

Paribu sunar: Parallel Universe Exhibition by Ouchhh
Bundan birkaç yıl önce Van Gogh'un en ünlü tablolarının içinde "gezinebilme", tüm o figürlere ve renklere üç boyutlu bir düzlemde erişebilme fikri oldukça tuhaf duyulurdu. Bir makinenin bugüne dek bilim insanlarınca yazılmış binlerce…
Daha fazlasını öğren →
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
Arter
Bu aralar pazartesi günleri dışında 11.00-17.00 saatleri arasında açık. Müzenin odalarında gezerken karşınıza çıkacaklar arasında Melih Fereli kürasyonunda Yağmur Ormanı V, Dinleyen Gözler İçin sergileri; Aslı Seven kürasyonunda Emre Hüner'in [ELEKTROİZOLASYON]: Bilinmeyen Parametre Kayıt-Dışı adlı kişisel sergisi var.
Pilevneli
Dolapdere Yenişehir Mahallesi'ne ilk taşınan galerilerden biri, bu aralar geziyor. Kaplankaya'da, Almanya'nın önemli galerilerden biri König'le ortak sergi açmış durumda. İki galerinin bünyesinden seçilen 30 sanatçının işlerini bir koleksiyonerin evini gezer gibi turlayabilir, Mandalin Oriental içinde Efsun Erkılıç'ın Renklerin Tefekkürü sergisini görebiliriz. 1 Eylül'den itibaren evine döndüğünde Defne Tesal, Tereddüt'le, Richard Wilson da ikonik enstalasyonu 20:50'yle karşımızda olacak.
Dirimart
Galeri, bu yaz Bodrum'a taşınanlardan. Yakında Yalıkavak sayımızda detaylı anlatacağımız Ritmo Zeytino içinde her iki haftada bir menüyle birlikte değişen sergiler yapıyorlar. Berke Yazıcıoğlu'nun 11 halı dokuması Bahar Ayini, Sarkis'in 6 Altın Çizimli Vitray serisi onlar arasındaydı. 1 Eylül itibarıyla uzun zamandır beklediğimiz Ahmet Öğüt'ün It can and has been sergisini Dolapdere'de göreceğiz.
Evliyagil
Koleksiyonerlerin eserlerini galerilerde birkaç hafta süren sergilerden, birkaç günle sınırlı fuarlardan, her şeyin birkaç dakika içinde kararlaştırıldığı müzayedelerden ya da sanatçı atölyelerinden satın aldıklarını düşündüğümüzde, pek çok eserin yeterince izlenmeden ve fark edilmeden kişilerin "mahrem" mekânlarına girdiğini rahatlıkla varsayabiliriz. Sarp Evliyagil, kendi koleksiyonunda yer alan bu "görünmez" eserlerin, izlemek isteyen herkese açılmasını, başka bir deyişle "müzeleşmesini" hedefliyor.
Bu yazı 15 Ağustos 2021 tarihinde Soli'nin Dolapdere sayısında yayımlanmıştır. Soli'yle Dolapdere'yi buradan ve şuradan daha fazla keşfedebilirsin. Soli'nin Arter röportajı için buradan buyurabilirsin.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto İstanbulİstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
22 Ağustos Pazar sabahından günaydın. Bu hafta sonu ajandada; şehrin farklı noktalarında yakaladığımız konserler ve Kapadokya'ya uzanan mistik yolculuklar var.
22 Ağu 2021

YAZARLAR

Aposto İstanbul
İstanbul'dan ve dünyadan seçilmiş etkinlikler, kültür-sanat ajandası, şehir gündemi, tematik rehberler ve şehrin sınırlarından taşmaya değecek davetler her hafta e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ara Güler’in objektifinden kalan İstanbul’u bütünüyle geri getirmek mümkün değil. Sokaklar değişti, bazı yapılar ortadan kalktı, kıyılar başka işlevler kazandı. Ara Güler’in ölümünün 8. yılında fotoğraflarına yeniden bakmak, yalnızca eski günleri anmak için değil, yaşadığımız kenti sorgulamak için de bir fırsat.

Bir zamanlar iyi geldiği için adı "terapi" konan bölgelere sahip bu şehir, bugünlerde çoğumuzun psikolojisinin bozulmasının sebeplerinden biri hâline gelmiş gibi. Belki de sorun İstanbul’un yalnızca çok kalabalık olması değildir. Belki sorun, İstanbul’un bize kendimiz için giderek daha az yer bırakması. Belki mesele yalnızca trafik değil, gürültü değil, nüfus değil, beton değil. Bütün bunların arasında kendimize ait küçücük bir alan bulamamak.

Dört yıllık tadilatın ardından yeniden açılan Eski Şark Eserleri Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin geniş koleksiyonundaki hikayelerin peşine düşmek için İstanbullulara bahane oldu. Dört bin yıllık bir aşk şiirinden Assur’un süslü cinlerine, Midillili bir köpeğin mezartaşından müze bahçesindeki altı Bizans, üstü Osmanlı çeşmesine, bu kez hemen akla gelen başyapıtlarla değil, ilk bakışta gözden kaçabilecek ilginç hikayeler eşliğinde geziyoruz müzeyi.

İstanbul’da gezerken bazen bir sarnıcın önünden geçeriz, bazen bir sur parçasının yanından. Bazen eski bir kilisenin, bazen bir saray kalıntısının, bazen de adını bilmediğimiz bir sütunun önünde dururuz. Çoğu zaman fark etmeyiz; fark ettiğimizde de bu kalıntıları ayrı ayrı görürüz. Ayasofya bir yerde durur, Kariye başka bir yerde. Oysa bütün bunlar aynı büyük hikayenin parçalarıdır: İstanbul’un bin yılı aşan Roma / Doğu Roma başkentliği.

Kadıköy değişiyor ama bu sadece yapısal bir dönüşüm değil. Bu, bir mahallenin değişen yaşam kültürünün, aşınan kent belleğinin ve yaşadığı çevre üzerinde söz sahibi olmak isteyen sakinlerinin hikayesi aynı zamanda. Caferağa Mahallesi Muhtarı Hanife Dağıstanlı, son 15 yılda semtin geçirdiği dönüşümü kent belleği, kamusal alan ve aidiyet üzerinden değerlendiriyor.



