Bağımlılıklar ve Akışkanlıklar: Feel Good


Migros Kadın Akademisi’yle hedef 1 milyon kadın Dünya Ekonomik Forumu, toplumsal cinsiyet eşitliğini toplumların ve ekonomilerin gelişimi açısından temel faktörlerden biri olarak konumlandırıyor. Dünya Ekonomik Forumu'nun 2020 Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Raporu; toplumsal cinsiyet eşitliği konusundaki gelişmelerde bu hızla devam edildiği durumda kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olması için en az 100 yıl geçmesi gerektiğini gösteriyor. Danışmanlık firması PwC'nin Çalışma Hayatında Kadınlar Endeksi, OECD ülkelerindeki cinsiyete dayalı ortalama ücret eşitsizliğini %15 olarak tespit ediyor. Kadınların profesyonel ve kişisel gelişimlerini sürekli kılmada ve iş gücüne katılımlarını artırmada, kurumsal aktörler önemli bir rol üstleniyor. 2021 stratejileri doğrultusunda odağına kadın, eğitim ve tarımı alan Migros da Migros Kadın Akademisi üzerinden verdiği eğitimlerle Türkiye genelinde 1 milyon kadınının profesyonel ve kişisel gelişimine katkıda bulunmayı hedefliyor. Migros Kadın Akademisi: Migros Aile Kulübü ile bugüne kadar yüz binlerce kadına katılım belgeli eğitimler vererek kadınların hayata daha aktif katılmalarına, kişisel gelişimlerine ve meslek sahibi olmalarına katkıda bulunan Migros; Migros çalışanlarının mesleki, kişisel ve liderlik yetkinliklerini geliştirmeyi amaçlayan Migros Perakende Akademisi ve Migros Aile Kulübü'nün güçlerini birleştirerek Migros Kadın Akademisi isimli eğitim platformunu hayata geçiriyor. Migros Kadın Akademisi, kadınların kişisel gelişimlerin sürekli kılabilecekleri alanlar açarak sosyal hayatta ve iş yaşamında daha görünür olmalarına destek olmayı amaçlıyor. Migros Kadın Akademisi katılımcısı kadınlar; bir yandan kişisel farkındalık eğitimleriyle yaşamlarına yenilik katacak ve nitelikli zaman geçirmelerini sağlayacak hobiler edinirken diğer yandan iş hayatında kullanabilecekleri yeni beceriler kazanıyor ve kendi işlerini kurma olanağı yakalıyor. Ne hedefleniyor? Türkiye genelinde 1 milyon kadına ulaşmayı hedefleyen Migros Kadın Akademisi’yle kadınlar; tarım, kişisel gelişim, sağlık, hobi ve mesleki eğitimlerin yanı sıra girişimcilik, finans, inovasyon ve dijitalleşme gibi konularda alanında uzman akademisyenlerden eğitim alma fırsatı yakalıyor. Migros Kadın Akademisi’nin ürettiği tüm içeriklere MigrosTV üzerinden kolaylıkla ve ücretsiz biçimde erişilebiliyor. İlerleyen dönemde Migros'un alanında uzman kadın yöneticilerinin de deneyimlerini paylaşacağı platformda, müşterilerin ve çalışanların bir araya geleceği etkinliklerin hayata geçirilmesi planlanıyor. Migros Kadın Akademisi’nde eğitimlerini tamamlayıp katılım belgelerini alan ve belirlenen kalite süreçlerini başarıyla geçen kadın üreticiler, el emeği ürünlerini tüketicilerle buluşturabilme ve kendi işlerini kurabilme fırsatı da buluyor. Migros: Türkiye'de modern perakende sektörünün öncüsü konumunda bulunan Migros; sektöre getildiği yenilikçi yaklaşımlar ve sürekli yaklaşım anlayışıyla anılıyor. "Fark yaratan alışveriş deneyimiyle her zaman güvenilen ve tercih edilen ilk adres olmak" vizyonuyla çalışan Migros; sosyal, toplumsal ve kültürel içerikli konulara duyarlılığın ve toplumsal değerlere katkıda bulunmanın sorumluluğunu taşıyor.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
“Oyunun kurallarını anladın mı?” diye soruyor Mae. Mae’nin komedi şovunu üçüncüdür en ön sıradan izlemiş olan George’a karşı boş olmadığını kabullenmeye çalışırken, George’un sahne arkasına ziyareti onları bu masaya oturtmuş ve sohbete dalmışlar. Mae, buzları eritmek ve rahat rahat konuşabilmek için birbirlerine hızlı hızlı sorular sordukları bir oyun teklif etmiş. Ve başlıyor: "Kaç yaşındasın?", "Bekaretini ne zaman kaybettin?", "En sevdiğin film nedir?"... Sıra George'a geçiyor: "İngiltere'ye ne zaman taşındın?", "En sevdiğin The Beatles üyesi hangisi?", "Bu bir date mi?". Bilmiyor ki; öyle mi?
Feel Good, tıpkı birkaç hafta önce bu köşede söz ettiğim bir diğer dizi, The Duchess gibi, Kanada’dan İngiltere’ye göç etmiş bir komedyenin, kendi hikâyesinden bir hayli beslenen kurmaca bir hikâye anlattığı, kısacık, mizah açısından zengin ama hayatın dramatik yanlarına dokunmayı da ihmal etmeyen bir komedi. Mae Martin’in yaşamından izler taşıyan dizi, Lonrda’nın komedi kulüplerinden madde bağımlılığı destek gruplarına uzanırken, bir yandan da hayatlarımızdaki bağımlılıklar, ilişkiler ve cinsiyet meseleleri üzerine düşündürüyor.
Feel Good, 2020, NetflixMevzu nedir? Yaklaşık 10 yılını bir madde bağımlısı olarak geçirmiş, evden kovulmuş, hapis yatmış, hastanelik olmuş Mae; rehabilitasyon sürecinin ardından hayata dönmeye başlamış genç bir komedyen. Londra’da arkadaşının kanepesinde uyuyor olsa da en azından hayatta olduğu ve bağımlılığına yenik düşmediği için mutlu. Feel Good, Mae’nin bir komedi şovu sonrası tanıştığı ve daha önce yalnızca erkeklerle birlikte olmuş George ile tanışmasıyla başlıyor. George ile birlikte yaşamaya başlayan Mae’nin hayatındaki bu değişim, onu bir yandan kendisinin ve George’un akışkan cinsiyetini ve cinsiyet kimliğini sorgulamaya, bir yandan da düzenli katılmaya başladığı madde bağımlılığı destek grubu aracılığıyla hayatındaki farklı bağımlılıkları sorgulamaya itiyor.
Feel Good, 2020, NetflixMae Martin: Feel Good’un Mae’si gibi, dizinin yaratıcısı ve başrol oyuncusu Mae de rehabilitasyon görmüş bir bağımlı, Kanada'dan İngiltere'ye göçmüş, cinsiyetini ikilik dışı olarak tanımlayan queer bir birey ve başarılı bir komedyen. Henüz 16 yaşındayken komedi yeteneğiyle ödüller kazanmaya başlayan Martin, kendi hayatından, ilişkilerinden, katıldığı destek gruplarından ve ailesinden birçok iz taşıyan Feel Good ile çok daha geniş kitlelere ulaştı. İkinci ve son bir sezon için Netflix’ten onay alan Feel Good, belki de kurmacadan çok gerçeğe yakın olduğu için samimi olmayı başarıyor. Mae’nin esprileri, yaşadıkları ve etrafındaki tuhaf karakterlerle güldürürken, bize verdiği zararın madde ya da alkol bağımlılığından çok da farklı olmayan saplantılı alışkanlıklarımızı sorgulatıyor, romantik ilişkiler, cinsiyet ve cinsiyet kimliği konularında birinci elden gözlemleriyle kendini izletiyor.
Feel Good’u izledikten sonra, daha çok gülmek ve komedyeni daha çok sevmek için Mae Martin’in YouTube’daki videolarına ve Netflix’in Comedians of the World programının Birleşik Krallık bölümlerindeki kısa şovuna da göz atmanızı öneririm.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Son teknoloji bir buzdolabı, üzerinde 1990'lardan kalma bir magnet: Sembollerin anlattıkları, aşk ve dile getirdikleri, bağımlılıklar ve alışkanlıklar üzerine.
12 Mar 2021

