Anna Wintour'un vedası: Sarsılmaz sanılan bir imparatorluğun sonu

Anna Wintour, Vogue Amerika'da 37 senedir oturduğu genel yayın yönetmenliği koltuğundan çekildi. Peki bu bir veda mı yoksa perde değişimi mi? Söz konusu olan demirden iradesi ve siyah güneş gözlüklü enigmatik personası ile sektörü kendi etrafında döndüren bir medya figürü olunca gelişmeler daha ilginç hâle geliyor.
Anna Wintour'un vedası: Sarsılmaz sanılan bir imparatorluğun sonu

Anna Wintour, Vogue Amerika'da 37 senedir sahip olduğu genel yayın yönetmenliği koltuğundan çekildi. Wintour, yaklaşık üç milyar dolarlık dev bir endüstri olan moda başta olmak üzere kültürel dünyaya en çok etki eden genel yayın yönetmeni. 2017'de Kraliçe Elizabeth'in mesleğe olan hizmetleri için "dame" unvanına layık gördüğü bir otorite. 

Korku ve mesafe üzerine kurduğu güç imparatorluğunda geçirdiği 37 senede moda gazeteciliğinde ve endüstrisinde derin izler bırakan, muhtemelen yakın aile üyeleri dışında kimsenin gerçekten kim olduğunu bilmediği, gizemli, istikrarlı (bunu 14 yaşından beri aynı Bob saç kesimini kullanmasından anlayabiliriz), öngörülü ve bol tartışmalı bir figür olan Wintour'u tek bir yazıda anlatmak sahiden pek kolay değil. Sevmeyeni çok olsa da ona saygı duymayan olmadığı için Anna'nın zamanla kendini aşan bir sembole, bir kültürel koda dönüşmesinin kökleri ise çok daha derinlerde.

Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.

Aposto Premium
Ayda

  • Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
  • Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
  • Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
  • Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.
Aposto Premium üyesi misin? Giriş yap
demet
Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

YAZARLAR

Işık Cansu Canayak

Editör ve yazar. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde Uluslararasi İlişkiler okudu, Portekiz'deki Erasmus döneminin ardından New York'ta Radyo & TV yüksek lisansını tamamladı. Vogue Türkiye, Cumhuriyet, Sözcü, Vatan, Harper's Bazaar, Cosmopolitan, Maison Française, Hospitality Design gibi yayınlara uzun yıllar editörlük, yazarlık ve röportajlar yaptı. Ardından New York'a tekrar taşındı ve şimdilerde yine oraya geri dönmeye hazırlanıyor. Hayvanları, müziği, kelimeleri, denizi ve seyahat etmeyi her şeyden çok seviyor.

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

OKUMAYA DEVAM EDİN

AngstAngst
∙

HİKAYE

Ölümcül körlük #3 | Menopoz: Kadınların 30 yılı nasıl tıbbın dışında kaldı?

Kadınların hayatının yaklaşık üçte birine yayılan menopoz, yüzyıllar boyunca doğurganlığın kaybı ve toplumsal değerin azalması üzerinden konuşuldu; sağlık boyutu ancak son yüzyılda görünür olmaya başladı. Bugün hormon tedavisinden osteoporoza, çalışma hayatından ayrımcılığa uzanan etkileri daha fazla tartışılsa da birçok kadın hâlâ ne yaşadığını anlamak, doğru teşhisi almak ve tedaviye ulaşmak için kendi başlarına bırakılıyor.

Ayça Örer

·

20 Eyl 2026

Ölümcül körlük #3 | Menopoz: Kadınların 30 yılı nasıl tıbbın dışında kaldı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Süheyla Doğan: 'Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim'

2026 Uluslararası Hrant Dink Ödülü sahibi Süheyla Doğan’a bu ödül başta Kazdağları olmak üzere pek çok yerde ekoloji mücadelesini cesaretle sürdürdüğü, doğayı ve yaşamı savunmaktan vazgeçmediği, kadın hakları için mücadele ettiği, devlet destekli ekokırım projelerine karşı ısrarla ses çıkardığı ve doğayla birlikte yaşam hakkını savunduğu için verildi. Doğan, “Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim. Baskıların da bir sonu olacak. Geleceğe dair umutlarımı da kaybetmiyorum” diyor.

Pelin Cengiz

·

19 Eyl 2026

Süheyla Doğan: 'Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim'
AngstAngst
∙

HİKAYE

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?

Sabah dolabın karşısında “Bugün bunu mu giysem?” diye düşündüğümüzde aslında yalnızca kıyafet seçmiyoruz; kendimizi nasıl hissetmek, nasıl algılanmak ve hatta kim olmak istediğimize dair de bir karar alıyoruz. Moda bireysel görünür ama kolektif olarak öğrenilir: Kendimizi göstermek isteriz ama bazen başkalarının bakışından saklanmak da, değişmek isteriz ama aynı zamanda ait olmak da. Moda, bütün bu çelişkileri aynı anda taşıyabilen nadir alanlardan...

Nazlı Tan

·

16 Eyl 2026

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Milenyallerin seçenek krizi: İradece özgür müyüz, ihtimallerce tutsak mı?

Y kuşağından önceki kuşakların takip ettiği "eğitim, iş, terfi, evlilik, çocuk, ev, emeklilik" senaryosu çökeli çok oluyor; yerine yeni bir senaryo da konmadı. Milenyaller, yetişkinliğin her şeyi çözmek ve garanti bir hayat kurmak olmadığını deneyimleyerek öğrenen, aynı anda sonsuz seçenekli bir dünyaya uyum sağlamaya çalışan ilk kuşak oluyor. Peki çok seçenek gerçekten özgürlük mü? Yaşanan ne kararsızlık ne de kimlik krizi; bildiğiniz seçenek krizi.

Elif Bayram

·

16 Eyl 2026

Milenyallerin seçenek krizi: İradece özgür müyüz, ihtimallerce tutsak mı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Ölümcül körlük #2 | O muayen günler: Regl tabuları kadınlara neye mâl oluyor?

Dünyada her ay 2 milyardan fazla kadın regl oluyor. Bu durum kadın fizyolojisinin doğal bir parçası olsa da tıp literatüründe en az araştırılan konulardan biri. Bu görmezden gelme hâli, milyonlarca kadının güvenli hijyen koşullarına, hijyenik ürünlere ve doğru bilgiye erişemediği daha geniş bir tablonun parçası. "Ölümcül körlük" yazı dizisinin ikinci bölümünde regl tabusunun hastalıkların teşhisini geciktirmekten okulda ve işyerinde ayrımcılığa uzanan görünmez sonuçlarını kadınların tanıklıklarıyla ele alıyoruz.

Ayça Örer

·

13 Eyl 2026

Ölümcül körlük #2 | O muayen günler: Regl tabuları kadınlara neye mâl oluyor?