BİLGİ EKOSİSTEMİ

İstanbul Bilgi Üniversitesi ve Toplumsal Bilgi ve İletişim Derneği (TBİD)'nden Doç. Dr. Erkan Saka, post-truth çağında bilgi ekosistemi özelinde bizi nasıl bir gelecek beklediği üzerine yazıyor.
BİLGİ EKOSİSTEMİ

Lindos - 21 Eylül - ANGST
Lindos Naturals ile birlikte

Yeniden doldurulabilir temizlik ürünleri: Lindos Naturals

Ambalaj ve plastik kirliliğine karşı atılabilecek bireysel adımların en başında, yeniden kullanabilir ürünler tercih etmek geliyor. Zira geri dönüşüm her plastik ürün için her zaman en verimli seçenek olmayabiliyor.

Daha fazlasını öğren →

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Doç. Dr. Erkan Saka

Bilgiye erişim, insanlık tarihinde hiç bu kadar kolay olmadı — olumlu bir gelişme olması bir yana son yıllardaki deneyimlerimiz gösteriyor ki bunun da getirdiği yeni sorunlar var. Aslında özellikle medya bazlı içeriğin hayatımızı tamamen kuşatması 1980’lerden beri gündemde. Burada Baudrillard’ı selamlıyorum. Muhtemelen argümanlarını internet üzerinden kursa daha da güçlü olurdu. O zaman da adı konmadan post-truth tartışmaları çoktan başlamıştı. İnternetin hem yaygınlaştırıcı özelliği hem de irademiz ya da irademiz dışına büyük veri üretimini tetiklemesiyle yepyeni bir boyuta girildi, fenomenin adı da konmuş oldu.

Bilginin güç ve iktidarlar tarafından manipüle edilmesi gerçeği sanırım kimseyi şaşırtmayacaktır. Bence burada önemli olan sıradan vatandaşların da manipüle edici güce erişebilme potansiyeli. İnternet bunu daha mümkün kılıyor. Eskiden yerel kalan “dedikodu” gibi durumlar artık internet sayesinde lokalliği aşabiliyor. 

Bilgi üzerine güç mücadelesi, çok taraflı ve çok daha yoğun olarak devam ediyor. Çünkü iktidar sahipleri de internetin gücünü fark edip ona göre harekete geçtiler. Son yıllarda bireysel hacker hikâyelerinden fazla duymamaya başladık çünkü devletler asıl aktör hâline geldiler. İnternetin başlardaki daha ademimerkeziyetçilik yapısı büyük ölçüde bitmiş durumda. Hâliyle iktidarların gözetim ve dikte etme gücü arttı. Ancak özellikle boşluklar bulan vatandaşlar da karşı hamleler yapabilir. Burada aklıma aşı karşıtlığı geliyor — ilgili gözlemler, hem bazı güç çevrelerinden hem de sıradan vatandaştan destek alabiliyor.

Teknoloji şirketlerinin nasıl bir payı var?

Cambridge Analytica skandalı inkâr edilemez bir örnek olarak önümüzde duruyor. Taktik ve mikro hedeflemelerle seçim sonuçlarının etkilenebileceğinin en güzel örneklerden biri. Bununla birlikte, skandalın çıkışından beri tam olarak suçu bu skandala atamadım ve biraz da Demokratların her seçim yenilgisi alan siyasetçi gibi suçu başka yere atmaları olarak gördüm. Medya, her zaman kolay hedef oluyor. Bazı makro politika sonuçlarının olumsuz etkisi olmasaydı Demokratlar kaybeder miydi? Emin değilim. Odaklanmak istediğim, bazen daha büyük çerçeveden de bakmamız gerektiği gerçeği.

Ne yazık ki post-truth, global bir fenomen. Türkiye siyaseti uzun zamandır bu şekilde işliyordu. O yüzden bir bakıma yeni bir şey yok fakat her zamankinden daha fütursuzca yalan söylenebilmesi, belki de yeni bir seviye. Bizler, tarihsel bir ana şahitlik ediyoruz ve bu anın nasıl evrileceğinden emin değiliz. Mesela insanlar bu spekülatif ortamdan yorulmuş da olabilir. Son zamanlarda seçim sonuçları post-truth'çular aleyhine olmaya başladı. O yüzden çok da ümitsiz olmaya gerek yok diye düşünüyorum.

