Araştırma: Aşırı hava olaylarının maliyeti


Schneider Electric : Enerji verimliliği; iklim değişikliği mücadelesinin önemli kahramanı Enerji yönetimi, dijitalleşme ve otomasyon lideri Schneider Electric , Dünya İklim Değişikliği Haftası 'nda "en umutsuz anda dahi bir umut ışığı var" mesajını paylaşıyor. Enerjinin doğru ve verimli kullanımının bu mücadeleyi kazanmada kritik bir rol oynayacağını vurgulayan şirket, sera gazı emisyonlarını azaltmanın iklim değişikliğini yavaşlatmadaki en etkili yol olduğunu vurguluyor. Dekarbonizasyonun anahtar parçaları ise yenilenebilir enerji , elektrifikasyon ve enerji verimliliği . İlk iki maddede önemli bir gelişim sağladık. Temiz enerji kaynaklarına yapılan yatırımlar rekabetçi bir sektör yarattı. Bugün güneş panelleri ve rüzgâr türbinleri, kömür santrallerinden daha ucuz elektrik üretiyor. Elektrifikasyon, elektrikli araçların yükselişiyle birlikte hızla yaygınlaşıyor. 2050’ye dek dünya genelinde 700 milyondan fazla elektrikli araç satışı öngörülüyor. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bilinçli nesiller yetişmesi için çalışan Schneider Electric’in, hayata geçirdiği ‘Öğretmenler 2030: Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve İklim Seferberliği Eğitimi’ dördüncü dönemine başladı. Eğitim programı sayesinde 1000 öğretmen ve yaklaşık 30.000 öğrenciye ulaşmak hedefleniyor. Şirket, kitlesel bir farkındalık için de Tohum Hareketini sürdürüyor. ecording iş birliğiyle yürüttüğü proje kapsamında, ücretsiz olarak kayıt yaptıran her bir kişi için tohum toplarını doğayla buluşturuyor. İklim değişimiyle mücadelede güçlü ve bilinçli bir Türkiye için çalışan Schneider Electric ’in tohum hareketine katılmak ve sürdürülebilir yaşamı desteklemek için buradan formu doldurabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Yeni araştırma, 20 yılda iklim krizi nedeniyle aşırı hava olaylarından kaynaklanan zararın saatte 16 milyon dolar olduğunu belirledi. Analize göre, 2000’den 2019 yılları arasında artan fırtınalar, seller ve sıcak hava dalgaları, en az 2.8 trilyon dolar zarara neden oldu.
- Bir detay: Araştırmacılar, özellikle düşük gelirli ülkelerdeki veri eksikliği nedeniyle araştırma çıktılarının ciddi anlamda altında tahmin edildiğini belirtiyorlar. Ayrıca araştırmaya deniz seviyesinin yükselmesi gibi ek iklim maliyetleri de dâhil edilmedi.
- Bu arada: Araştırma, ek olarak, iklim krizi nedeniyle aşırı hava olaylarından etkilenen insan sayısının son 20 yılda 1,2 milyar olduğunu ortaya koydu.

İnsanlar, Harvey Kasırgası tarafından sel altında bırakılan evlerinden kurtarılmayı bekliyor (Ağustos, 2017)
Fotoğraf: Joe Raedle, Getty Images
- Bulgular neden önemli?: Çıktılar, 2022’deki BM İklim Zirvesi’nde aşırı hava felaketlerinin ardından yeniden inşa süreçleri için ödeme yapmayı amaçlayan bir kayıp ve zarar fonu için ne kadar finansman gerektiğini hesaplamak için kullanılabilir.
- Araştırma, iklim değişikliğinin aşırı hava olaylarını nasıl kötüleştirdiğine dayalı kapsayıcı bir yaklaşım benimseyerek insan kaynaklı hasar oranının tahmin edilmesine olanak tanıyor.
- Detaylar: Hesaplanan hasar maliyetlerinin %66’sı can kayıplarından, %33’ü mülk ve diğer varlıkların zarar görmesinden kaynaklandı. Dünya Meteoroloji Örgütü’ne (WMO) göre, 1970’lerden bu yana aşırı hava felaketlerinden kaynaklanan kayıplarda 7 kat artış oldu.
- Öne çıkan yıllar: Yüksek iklim maliyetlerine sahip yıllar, 2003’te Avrupa’yı etkileyen sıcak hava dalgası; 2008’de Myanmar’ı etkileyen Siklon Nargis; 2010’da Somali’yi etkileyen kuraklık ve Rusya’yı etkileyen sıcak hava dalgası olarak listelendi. Yüksek mülk değerlerine sahip olan ABD’ye kasırgaların vurduğu yıllarda (2005 ve 2017) mülk hasarları daha yüksekti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bireysel başarısızlığın ve içsel krizin bir portresi, iklim kriziyle nasıl iç içe geçiyor?
20 Eki 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Sabah dolabın karşısında “Bugün bunu mu giysem?” diye düşündüğümüzde aslında yalnızca kıyafet seçmiyoruz; kendimizi nasıl hissetmek, nasıl algılanmak ve hatta kim olmak istediğimize dair de bir karar alıyoruz. Moda bireysel görünür ama kolektif olarak öğrenilir: Kendimizi göstermek isteriz ama bazen başkalarının bakışından saklanmak da, değişmek isteriz ama aynı zamanda ait olmak da. Moda, bütün bu çelişkileri aynı anda taşıyabilen nadir alanlardan...

Y kuşağından önceki kuşakların takip ettiği "eğitim, iş, terfi, evlilik, çocuk, ev, emeklilik" senaryosu çökeli çok oluyor; yerine yeni bir senaryo da konmadı. Milenyaller, yetişkinliğin her şeyi çözmek ve garanti bir hayat kurmak olmadığını deneyimleyerek öğrenen, aynı anda sonsuz seçenekli bir dünyaya uyum sağlamaya çalışan ilk kuşak oluyor. Peki çok seçenek gerçekten özgürlük mü? Yaşanan ne kararsızlık ne de kimlik krizi; bildiğiniz seçenek krizi.

Dünyada her ay 2 milyardan fazla kadın regl oluyor. Bu durum kadın fizyolojisinin doğal bir parçası olsa da tıp literatüründe en az araştırılan konulardan biri. Bu görmezden gelme hâli, milyonlarca kadının güvenli hijyen koşullarına, hijyenik ürünlere ve doğru bilgiye erişemediği daha geniş bir tablonun parçası. "Ölümcül körlük" yazı dizisinin ikinci bölümünde regl tabusunun hastalıkların teşhisini geciktirmekten okulda ve işyerinde ayrımcılığa uzanan görünmez sonuçlarını kadınların tanıklıklarıyla ele alıyoruz.

Müfredatı, sınav sistemini, okul yapılarını ve öğretim araçlarını sürekli reformlardan geçiriyoruz. Fakat eğitimde karşılaştığımız hemen her güçlüğü yine okulun içinden, okulun dili ve araçlarıyla çözmeye çalışıyoruz. Oysa reformdan önce okula hangi gözle baktığımızı, öğrenmeyi neden okulla özdeşleştirdiğimizi ve çocuğu bir özne olarak görüp görmediğimizi sorgulamak gerekiyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü’nün son raporuna göre El Niño fenomeni, gelecek aylarda yağış ve sıcaklık düzenlerinde büyük etkiler yaratacak; sel, kuraklık ve aşırı sıcaklık riskleri artarak ortaya çıkacak. “Son 40 yılın en güçlü El Niño’su” olabileceği belirtilen bu durum için dünya genelinde olağanüstü hazırlık çağrıları yapılıyor.