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Arkas Sanat ve Centre Pompidou işbirliğinin ilk sergisi “Lumina: Renk ve Işık Sanatı”, 26 Eylül’de Lucien Arkas Sanat Merkezi’nde açılıyor. Beş yıllık işbirliği kapsamında düzenlenecek 10 serginin ilkini ve bu uzun soluklu buluşmayı Arkas Holding Yönetim Kurulu Başkanı Lucien Arkas, Arkas Sanat Direktörü Müjde Unustası ve Centre Pompidou Başkanı Laurent Le Bon’dan dinledik.
25 Eyl 2026

“Verilere dayalı gerçek, muhasebeciler içindir” diyen ve sadece nesnel gerçeği beyazperdeye yansıtmakla yetinen sinema anlayışını aşağılayan Werner Herzog'un çektiği tüm filmlerde, kurgu ve belgesel iç içe geçer. Her bir film projesi, lideri Herzog olan ekibin görevidir ve görev yerine getirilecektir. Görev süresince tüm ekip “dışarıdan gangsterler gibi görünüp, içlerinde papaz cübbesi giymiş azizler gibi” adanmış olacaktır.

Filozof Jonathan Barnes'ın kızı ve İngiliz yazar Julian Barnes'ın yeğeni Camilla Barnes, ilk romanı "Her Zamanki O Öldürme Arzusu"nda İngiltere'den Fransa'ya göç etmiş bir ailenin üç kuşaklık öyküsünü anlatırken zarif ve alabildiğine mizahi bir dil kullanıyor. Barnes’la, bu güçlü edebiyat ve felsefe geleneğinin içinde kendi sesini bulmayı, İngiltere’den Fransa’ya göçü, aile içindeki iktidar ilişkilerini, kuşak çatışmalarını ve yaş almayı konuştuk.

İstanbul kültür ortamının hızlanmaya başladığı dönemde, 2001 yılında kurulan Galerist, 25. yılını "Gönül İşi" sergisiyle kutluyor. Galerist Direktörü Müge Çubukçu ile sergiden yola çıkarak galerinin 25 yıllık hafızası, İstanbul sanat ortamının dönüşümü, sanatçı-galeri ilişkilerinin görünmeyen katmanları, sanat üretiminin güçlü kökleri ve geçmişin yarattığı gelecek üzerine konuştuk.

Geçen hafta Macklemore ile Ed Sheeran arasında patlak veren ve müzik dünyasını sarsan krizin ardından, günümüz endüstrisinde siyasetin müzikten ayrı tutulamayacağına artık emin olduk. Ed Sheeran gibi küresel bir pop devinin dahi tarafsızlık kalesine sığınamayacağını kanıtlayan bu kriz, toz pembe sahnelerin çok geride kaldığını ilan ediyor.




