
n okuyoruz|Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
Geride bıraktığımız hafta içerisinde maalesef ülkemizde medyayı ve ifade özgürlüğünü daha da geriletecek yeni bir yasanın meclisten geçişine tanık olduk. Bu yasanın nasıl etkileri olacağını kestirmek zor değil. Ülkemizde bunlar yaşanırken Avrupa Birliği’nde sunulan European Media Freedom Act (EMFA) bizlere gerçekten medyayı ve onun özgürlüklerini koruyan bir yasal düzenleme nasıl olurun bir örneğini sunuyor.
EMFA'nın özellikle odaklandığı konuların başında medya sahipliği ve yönetimi konusunda daha fazla şeffaflık ve düzenleme getirmek var. Hem ülkemizde hem de dünyanın birçok yerinde medya patronlarının farklı sebeplerle basına müdahale etmesine ve yönlendirmesine tanık olduğumuz için, medyayı ve gazetecileri bu etkilerden koruyacak bir düzenlemeye her yerde ihtiyaç olduğu ortada. Kimi kuruluşlar yasadaki düzenlemeleri yeterince güçlü görmese de iyi bir başlangıç olduğu kesin.
Bir diğer odaklanılan konu da basın ve ifade özgürlüğünü korumak. Bununla ilgili yapılan düzenlemelerin merkezinde de Avrupa Komisyonu’nun Aralık 2020'de açıkladığı European Democracy Action Plan yatıyor. Özellikle birlik üyesi kimi ülkelerde yaşanan kötü gidişatı da düşününce bu konuda herkesi bağlayan bir düzenleme ihtiyacı duyulmuş.
Düzenlemenin öncelik verdiği sorunlardan birisi de medya çalışanlarına doğrudan veya dolaylı olarak açılan davalar ile onların özgürlüklerini kısıtlama çabalarının önüne geçmek. Farklı ülkelerde farklı yasaların keyfi olarak gazetecilere karşı kullanımının basın özgürlüğüne nasıl zarar verdiğinin görülmesi ve bunu önlemek için adım atılması önemli bir gelişme.
Son olarak önemli bulduğum bir diğer konu da yasanın hükümetlerin medya hizmeti verenlerin editoryal kararlarına müdahale etmesini de kesin bir şekilde yasaklıyor. Yani hükümetlerin basına karşı gücünü kullanmasına izin vermeyerek basın özgürlüğünü güvence altına almayı hedefliyor.
Merak edenler için yanlış bilgi konusunda yasanın hedefi ülkemizdeki durumdan çok uzak. Yasa ülkelerin medya otoritelerinden (sendikalar ve meslek örgütleri) oluşacak bir kurulun bu konuyla ilgilenmesini öneriyor. Yani amaç basının kendisini denetleyeceği bir sistem kurulması.
Bütün bunlar ve daha fazlası tüm dünyaya örnek olabilecek bir basın yasasının ortaya çıkmasını sağlıyor. Gazetecileri ve basın kurumlarını her anlamda korumayı ve onların özgürlüklerini güvence altına almayı amaçlayan bir yasa olması da EMFA'nın basın örgütleri tarafından olumlu karşılanmasını sağladı.
Ülkemizdeki durumla kıyasladığımızda, EMFA karamsarlığa sebep olabilecek kadar iyi ve özgürlükçü bir yasa. Ancak bu yasayı iyi bir şekilde öğrenmeyi ve bu sektörü oluşturan kişi ve kurumlar olarak kendi taleplerimizi de bu yönde şekillendirmeyi de tercih edebiliriz. Sektör için istediğimiz geleceği net bir şekilde ortaya koymanın, buna ulaşmada en önemli aşamalardan birisi olduğunu düşünüyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
n okuyoruz|Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu haftanın anahtar kelimeleri: EMFA, The Wire, Spotify, Jon Stewart.
16 Eki 2022

YAZARLAR

n okuyoruz|
Ahmet A. Sabancı dünyada gazetecilik ve medya alanındaki gelişmeleri ve trendleri takip ediyor ve her pazar sabahı NewsLabTurkey tarafından yayınlanan n okuyoruz| bülteninde okurları için derliyor.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir haber sitesi neden 3 dakikada 50 MB indirme yapıp 1.5 GB RAM kapasitesi kullanır?
29 Mar 2026

Gazeteciliğin durumuna romantik değil, gerçekçi bir şekilde yaklaşmalıyız.
01 Mar 2026






