Bilim insanları ekşi maya üzerinden bağırsak sağlığını daha iyi anlamayı hedefliyor

HealthFerm projesi ev yapımı ekşi maya örnekleriyle fermente gıdaların sağlık üzerindeki etkilerini araştırıyor.
Bilim insanları ekşi maya üzerinden bağırsak sağlığını daha iyi anlamayı hedefliyor

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Pandemiyle birlikte ev mutfaklarında yeniden popülerleşen ekşi maya, şimdi uluslararası bir bilimsel araştırmanın merkezinde yer alıyor. Leuven Üniversitesi’nden Gıda Biyokimyacısı Prof. Christophe Courtin’in liderliğindeki ekip, Avrupa’nın dört bir yanındaki 800’den fazla gönüllü ev fırıncısından ekşi maya örnekleri toplayarak HealthFerm adlı projeyi başlattı. Avusturya, Belçika, Fransa, Almanya, Hollanda ve İsviçre gibi ülkelerden gelen bu örnekler, fermente gıdaların insan sağlığı ve çevresel etkileri üzerine ışık tutmayı amaçlıyor.

Fermente gıdalar ve mikrobiyom: Araştırmanın temel hedefi, geleneksel fermente gıdalarda bulunan mikroorganizmaların bağırsak mikrobiyomu üzerindeki etkilerini anlamak. ETH Zürich’ten mikrobiyolog Prof. Nicholas Bokulich’in belirttiğine göre katılımcılar yalnızca maya örneklerini değil, aynı zamanda bu mayaların asit düzeyi, saklama koşulları ve hazırlama süreçlerine dair ayrıntılı verileri de araştırmacılarla paylaştı.

Fermente gıdaların sindirim sistemine katkısı, daha iyi bir uyku ve ruh hâline olası olumlu etkileri uzun süredir konuşuluyor. Ancak bu etkilerin bilimsel olarak netleştirilmesi için hâlâ yeterli veri bulunmaması, HealthFerm gibi geniş çaplı çalışmaları özellikle değerli kılıyor.

Maya, ekmek, turşu ve bilim: Proje yalnızca laboratuvar analizleriyle sınırlı değil. Araştırmacılar, beş ayrı insan müdahale çalışması yürüterek katılımcılara farklı fermente gıdalar tükettirmeyi ve sonrasında kan ile dışkı örnekleri üzerinden sağlık göstergelerini incelemeyi planlıyor. Prof. Courtin’in ifadesiyle:

“Bu yağ asitlerinin kolonda üretildiğinde faydalı olduğunu biliyoruz; ancak aynı etkiyi doğrudan gıdanın içinde üretildiklerinde gösterip göstermediklerini henüz bilmiyoruz.”

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

🗞️ Bağda don, limon ihracatına ara

Şarap üreticisi Chateau Kalpak, Trakya'daki bağlarına don düştüğünü paylaştı. Ticaret Bakanlığı, limon bahçelerindeki don vakalarının arzı olumsuz etkilemesi sebebiyle limon ihracatını durdurdu.

09 Nis 2025

apéro

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra
apéroapéro

HİKAYE

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli

Punch denince akla genellikle alkollü içecekler gelse de bu tarif, narenciye, çay ve baharat notalarının öne çıktığı alkolsüz bir yorum sunuyor. İsli karakteriyle öne çıkan Lapsang Souchong çayı, limon ve portakal kabuklarından hazırlanan oleo-saccharum ile birleşirken; tonik ve soda suyu karışıma ferahlatıcı bir canlılık kazandırıyor. Önceden hazırlanan soğuk demleme çay sayesinde derin aromalara sahip bu punch, kalabalık davetler için ideal.

20 Haz 2026

Narenciye punch: Alkolsüz ve isli