"Adalılar şarabı ve yemeği, içmeyi severler. Sakin ve yavaş hareket ederler. Yaratıcı hatta sanatçı ruhludurlar."

Mahalle: Bozcaada. Mahalleli: Gizem Gezenoğlu. Fotoğraflar: Deniz Sabuncu.
"Adalılar şarabı ve yemeği, içmeyi severler. Sakin ve yavaş hareket ederler. Yaratıcı hatta sanatçı ruhludurlar."

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

Kaçta buluşalım? "Ben erkenciyim, kahveler açılır açılmaz birine kurulabiliriz." diyor Gizem. Yaşasın ki biz de. Kahverengi mi, Shelter mı diye mesajlar gidip geldikten sonra Piu'da karar kılıyoruz. Gece Sapa'dan dönerken arabayı park ettiğimiz yolun köşesinde görmüş, 08.30'da makinelerin çalışacağı bilgisini almıştık.

Sabah duvarda dans eden hüzmesiyle uyanıyoruz. Korna? Yok. Cırcır böcekleri — çok. Güneşin doğmasına itibar ediyorlar. Ayazma'ya uzanan yol boyunca, arka arkaya dizilmiş arabaları görüp "Trafik mi var adaya?" diye aramızda konuşurken yanımızdan geçen bir adalının "Yok, onlar karşıya (Geyikli'ye) dönmek için sıra bekliyorlar," açıklamasından sonra yaşadığımız şaşkınlığı geçip Yel Değirmenleri'ne giden tabelalardan sağa dönünce vardık. Piu'da hava esintili, tam sevdiğimiz gibi. "Merhaba Gizem!"

Gizem, Çağıl (Özdemir) ve Murat'la (Sezgi) birlikte Bozcaada Caz Festivali'nin kurucularından. 2016 yılında Bozcaada'ya taşındıktan bir ay sonra, aralıkta, Çiçek Pastanesi'nin önünde mekik dokuduğu telefon konuşması esnasında fikri ortaya atılan festival, bu yıl beşinci senesinde. "Neden caz?" diye soruyoruz, kahveler masaya geldiğinde. "Ada rüzgârı tıpkı caz müziği gibi, kendi hâlinde ve doğaçlama. Buranın dokusuna etki ediyor, bitkilerini şekillendiriyor, asmalara yön veriyor. Bozcaada'nın varoluşuyla caz müziği böyle bir bağlamda buluşmuş oldu bizim için. İkisi de sürekli keşfedilmeye açık." diye açıklıyor Gizem adayla ilişkisinin başlangıcını. Ama bir saniye, Gizem. Biraz eskiye, başa, seni Bozcaada'ya ulaştıran zamana, yolculuğunun ilk adımlarına dönelim.

Mahalleli: Gizem Gezenoğlu


"Yaklaşık 30 yıl önce bu günlerde, İzmir'de dünyaya geldim. Babamın sirki vardı. Çocukluğum jonglörlerle, sihirbazlık numaralarıyla doluydu. Bisiklete binmeyi öğrenmeden file binmiş olabilirim. Konuşmaya ve yürümeye çok hızlı başlamışım. Yanımda numara söylemezlermiş çünkü gidip balkondan telefon numaramızı bağırırmışım herkes bizi arasın diye. Benden iki yıl sonra kardeşim dünyaya geldi ve onunla paylaşmanın ne kadar harika bir şey olduğunu keşfettim. Hayatımın ilk 15 senesini İzmir'de Alsancak dolaylarında geçirdim, sayfiyelere günübirlik tatillere giderek. Her hafta sonu Güzelbahçe'de balık yiyerek; okuldan sonra Alsancak, Gül Sokak'ta gezerek; kahvaltıda boyoz ve yumurta ikilisini seçerek. Boyum mutfak tezgâhına yetişmediği zamandan beri yemek yaparım. Ne ot varsa yer, pişiririm; denizden çıkan hiçbir şeyi ayırt etmem. Sofralar kurar, sevdiğim insanlarla etrafında buluşurum. Böyle bir yolculuk benimkisi. Yaratım, neşe, coşkunun yaşamın mutlağı olduğu, Ege'nin güneylerinden başlayıp, kuzeyine uzanan.


