Alabalık mı somon mu? Şeflerin ve tüketicilerin tercihleri değişiyor

Şefler ve restoranlar, son zamanlarda sürdürülebilirlik kaygılarıyla somonu terk edip mutfakta pek çok farklı şekilde kullanılabilen alabalığa geçiyor.
Alabalık mı somon mu? Şeflerin ve tüketicilerin tercihleri değişiyor

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Birleşik Krallık'ta alabalık satışları hızla artıyor. Süpermarket zinciri Waitrose, alabalık satışlarının yıllık %36, çiğ alabalığın ise %60’tan fazla arttığını bildirirken perakendeci Ocado’da bu oran %54’e ulaştı. Bu popülerliğin arkasında şeflerin ve restoranların sürdürülebilirlik kaygılarıyla terk ettiği somonun yerine alabalığı koyması da yatıyor. Angela’s of Margate ve Mayfair’deki Apricity gibi tanınmış mekanlar menülerinden somonu tamamen çıkardı.

Çiftlik somonuna yönelik endişeler

Çiftlik somonundan uzaklaşılmasının arkasında yatan nedenler arasında antibiyotik kullanımı, deniz bitleri ve çiftlik balıklarının tükettiği balık bazlı yemler yer alıyor. Kampanyacılar, İskoçya nehirlerinde Atlantik somonu popülasyonlarının 2000 yılından bu yana %70 oranında azalmasını somon çiftliklerinin artışına bağlıyor. Özellikle açık ağ kafeslerde yetiştirilen çiftlik somonunun çevresel etkileri, restoranların tercihlerini değiştirmesine neden oluyor.

Alabalığın avantajları

Deniz yerine tatlı su havuzlarında veya kanallarda yetişen gökkuşağı alabalığı için İngiltere’nin güneyindeki dereler tercih ediliyor. Bu sistemlerin suyu deniz yerine arıtma havuzlarına yönlendirmesi çevresel avantajlar sağlıyor. Ayrıca alabalığın yerel olarak satılması stres seviyesini azaltıyor.

Şeflerin gözünden alabalık

Bazı şefler, alabalığın tadı ve dokusunun somondan üstün olduğunu düşünüyor. Coworth Park’ın baş şefi Adam Smith, alabalığın çiğ veya tütsülenmiş olarak daha iyi bir lezzete sahip olduğunu belirtiyor. Skye Adası’nda büyüyen şef Clare Coghill ise çiftlik somonunun çevreye zarar verdiğini vurguluyor ve restoranında yalnızca yerel yaban alabalığı kullanıyor.

Tüketici algısı ve gelecek

Alabalık bazen daha düşük kaliteli bir balık olarak algılansa da TV şefleri ve sosyal medyada paylaşılan çeşitli tariflerle alabalık kullanımındaki bu algı değişmeye başladı. MICHELIN yıldızlı Behind adlı restoranın şefi Andy Beynon, alabalığın somondan daha sürdürülebilir, daha iyi bir yağ içeriğine sahip ve farklı pişirme tekniklerinin uygulanabilirliği açısından daha uygun olduğunu belirtiyor. Alabalık hem sürdürülebilirliği hem de lezzetiyle giderek somonun yerini alıyor ve birçok şef için geleceğin tercihi hâline geliyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

🗞️ Ton balığı mezatı, Dry January

Tokyo'da her yıl düzenlenen geleneksel ton balığı mezatı prestij ve iyi şans sembolü olarak görülüyor. Yapılan bir araştırmaya göre Z kuşağı içkiden uzak durulan Dry January’nin modasının geçtiğini düşünüyor.

08 Oca 2025

Taneli hardal sosuyla hindiba salatası. Fotoğraf: Ci Demi

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra
apéroapéro

HİKAYE

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.

20 Haz 2026

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli