Albüm incelemesi: Taylor Swift - The Tortured Poets Department

Taylor Swift 11. albümü "The Tortured Poets Department"ta geçmişin hesabını soruyor.
Albüm incelemesi: Taylor Swift - The Tortured Poets Department

15 Nisan - Akbank
Akbank ile birlikte

Herkes için sürdürülebilirlik: Akbank Sürdürülebilirlik eylemlerinin hayata dokunan bir stratejiyle yürütülmesi, her birimizin geleceği için önem taşıyor. Bu bilinci yansıtan Akbank , “sürdürülebilirlik #Hepimizİçin” diyor. Neler oluyor? Akbank , #Hepimizİçin sürdürülebilirlik anlayışıyla hayata dokunan çalışmalarını yeni iletişim kampanyasıyla duyuruyor. Sürdürülebilirlik kavramını sadece çevresel boyutta değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik açılardan da ele alınması gerektiğine vurgu yaparak toplumsal dönüşümü desteklemek için çalışmalar yürütüyor. Neler var? Akbank sürdürülebilir yarınlar için çevreyi koruyan uygulamalarını kararlılıkla yürütürken aynı zamanda eğitimden gönüllülüğe, yatırımdan girişime ve sanata kadar her alanda toplumun kalkınması için çaba gösteriyor. Bu doğrultuda, alanında ilk olan sürdürülebilir finansman araçları ve kadın girişimcilere yönelik mentorluk çalışmaları gibi eşit fırsatlar yaratırken Akbank Gençlik Akademisi gibi gençleri geleceğe hazırlayan sosyal yatırımları destekliyor. Ayrıca; Çocuk Tiyatrosu , Kısa Film Festivali , Caz Festivali gibi sanat etkinliklerine uzun soluklu destekler veriyor ve toplum genelinde yaygınlaştırmak için "İyilik Gücü Hareketi" gibi gönüllü eylemler düzenliyor. Akbank, sürdürülebilirliğin çevre için olduğu kadar insan ve toplumun gelişimine katkı sağlamak için #Hepimizİçin olduğu mesajını taşıyor. Siz de Akbank.com ’u ziyaret ederek toplumun gelişimine katkı sağlamayı amaçlayan, insan odaklı çözümleri inceleyebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Albüm: The Tortured Poets Department
Süre: 2 saat
Plak şirketi: Taylor Swift
Yayın tarihi: 19 Nisan 2024

Global müzik dünyasının radarında bu hafta tek bir isim var: Taylor Swift. Cuma günü sanatçının 11. albümü The Tortured Poets Department'ın yayınlanmasıyla beraber sosyal medyada alışageldiğimiz Swift bombardımanı da başladı. Bir anda Beyoncé’nin sadece birkaç hafta önce çıkan albümü rafa kalktı ve efsane müzik festivali Coachella’ya dair yorumlar bıçak gibi kesildi. 

Hafta sonu Swifties’in (Taylor Swift hayranlarının kendilerine taktığı lakap) şarkı sözlerinin alt metinlerini incelediği, hayran klipleri oluşturduğu, albümde yer alan sanatçılara dair detaylı bilgileri derlediği video ve yazılar interneti ele geçirdi. Albüm, yayınlandığı gibi tarihî bir rekora imza atarak Swift’i bir günde Spotify’da 300 milyondan fazla dinlenmeye ulaşan tek sanatçı mertebesine taşıdı. Albümde yer alan tek bir şarkı ise üç günde 40 milyon dinlemeye ulaştı. 

Albüm kapağı

Eski sevgilinin WhatsApp grubu

Pearl Jam’in yeni albümünü dinleme niyetiyle başladığım Cumartesi günü, maruz kaldığım Taylor Swift videolarının ardından kulağımda The Tortured Poets Department çalmasıyla sonlandı. Albüm hakkında yaptığım okumalar ise beni dipsiz bir kuyunun içine sürükledi. Hayranlarının sanatçının özel hayatına dair şifrelerle dolu bu oldukça kişisel iki saatlik albüm hakkında yaptığı analizler hayret verici.

31 şarkıdan oluşan The Tortured Poets Department merkezine sanatçının yakın zamanda kurduğu “Aşkta ve şiirde her şey mubahtır” cümlesini alıyor. Taylor Swift, yıllar boyunca edindiği pek çok düşmanı ve eski sevgiliyi bu albümde satır satır işliyor. Özellikle, oyuncu Joe Alwyn ile yaşadığı altı yıllık ilişkiye ve The 1975’in solisti Matty Healy ile kısa süren birlikteliğine sık sık değiniyor. 

Swift, geçen Şubat ayında kazandığı Grammy’lerin ve milyar dolardan fazla hasılat yapan dünya turnesinin ardından üretkenliğinden hiçbir şey kaybetmemiş.

Albümde Post Malone ve Florence ve The Machine vokallerini işitiyoruz. Prodüktörlüğü ise The National’ın kurucusu olarak bildiğimiz Aaron Dessner ve The Bleachers vokali Jack Antonoff üstlenmiş. Albüm, söylentilere göre adını Paul Mescal, Joe Alwyn ve Andrew Scott’un WhatsApp grubunun ismi olan "Tortured Man Club"tan alıyor. Albümdeki eski sevgili göndermelerinin yoğunluğunu düşünürsek bu pek de şaşırtıcı değil.

Şifreli göndermeler

Kimi zaman Swift’in vokallerini Lana Del Rey’e benzetsem de uzunçalar, ruh hâli açısından sanatçının Folklore albümünün indie pop alt tonlarını taşıyor. Albümde aşka dair söylenebilecek en karanlık sözler var. Hayranların ağlama videolarından bunu nasıl anlayamamışım! Aaron Dessner’ın dümende olduğu şarkılarda baskın synth’ler ve kaotik bir dil kullanılırken, Jack Antonoff’ın öne çıktığı eserlere daha pop ve ritmik bir hava hâkim.

Sanatçının müziğine bu kez biraz daha magazinsel açıdan bakmayı tercih ettim. Albüme adını veren The Tortured Poets Department mesela... Bu şarkının Matty Healy’e ithaf edildiği söylentiler arasında. Sözlerde Healy’nin grubu The 1975’in ünlü şarkısı Chocolate'a göndermeler var ve “I laughed in your face and said, ‘You’re not Dylan Thomas, I’m not Patti Smith / This ain’t the Chelsea Hotel / We’re modern idiots” derken belli ki ikisinin yaşadığı bir olaydan bahsediyor. Belki bu sayede Swiftie’ler Dylan ve Patti’yi de keşfeder.

Down Bad'de ise Swift’in de üzülebileceğine işaret eden şu sözler çıktı karşıma: “Now I’m down bad, crying at the gym / Everything comes out teen-age petulance / Fuck it if I can’t have him.”

Hayranlarının dediğine göre altı yıllık ilişkilerinde Joe Alwyn, Swift ile evlenme fikrine pek sıcak bakmamış; o da buradan yola çıkarak loml şarkısını yazmış. Yine Alwyn için Londra’ya taşınan sanatçı, So Long, London'da içinde biriken öfkeyi Alwyn’e şu sözlerle aktarıyor:

“I didn’t opt in to be your odd man out
I founded the club she’s heard great things about
I left all I knew you left me at the house by the Heath
I stopped CPR, after all it’s no use
The spirit was gone, we would never come to
And I’m pissed off you let me give you all that youth for free”

Swift, şimdiki sevgilisi Amerikan futbolcusu Travis Kelce’den ise The Alchemy'de bahsediyor ve onu yeniden doğuş metaforuyla albüme dahil ediyor. Sözlerinde futbol referansları yer alan şarkı, albümdeki melankoliden uzak tek aşk eseri.

“So when I touch down
Call the amateurs and cut ‘em from the team
Ditch the clowns, get the crown
Baby, I’m the one to beat
‘Cause the sign on your heart
Said it’s still reserved for mE
Honestly, who are we to fight thе alchemy?”

Taylor Swift

Taylor üretmeyi bırakırsa dünya durur mu?

Albümde ayrılık sonrası yasın beş temel aşamasına da rastlıyoruz: Terk ediliş sonrası inkar, öfke, pazarlık, depresyon ve kabulleniş. 

31 şarkılık yolculuk boyunca Taylor Swift, şöhretin beraberinde getirdiği karmaşık duyguları masaya yatırıyor ve sadece ona acı çektiren erkeklerin değil canını yakan her şeyin hesabını soruyor. Albümün hazırlık sürecini ise şöyle anlatıyor: 

“Şu ana kadar yaptığım tüm albümlerden daha fazla emek vermem gereken bir çalışma oldu. Bu albüm benim için bir cankurtaran simidiydi. Hayatımın o dönemi artık bitti, sayfa kapandı. İntikam alınacak hiçbir şey yok, yaralar iyileştiğine göre artık sorulacak bir hesap da kalmadı. Ve biraz daha düşününce, bunların büyük bir kısmının kendi kendine sebep olduğunu görüyorumı. En üzücü hikayemizden ancak anlattıktan sonra kendimizi kurtarabiliriz.”

Müziğin çok hızlı tüketildiği günümüzde Swift varlığını akıntıda boğulmadan sürdürmek için durmadan büyük denizlere yelken açıyor. Üç dakikalık single’lar yerine iki saatlik albümler yayınlayarak dinleyicisinin dikkatini üzerinde tutması ise onun sihri. 

Ama ne yazık ki Amerikan kültürünün günümüzdeki bu en büyük figürünün şarkılarını sadece müzikal olarak değerlendiremiyorum. “Nasıl oluyor da onca başarının arasında asla durup bir nefes almıyor; o durursa dünya da duracak gibi mi hissediyor?” diye düşünüyorum 31 şarkı dönerken kulağımda.

Bu detayları geride bırakırsak Taylor Swift’in bir arınma albümü yaptığı kesin. Tüm zayıflıklarını ve çektiği acıları daha önce hiçbir uzunçalarında rastlamadığımız kadar içten bir şekilde döküyor müziğine. Ama tüm bunlara rağmen “Güçlü ol” mesajını vermeyi de ihmal etmiyor. Amerika için hem bir kadın kahraman hem de bir anti-kahraman o. Kırık bir kalple bile her zaman üreterek kazanmayı bilen biri!

Taylor Swift ile ilgili ayrıntılı bilgi için bu yazıyı da okuyabilirsiniz

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

⭐️ Taylor Swift hesap soruyor, Sónar'ın yıldızları

İstanbullu müzikseverlerin heyecanla beklediği festival sezonu bu hafta sonu Sónar Festival ile açılıyor. Haftanın ve muhtemelen önümüzdeki haftaların en çok konuşulan ismi ise 11. albümünü yayınlayan Taylor Swift.

22 Nis 2024

Akbank ile birlikte
Duende

YAZARLAR

Eda Solmaz

Müzik yazarı

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?

Beyazperdede yılın ilk yarısına Phil Lord ve Christopher Miller imzalı "Project Hail Mary" ve korku sinemasının yükselişi damga vurdu. 2026'nın ilk altı ayını geride bırakırken gişede ve festivallerde öne çıkan filmleri ve bazı keşifleri yeniden hatırlıyoruz.

Emre Eminoğlu

·

17 Tem 2026

2026 sinemasında yolun yarısı: Yıl sonunda hangi filmleri hatırlayacağız?
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini hayatın akışına bırakmak isteyenler için kitaplar

"Bir şey olmak zorunda mıyız? Hayır, ama amaçsızca nehirde akarken karşımıza çıkacak her şeye hazırlıklı olacak kadar da olgun muyuz?" Bibliyoterapi'de hayat amacı peşine düşmeden yalnızca var olarak hayatta kalan karakterlere odaklanan üç kitaplık bir reçete var bu hafta.

Aslı Perker

·

17 Tem 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Kendini hayatın akışına bırakmak isteyenler için kitaplar
DuendeDuende

HİKAYE

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Şeyma Ye

·

13 Tem 2026

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?
DuendeDuende

HİKAYE

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Eda Solmaz

·

13 Tem 2026

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'
DuendeDuende

HİKAYE

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.

13 Tem 2026

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi