
Dijital Türkiye Platformu’nun KPMG Türkiye ile hazırladığı ‘Dijitalleşme Yolunda Türkiye 2021’ raporu açıklandı İçinde bulunduğumuz teknoloji çağında dijital çözümlerin hayatı ne kadar kolaylaştırdığı ve dijital ihtiyaçların günden güne hızlanarak bir zorunluluk hâline geldiği, yadsınamaz bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor. Tam da bu noktada, Dijital Türkiye Platformu KPMG Türkiye iş birliğiyle hazırlanan ve teknolojiyle iç içe kalmayı sağlayacak bütüncül yaklaşımları konu alan ‘ Dijitalleşme Yolunda Türkiye’ raporu , yeni gerekliliklere odaklanarak topluma fayda sağlamayı amaçlıyor. ‘Dijitalleşme Yolunda Türkiye – 2021’ raporu : 2011 yılından bu yana, TBV, TÜBİSAD ve TESİD iş birliğiyle dijitalleşme odağında, toplam refahı destekleyecek konuları ve sorunları ele alan çalışmalar sürdüren Dijital Türkiye Platformu, 2021 yılında KPMG ortaklığıyla hazırladığı ‘Dijitalleşme Yolunda Türkiye – 2021’ raporunda; kamuya, iş dünyasına, akademiye ve aslında toplumun tüm kesimlerine dijitalleşme trendlerinden söz ederken Türkiye için hedef oluşturacak dijitalleşme önerileri sunuyor. Rapor, bazı başlıkları kavramsal olarak anlatmaya çalışırken bazı noktalarda da dönüşüme rehber olmayı amaçlıyor. Raporda neler öne çıkıyor? “Dijitalleşme yolunda Türkiye 2021”, “Dijitalleşme Trendleri”, “Türkiye’nin Dijitalleşme Yolundaki Rehber Hedefleri” adlı ana başlıkların yer aldığı raporda; Verimli, etkili ve sürdürülebilir işler yaratmaya yardımcı olacak dijital dönüşümle ilgili vakit kaybedilmemesi gerektiği üzerinde duruluyor. Akıllı otomasyon araçları ile efor ve maliyet dengesinin optimize edilmesi, veri stratejisinin ve veriden değer elde etme senaryolarının belirlenmesi, iş gücü yetkinlikleri ve çevik çalışma ortamına uyum için öneriler yer alıyor. Devlet kuruluşlarının, özel sektörün ve bireysel olarak vatandaşların yeni gerçeklikte başarıyı yakalaması için kolektif bir dijital direnç oluşturmasının önemi vurgulanıyor. Nesnelerin interneti ve bağlanabilirlik teknolojilerinin gelişimiyle açığa çıkacak yeni, dijital temelli becerilere karşı kurumların kendilerine hangi hedefleri koymaları gerektiği sorusuna yanıt veriliyor. Kuruluşların, dijitalleşme için en önemli konu olan verinin demokratikleştirilmesi, siber güvenlik, bulut dönüşümü gibi konulara yatırım yapması gerektiğinden söz ediliyor. Rapora ulaşmak ve detaylı bir şekilde incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Amazon, geçtiğimiz hafta yeni bir iş ilanı yayımladı. Dünya çapında 1,2 milyondan fazla kişiyi istihdam eden bir şirket için buraya kadar her şey normal; ancak işin tanımı ortalığı karıştırdı: “Kripto para birimleri ve blokzinciri alanında uzman aranıyor!”
İş ilanının ardından Amazon’un kripto varlıklar alanına giriş yapacağına dair spekülasyonlar başladı. Bu ilan, birçok anlama gelebilirdi: Ödemeler için kripto paranın kabul edilmesi, Amazon Pay’e kripto paraların eklenmesi, NFT’ler veya şirketin kendi kripto para birimini oluşturması…
En güçlü olasılık, Amazon’un kripto paraları bir ödeme şekli olarak kabul etmesiydi. Zira Birleşik Krallık merkezli City A.M. gazetesi, şirketin yıl sonuna kadar Bitcoin’i ödeme seçeneği olarak sunmaya başlayacağını iddia eden bir haber yayımladı. Gelişmelerin ardından geçtiğimiz hafta 30 bin doların altına düşen Bitcoin, yükselişe geçerek 40 bin dolara yaklaştı.
Amazon, “Alana ilgimize rağmen kripto para birimleri ile ilgili planlarımız hakkında ortaya çıkan spekülasyonlar doğru değil,” diyerek iddiaları yalandı. Yalanlamanın ardından Bitcoin, %3,5 değer kaybederek 37 bin dolara kadar geriledi; ancak düşüş kısa sürdü. Bültenin yazıldığı saatler itibarıyla Bitcoin 41 bin dolardan işlem görüyor.

Bitcoin'in 2021 performansı
İnfografik: Ayşe Ezgi Yıldız / Görseller: Unsplash
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Big Tech'in toplam geliri, 332 milyar dolara çıktı. Çin hisseleri, 2008'den bu yana en kötü performansını sergiledi. Bitcoin, 40 bin doları geçti.
02 Ağu 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.

Arama deneyimimizin yapısal olarak değişmeye başladığı aşikar. Artık sadece bilgi aramıyoruz, aynı zamanda alım kararlarımızı da yapay zekaya danışıyoruz. Ancak yeni denklem yalnızca GEO’dan ibaret değil: Araştırmalar, tüketicilerin yapay zeka önerilerinde hâlâ bağımsız insan deneyimine ve güvenilir üçüncü taraflara ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Markalar için de esas mesele, algoritmada görünmek kadar, algoritmanın güvendiği üçüncü taraf dünyasında sahici, tutarlı ve organik bir yer edinebilmekte yatıyor.