Bilginin teyidi

Büyük teknoloji şirketleri, uzun bir süre sorumluluk üstlenmek istemediler. ABD hukukundaki bazı özellikler de buna izin verdi. Lobi faaliyetlerine harcadıkları miktarlar da düşünüldüğünde muhtemelen yasal sorumlulukları sınırlı kalacak. Ancak özellikle Trump’ın seçilmesinden sonra o kadar büyük bir popüler kaygı oluştu ki bu devler de ağır ağır sorumluluk üstlenmek zorunda kaldılar. Yine de bu süreci görece ağırdan aldıklarını söyleyebiliriz. Varolan iş modelleri, veri pazarlaması ve etkileşim bazlı veriye dayanıyor ki özgün bir müdahale, bu veri üretiminin önünü kesecek gibi gözüküyor. Ne de olsa spekülatif içerik her zaman daha çok ilgi çekiyor. Büyük teknoloji devleri dezenformasyon içeriğini, buna katkıda bulunan otomatik bot kullanımını büyük ölçüde durdurabilir. Sorumluluları cezalandırabilir. Buna bütün samimiyetiyle kalkışsa bile bu çabalar önce İngilizce içerikte oluyor. Oysa dezenformasyon artık Brezilya’dan Filipinler’e, Türkiye’ye ve farklı dillerdeki içeriğe yayılmış durumda. Teknoloji devlerinin insana ve ABD dışına önleyici tedbirler için yatırım yapması gerekiyor. Facebook, Uluslararası Doğruluk Kontrolü Ağı’yla iş birliği yaparak kısmen bunu yapmaya başlamış durumda. 

Post-truth, somut sonuçlara sahip bir durum. Özellikle azınlıkları hedef alan şiddet içerikli eylemleri gerçekleştirmede dezenformasyon kritik bir rol oynuyor. Örneğin Myanmar’da Arakan azınlığına yönelik katliamlarda Facebook üzerinden büyük bir seferberlik sağlanmıştı. Yalnızca katliam boyutunda değil elbette. Örneğin insan hakları aktivistlerine yönelik kasıtlı iftira, karakter suikastleri için de post-truth daha kolaylaştırıcı bir ortam sağlamış oluyor. Bu yüzden dezenformasyon gibi kavramlar insan hakları aktivistleri için gündem olmak zorunda.

Çözüm nerede?

Mücadele önce bireysel dijital okuryazarlıkla başlıyor. Elimizden geldiğince dezenformasyon içeriğine kurban olmamayı ve bunu yaymamayı başararak işe başlanabilir. Sofistike kampanyaların dışında çoğu dezenformasyon içeriği çabucak deşifre edilebilir nitelikte. Yine de bu kadar çok bilgi akışına maruz kaldığımız bu zamanlarda bireysel çabalar sınırlı kalıyor. Elbette medya daha güvenilir olsa post-truth'la mücadele daha kolay olur ama ne yazık ki istisnaları elbette olan medya da bu düzene katkıda bulunuyor.

Dolayısıyla Teyit ve Doğruluk Payı gibi oluşumların hayati bir rol oynadığı görülebilir. İstikrarlarını korudukça kamusal alandaki önemleri de artıyor ve bir bakıma medya kuruluşlarıyla medya okuryazarları arasında köprü oluyorlar. Özellikle İngilizce dışındaki dillerdeki içerikle ilgili geniş kitlelere hitap eden sosyal medya platformlarının daha çok sorunu var. Bu bakımdan yerel oluşumların katkıları önemli olacak. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

ANGST 03: POST-TRUTH ÇAĞINDA DOĞRU BİLGİ

Bilgi ekosistemi özelinde bizi nasıl bir gelecek bekliyor? Doğrulama organizasyonu Teyit, nasıl ihtiyaçlar üzerine çıktı?

21 Eyl 2021

Lindos Naturals ile birlikte
ANGST 03: POST-TRUTH ÇAĞINDA DOĞRU BİLGİ

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

Birlikte yaşamanın arkeolojisi #2 | Kovuk, çember, eşik: Birlikte yaşamanın sınırları nasıl çiziliyor?

İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Metin V. Bayrak

·

25 Eki 2026

Birlikte yaşamanın arkeolojisi #2 | Kovuk, çember, eşik: Birlikte yaşamanın sınırları nasıl çiziliyor?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

Sinem Çelik

·

22 Eki 2026

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası
AngstAngst
∙

HİKAYE

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

Zeynep Erdoğan

·

18 Eki 2026

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?
AngstAngst
∙

HİKAYE

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Pelin Cengiz

·

15 Eki 2026

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Eda Öztürk

·

14 Eki 2026

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine