BİLGİ EKOSİSTEMİ

İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği (TBİD)'nden Doç. Dr. Erkan Saka, post-truth çağında bilgi ekosistemi özelinde bizi nasıl bir gelecek beklediği üzerine yazıyor.
BİLGİ EKOSİSTEMİ

Lindos - 21 Eylül - ANGST
Lindos Naturals ile birlikte

Yeniden doldurulabilir temizlik ürünleri: Lindos Naturals Ambalaj ve plastik kirliliğine karşı atılabilecek bireysel adımların en başında, yeniden kullanabilir ürünler tercih etmek geliyor. Zira geri dönüşüm her plastik ürün için her zaman en verimli seçenek olmayabiliyor. Peki, çoğunlukla ağır kimyasallar içerdiği için yeniden kullanmayı ihtimaller arasında bile saymadığımız temizlik ürünleri için ne yapabiliriz? Lindos Naturals, bu soruya yanıtını zararlı kimyasallar içermeyen ve yeniden doldurulabilir şişelerle sunulan temizlik ürünleriyle veriyor. Yeniden doldurulabilir ürünler: Lindos'un sunduğu yeniden doldurulabilir ürünler için Saf Sıvı Kastil Sabunlar, Ahşap Sabunu ve Bulaşık Sabunları, Kolonyalar ve Konsantre Yüzey Temizleyiciler öne çıkıyor. Lavanta, portakal bergamot, limon okaliptus gibi uçucu yağlarla mis gibi kokan Lindos temizlik ürünleri; paraben, sülfat, silikon, GDO, Glüten, sentetik boya ve parfüm gibi doğaya ve insan sağlığına zararlı kimyasallar içermiyor. Özellikle her biri 10 şişeye bedel olan ve plastik tüketimini %90 azaltan konsantre Yüzey Temizleyiciler; silinebilir tüm yüzeylerde etkili ve güvenilir ürünler olarak öne çıkıyor. Dahası: Kullanıcılar, Kastil Sabunların sunulduğu Pouch paketleri bir zarfta toplayıp Lindos'a geri göndererek temizlenmiş ve yeniden doldurulmuş yeni ürünlerine kavuşabiliyor ve kendilerine bir indirim de tanımlanıyor. Ayrıca Lindos, mağazalara koyacağı refill istasyonlarıyla müşterilerin biten ürünlerini kendilerine en yakın yerden doldurmasını mümkün kılmak için çalışıyor. Neden önemli? Lindos'un refill ürünleri Yeniden Doldur paketiyle tekrar doldurulup plastik ve enerji tüketimini %70 azaltmayı mümkün kılıyor. PETA'dan Animal Test Free sertifikalı olan, %100 vegan içeriklerle hazırlandıkları Vegan Society tarafından tescillenen ürünler her biri Akdeniz'deki yaralı deniz kaplumbağalarının tedavisine katkıda bulunuyor. Lindos Naturals: Akdeniz'den ilhamla hayata geçen ve daha yaşanılır bir dünya için çalışan Lindos Naturals, tamamen doğal ve bitkisel içeriklerle hazırladığı temizlik ürünleriyle öne çıkıyor. Üretim süreçlerinde doğadan aldığını doğaya geri vermek isteyen Lindos, DEKAMER'le beraber çalışarak her ürününde Akdeniz'deki yaralı deniz kaplumbağalarının bakım ve tedavisine katkıda bulunuyor. Lindos’ta ilk alışverişinize özel %10 indirim ve 150 lira ve üzeri ücretsiz kargo fırsatından yararlanmak için bu bağlantıya göz atabilir, Lindos’u Instagram’da takip edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Doç. Dr. Erkan Saka

Bilgiye erişim, insanlık tarihinde hiç bu kadar kolay olmadı — olumlu bir gelişme olması bir yana son yıllardaki deneyimlerimiz gösteriyor ki bunun da getirdiği yeni sorunlar var. Aslında özellikle medya bazlı içeriğin hayatımızı tamamen kuşatması 1980’lerden beri gündemde. Burada Baudrillard’ı selamlıyorum. Muhtemelen argümanlarını internet üzerinden kursa daha da güçlü olurdu. O zaman da adı konmadan post-truth tartışmaları çoktan başlamıştı. İnternetin hem yaygınlaştırıcı özelliği hem de irademiz ya da irademiz dışına büyük veri üretimini tetiklemesiyle yepyeni bir boyuta girildi, fenomenin adı da konmuş oldu.

Bilginin güç ve iktidarlar tarafından manipüle edilmesi gerçeği sanırım kimseyi şaşırtmayacaktır. Bence burada önemli olan sıradan vatandaşların da manipüle edici güce erişebilme potansiyeli. İnternet bunu daha mümkün kılıyor. Eskiden yerel kalan “dedikodu” gibi durumlar artık internet sayesinde lokalliği aşabiliyor. 

Bilgi üzerine güç mücadelesi, çok taraflı ve çok daha yoğun olarak devam ediyor. Çünkü iktidar sahipleri de internetin gücünü fark edip ona göre harekete geçtiler. Son yıllarda bireysel hacker hikâyelerinden fazla duymamaya başladık çünkü devletler asıl aktör hâline geldiler. İnternetin başlardaki daha ademimerkeziyetçilik yapısı büyük ölçüde bitmiş durumda. Hâliyle iktidarların gözetim ve dikte etme gücü arttı. Ancak özellikle boşluklar bulan vatandaşlar da karşı hamleler yapabilir. Burada aklıma aşı karşıtlığı geliyor — ilgili gözlemler, hem bazı güç çevrelerinden hem de sıradan vatandaştan destek alabiliyor.

Teknoloji şirketlerinin nasıl bir payı var?

Cambridge Analytica skandalı inkâr edilemez bir örnek olarak önümüzde duruyor. Taktik ve mikro hedeflemelerle seçim sonuçlarının etkilenebileceğinin en güzel örneklerden biri. Bununla birlikte, skandalın çıkışından beri tam olarak suçu bu skandala atamadım ve biraz da Demokratların her seçim yenilgisi alan siyasetçi gibi suçu başka yere atmaları olarak gördüm. Medya, her zaman kolay hedef oluyor. Bazı makro politika sonuçlarının olumsuz etkisi olmasaydı Demokratlar kaybeder miydi? Emin değilim. Odaklanmak istediğim, bazen daha büyük çerçeveden de bakmamız gerektiği gerçeği.

Ne yazık ki post-truth, global bir fenomen. Türkiye siyaseti uzun zamandır bu şekilde işliyordu. O yüzden bir bakıma yeni bir şey yok fakat her zamankinden daha fütursuzca yalan söylenebilmesi, belki de yeni bir seviye. Bizler, tarihsel bir ana şahitlik ediyoruz ve bu anın nasıl evrileceğinden emin değiliz. Mesela insanlar bu spekülatif ortamdan yorulmuş da olabilir. Son zamanlarda seçim sonuçları post-truth'çular aleyhine olmaya başladı. O yüzden çok da ümitsiz olmaya gerek yok diye düşünüyorum.

Bilginin teyidi

Büyük teknoloji şirketleri, uzun bir süre sorumluluk üstlenmek istemediler. ABD hukukundaki bazı özellikler de buna izin verdi. Lobi faaliyetlerine harcadıkları miktarlar da düşünüldüğünde muhtemelen yasal sorumlulukları sınırlı kalacak. Ancak özellikle Trump’ın seçilmesinden sonra o kadar büyük bir popüler kaygı oluştu ki bu devler de ağır ağır sorumluluk üstlenmek zorunda kaldılar. Yine de bu süreci görece ağırdan aldıklarını söyleyebiliriz. Varolan iş modelleri, veri pazarlaması ve etkileşim bazlı veriye dayanıyor ki özgün bir müdahale, bu veri üretiminin önünü kesecek gibi gözüküyor. Ne de olsa spekülatif içerik her zaman daha çok ilgi çekiyor. Büyük teknoloji devleri dezenformasyon içeriğini, buna katkıda bulunan otomatik bot kullanımını büyük ölçüde durdurabilir. Sorumluluları cezalandırabilir. Buna bütün samimiyetiyle kalkışsa bile bu çabalar önce İngilizce içerikte oluyor. Oysa dezenformasyon artık Brezilya’dan Filipinler’e, Türkiye’ye ve farklı dillerdeki içeriğe yayılmış durumda. Teknoloji devlerinin insana ve ABD dışına önleyici tedbirler için yatırım yapması gerekiyor. Facebook, Uluslararası Doğruluk Kontrolü Ağı’yla iş birliği yaparak kısmen bunu yapmaya başlamış durumda. 

Post-truth, somut sonuçlara sahip bir durum. Özellikle azınlıkları hedef alan şiddet içerikli eylemleri gerçekleştirmede dezenformasyon kritik bir rol oynuyor. Örneğin Myanmar’da Arakan azınlığına yönelik katliamlarda Facebook üzerinden büyük bir seferberlik sağlanmıştı. Yalnızca katliam boyutunda değil elbette. Örneğin insan hakları aktivistlerine yönelik kasıtlı iftira, karakter suikastleri için de post-truth daha kolaylaştırıcı bir ortam sağlamış oluyor. Bu yüzden dezenformasyon gibi kavramlar insan hakları aktivistleri için gündem olmak zorunda.

Çözüm nerede?

Mücadele önce bireysel dijital okuryazarlıkla başlıyor. Elimizden geldiğince dezenformasyon içeriğine kurban olmamayı ve bunu yaymamayı başararak işe başlanabilir. Sofistike kampanyaların dışında çoğu dezenformasyon içeriği çabucak deşifre edilebilir nitelikte. Yine de bu kadar çok bilgi akışına maruz kaldığımız bu zamanlarda bireysel çabalar sınırlı kalıyor. Elbette medya daha güvenilir olsa post-truth'la mücadele daha kolay olur ama ne yazık ki istisnaları elbette olan medya da bu düzene katkıda bulunuyor.

