Bond, James Bond

007'nin beyaz perdedeki 60. yaşı.
Bond, James Bond

14 Ekim - Başkent Kültür Yolu Festivali - Duende
Başkent Kültür Yolu Festivali ile birlikte

78 farklı mekân, 629 etkinlik: Başkent Kültür Yolu Festivali Mariza konserinden bir kare T.C Kültür Bakanlığı bünyesinde gerçekleştirilen Kültür Yolu Festivalleri, 2021’in ekim ayında İstanbul Beyoğlu Kültür Yolu Festivali ile başladı, 2022 yılında Ankara’da Başkent Kültür Yolu Festivali’nin eklenmesiyle devam etti. 2022 eylül ayı itibarıyla Beyoğlu Kültür Yolu ve Başkent Kültür Yolu’na, Çanakkale’de Troya Kültür Yolu ve Diyarbakır’da Sur Kültür Yolu ile Konya Mistik Müzik Festivali de dâhil oldu. 1 Ekim ’de Ankara’da başlayan Başkent Kültür Yolu Festivali ’nin sanat dolu programı tüm hızıyla devam ediyor. Başkent Kültür Festivali kapsamında bugüne kadar 78 farklı mekânda 629 etkinlik gerçekleşti. Festival 23 Ekim’de son bulacak . Konser programı: ● Süperstar Ajda Pekkan , 20 Ekim’de Türkçe Pop’un efsaneleşmiş şarkılarıyla CSO Ada Ankara sahnesinde olacak. ● Genç yetenek Sena Şener , güçlü sesiyle 22 Ekim’de Ankara Kale Kapısı’nda hayranlarıyla buluşacak. ● İspanya’nın en özel seslerinden Luz Casal , 22 Ekim’de CSO Ada Ankara’da klasikleşmiş şarkıları yorumlayacak. ● Ünlü müzisyen Yusuf İslam / Cat Stevens , 23 Ekim’de festivalin son konserinde en ünlü şarkılarını seslendirmek üzere CSO Ada Ankara’da olacak. Film gösterimleri: Festival kapsamında 21 Ekim’e kadar Bizim Büyük Çaresizliğimiz , Duvarların Ardında ve Düttürü Dünya gibi filmler CSO Ada Ankara Mavi Salon’da izleyicilerle buluşacak. Başkent Kültür Yolu Festivali ’nin sergi, konser, tiyatro ve atölye gibi farklı etkinliklerden oluşan programının tamamını incelemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsin.

Daha fazlasını öğren

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İki yıl önce bir sinema quizi hazırlarken, “İçkisini karıştırılmış değil, çalkalanmış içen MI6 ajanı” diye bir soru yazdığımı ve soruları zorluklarına göre ayırırken bunu hiç düşünmeden “kolay” kategorisi altına eklediğimizi hatırlıyorum. Ian Fleming’in satırlarında bir edebiyat karakteri olarak doğan ve Britanya Gizli Servisi MI6’e bağlı çalışan 007 kodlu ajan, bundan tam 60 yıl önce 1962 yapımı Dr. No filmiyle sinema dünyasının en tanınmış karakterlerinden birine dönüştü: Evet, James Bond’un sinema yolculuğu 60 yaşında!

Dr. No (1962) | Kaynak: Kundura Sinema

En son geçtiğimiz yıl No Time to Die ile buluştuğumuz, Eon Productions yapımı James Bond serisi, 1962’den bugüne çekilen 25 filmle sinema tarihinin en uzun soluklu projesi. Sıradaki James Bond’un kim olacağı tartışıladursun, 60 yıl ve 25 film boyunca ona hayat veren aktörler arasında efsanevi isimler var: Sean Connery (1962-1967 ve 1971, 6 film), George Lazenby (1969, 1 film), Roger Moore (1973-1985, 7 film), Timothy Dalton (1987-1989, 2 film), Pierce Brosnan (1995-2002, 4 film) ve Daniel Craig (2006-2021, 5 film). Serinin kendi evrenini ve dünyalarını yarattığıysa bir gerçek. Kovalamaca sahnelerine fon olan dünyanın (Türkiye’nin de birkaç kez dâhil olduğu) köşeleri, son teknoloji ürünü silah ve otomobiller, “Bond kızları”, çoğunlukla Avrupa sinemasının popüler oyuncularının bedeninde canlanan “kötü adamlar" ve dahası.

Geçtiğimiz güz Daniel Craig’e veda eden, İtalya’dan Norveç’e uzanan sahneleriyle soluk kesen, Hans Zimmer’in notalarıyla ve Billie Eilish’in Oscar ödüllü şarkısıyla müzikal bir şölen de yaşatan No Time to Die’la ana akım sinemaya dair en sevdiğim şeylerden olduğunu hatırladığım serinin 60. yılı olduğunu Beykoz Kundura’dan gelen bir e-postayla fark ediyorum: James Bond’un sinemadaki 60. yılını kutlayacak seçkisi “60 Yaşında: Bond, James Bond”, Kundura Sinema’da başlıyor!” 

