Bir yol araştıran IOC: Paris 2024

Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
Spor ve siyaset arasındaki ilişki benzersiz bir şekilde zor; sporla siyasetin ayrı düşünülemeyeceğini söyleyen var, bunlar tamamen birbirinden ayrı olmalıdır baş edemiyoruz çünkü diyen var. Belki de en uluslararası spor sahnesi olan olimpiyatlarda IOC (Uluslararası Olimpiyat Komitesi) bugünlerde büyük bir krizle uğraşıyor. Rus ve Belaruslu sporcuların Paris 2024’te yer alıp almayacağı yukarıdaki çıkmaz tartışmanın cevaplarıyla belli olacak. Rusya ve Belarus’un Paris Olimpiyatları’na katılmasına kim karar verecek?
IOC’nin Rusya ve Belarus’tan sporcuların tarafsız bayrak altında yarışmalarını gündeme getirmesi tartışmalara neden oldu. Şubat ayında yapılan acil bir zirvenin ardından Rus ve Belaruslu sporcuların Paris Olimpiyatları'ndan men edilmesi yönünde artan bir baskı var.

Olimpiyat Komitesi üyeleri/The Game
IOC kısa süre önce Rusya ve Belarus vatandaşı sporcuların Paris'te yarışmalarına izin vermek için "bir yol araştıracağını" duyurdu ve hiçbir sporcunun sadece pasaportları nedeniyle yarışmasının engellenmemesi gerektiğini belirtti. "Hükümetler hangi sporcuların hangi yarışmaya katılıp hangilerinin katılamayacağına karar vermemeli." diyerek açıklama yaptı.
- Daha önce herhangi bir sporcunun pasaport sebebiyle yarışması engellenmedi mi?
1964’te IOC’nin, bağımsızlığını yeni kazanan sosyalist ülkelerce 1963’te düzenlenen GANEFO’ya (Games of the Newly Emerging Forces, Yeni Yükselen Güçler Oyunları) katılan atletleri Yaz Olimpiyatları’na kabul etmeyeceğini duyurması, Kuzey Kore, Çin ve Endonezya’nın Tokyo’ya atlet göndermemesine neden oldu. IOC geçmişte benzer örnekleri başka şekillerde çözdüğünü düşünmüştü. Olimpiyat tarihinde sporcular pasaportları, kimlikleri, cinsiyetleri yüzünden birçok kez engelle karşılaştı.
IOC’ye danışmalık yapan Birleşmiş Milletler uzmanı Alexandra Xanthaki, savaş suçu işlememiş sporcuların 2024 Paris Olimpiyatları’na katılmasına izin verilmesi yönünde görüş bildirdi. Xanthaki ‘Tarafsız sporcular’ olarak nitelendirilen ve hiçbir savaş suçuna dahil olmamış sporcuların yarışabilmesi gerektiğini dile getirdi.
- IOC'nin Yugoslavya örneği:
IOC açıklamasında 1992’de yapılan Barselona Olimpiyatları'nda iç savaşın yaşandığı ve o zaman Yugoslavya olarak bilinen ülkenin sporcularına yönelik uygulamadan örnek verdi. Birleşmiş Milletlerin yaptırım uygulayıp Yugoslavya’yı temsil eden sporculara yasak getirmesine rağmen ‘bağımsız sporcuların’, 1992 Barcelona Olimpiyatları’nda yarışmasına izin verildiğine dikkat çekildi.
Kim karar verecek?

Thomas Bach, Volodymyr Zelensky/CNN
Uluslararası spor etkinliklerine kimin katılacağına ulusal hükümetlerin karar vermemesi gerektiğini söyleyen Uluslararası Olimpiyat Komitesi başkanı Thomas Bach, yönetim kurulu toplantısına başkanlık etti. Bach, “Bir yarışmaya kimin katılacağına siyaset karar veriyorsa, o zaman spor ve sporcular siyasetin araçları haline gelir” dedi.
“O zaman sporun birleştirici güçlerini aktarması imkansız. Politik olarak tarafsız olmalıyız ama apolitik olmamalıyız. Siyasetin dünyayı yönettiğini iyi biliyoruz. Aldığımız kararların siyasi sonuçları olduğunu çok iyi biliyoruz ve bunu düşüncelerimize dahil etmeliyiz” dedi.
Bach, spor etkinliklerine kimin katılıp katılamayacağına hükümetlerin karar vermemesi gerektiği konusunda haklı ancak bu karar mekanizması için IOC'nin nasıl bir önlem aldığı merak konusu. Zelensky ya da başka bir durumda Putin'e karşı yetkilerini kullanıp, kimin katılıp katılmayacağına biz karar vereceğiz diyebiliyorlar mı? Sporcuların bir yıldır müsabakalara katılamadığı durumda asıl görüşmeler ve görüşler sporcularla sağlanmalı. Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ilk aylarında sporcuların üzerindeki yaptırım son derece netti ve IOC kararını vermişti.
- Ukrayna Başkanı Zelensky ne diyor?
Ukrayna Şubat ayında Rus ve Belaruslu sporcuların rekabet etmesine izin verilirse, ülkenin gelecek yaz yapılacak Paris Olimpiyatları'nı boykot etme tehdidini yinelemişti. İki ülkeden sporcuların yarışmasına izin verilmesi olasılığı, bununla IOC'nin dünyaya 'terörün bir şekilde kabul edilebilir' olduğunu göstereceğini iddia eden Ukrayna başkanı Volodymyr Zelensky tarafından eleştirildi. “Öldürmelerin ve füze saldırılarının olduğu bir Olimpiyat sporu varsa, hangi milli takımın birinci olacağını bilirsiniz” dedi. “Terör ve Olimpizm iki zıt şeydir, birleştirilemezler.”
Rusya ve Belarus’un men edilmesini destekleyen ülkeler
İngiltere, Rus sporcuların Paris Olimpiyatları'ndan men edilmesini talep eden 35 ülke arasında.
- Polonya Spor Bakanı Kamil Bortniczuk, Rusya ve müttefiki Belarus’un rekabet etmesine izin verilirse 40 kadar ülkenin Paris'te yer almayı reddedebileceğini söyledi.
- Estonya boykot edeceğini söylerken, Çek Olimpiyat Komitesi pazartesi günü Rusya'nın katılımına karşı olduğunu ancak boykot etmeyeceğini söyledi.
- İskandinav ülkelerinin olimpiyat komiteleri, Rus ve Belaruslu sporcuların Paris'te yer almasına karşı olduklarını açıkladılar.
- İsveç, Norveç, Danimarka, Finlandiya ve İzlanda komiteleri yayımladıkları ortak bir bildiride, “Rus ve Belaruslu sporculara ve yetkililere uluslararası spor katılımlarını açmama konusunda kararlıyız” dedi.
- ABD de boykotu destekliyor.
Ülkelerin endişesi
Geçtiğimiz temmuz ayında 30'dan fazla ülkeden oluşan grup, tarafsız olarak yarışacak sporcuları desteklediğini söyleyen bir bildiri yayınlamıştı.
Ancak pazartesi günü “Rusya ve Belarus’ta spor ve siyaset iç içe geçmiş durumda. Rus ve Belaruslu Olimpiyat sporcularının - IOC'nin kendi ülkeleri ile özdeşleşmeme koşulları altında - devletleri tarafından doğrudan finanse edildikleri ve desteklendikleri (profesyonel tenisin aksine) 'tarafsız' olarak rekabet etmelerinin ne kadar mümkün olduğuna dair güçlü endişelerimiz var.” açıklamasında bulundu.
“Rus atletler ve Rus ordusu arasındaki güçlü bağlar da endişe verici. Bu nedenle, toplu yaklaşımımız hiçbir zaman sadece milliyet temelinde ayrımcılık olmadı, ancak bu güçlü kaygıların IOC tarafından ele alınması gerekiyor.”
Şubat 2022'nin sonlarında Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin başlamasından bu yana, Rusya ve Belarus vatandaşı sporcular çoğu uluslararası spor etkinliğinden men edilmişti. 2022 yılında Elmas Lig, Wimbledon, Büyük Britanya sınırları içinde 2022 yılında düzenlenecek turnuvalara ve Pekin Kış Paralimpik Oyunları’na sporcular katılamamıştı.
Daha da öncesine gitmemiz gerekirse; Rusya zaten 2014 Soçi Olimpiyatları'nın ardından devlet eliyle gerçekleştirilen sistematik dopingden suçlu bulunmuş ve uluslararası organizasyonlardan men edilmişti. Spor Tahkim Mahkemesi (CAS), doping suçlamaları nedeniyle Rusya'nın herhangi bir dünya şampiyonasında ismini, bayrağını ve marşını kullanmasını yasakladı. Dünya Dopingle Mücadele Kurumu (WADA) Rusya'yı dört yıl boyunca düzenlenecek olan tüm büyük spor organizasyonlarından men edilmesiyle Rusya 2020 Tokyo Olimpiyatları'na ve Katar 2022 Dünya Kupası'na katılamadı. Bu yasaklardan ziyade yeni açıklanan kararla; doping skandalına karışmadığını ispat edebilen Rusya vatandaşı sporcular, Olimpiyat bayrağı altında tarafsız olarak müsabakalara katılabilecek. Bu yazıyı yazarken Wimbledon da bu yıl Rusya ve Belarus vatandaşı oyunculara izin vermeyi planladığını açıkladı. Sporcular diğer turnuvalardaki gibi tarafsız bir şekilde katılım sağlayabilecekler.
Boykotlu olimpiyatlar

Boykot her ne kadar siyasi bir eylem olsa da sonuçta sporcuların profesyonel alanda kendi işlerini yapmalarına bir engel yaratılmış oluyor. Spor tarihinde boykotun çeşitli halleri olduğu gibi bunların nasıl tanımlanması gerektiği de kafa karışıklığı yaratıyor. Punto geçtiğimiz sene "günümüzden ve geçmişten spor tarihindeki boykot olaylarını" ele almıştı.
- 1976 Montreal: 16 Afrika ülkesi oyunları boykot etti. 1976’da Montreal’de düzenlenen Olimpiyatlar'a karşı Afrika ülkelerinin öncülüğünde, Güney Afrika’nın süregiden apartheid rejiminin uluslararası izolasyonunun bir sonucu olarak örgütlenen boykottu. Apartheid 30 yıl men edilmişti. Dolayısıyla 1948-1994 yılları arasında Apartheid rejiminden mağdur olanlar arasında Türk kökenli Güney Afrikalı Müslümanlar da vardı.
- 1980 Moskova: 1979 yılında Sovyetler Birliği'nin Afganistan'ı işgal etmesini protesto eden ve ABD'nin başını çektiği 64 ülke Moskova'yı protesto etti. 1980 Moskova Olimpiyat Oyunları’na sadece 80 ülke katıldı.
- 1984 Los Angeles: Dört sene sonra bu defa ABD'de yapılan olimpiyatları Doğu Bloku ülkeleri boykot etti. SSCB'nin önderliğinde aralarında Doğu Almanya ve Küba'nın bulunduğu 13 ülke olimpiyatlara katılmadı.
Boykotlar işe yarıyor mu?
1980 Moskova Olimpiyatları boykotunun SSCB’nin dış politikası üzerinde herhangi bir etkisi olmadı, ülkeden gelen askerler 1989'a kadar Afganistan'da kaldı. Boykot sporcular için etkisiz fakat sporcuya kesilen bir ceza anlamına geliyor. Olimpiyatlara katılmak bir sporcu için kariyerlerinde önemli bir aşama ve bundan men ediliyorlar.
Olimpiyat boykotları içerisinde yukarıda da bahsettiğim Montreal Olimpiyatları'nda apartheid rejimine karşı Güney Afrika'ya boykotu gibi başarılı örnekler var. Öte yandan spor etkinlikleri dünya çapında bir ülkenin imajını şekillendirmede ve ona uluslararası tanınırlık kazandırmada büyük rol oynar bu yüzden de temsiliyet önemlidir. Ancak diplomatik ilişkilerin yönetilememesi, IOC’nin bu durumda sporcuyu ve haklarını koruyamadığını düşündürüyor. Herhangi bir boykotun savaşı ya da politikayı değiştirememiş olması bunun siyasi ya da diplomatik bir tepki olmaktan çıktığını da göstermez.
Bu durumlarda olimpiyat yetkililerinin ve devlet başkanlarının sporcunun temsiliyetini göz ardı ettiğini söylemek mümkün. IOC açıklamalarında her ne kadar sporu ve sporcuyu önemsediklerini dile getirse de boykot örnekleriyle dolu olimpiyat tarihinde hala bunun için bir yol düşünülmemiş. Olimpiyatlara bir yıl kala Rus ve Belaruslu sporcuların ne yapacağını tartışır durumdalar ama yine de “tamamen kendi takdirine bağlı olarak ve önceki olimpiyat elemelerindeki sonuçlardan bağımsız olarak” Paris Olimpiyatları’nda sporcularla ilgili son karar hala IOC'ye ait olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Punto Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Rusya ve Belarus’un 2024 Paris Olimpiyatları’na katılmasına kim karar verecek?
01 Nis 2023

YAZARLAR

Burcu Biçer
Editor @ Punto

Punto
Punto, gazetecilikten beslenirken, spor kültürünü şekillendiren olayları neden ve sonuçlarıyla geniş perspektiften ele alır. Futbol, tenis, atletizm, voleybol ve basketbol başta olmak üzere tüm atletik branşların etrafında gelişen hikayeler, gelen kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR



