Barça 125 yaşında: Katedralin mimarına saygı


Aktif yaşam tarzının sembolü: Tissot T-Touch Connect Sport Tissot’nun yeni T-Touch Connect Sport modeli, spor ve sağlık yolculuğunuzun ayrılmaz bir parçası olacak. Gücünü güneşten alan saat, İsviçre saatçiliğini Tissot’nun özgün çizgisinde gösteriyor. Klasik kol saati görünümüyle tasarımdan taviz vermeden teknolojisi ve fonksiyonlarıyla öne çıkıyor. Dokunmatik AMOLED ekranlı safir camı ve 43mm çapındaki kasa tasarımıyla sportif bir şıklık sunan Tissot T-Touch Connect Spor saat, quartz mekanizması sayesinde güneş enerjisiyle şarj ediliyor. Fırçalanmış ve perdahlanmış sofistike yüzeyinde seramik bezel ve titanyum kasa gibi malzemeleri birleştiren saat, aylar boyunca şarj gerektirmeden kullanılabiliyor. Neler var? Egzersizler özelliği ile aktiviteler arasından dilediğinizi seçin, egzersiz boyunca katettiğiniz mesafeyi, kalp atış hızınızı ve ne kadar kalori yaktığınızı anlık takip edin. Egzersiz rutininize mercek tutun. Stats özelliği ile gelişiminizi takip edebilir, performans grafiklerini içeren detaylı bir analiz için uygulamayı inceleyebilirsiniz. Çağrılar, aktif zamanlayıcılar, alarmlar, hatırlatmalar ve daha fazlası için bildirimlerle hiçbir şeyi kaçırmayın. Yeni Strava entegrasyonu ile koşu, bisiklet ve diğer sporlar için aktivite takibini doğrudan bileğinize getirin. Performans izlemenin her zamankinden daha kolay ve erişilebilir olmasının keyfini çıkarın. Antrenman zonları belirleyin ve izleyin ve fitness hedeflerinize hassas bir biçimde ulaşın. Klasik ve şık tasarımla fonksiyonu biraraya getiren, aktif yaşam tarzının tamamlayıcısı Tissot T-Touch Connect Sport ile buradan tanışabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İsviçreli tüccar ve futbolcu Hans Kamper’in (sonradan Katalancaya daha yakın olduğunu düşündüğü Joan Gamper adını aldı) Ekim 1899’da Los Deportes gazetesine verdiği “Futbol oynayacak gençler aranıyor” ilanı sonrası başlayan çabaların verdiği meyveyle 29 Kasım 1899’da kurulan FC Barcelona bugün tam 125. yaşını kutluyor. 125 yılda kulübü de derinden etkileyen iki Dünya Savaşı, bir iç savaş, diktatörlük rejimi, derin küresel ekonomik krizler gören; son 50 yılda modern futbolu yeniden tanımlayan ekol olarak uluslararası bir fenomene dönüşen FC Barcelona, Ocak 1968’de kulüp başkanı Narcis de Carreras’ın politik bir imayla dile getirdiği “Bir kulüpten fazlası” söylemiyle anılmaya devam ediyor.

Ulus-kulüp ve sınıf/cemaat ilişkileri
Simon Kuper’in “The Barcelona Complex” kitabında “ulus-devlet kuramayan Katalanların yarattığı ulus-kulüp” olarak tanımladığı Barça’nın sadece bu politik ve kültürel niteliğiyle dahi meşhur sloganını hak ettiği söylenebilir. Ancak 1980'ler sonrası Johann Cruyff sayesinde gerçek bir futbol devine dönüşen, böylece bugünkü uluslararası kimliğini kazanan Barça, özünde fazlasıyla yerel, cemaate benzer dinamiklere sahip bir kent, hatta sınıf kulübü. Bu sınıf, diğer kulüplerin çoğunda alışılageldiği üzere işçi sınıfı değil. Barcelona’nın üst, tüccar sınıfı ve onun altındaki beyaz yakalı aileleri, bu uluslararası markanın esas sahipleri, yöneticileri.
- Dahası: Kuper, Barcelona’nın çoğunlukla Endülüs kökenli göçmenlerden oluşan mavi yakalı nüfusunun çoğunun kulübün taraftarı dahi olmadığını vurgular. Buna karşılık, kulüp üyesi olan, kulüp yönetiminde söz sahibi olan burjuva (burgesia) Barcelona sakinleri, Barçalılığı bir ayrıcalık, bir miras, bir kültür olarak yaşar ve benimser. Onların kulübe bağlılığı ve sağladıkları nakit akışı, işin içine televizyon gelirleri girene kadar hayati öneme sahipti.

Her şeyi değiştiren adam
İşin daha az merak uyandıran, dolayısıyla daha az bilinen bu sosyal gerçekliğinin ayrıntıları için sizleri Kuper’in kitabına yönlendirip Cruyff’a dönelim. Çünkü o olmasa, FC Barcelona, dünyanın en ilerici futbol felsefesinin evi, dolayısıyla son 50 yılın bir numaralı ekolü olamazdı. Zayıf bir fiziğe sahip olduğu için herkesi zekasıyla alt etmesi gerektiğini küçük yaşta keşfeden düşünür futbolcu Johann Cruyff, Ajax’ta teknik direktör Rinus Michels’le kurduğu imparatorluğun ardından 1973’te Barcelona’ya adım attı. 1978’e kadar formasını giydiği Barça’ya 1988’de teknik direktör olarak döndü. Elinde Michels’le Ajax’ta 18 yaşından itibaren geliştirdiği, yabancıların verdiği isimle, “Total Futbol” vardı.
- Perspektif: 1980’lerin sonunda AC Milan’la futbol dünyasını sarsan Arrigo Sacchi’nin dediği gibi “Sadece tek bir gerçek futbol devrimi olmuştur, o da futbolun bireysel bir oyundan kolektife doğru evrilmesiyle, Ajax’la gerçekleşmiştir.”
Futbolu tamamen dönüştüren, diğer tüm sistemleri çağdışı konuma iten bu model, bir boş alan yaratma sistemiydi. Hücum ederken sahayı genişletmeyi, savunurken daraltmayı felsefesinin merkezine yerleştiren, bunun için oyunu öne yığan, yüksek presle rakiplerini bozan, sıkışık sahada kısa ve tek paslarla denge bozan, tempo arttığı için tüm oyuncularından pozisyonları ne olursa olsun asgari görev ortaklığı talep eden bu sistemle Cruyff ve Barcelona, 1990’dan 1994’e üst üste 4 La Liga şampiyonluğu ve 3 Avrupa kupası kazandı.
Cruyff nihayetinde teknik direktörlüğü bıraktığında, mirası, felsefesi artık FC Barcelona’nın ta kendisi olmuştu. Dolayısıyla onun takipçisi teknik direktörler de onun sistemini uygulamayı, zamana uyarlamayı sürdürdü. Öyleyse son olarak sözü bunların başında gelen Pep Guardiola’ya bırakalım:
“O gelmeden önce, Barcelona’da bu futbol katedrali, bu güzel kilise yoktu. Yeni bir şeye ihtiyaç duyuyorduk ve bu, taş üstüne taş koyan tek bir kişi, Johan Cruyff tarafından yaratıldı.”
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
"Bir kulüpten fazlası" FC Barcelona 125. yaşını kutluyor. Kutlamalara Johann Cruyff övgüleriyle katılıyoruz. Alman futbolunun "Der Klassiker"i Bayern Münih-Borussia Dortmund rekabetinin kısacık ama bol gollü tarihini hatırlıyoruz.
29 Kas 2024

YAZARLAR

Mithat Fabian Sözmen
Gazeteci. Sözmen, 10 yıl boyunca, 2008’den beri spor yazıları yazdığı Evrensel gazetesinin internet sitesini de yönetti Çeşitli dergi ve internet mecralarında spor, kültür ve politika konularında yazan Sözmen, #tarih dergisinin çıkardığı #tarih’te bugün bülteninin editörlüğünü yaptı.

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



