
n okuyoruz|Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
Abonelik modellerine olan ilginin artışı ile birlikte bir süredir yaşanmasını beklediğimiz ve geçen haftanın odağında da değindiğim doygunluk hâli artık kendisini açık bir şekilde göstermeye başladı.
Hafta başında Netflix'in ilk kez abone kaybetmeye başladığını ve daha fazla kayıp beklediğini duyurmasıyla başlayan şok dalgası, geçmiş sayılarda üzerine konuştuğumuz CNN+'ın da üçüncü haftasında kapanacağını duyurmasıyla birlikte büyüyerek devam ediyor. Bu kapanma kararında Netflix cephesinden başlayan gelişmelerin ne kadar etkisi olduğunu kestirmek güç fakat en başından çok riskli bir girişim olduğu açıktı. Yine de bu kadar erken pes etmeleri, ödeme duvarları ve abonelik alanındaki doygunluğun artık inkâr edilemez bir noktaya geldiğini ve geçtiğimiz hafta bahsettiğim değişimlerle birlikte artık yeni bir dönemin başladığını söylemek mümkün.
Peki bu yeni dönemde bizi ne bekliyor? Başlangıç olarak okur ve izleyici konusundaki bazı gerçekleri ciddiye almak lazım. Son dönemde kontrolsüzce büyüyen abonelik modellerinin en büyük hatası herkesin sınırsız cüzdanları ve kart limitleri olduğunu sanmasıydı. Ancak hem küresel ekonomik gidişat hem de insanların giderek artan abonelik sayısından rahatsız olmaya başlaması ile sektör bu gerçek ile yüzleşmek zorunda kaldı. Netflix'in abone kaybetmeye başlamasının sebebi de bu. Artan platform sayısı ile birlikte Netflix'in elindeki "klasikleri" kaybetmeye başlaması ve yeterince iyi yeni iş çıkaramaması insanların bu aboneliği vazgeçilebilir görmesi için yeterli oldu.
Aynısı diğer medya kurumları için de geçerli olacaktır. Eğer ürettiğiniz haberler başka yerlerde bulunabiliyor veya yeterince özel içerik üretemiyorsanız insanlar verdikleri parayı sorgulamaya başlayacaktır. Bu yüzden abonelik veya ödeme duvarı için değer modelinizi çok iyi belirlemeniz şart.
Beklediğim bir diğer değişim ise hibrit gelir modellerine olan ilginin ve bu alana yatırımın artması. Burada hibritleşme iki farklı şekilde gerçekleşecek. İlkinde abonelik ve üyelikler sadece bir ödeme duvarını aşmaktan daha fazlasını sunacak. Birçok haber kurumunun özel etkinliklere giriş vermesi veya kendi mağazalarında indirim sağlaması gibi.
İkincisi ise bağımsız gelir modellerinin birbirini desteklediği bir ekonomik yapı kurulması. Bu zaten olmazsa olmaz ama artık bunun daha sık dile getirildiğini göreceğiz. Bu yüzden eğer bir planınız yoksa şimdiden çalışmaya başlamalısınız.
Son olarak bu dalgalanmanın reklam alanına dair ilgiyi de artırmaya ve oradaki sorunları çözmeye dönük çabaların daha görünür hâle gelmeye başlamasını sağladığını da gözlemlediğimi söyleyebilirim. Yukarıda bahsettiğim ikinci hibrit model için reklamlar önemli bir kaynak. Bu yüzden de etik reklamcılık veya algoritmik reklamcılığın daha az sorunlu hâle getirilmesi gibi çabaların bu dönemde ivme kazanması muhtemel.
Abonelik ve üyelik sistemleri için artık rekabetin daha da sertleşeceği bir döneme giriyoruz. Bu rekabete ayak uydurabilecek bir gelir modeli olmadan kendi ayakları üstünde durabilen, sürdürülebilir bir kurum olmak pek mümkün değil.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
n okuyoruz|Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftanın anahtar kelimeleri: Financial Times, Netflix, doxxing, Obama.
24 Nis 2022

YAZARLAR

n okuyoruz|
Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir haber sitesi neden 3 dakikada 50 MB indirme yapıp 1.5 GB RAM kapasitesi kullanır?
29 Mar 2026

Gazeteciliğin durumuna romantik değil, gerçekçi bir şekilde yaklaşmalıyız.
01 Mar 2026






