Alın Terinden Akıl Terine


Sınır tanımayan, yeni ve özgür bir hesap: Papara Bireysel Hesap
Finansal hizmetlere yaygın erişim, bireylerin finansal istikrarından ülkelerin ekonomik gelişmişliğine dek birçok başlığı etkiliyor. Geleneksel finans çözümlerinin finansal hizmetleri herkese ulaştırmak konusunda yetersiz kaldığı noktalar,…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Pandemi, neredeyse tüm iş modellerine yeni bir soluk getirdiği gibi perakende sektörünün pek çok dinamiğini de değişime zorladı. Kimi perakendeciler, pandemi öğretilerini fırsata çevirerek yeni bilgiyi inovatif ürün ve hizmete dönüştürmeye odaklandı, kimileri ise teknolojinin hızına ayak uyduramadığı için güç kaybına uğradı. Sektörde rekabetin gitgide arttığı, tüketici davranışlarının hızla değiştiği ve dijitalin yükselişe geçtiği bugünlerde gözler, geleneksel perakendecinin geleceği ve perakende sektöründe faaliyet gösteren teknoloji şirketlerinin bu gelecekteki rolüne çevrildi.
- Perakendenin sorunları: Gıda ve elektronik perakendecilerinin karşılaştığı sorunların başında ürünlerin rafta bulunmama durumu geliyor. Zira müşterilerin dörtte biri aradıkları ürün yoksa rakip markanın ürününü satın alırken üçte biri de alternatif mağazalara yöneliyor. Yapay görme teknolojisini 21 ülkede perakendecilere sunan Vispera kurucuları ve Endeavor girişimcileri Aytul Erçil ve Ceyhun Burak Akgül; ürünlerin rafta bulunmamasının dünyada yıllık 1 trilyon doların üzerinde ciro kaybına sebep olduğunu, pandemide ise kaybın sadece birkaç ay içinde 500 milyar doları geçtiğini söylüyor. Envanter kıtlıkları, perakendeciye müşteri ve satış kaybettirirken aynı zamanda acele sevkiyat ücret sorunuyla da karşı karşıya getiriyor. Ürünlerin rafta diziliş kurallarını belirleyen, satışları ve verimliliği arttıran planogram uyumu ise perakendecilerin bir diğer sorunu. Çoğu perakendeci, planogram sisteminin doğru uygulanıp uygulanmadığını bilmiyor. Doğru uygulayanlar ise kârda %8 ila %25 arası fark yaratıyor.
- Yeni teknolojiler: Geleneksel perakendenin varlığının ve kârlılığının sürdürülebilirliği, her alanda dijitalleşmeden geçiyor. Başta yapay zekâ olmak üzere biyometrik ve müşteri deneyimi teknolojileri, görüntü işleme, yapay görme, makine öğrenimi gibi teknolojilerin önümüzdeki yıllarda geleneksel perakendeci ile iç içe geçtiğini görmemiz mümkün. Bu teknolojiler, perakendecilere mağazaları ve rafların içeriğini dijitalleştirebilmek, raf diziliminin optimizasyonunu yapabilmek, mağazada müşteri trafiğini anlık ve gerçek zamanlı olarak takip edebilmek gibi türlü faydalar sağlıyor. Ayırca, iş gücü ve kaynaklarını doğru aksiyona zamanında yönlendirerek verimlilik artırılıyor ve operasyonel maliyetler azaltılıyor. Erçil, “Sabit kamera çözümümüz sayesinde depolarda yer alan ama rafta bulunmayan ürünleri gerçek zamanlı görüp aksiyon alarak %30 oranında olası satış kaybının önüne geçiyoruz,” diyor ve ekliyor: “Bu fayda, perakendecinin yanı sıra sektördeki üretimden dağıtıma diğer oyuncuları da içine alarak bütüncül bir faydaya dönüşüyor”.
- Gelecek: Pandemi döneminde Vispera’nın hiçbir projesinin iptal edilmemiş olması aslında sektörün bu teknolojilere her daim ihtiyacı olduğunu gösteriyor. Erçil, pandemi sürecinde e-ticaretin perakendedeki payının artacağı öngörüsü ile bu alanda neler yapabileceklerine odaklandıklarını belirtiyor. Nitekim bu konuda şimdiden iki ürün için prototip oluşturulmuş. Vispera, önümüzdeki dönemde yatay kabinler için geliştirdiği akıllı kabin prototipini daha da geliştirip ürünleşme yolunda adımlar atacak. Erçil, “Yeni bilgiyi inovatif ürün ve hizmete dönüştürme sürecinin herhangi bir aşamasında rekabetçi olmayan kuruluşların küresel ekonomide başarı şansı kalmamıştır,” diyor. Dolayısıyla asıl soru şu: Perakende sektöründe akıl teri alın terinin yerini ne kadar hızlı bir şekilde alacak?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
8 Şubat Pazartesi sabahından herkese merhaba. Bu hafta gündemimizde GameStop’un ani yükselişinin ardından sorgulanmaya başlayan “finans dünyasının demokratikleşmesi”, otomotiv üreticilerini ciddi sıkıntıya sokan küresel yarı iletken krizi ve geleneksel perakendenin geleceği var.
08 Şub 2021

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.

Türkiye’de otomotiv pazarı, 2026’nın son çeyreğine frene basarak girdi. Eylül rakamları, sektörle ilgili aylık düşüşten çok daha fazlasını anlattı. Toplam pazar, yıllık bazda %24’ün üzerinde daralırken sektörde yaşanan baskının tüketici için fırsat olup olmayacağı sorusu da gündeme taşındı.

Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.