2016 yılıydı ilk adayla tanışmam. Yaz. Aynı kış kaynaştık kendisiyle. Hem de ne kaynaşma — yıllar sonra ada en soğuk günlerini geçirirken! Tarifi zor bir hissi var burada yaşamanın: 'Değişken, hareket hâlinde. Hem çok özgür hem de alanı sınırlı.' Bozcaada'nın şahsına münhasırlığıdır bu. Yörüngesinde tutar seni ama aynı zamanda kendinden itmek isteyen gücüne de kapılırsın. İnsandan insana değişir adayı sevip sevmeme hâli; kimisi kaçıp gitmek ister kimisi anne rahminde gibi hisseder kendini burada, güvende ve huzurda. Ben bunlardan hiçbiriyim aslında. Bir denge içinde bizim adayla ilişkimiz. Kimi zaman o bana ayak uyduruyor, bazen ben ona... Bu hisler arasında gidip gelebildiğimi fark ettiğim zaman tamam diyorum; adama geldim, bir yanım bağımsız, bir yanımla buraya aidim.

Thales'in Bozcaada'da yaşadığı söylenir. Astronomlar Bozcaada'dan gözlemler yapmışlar. Homeros'un İlyada ve Odysseia Destanı'nda anlattığı Troya bölgesi içerisinde. Bir tılsımı var buranın, sokaklarında insan olmadığında hissedersin. Adaya dair duyduğum en güzel hikâye, geçtiğimiz sene kaybettiğimiz, adanın en eski bağcılarından Haşim Amca'nın anlattığı bir ritüel. Adanın eski bağcıları, bağlar için de çok faydalı poyraz rüzgârı estiği zaman ada sokaklarında birbirleriyle karşılaştıklarında hemen kollarını ve ağızlarını açıp  teşekkür eder gibi kendilerini rüzgâra karşı bırakırlarmış. Adanın rüzgârıyla oradan geçmiş tüm kültürleri hissettiğiniz söylenir, ben buna inanıyorum.

Müdavimi olduğumuz mekânlardan Sapa


En güzel zaman yaklaşıyor şimdi. Sonbahar. Bağlar turuncu-sarımsı bir renk alacak. Arada yağmur yağacak. Kaz Dağları'ndan mantar gelecek pazara. Deniz tam kıvamında, ada sakin. Kışın tamamen kendi kabuğuna kapanır burası. Sana biraz mesafeli davranır. Benim yaşadığım kışlar hep ıssızdı. Daha ilkel, insana dair bir yaşama pratiğine geçmiştim. Kendimi ısıtmam, esasen yokluk mutfağı olan ada ikliminde yiyecek şeyler hazırlamam ve kendimle var olmam gereken bir akış, kış. Sonrası, ilkbahar! Coşuyor tabii doğa, 'bıcırdıyor.' Yazın adada olduğumu hissedemiyorum genelde. Adada yaz kalabalık, eş-dostla geçen zamanlar. Tek başıma bir yerlere kaçtığım, adada olduğumu hatırlattığım anlar yaratıyorum kendime. Ya bir kadeh şarap içmeye Yalova Restoran'a, ya da Vahit'e ızgara kalamara.

Bozcaada’da yaşayan Haluk Şahin Hoca'nın bana söylediği bir söz var: 'Her ada bir mikrokozmostur.' Bozcaada da öyle. İnsanlık adına yerkürede ne varsa hepsi burada da var. Yansımasını görebilirsin. Korku, aşk, nefret, kin, sevgi, doğayla savaş — bu savaştan galip çıktığını hissettiğin anlar, kaybettiklerin... Bu nedenle ister adada ister karşıda ol, hiçbir zaman insanlıktan yalıtılmış değilsin."

Kahvesinden son yudumu alırken ekliyor Gizem: "Adanın kapalı devre sistemi olan ve belirli bir kapasiteyi kaldırabilecek yapısına daha fazla yük bindirmeden önce düşünmeliyiz. Ama baksanıza, mistiğin içinde nefes alıp vermekteyiz."

Kalkıyoruz. Yokuş aşağı. İnsanın henüz başını çıkarmamış olduğu ara sokaklara dalıyoruz. Bir ağustos günü. Bu da bizim ilk tanışmamız, Bozcaada'yla. Vakit gerekecek biraz, rüzgârını solumaya, ıtırını koklamaya; koylarını, üzümünün cinsini, adalı insanlarını anlamaya.