Dolayısıyla Teyit ve Doğruluk Payı gibi oluşumların hayati bir rol oynadığı görülebilir. İstikrarlarını korudukça kamusal alandaki önemleri de artıyor ve bir bakıma medya kuruluşlarıyla medya okuryazarları arasında köprü oluyorlar. Özellikle İngilizce dışındaki dillerdeki içerikle ilgili geniş kitlelere hitap eden sosyal medya platformlarının daha çok sorunu var. Bu bakımdan yerel oluşumların katkıları önemli olacak. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst

BÜLTEN SAYISI

ANGST 03: POST-TRUTH ÇAĞINDA DOĞRU BİLGİ

Bilgi ekosistemi özelinde bizi nasıl bir gelecek bekliyor? Doğrulama organizasyonu Teyit, nasıl ihtiyaçlar üzerine çıktı?

21 Eyl 2021

Lindos Naturals ile birlikte
ANGST 03: POST-TRUTH ÇAĞINDA DOĞRU BİLGİ

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst

HİKAYE

Geri dönüşümle imtihanımız: Ambalaj tasarımından bağımsız ambalaj atığı sistemi işler mi?

1 Temmuz’da başlayan "Depozitosu Olan Ambalajlar" uygulamasıyla iade edilen her plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajı için vatandaşlara 1 TL ödeniyor. Ancak uygulama ile tekrar kullanılabilen ambalajlar sistem dışına itilirken tek kullanımlık ambalajlar yaygınlaşıyor. "Ambalaj tasarımından bağımsız olarak ambalaj atığı sistemi tasarlanamayacağını" belirten Prof. Dr. Sedat Gündoğdu’ya göre 1 TL iade çok düşük, üretilen ürünün yüzde 20’sine yakın bir ödeme yapılması gerekiyor.

Pelin Cengiz

·

12 Tem 2026

Geri dönüşümle imtihanımız: Ambalaj tasarımından bağımsız ambalaj atığı sistemi işler mi?
AngstAngst

HİKAYE

İlk şakayı kim yapar?

Deniz Göktaş, bize mizahın bildiğimiz hâlinin ne olduğunu hatırlattı. Bir zamanlar prime time’da politikacılarla kıyasıya dalga geçildiğini, bunun bir halüsinasyon olmadığını Yedi Uyurlar Mağarası'ndan çıkmış gibi hatırladık. Bu açıdan da Deniz Göktaş’a "sonunu düşünmeyen kahraman" değil, hoşgörünün ve gülüp geçmenin mümkün olduğu zamanların gerçek olduğunu hatırlatan biri gibi yaklaşmak gerek belki de.

Sinem Dönmez

·

10 Tem 2026

İlk şakayı kim yapar?
AngstAngst

HİKAYE

'Öğrenme kaybı': Çocuklar yaz tatilinde ne öğreniyor?

Asıl öğrenme kaybı, çocuğun bedeninden, akranlarından, oyundan, doğadan, sıkıntıdan, evin gündelik işlerinden, kendi iradesinden, hayatın beklenmedik karşılaşmalarından kopmasıdır. Çocuklar yaz tatilinde öğrenmeyi kaybetmez. Biz öğrenmeyi okul sanma yanılgımız yüzünden, çocukların hayattan öğrendiklerini görme yetimizi kaybederiz.

Metin V. Bayrak

·

05 Tem 2026

'Öğrenme kaybı': Çocuklar yaz tatilinde ne öğreniyor?
AngstAngst

HİKAYE

Can sıkıntısının ölümü: Sahi bizim boş zamanımız nereye gitti?

Keynes, teknolojik ilerleme ve otomasyon sayesinde 2030 yılına gelindiğinde insanlığın temel ekonomik sorunları çözeceğini ve haftada yalnızca ortalama 15 saat çalışacağını öngörüyordu. Oysa bu eşiğe giderek yaklaşırken manzara bu öngörüden oldukça uzak. Peki ekranlarla ilişkimize dair gelecek senaryoları neler ve markaların iletişim faaliyetleri bu senaryolara göre nasıl şekillendirilmeli?

Cem Arıdağ

·

03 Tem 2026

Can sıkıntısının ölümü: Sahi bizim boş zamanımız nereye gitti?
AngstAngst

HİKAYE

İkinci sıcak hava dalgası yolda: Avrupa kentleri neden sıcaklardan daha fazla etkileniyor?

Birçok Avrupa kentinde sıcaklık rekorları peş peşe kırılırken kıtada sıcağa bağlı ölüm sayıları dünyanın diğer bölgelerine kıyasla orantısız derecede yüksek seyrediyor. Peki neden?

Deniz Aytekin

·

03 Tem 2026

İkinci sıcak hava dalgası yolda: Avrupa kentleri neden sıcaklardan daha fazla etkileniyor?