Bir Emmy sohbeti

Elçin Yahşi'yle 74. Primetime Emmy Ödülleri ve sezonun öne çıkan dizileri üzerine.
Bir Emmy sohbeti

9 Eylül - İBB Kültür AŞ - Duende
İBB Kültür AŞ ile birlikte

Ses ve ışığın eşsiz dansı: Boşlukta Mevcut Boşlukta Mevcut sergisi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İBB Kültür AŞ iş birliğiyle düzenlenen Boşlukta Mevcut , 28 Eylül ’e kadar Taksim metrosunun -1. katında bulunan Taksim Sanat ’ta ücretsiz olarak ziyaret edilebilecek.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Sinemayla televizyon arasındaki sınırların bu denli belirsizleştiği bir çağda böyle bir cümle kurmak, böyle kalın çizgilerle iki dünyayı birbirinden ayırmak oldukça yanlış. Fakat hayatım sinema etrafında döndüğünden, televizyon yapımlarını genellikle günü gününe takip etmekte zorlanıyorum. Primetime Emmy Ödülleri, her yaz izlemem gereken diziler konusunda bana bir rehber oluyor; adaylar açıklandıktan sonra eksiklerimi kapatıyor, yerkürenin geri kalanına yetişiyorum. Fakat tabii ki bu yüzden sosyal medyada ya da arkadaş ortamlarında dönen dizi sohbetlerden mahrum kalabiliyorum. 74. Primetime Emmy Ödülleri'ne birkaç gün kala, yaz boyunca izlediğim dizileri konuşmak için, parçası olduğu yayınları ve bugünlerde Oksijen'deki yazılarını ilgiyle takip ettiğim yazar ve editör Elçin Yahşi'yle buluştuk. 


Emre: Önce büyük üçlüyü bir konuşalım mı? En fazla adaylıklar dramada Succession (25), komedide Ted Lasso (20) ve mini-dizilerde The White Lotus’a (20) ait. Bu üç dizi özelinde ne düşünüyorsun ve sence ödüller de bunlara mı gider? Ben mesela Ted Lasso’nun ilk bölümüne katlanamadığım için hiç sevemedim ve gerisini izlemedim bile.

Elçin: Peki ben de hiç Ted Lasso izlemedim desem? Ama "Pozitiflikten, dünyaya dair umut beslemekten bize ne?" diyerek ferah ferah Succession ve The White Lotus konuşabiliriz tabii. Benim geçen yıldan tartışmasız iki favorim. Succession’ın ilk ikisi kadar iyi olmayan üçüncü sezonuna rağmen sırf sezon finali bile yeterdi. Aslında ikisi de aynı insanları anlatıyor ve iyi ki iki ayrı kategoride adaylar. Ödüllendirilmesini istediğim başka bir sürü dizi var elbette ama bu ikisi tüm ödülleri alsa hiç itirazım olmaz. Klasikler ödüllendirilir.

Emre ve Elçin'in dizi tahminleri

Emre: Succession’ın üçüncü sezonunun ilk ikisi kadar iyi olmadığına katılıyorum. Hatta bence ödül için Severance ya da Squid Game daha öne çıkıyor bu yıl. Yine de ödül Succession’ın olacak gibi geliyor. 

Elçin: Aslında bu bizde olmayan platformların yapımlarını konuşmasak keşke hiç, gelsinler kardeşim onlar da! Ben Severance izlemedim. Ama tabii tavşan dağa küsmüş misali platformu protesto ettiğim için değil. İlk bölümünü izledim sadece ve devam etmedim sonra. Kasıtlı olarak değil de araya başka şeyler girdi, merak da etmedim. Etmeli miyim?

