
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Sebastian Vettel 2022 sezonunun sonunda emekli olacağını açıkladı. Artık direksiyon sallamak yerine taraftarı olduğu Eintracht Frankfurt takımını daha yakından takip edecek. Başarıları yeteri kadar takdir edilmeyen, kendisi gibi son derece mütevazi bir taraftar kitlesine sahip Vettel artık grid’de olmayacak.
Bu döneme göre erken diyebileceğimiz yaşta gelen emeklilik kararını pek çok farklı nedene bağlayabiliriz. İlk neden Ferrari’deki yıpranmışlığı desek yanılmış olmayız. Ferrari’ye geldiğinde, Formula 1’in ve Ferrari’nin efsanesi Schumacher’in 7 dünya şampiyonluğunu kırmaya aday, gencecik bir pilottu. Aynı Schumacher gibi bir garaj takımında şampiyonluk kazanmış, oradan da Ferrari’ye transfer olmuştu. Hatta Ferrari’ye geldiğinde Schumacher’den daha fazla sayıda şampiyonluğa sahip olduğu için beklentiler daha yüksekti. Ancak Ferrari yönetimi Schumacher döneminden çok farklıydı.
Ferrari-Vettel ilişkisi

2018 Almanya GP'de yarışa pole pozisyonunda başlayan ve 10 saniye farkla liderken pist dışına çıkarak yarışı bitirememişti.
Schumacher döneminde, takım patronu Luca di Montezemolo ve onun danışmanı Niki Lauda, takımı tamamen çekirdek ekibin isteği doğrultusunda oluşturmuştu. Luca’nın başını çektiği yönetim kadrosu, başarıya koşmaya çalışan çekirdek ekibi sonsuz olanaklarıyla destekliyordu. Vettel dönemindeyse yönetim istikrarı yoktu. Takım patronu 3 defa değişti. Vettel’in istekleriyse yönetim tarafından kabul görmedi. Belki de en önemli isteği, şimdilerde McLaren’ın teknik patronu olan Andreas Seidl’ın (o dönemde Porsche’nin başındaydı) transfer edilmesiydi. Maalesef o isteği de yerine getirilmedi. Ferrari’yi seviyordu ama isteklerinin reddedilmesi onu huzursuz ediyordu. Tüm bu huzursuzluklara 2018 yılında Hockenheim’da yaptığı hata da eklenince bağlar koptu diyebiliriz sanırım.
- Tifosiler ve Ferrari yönetimi: 2018 Hockenheim yarışına kadar karşılıklı aşk gibi görünen Ferrari-Vettel ilişkisi bu kırılma noktasından sonra Vettel’in beslediği tek taraflı aşka dönüştü. Tifosiler ve Ferrari yönetimi bu hatayı affetmedi gibi hissediyorum. Hatta kendisi de o hatasını asla affetmedi belki de. Çünkü bir daha asla eski formunu bulamadı ve kariyeri yokuş aşağı gitti.
Ferrari’deki hayal kırıklığından sonra bu sezona büyük umutlarla hazırlandı. 2022 sezonunda tanıtılan yeni jenerasyon arabalar arka sıralardaki takımların ön sıralarda mücadele etmesi için bir fırsattı. Fakat Aston Martin’in beklediğinden geride kalması belki de son umut kırıntısını tüketti. Erken emekliliğinde Aston Martin’in ona umut vermemesi ikinci neden olarak görülebilir. Aslında bu sezonki form grafiği oldukça iyiydi. Eskisi gibi arabasından maksimumu hatta daha fazlasını almayı başarıyordu. Çok kötü bir arabaya rağmen genç takım arkadaşından fazla puan toplaması bunun göstergesiydi.
En çok pole kazanan 4. pilot

