandı.
Nitekim Inproved verilerine göre altına dayalı dijital varlıklar arasından PAX Gold 5 bin 300 dolar seviyesini aşarken Tether Gold da 5 bin 290 seviyesini geride bıraktı.
ABD doları tarafında ise daha sınırlı tahminler mevcut. Çatışmaların başlamasının hemen ardından bir paylaşarak görüşlerini açıklayan CBA, Haziran 2025’te yaşanan gerilimde doların kısa vadede düşüp hızla geri topladığını hatırlattı. Ancak raporda çatışmanın uzun sürmesi ve petrol arzının gerçekten ciddi manada bozulması halinde, ABD’nin net enerji ihracatçısı olmasının etkisiyle doların, yen ve İsviçre frangı hariç, çoğu para birimine karşı güçlenmesinin beklendiği de ifade edildi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta yurt dışı tarafında kritik verilerle birlikte Ortadoğu'dan gelecek haber akışını da dikkatle izleyeceğiz. Özellikle Hürmüz Boğazı'na ilişkin gelişmeler, küresel piyasalar açısından adeta bir cerrah hassasiyetinde takip edilecek.
02 Mar 2026

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Yapay zekanın üretkenliği artırarak maliyetleri düşürmesi beklenirken veri merkezleri, gelişmiş çipler, elektrik ve altyapı yatırımları yeni bir maliyet baskısı yaratıyor. Fed yöneticileri, bu yatırımların talebi ve maliyetleri artırarak fiyat artışlarını ekonominin geneline yayabileceği uyarısı yapıyor. Tartışmanın merkezinde ise şu soru var: Yapay zekanın uzun vadeli ucuzluk vaadi, kısa vadeli maliyet dalgasını ne zaman dengeleyebilecek?

Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.



