Anahtar kelimeler: Sanat, felsefe, Galata, Pera, Levanten

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Sanat nedir? Ya da sanat niçin vardır? gibi sorular üzerine yüzlerce yıldır kitaplar yazılıyor. Tolstoy'un ünlü Sanat Nedir? adlı yapıtı bu konuda Türkçede akla ilk gelen kaynaklardan biri. Geçtiğimiz günlerde sanat üzerine içinde bolca teorik anlatımın da yer aldığı yeni bir kitap raflardaki yerini aldı. Kitapları Raftan indirmeye başlamadan pastırma sıcaklarının da ötesine geçen bu havalara yakışan Joe Dassin’e ait bir şarkıyla yolculuğa başlayalım.
Sanatın kurallarına felsefi bir bakış
Pierre Bourdieu, Sanatın Kuralları: 20. yüzyılın özellikle de İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin en önemli düşünürlerinden biri olarak kabul edilen sosyolog ve antropolog Pierre Bourdieu'nün kaleme aldığı Sanatın Kuralları Necmettin Kâmil Sevil çevirisiyle Alfa Yayınları tarafından yayımlandı.
Geçtiğimiz haftalarda Gombrich gibi sanat tarihi dendiğinde akla ilk gelen isimlerden biri hakkında bu alanda bahsetmiştik. Şimdi yine sanat konusunda ama bu kez konunun tarihinin yanı sıra yeni bir düşünsel süreç karşımızda. Pierre Bourdieu kitabında sanatta yazınsal alanın oluşumu ve yapısını inceleyip yeni teorik tartışmalara da kapı aralıyor.
2002 yılında hayatını kaybeden ve hayatının son dönemine kadar oldukça üretken bir şekilde kalemini kullanan Pierre Bourdieu'nün bir sosyolog, bir antropolog ve aynı zamanda da bir düşünürün gözüyle sanat olgusunu incelemesi bu alan için de önemli bir zenginlik. Fransa'nın güneybatısında Pireneler'de doğan sonrasında da ülkenin en önemli okullarında eğitim gören Pierre Bourdieu'nün 20. yüzyılın ikinci yarısında gerçekleştirdiği araştırmalar ve düşüncelerin bir ürünü olan Sanatın Kuralları alışılagelmiş sanatı yorumlama kalıplarının da dışına çıkmasıyla apayrı bir özgünlüğe sahip.
Son olarak bu konuda daha da derinlere dalmak, sanata dair kafanızda yeni ufuklar açmak isterseniz Schelling’in Doğu Batı Yayınları tarafından Türkçeye kazandırılan Sanat Felsefesi kitabı önemli bir kaynak olma özelliği taşıyor.
Galata ve Pera'ya selam olsun
Rinaldo Marmara, Osmanlı Başkentinde Bir Levanten Semti Galata – Pera: Pandemi süreci günlük rutinleri önemli oranda sekteye uğratsa da karantina döneminin ardından İstanbul sokakları nispeten bir canlılığa kavuşmuş durumda. Bu canlılığın en çok hissedildiği yerlerden biri de tarihî Galata-Pera hattı. Bir Ceneviz kolonisi olarak Konstantinopolis’ten ayrışan, sonrasında da İstanbul’un "Batılı yüzü" olan Galata ve hemen devamındaki Pera tarihî yapıların, apartmanlıkların ve elçilik binalarının yan yana sıralandığı bir yer olarak Osmanlı’nın özellikle son döneminde önemli bir çekim alanı hâline gelmişti.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlanan Ricardo Marmara’nın kitabı Osmanlı Başkentinde Bir Levanten Semti Galata – Pera bugün pek çok alanı tarihî kimliğine zarar verecek şekilde dönüşmesine rağmen canlılığını koruyan bu özel semtleri konu ediniyor.
Osmanlı döneminde özellikle Avrupalı tüccarların yaşadığı Galata-Pera’yı daha önce yapılmamış bir biçimde Vatikan Gizli Arşivi ve Propaganda Fide Tarihî Arşivi’nde incelemelerde bulunarak kaleme alan Ricardo Marmara, bölgedeki Levantenlerin tarihine ve yaşayışına odaklanıyor.
Galata-Pera bölgesine dair hem tarih hem de gezi kitabı kıvamında bir kitap arayışında olanlar için "Raftan" indirip önerebileceğimiz bir diğer çalışma ise geçtiğimiz haftalarda başka bir eserine yer verdiğimiz John Freely’ye ait. Galata, Pera, Beyoğlu: Bir Biyografi adını taşıyan ve John Freely ile Brendan Freely’nin ortak çalışmasının ürünü olan kitap Yapı Kredi Yayınları tarafından 2016 yılında yayımlanmıştı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Renkli rüyalara dalıyoruz: Sıradaki konseri beklerken kulağımızda Duval Timothy, televizyonda Ramy, rafta Sanatın Kuralları
09 Eki 2020

YAZARLAR

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
“Uzaklar, Kuşaklar, Bakışlar” başlıklı sergi, 212 Photography Istanbul’un 2026 edisyonunda Erbak ailesinin üç kuşağının seyahat tutkusu ve fotoğraflarını biraraya getiriyor. Nuri Z. Erbak (1914), Mehmet H. Erbak (1950) ve Ceylin Erbak Aytekin’in (1988) dünyanın farklı noktalarında çektiği kareler, 1930’ların Mısır ve Japonya’sından Tibet’e, Antarktika’ya uzanıyor. Bu arşivin nasıl oluştuğunu fotoğrafçı, yazar ve Erbak ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi Ceylin Erbak Aytekin ile konuştuk.

Ela Lee, kendi hayatından izler taşıyan ilk romanı Ceyda’da, dışarıdan kusursuz görünen hayatı bir cinsel saldırının ardından parçalanan Türk-Koreli genç avukat Jade’in hikayesini anlatıyor. Rıza, adalet, göçmenlik, aile, başarı baskısı ve suçluluk duygusu etrafında ilerleyen roman, Jade’in başına gelenlerden çok, yaşadıklarının ardından kendisi ve kurduğu hayatla yeniden yüzleşmesine odaklanıyor.

1960’ların başında Sirkeci’den Almanya’ya giden trenlere binenler birkaç yıl çalışıp dönmeyi düşünüyordu. Ama bavullarda yalnızca eşya değil, dil ve kültür de taşındı. Bekir Yıldız’dan Aras Ören’e, ‘Emine’ Sevgi Özdamar’dan Fatma Aydemir’e uzanan 60 yılı aşkın edebiyat geleneği “misafir işçi”nin Almancayı nasıl içeriden dönüştürdüğünü ve sonunda o dili kendi evi hâline getirdiğini anlatıyor.

İsviçreli sanatçı Ugo Rondinone, İstanbul’daki ilk kişisel sergisi "the sun and the mountain"da neon renkli taş heykellerini gün doğumu ve gün batımı suluboyalarıyla buluşturuyor. Dirimart Dolapdere’de 8 Kasım’a kadar görülebilecek sergi, dağların dikeyliğiyle ufkun yataylığını karşı karşıya getirerek insanın doğayla kurduğu ilişkiyi ele alıyor.

Lukas Dhont’un Cannes’ın ana yarışmasında prömiyerini yapan üçüncü uzun metrajı "Korkak", Emmanuel Macchia ve Valentin Campagne’a En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandırdı. Dhont ile festivalde biraraya geldiğimizde ilk kez bir savaş filmi yapmasından, daha büyük bir ölçekte çalışmaktan ve filmin çıkış noktasındaki fikirlerden konuştuk.