2010 ve 2013 yılları arasında Red Bull ile arka arkaya dört F1 dünya şampiyonluğu kazanmıştı.
Takım içinde de eski desteğine de kavuşmuştu. Lawrence Stroll ve Aston Martin’in çiçeği burnunda teknik patronu Mike Krack, Vettel’i ne pahasına olursa olsun takımda tutmak istediğini açıklamıştı. Krack-Vettel ikilisi geçmişte BMW-Sauber takımında birlikte çalışmıştı. Krack, onun araç gelişimine çok olumlu etkisi olacağını ve aslında kendisinin en büyük yardımcısı olacağını biliyordu. Ama takım içindeki ona karşı tüm olumlu duygulara rağmen emeklilik kararı gösteriyor ki Vettel’in kalbi onarılmaz şekilde kırılmış. Umutları da tükenmiş.
- Vettel şu anda Ferrari’de kalsaydı işler Ferrari için daha iyi gider miydi?: Geçmişte Ferrari ve Vettel arasındaki hayal kırıklıklarını yok sayamayız. Ve gerçek şu ki, Ferrari şu anda çok güçlü bir sürücü ikilisine sahip. Ama insan, “Vettel şu anda Ferrari’de kalsaydı işler Ferrari için daha iyi gider miydi?” diye düşünmeden edemiyor. Tecrübesiyle Ferrari’yi yarışın içinde daha yakın tutar mıydı, hatta şampiyonluk kovalayabilir miydi diye düşünmeden edemiyorum.
Onu bir kere daha podyumun en üst basamağında görmeyi dileyenlerdenim. Hala önünde yarım sezonu var. Belki bir kaos yarışı, 2008 sezonunda en genç yarış kazanan pilot unvanını kazandığı İtalya GP’si gibi yağışlı bir hafta sonu onu zirveye taşıyabilir. Öyle ya 2008 İtalya GP’sini bir Toro Rosso ile kazandığında sansasyonel bir iş başarmıştı. Belki o gün herkesi şampiyon olabileceğine ikna etmişti. 2008 İtalya’daki galibiyetine kariyeri boyunca 52 galibiyet daha ekledi. Bu istatistikte Formula 1 tarihinin en çok yarış kazanan 3. pilotu. 122 podyumla istikrar abidesi olan Vettel aynı zamanda Formula 1 tarihinin en çok pole kazanan 4. pilotu unvanına da sahip.
— Kalan yarım sezonluk kariyerinde bu istatistikleri geliştirebilir mi? Çok zor ama neden olmasın?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Vettel'in emekliliği; A Millî Erkek Basketbol Takımı; Dünya Atletizm Şampiyonası rekorları
30 Tem 2022

YAZARLAR

Fırat Keskin
Hobisini meslek haline getirmeyi başarmış nadir şanslı insanlardan. Formula 1 analisti ve otomotiv sektöründe danışman.

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Dünya Kupası futbolcular kadar spor yazarları için de önemli bir kariyer noktasıdır. Futbolcuları takip etmek, maçları stadyumda izleyip yazmak veya anlatmak büyük anlam taşır. The Athletic yazarı Aslı Pelit için mesleki deneyim ve tatminin yanında bir önemi daha vardı 2026 Dünya Kupası’nın. Turnuvayı yeni anne olmuş bir muhabir olarak takip etti. Bir yandan maçlar hakkında yazarken ve basın toplantılarında soru sorarken diğer yandan da altı buçuk aylık kızı Milo’nun bakımını planlamakla meşguldü. Aslı’dan son bir ayın öyküsünü dinledik…

Dünya Kupası'nda Fransa-İspanya, Arjantin-İngiltere maçlarıyla finalistler belirleniyor. Fransa-İspanya eşleşmesi futbolun gördüğü en üst düzey takımlardan ikisini karşı karşıya getirirken Arjantin-İngiltere köklü bir rekabete yeni bir sayfa ekleyecek.

Arjantin'de Javier Milei hükümeti, nafaka borcu olan ebeveynleri tribünlerden uzaklaştırarak ilk bakışta alkışlanabilecek bir uygulamaya imza attı. Öte yandan aynı hükümet, kadınlara ve çocuklara yönelik sosyal destek mekanizmalarını da tasfiye etmeye devam ediyor. Arjantin'deki yeni uygulama, kadın ve çocuk haklarını gerçekten güçlendiren bir politika olabilir mi, yoksa sağ popülizmin yeni gösterilerinden biri mi?

Trump’ın FIFA Başkanı Infantino’yu arayarak Balogun’un kırmızı kart cezasını askıya aldırması futbol dünyasının tepkisini çekti. Ama aynı zamanda FIFA’nın bu tip liderler karşısında ne kadar zayıf bir karnesi olduğunu da yeniden hatırlattı.
07 Tem 2026

Dünyanın en hızlı büyüyen sporlarından biri olan padel, artık bir sporun ötesinde bir yaşam biçimi. Kariyeri boyunca 230 şampiyonluk kazanan, tam 16 yıl boyunca dünya sıralamasının zirvesini kimseye bırakmayan Fernando Belasteguín de bu dönüşümün en yakın tanıklarından biri. Nano Padel'in davetiyle 3 Temmuz'da Lucca Beach Bodrum'da sporseverlerle buluşacak Arjantinli efsane; padelin hızlı yükselişinin arkasında yatan nedenler, iş dünyasının bu spora ilgisi, zirvede kalmanın psikolojisi ve Türkiye'nin potansiyeline dair sorularımızı yanıtladı.