Bir başka bültende, Bozcaada'da yine buluşmaya...

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Soli

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

NEREDE YAYIMLANDI?

SoliSoli

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Bozcaada, Gizem Gezenoğlu

Burnumuzda yaz, özgürlük kokusu. Bu hafta Bozcaada sokaklarında Gizem'in peşine takılıyoruz. Anlatır mısın adanı bize? Kumsalda "erkendeniz"cilerle buluşuyoruz. Kimler geldi, kimler geçti buradan?

22 Ağu 2021

Fotoğraf: Deniz Sabuncu

YAZARLAR

Soli

Seyahat ve kültür yayını SOLİ, şehirleri ve içindeki farklı kültürel toplulukları araştırmak üzere mahallelere ve mahallelilerin hikâyelerine odaklanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR

SoliSoli

HİKAYE

Eylül sakinliğinin bir adım ötesi: Dünyanın en sessiz adaları

Kalabalıklardan, sıcaktan ve gürültüden kaçınmak isteyenlerin tatil zamanı Eylül geldi. Bu dönemde tatiler çıkan kişi sayısının giderek artması Süper Eylül trendini de beraberinde getirdi. Peki dinginlik arayışını bir ileri safhaya taşıyanlar nerelere gidebilir? Örneğin dünyanın en sessiz adalarına. Uydu ve harita verilerini kullanarak yapılan analiz sonucu belirlenen dünyanın en sessiz adaları.

Deniz Aytekin

·

13 Eyl 2026

Eylül sakinliğinin bir adım ötesi: Dünyanın en sessiz adaları
SoliSoli

HİKAYE

Binalar neden artık eskisi gibi 'süslü' değil?

Tarihin ve toplumsal olayların binaları nasıl değiştirdiğini ve geçmişin detaylı mimarisinden bugünün daha sade yapılarına nasıl geldiğimizi Erginoğlu & Çalışlar Mimarlık kurucu ortağı Kerem Erginoğlu ve SO? Mimarlık ve Fikriyat kurucu ortağı Sevince Bayrak’la birlikte inceledik.

DAC İstanbul

·

13 Eyl 2026

Binalar neden artık eskisi gibi 'süslü' değil?
SoliSoli

HİKAYE

Kopenhag ve Malmö: Bir köprünün iki ucunda pub ve bar rotası

Carlsberg’in dev üretim merkezinden Mikkeller’in craft biralarına, üç yüz yıllık barlardan aquavit ve gløgg’a: Öresund’un iki yakasındaki Kopenhag ve Malmö’yü barları, biraları ve yerel içkileri üzerinden keşfetmek isteyenlere dört günlük bir rota.

Talha Ö.

·

06 Eyl 2026

Kopenhag ve Malmö: Bir köprünün iki ucunda pub ve bar rotası
SoliSoli

HİKAYE

'Süper Eylül' trendi: Yaz tatilleri uzuyor mu?

ABTA'nın her yıl yayımladığı seyahat trendleri raporunun sonuncusunda üst sıralarda alışık olmadığımız bir terim yer alıyor: Super September, yani Süper Eylül. Eylül ayında yurt dışı tatiline çıkmayı planlayanların oranı giderek artıyor. Bu yükselişin ardında ise üç temel motivasyon yatıyor: Sıcaklardan kaçma, boşalan plaj ve sokaklar ile uçak ve konaklama fiyatlarının düşmesi.

Deniz Aytekin

·

06 Eyl 2026

'Süper Eylül' trendi: Yaz tatilleri uzuyor mu?
SoliSoli

HİKAYE

Yaratıcıların galaksisi: Şehirler arası bir komünite olarak TOURIST

Son yılların en belirgin kültürel eğilimlerinden biri, kürasyona dayalı yaratıcı komünitelerin yükselişi. Berlin'den New York'a, Londra'dan İstanbul'a, insanlar artık kitlesel platformların anonim kalabalığı yerine kendilerine benzeyen, aynı kafadan, yaşam tarzına yakın hissettikleri insanlarla bir araya gelmeyi tercih ediyor.

03 Eyl 2026

Yaratıcıların galaksisi: Şehirler arası bir komünite olarak TOURIST