Bilim dünyası, sentetik embriyolar ile neyi başarmak istiyor?

Son zamanlarda sentetik embriyo çalışmalarının hız kazanmasının ardında ne yatıyor?
Bilim dünyası, sentetik embriyolar ile neyi başarmak istiyor?

22 Eylül - Girişim Savaşçısı - Angst
Girişim Savaşçısı ile birlikte

Harekete geçme zamanı: Girişim Savaşçısı İntibak Eğitimi

Girişim Savaşçısı İntibak Eğitimi Yeni nesil girişimcilikte haritanızı oluşturarak yola koyulmak üzere Girişim Savaşçısı İntibak Eğitimi ’ne davetlisiniz. Nedir? Dünyada ilk ve tek disiplinlerarası girişimcilik eğitimi olarak kabul gören…

Daha fazlasını öğren →

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

Bundan birkaç hafta önce İsrail Weizmann Bilim Enstitüsü'nden bilim insanları; rahim, yumurta ve sperm kullanmadan erken dönem insan embriyosu modeli geliştirdiklerini bildirdi. Kök hücre kullanılarak geliştirilen ve 14 günlük gerçek bir embriyoyu oldukça benzer bir şekilde taklit eden sentetik embriyo, hamilelik testinden dahi pozitif sonuç almıştı.

  • Nasıl: Araştırmacılar, uygun embriyo elde etmek için epiblast hücrelerinden, plasenta için trofoblast hücrelerinden ve destekleyici yolk kesesi için de hipoblast ile ekstraembriyonik mezoderm hücrelerinden yararlandı. Bu hücreler ile bir karışım hazırlayan araştırmacılar, karışımın insan embriyosunu andıran ancak aynı olmayan farklı bir yapıya evrildiğini gözlemledi.
  • Bir adım geriden: Wizemann Bilim Enstitüsü, geçtiğimiz yıl laboratuvarda döllenmiş yumurta ya da rahim olmaksızın sentetik bir fare "embriyosu" yaratmayı başarmış; ancak embriyo modeli, 20 günlük fare embriyonik döngüsünün yalnızca sekizinde hayatta kalabilmişti. 

Bu noktada, bunun türünün ilk örneği olmadığını da belirtmemiz gerekiyor. Benzer bir haber Haziran ayında da manşetlere çıkmış; Cambridge Üniversitesi ve California Teknoloji Enstitüsü'nden Prof. Magdalena Żernicka-Goetz liderliğindeki araştırma ekibinin, aynı şekilde laboratuvar ortamında yumurta ya da sperm kullanmadan; kök hücrelerden yararlanarak başarılı bir şekilde sentetik insan embriyoları oluşturduğu duyurulmuştu. 

  • Söz konusu yapılarda atan bir kalp ya da başlangıç aşamasında bir beynin bulunmadığı; tipik olarak plasenta, yumurta kesesi ve embriyonun kendisini oluşturacak hücreleri içerdiği aktarılmıştı.

Gelgelelim, yapay embriyo kavramı, birtakım etik ve yasal soru ve sorunları da beraberinde getiriyor. Peki, bilim insanları, sentetik insan embriyosu modelleriyle neyi başarmak istiyor?

Konunun derinine inmek için ilk olarak "sentetik embriyo"nun ne olduğunu biraz kavramamız gerekiyor ve sanıyorum ki kavrama işine bu ismin biraz yanıltıcı olduğu; bu yapıların gerçek anlamıyla sentetik olmadığını ve doğal yollarla gelişen insan embriyolarından da yapısal olarak farklı olduklarını söylemekle başlayabiliriz.

Yazının başında da belirttiğimiz üzere, bu yapılar laboratuvar ortamında geliştirilen bu yapılar, kök hücrelerin özünde bir embriyodan gelmesi nedeniyle tam anlamıyla sentetik değildir ve gerçek embriyolarla da farklılık göstermektedir. Bu nedenle, kimileri bu yapıları "kök hücre temelli embriyo modeli" olarak adlandırmayı tercih etmektedir.

Amaç ne?

Sentetik embriyoların geliştirilmesinin birden fazla nedeni bulunuyor.

Bunlardan biri, günümüzde hadi bir kara kutu olan hamileliğin ve insan yaşamının ilk günlerinde neler olup bittiğini anlamak olarak öne çıkıyor. Doğum kusuru ve düşüklerin çoğu bu dönemde gerçekleşiyor; ancak bu noktada neler olduğuna dair pek fikir sahibi olmadığımız gerçeği, bu durumların engellenmesinin de önüne geçiyor.

Bir diğer sebep ise kimi ilaç ve tedavilerin anne ve anne karnındaki bebek üzerindeki etkilerinin incelenmesi. Hamile kadınların genellikle klinik araştırmaların dışında tutulması nedeniyle, doktorlar, en yaygın tedavilerden bazılarının bile hamile kadınlar ve bebekler üzerinde ne gibi yan etkileri olabileceği hakkında bilgi sahibi olamıyor. Öte yandan, eğer elimizde bu ilaç ve tedavilerin test edilebileceği embriyo örnekleri olsaydı, durum çok daha farklı olabilirdi.

Aslına bakacak olursanız, günümüzde gerçek embriyolar üzerinde de testler yapılıyor. Ancak, laboratuvar ortamında bir kabın içinde geliştirilen bu doğal embriyolar, Birleşik Krallık ve ABD dahil olmak üzere çoğu ülkede 14 gün sonra imha ediliyor. Bunun nedeni ise tahmin edebileceğiniz üzere, bu süre zarfından sonra fetüse dönüşecek embriyolar üzerinden yürütülen bilimsel çalışmaların yol açacağı etik sorunların önüne geçmek.

Öte yandan, doğal embriyolara yönelik bu 14 günlük kullanım ömrü, sentetik embriyoları kapsamıyor. Bu da araştırmacıların sentetik embriyolar aracılığıyla embriyo gelişimini daha uzun süre inceleyebileceği; organ gelişimi sürecini ve erken dönemde meydana gelen düşük ya da diğer komplikasyonları gözlemleyip çalışabileceği anlamına geliyor.

  • Gelgelelim, doğal embriyolar için geçerli olan kuralların sentetik olan embriyolar için geçerli olmadığı gerçeği, bu alanın asla regüle edilmeyeceği anlamına da gelmiyor. Hatta bu kurallar, Birleşik Krallık'ta Żernicka-Goetz gibi bilim insanlarından, hukuk uzmanlarından, hasta temsilcilerinden ve etik uzmanlarından oluşan bir çalışma grubu ile birlikte hazırlanıyor. Grup, doğal embriyolarla ilgili araştırmaları düzenleyen ve muhtemelen sentetik embriyoların sorumluluğunu da üstlenecek olan Birleşik Krallık İnsan Döllenmesi ve Embriyoloji Otoritesi'ne tavsiyelerde bulunuyor.
  • Francis Crick Enstitüsü'nden James Briscoe ise politika yapıcıların 14 gün kuralı gibi belirli bir zaman sınırı yerine sentetik embriyonun ulaştığı gelişim aşamasına dayalı bir sınırlama yapmayı düşünebileceklerini belirterek "Belki de eşik belirli bir organ sisteminin oluşumu olacaktır." ifadelerini kullanıyor.

Bütün bunları bir kenara bırakacak olursak, sentetik insan embriyoları geliştirmenin ardından etik olarak çok daha tartışmaya açık bir neden daha bulunuyor: Organ donörleri.

Kazuo Ishiguro'nun aynı isimli bir filmi de bulunan Beni Asla Bırakma romanına da konu olan bu fikir, özünde birçok hastalığın çözümü olabileceği gibi, oldukça derin tartışmaların da ortasında yer alıyor. Weizmann Bilim Enstitüsü'nün gerçekleştirmiş olduğu araştırmaya liderlik eden Prof. Jacob Hanna, gerçek hastaların deri hücrelerinden model yapay embriyoların oluşturulmasının mümkün olduğuna dikkat çekerek model embriyoların, bir ay büyütüldükleri bir senaryoda hastalara nakledilecek hücrelerin kaynağı olarak kullanılabilecek organlar geliştirmeye başlayacaklarını söylüyor:

"Embriyo modeli oluşturmak ve hayatlarını kurtaracak ya da tıbbi ihtiyaçlarını çözecek hücreler yapmak için kendi deri hücrelerini verme hakları var mı? Üzerinde düşünülmesi gereken senaryo budur"

Öte yandan, yapay embriyoların 14 günün ardından gerçek bir insana dönüşme ihtimali göz önüne alındığında bu, organ nakli için geliştirilecek embriyolarda ciddi önlemler alınması gerektiğine işaret ediyor. Bununla alakalı olarak Hanna, donör doku için bir model embriyo yetiştirmeden önce, bilim insanlarının embriyonun genetiğini değiştirerek bir beyin ya da sinir sistemi geliştirmemesini sağlamaları gerektiğinin altını çiziyor.

Peki ya...

Sentetik embriyoları bir rahme transfer edecek olsaydık ne olurdu? Açıkçası bilimin bu soruya henüz bir cevabı yok çünkü böyle bir şey şu ana kadar hiç denenmedi ve denenmesi de yasa dışı olurdu zaten.

Ancak, Çinli bir ekip tarafından yapılan bir hayvan araştırması, mevcut durumda bunun hamileliğe yol açmayacağını gösteriyor. Nisan ayında yapılan çalışmaya göre, sekiz dişiye transfer edilen maymun sentetik embriyolarının üçü bireylerde gebelik başlangıcına yol açsa da bu gebelikler düşükle sonuçlandı.

Bunun nedeninin, sentetik embriyoların doğal embriyolarla tamamen aynı olmaması olabileceği değerlendiriliyor. Hull York Tıp Fakültesi'nden Roger Sturmey, konuya ilişkin olarak "İnsan embriyonik gelişimini tamamen taklit ettiklerini varsayamayız" ifadelerini kullanıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Quando

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

QuandoQuando
∙

BÜLTEN SAYISI

🧫 Petri kabında yaşam?

Vergisiz cep telefonu uygulamasında yeni detaylar. X'te "gizli yasaklama" uyarısı. FTC'den Amazon'a dava. "Sony'nin tüm sistemleri hacklendi" iddiası. Sentetik embriyoların amacı.

28 Eyl 2023

Weizmann Bilim Enstitüsü / The Swaddle

YAZARLAR

İrem Denli

Teknoloji Editörü

Quando

Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

QuandoQuando
∙

HİKAYE

Beyazperdede anti-kahramanların değişimi: Hollywood’un teknoloji liderlerine bakışı nasıl değişti?

Bu yıl sonbahar sezonu, teknoloji arenasındaki dev isimleri konu alan bir dizi yapımın gösterime girişine sahne oluyor. Bir zamanlar Hollywood'un komedi unsuru olarak gördüğü bu liderler, bugün neredeyse bir korku filminin başrolüne yerleşiyor. Fakat bu kez korku, teknolojinin uzak bir gelecekte yaratabileceği sorunlara ilişkin kurgusal senaryolardan ziyade, bugün sahip olduğu güçten ve bu gücün yarattığı sonuçlardan besleniyor.

Doğa Yurduneri

·

20 Eki 2026

Beyazperdede anti-kahramanların değişimi: Hollywood’un teknoloji liderlerine bakışı nasıl değişti?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

İçimizdeki bağlam mühendisi: İyi prompt yazamazken gerçekçi hayaller kurmak mümkün mü?

Yapay zekaya ne istediğimizi anlatmaya çalışırken kendi isteğimiz hakkında da bilgi ediniyoruz. Bazen söylemediğimiz bir ayrıntıyı, bazen ise hiç düşünmediğimiz bir soruyu fark ediyoruz. Peki karşımızdaki bizi anlamakta ustalaştıkça bizim de kendimizi daha iyi anlamamız mümkün mü?

Berk Bayri

·

18 Eki 2026

İçimizdeki bağlam mühendisi: İyi prompt yazamazken gerçekçi hayaller kurmak mümkün mü?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?

Fransa'da bir siber saldırı yüzlerce marketin soğutma sistemlerini uzaktan ısıtarak tonlarca gıdanın çöpe gitmesine neden oldu. Akıllı buzdolaplarından otomobillere, yataklardan su arıtma tesislerine kadar gündelik hayatı internete bağlayan teknolojiler, verimlilik sağlarken yeni bağımlılıklar ve kırılganlıklar da yaratıyor. Peki hayatı kolaylaştırmak için her şeyi birbirine bağlarken neleri gözden kaçırıyor olabiliriz?

Ümit Alan

·

17 Eki 2026

Marketleri vuran siber saldırı, kızımı ispiyonlayan buzdolabı: Neden her şeyi internete bağlıyoruz?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?

Kadın sesiyle konuşan, kullanıcılarının ihtiyaçlarına göre şekillenen ve hayatı kolaylaştırmayı vadeden yapay zeka, gerçek kadınlar söz konusu olduğunda bambaşka bir tablo ortaya koyuyor. Dijital şiddetten işe alım süreçlerine, toplumsal cinsiyet önyargılarından ekonomik eşitsizliklere kadar pek çok alanda mevcut sorunları yeniden üretme potansiyeli taşıyan bu teknoloji, kadınlar için nasıl bir gelecek tasarlıyor?

Çiğdem Öztabak

·

13 Eki 2026

Kodlara işlenen önyargı: Yapay zekanın kadınlarla derdi ne?
QuandoQuando
∙

HİKAYE

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?

Apple, 13 Ekim Salı günü “Eve hoşgeldin” sloganıyla hayata geçirdiği lansmanda en yeni akıllı ev ekosistemi ürünlerini tanıttı. Uzun zamandır şirketin üzerinde çalıştığı söylenen akıllı ev ekranı HomeView, lansmanın yıldız ürünü oldu. Şirket, lansman kapsamında ayrıca LG ve Schneider Electric ile işbirliği içinde geliştirdiği Apple Home Collection ürünleri, HomePod mini 2 ve yeni Apple TV 4K’yı da tanıttı.

Doğa Yurduneri

·

13 Eki 2026

HomeView tanıtıldı: Apple neden şimdi akıllı ev ekosistemi pazarına giriyor?