Emre: Genelde Netflix ve HBO dizilerini, hatta şimdi Disney+ sayesinde Hulu dizilerini takip eden daha çok insan olduğu için Apple TV+ dizileri böyle gölgede kalabiliyor. Benim favorim o aslında. Ofis yaşamı ve "gerçek hayatı" ayrı tutmak ve bu ayrımın verimliliği üzerine bir distopya inşa ediyor. Hikâyesi sürükleyici, yönetmenlik çok başarılı, karakterler derin yazılmış, final bölümü muhteşem… Bence izlemelisin o yüzden. Bir ara da herkes Squid Game konuştu, sosyal medyada kolektif izlenen ve birkaç günde tüketilen dizilerden biri hâline geldi. Bense Squid Game’i aylar sonra, tüm o sohbetten uzak bir şekilde, hiçbir şey bilmeyerek izleme lüksünü tattım. Yine de beklentilerim çok yükselmişti, o yüzden çok da tatmin etmedi beni. Squid Game bir de Primetime Emmy Ödülleri’nde ana kategorilerde varlığı bu kadar belirgin olan ilk “yabancı dildeki” dizi. Hak ediyor mu sence bu kadar ilgiyi, onu bu kadar özel yapan şey nedir?

Elçin: Bütün dünyanın fakirleştiği, %1’le aranın açılmaktan öte uçuruma döndüğü bir zamanda herkes kendinden bir şey bulabildi herhalde bu yarışmacı karakterlerde. Bunun dışında Netflix etkisinden söz etmemek mümkün değil, çünkü altyazılı dizi/film izlemeyi her yerde yaygınlaştırıyor. Hak ediyor mu bu ilgiyi… Valla etmiş demek ki, artık neredeyse izlediğimizi bile unutmuşken Emmy adayı oldu. 

Emre ve Elçin Teşvikiye sokaklarında; bolca Succession, Severance ve The White Lotus övdükleri Emmy sohbetinin ortasında, Fotoğraf: Deniz Sabuncu

Emre: Better Call Saul da büyük finalini yaptı ama aslında bir önceki sezonuyla yarışıyor. Sence finalin bu seneye etkisi olur mu yoksa bir sonraki seneyi mi beklerler?

Elçin: Bu konuda tahminde bulunamam ama ben olsam bu yıl verirdim Bob Odenkirk’ün ödülünü. Gerçi sen böyle bir örnek daha olduğundan bahsetmiştin galiba değil mi, dizi bittikten sonraki yıl ödüllendirilen? 

Emre: Evet, Better Call Saul’a çok da uzak bir dizi değil hatta, Breaking Bad. (Telefonundan IMDb’yi kontrol ediyor.) Gerçi Bryan Cranston’ı da diziyi de daha önce ödüllendirmişler. Ama 2013 yazında yayımlanan sezon tam bir sene sonrasında 2014’teki törende hem dizi hem de üç oyuncusu güzel bir vedayla ödüllendirilmiş. Oyuncu demişken, herhangi bir kategorideki oyuncu adaylarından iki kişinin ödüllendirilmesini garantileyebilecek olsan bunlar hangi iki oyuncu olurdu? 

Elçin: Yürüyen, konuşan, hatta partileyen bir ızdırap anıtını sanki canlandırmayan da bizzat yaşayan Jeremy Strong (Succession) ve şöyle bir geri dönüp baktığımızda Hollywood’un kafamıza kazınmış ‘eski güzel filmlerinin’ çoğunda yer almış, içinde olduğu her işi güzelleştirmiş ve 1993 yapımı Tales of the City ile de benim kişisel tarihimde özel bir yeri olan Laura Linney (Ozark). 

Emre ve Elçin'in drama kategorisinde iyi oyuncu tahminleri

Emre: Laura Linney'nin kazanması için ben de dilek çemberine katılabilirim. Peki Ted Lasso sevmeyenler olarak komedi cephesindeki alternatifimiz nedir?

Elçin: Buna Abbott Elementary diyelim o zaman. Sitcom'la aramı düzeltmek için bir ilkokulun öğretmenler odasına toplanmış ‘süper kahramanlar’ gerekiyormuş demek.

Emre: Kesinlikle! Daha ilk bölümünden kahkahalarla güldüğüm sitcom sayısı azdır. Genelde birkaç bölüm izleyip karakterlere ısınınca gülmeye başlarım. Ama Abbott Elementary daha ilk bölümden çok güldürdü beni. Mini-dizilere gelecek olursak, ben bu sene mini dizileri The White Lotus haricinde hiç takip edemedim. Benim gibi fırsat bulamamış olanlara törenden önce bir ya da iki mini-dizi adayı önersen bunlar hangileri olurdu ve tabii neden?

Elçin: Bu sene The White Lotus dışındaki mini dizilerin hepsinin gerçek hayat hikâyeleri olmasına ne diyorsun peki! Ben gerçek hayatın her zaman her türlü kurgudan daha çarpıcı olduğunu söylerim. Bu dizilerin dördünü de yani Dopesick, The Dropout, Inventing Anna ve Pam and Tommy’yi öneririm esasen. Ama tek bir tane dersen içlerinde dizi olarak en az öne çıkan Inventing Anna’yı söylerim. Bu çağda, habire kendine yepyeni bir hayat kurarak insanları sömüren böyle sosyopatlarla karşılaşmak o kadar mümkün ki… İbretle izleyiniz (Gülüyor).

Emre ve Elçin'in komedi dalında en iyi oyuncu tahminleri


74. Primetime Emmy Ödülleri töreni 12 Eylül Pazartesi'yi 13 Eylül Salı’ya bağlayan gece TSİ 03:00’da gerçekleşecek. Türkiye'de töreni canlı yayınlayan bir televizyon kanalı bulunmuyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

📺 74. Primetime Emmy Ödülleri

Elçin Yahşi’yle 74. Primetime Emmy ödülleri sohbeti, Soderbergh’in Rear Window güzellemesi, Kenny Beats’in ilk solo albümü Louie.

09 Eyl 2022

İBB Kültür AŞ ile birlikte
NBCU PHOTO BANK

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Instadocs: Kendi canavarlarını yaratan çağ sıcağı sıcağına kayıt altında

Adalet, gerçeklik ve güvenlik sarsılırken yapay zeka yeni bir faili sahneye çıkarıyor. Netflix'in "Instadocs" serisi, kendi yarattığı sistemlerle yüzleşmek zorunda kalan insanlığın hikayesini anlatıyor.

Instadocs: Kendi canavarlarını yaratan çağ sıcağı sıcağına kayıt altında
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Dünya edebiyatının zarif devrimcileri: 'Latin Amerika Patlaması' üzerine

Süleyman Doğru'nun dilimize kazandırdığı "Latin Amerika Patlaması - Boom Mektupları", kitabın editörlerinin imece usulü yazdığı "giriş" yazısı, yaklaşık 207 mektup ve mesaj, yazarların birbirleriyle yaptıkları söyleşiler, eserleri hakkında kaleme aldıkları deneme, eleştiri ve makalelerle bizi Latin Amerika ve İspanyolca edebiyatın dört çığır açan isminin dünyasına davet ediyor.

Soner Can

·

15 Eki 2026

Dünya edebiyatının zarif devrimcileri: 'Latin Amerika Patlaması' üzerine
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Likya mirasının izinde imece usulü festival: Kaş Tiyatro Günleri

“Likya Kültürel Mirası” temasıyla 15-18 Ekim’de beşinci kez düzenlenen Kaş Tiyatro Günleri, bu yıl Kaş’ın yanı sıra Myra ve Patara’ya da uzanıyor. Festivalin kurucularından, Kaş Çevre ve Kültür Derneği Başkanı Ahmet Murat Akoy ve gönüllü destekçi Aslınur Sarıca’yla tiyatronun, ekolojik mücadelenin ve birlikte üretmenin açtığı alanı konuştuk.

Ilgaz Gökırmaklı

·

13 Eki 2026

Likya mirasının izinde imece usulü festival: Kaş Tiyatro Günleri
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali: 'Yerel, küçük, yavaş'

Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali’nin etkinlik koordinatörü Nigar Mat ile festivalin yerelle kurduğu bağı, adanın ekolojik sorunlarını ve dayanışmayla bir festival sürdürmenin koşullarını konuştuk.

Emre Eminoğlu

·

12 Eki 2026

Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali: 'Yerel, küçük, yavaş'
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bir neslin geçmişiyle buluşması: Çilekeş 16 yılın ardından yeniden sahnede

Çilekeş, Epifoni Organizasyonu ile 16 yıl sonra orijinal kadrosuyla sahneye döndü. Grup yalnızca eski şarkılarını çalmadı, kolektif bir kitlenin parçası olmamızı da sağladı.

Eda Solmaz

·

12 Eki 2026

Bir neslin geçmişiyle buluşması: Çilekeş 16 yılın ardından yeniden sahnede