Dr. No (1962) | Kaynak: Kundura Sinema

MGM Stüdyoları’nın serinin 60. yıl kutlamalarına özel restore ettiği yenilenmiş kopyalarından gösterileceği bu program, utanarak söylüyorum, Brosnan öncesine dair tek bir Bond filmi izlememiş biri olarak benim için büyük bir şans gibi geliyor.

İzlediğim ilk Bond filmini düşünüyor, hakkında pek bir şey hatırlamadığımı fark ediyorum: Tomorrow Never Dies. Ama Madonna’nın kılıç kuşandığı Die Another Day’i, Daniel Craig’in vinçler üzerinde koşturduğu Casino Royale’i, şu ana kadar izlediğim en iyi Bond filmi Skyfall’u gayet iyi hatırlıyorum. Peki acaba, Kundura Sinema’nın programının da harekete geçirmesiyle geçmişe dönmek, eksiklerimi kapamak istesem nereden başlamalıyım? Ya da sen bu yazının harekete geçirmesiyle Bond evreninin enginlerinde kaybolmak istediysen, nereden başlamalısın? İşte burası beni aşıyor. Bilenlere soruyorum:

Geçenlerde bir sinema sohbeti sırasında James Bond hayranı olduğunu öğrendiğim sinema yazarı ve akademisyen Melis Behlil’in kapısını çalıyorum önce: En sevdiği Bond filmini sorduğumda Melis duraksamadan “Skyfall” diyor, “ ‘Farklı bir Bond’ fikrini biraz oturtabildikleri, daha gerçek bir karakter sunan, aksiyonu yerinde bir Bond. Üstelik Eminönü’nden Adana’ya kovalamacalı açılış sahnesi var!” Hemfikir olmamız beni sevindirse de aradığım yanıt bu değil, benim derdim eskilere gitmek. Melis, benim gibi eski Bond filmlerini ilk kez izleyecek ve Kundura Sinema’nın programından yalnızca tek bir film izlemeye vakti olanlar için On Her Majesty’s Secret Service’i öneriyor: “Lazenby’li tek Bond olduğu için bazen arada kaynıyor ve bence yeterince değeri bilinmiyor. Ancak hem ilk defa Bond’un değişmesiyle nasıl başa çıktıklarını hem de Bond’u daha gerçek bir karakter hâline getirme çabalarının ilk örneklerini görmek için izlemeye değer.”

Melis’in “en” Bond’ları: 

  • Film: Skyfall (2012)
  • Bond: Pierce Brosnan
  • Şarkı: Nobody Does It Better (yazan: Marvin Hamlisch ve Carole Bayer Sager, seslendiren: Carly Simon - The Spy Who Loved Me [19779])
  • “Kötü Adam”: Richard Kiel (Jaws - The Spy Who Loved Me (1977), Moonraker [1979])
  • “Bond Kızı”: Halle Berry (Jinx - Die Another Day [2002])

From Russia with Love (1963) | Kaynak: Kundura Sinema

Bond evreninin sadece sinemasına değil müziklerine de hayran olduğumdan bir müzisyene de danışmadan geçmeyeyim diyorum. Film müzikleri de besteleyen müzisyen Taner Yücel’le de önce müzikten konuşuyoruz. “James Bond serisinin müzik kullanımı, tema müziği ve yıllar içinde değişen film müzikleri için ne düşünüyorsun?” Diyor ki, “Yeni filmleri izlemesem de çoğu soundtrack albümünü merakla dinliyorum, albümünü dinlediğim film hakkında bilgim olmasa bile. Sonuçta bunlar maddi başarı amacı güden filmler oldukları için büyük klişelere dayanmak zorundalar. […] Eskiyi öven, nostaljici insanlardan olmak istemem ama bence yeni filmlerin müzikleri eskilerin yakınından geçemiyor maalesef. Kesinlikle kötü değiller ama bu bir Bond konsepti ise zaten eski bir konsept. Arada eski temayı hatırlatmalar kullanmasalar Batman mi izliyoruz yoksa Marvel aleminden bir film mi ayırt edilemiyor bence. […] Bond film müzikleri, gizli ajan filmleri müzik kullanımlarını da birçok müzik tarzını da etkilemiştir döneminde. Pek çok surf müzik grubu yorumlar ve çalar Bond film müziklerini döneminde. Şu an duyduğumuz şeyler daha endüstriyel şeyler.” 

En sevdiği müziklerin hangi Bond filminde olduğunu sorduğumdaysa Taner’in pikabının yanından bir fotoğraf geliyor, elinde Thunderball (1961) fliminin John Barry imzalı soundtrack albümünün plağı var.

Goldfinger (1964) | Kaynak: GQ

Taner’in “en” Bond’ları:

  • Film: Goldfinger (1964)
  • Bond: Sean Connery
  • Şarkı: From Russia with Love (yazan: Lionel Bart, seslendiren: Matt Monro - From Russia with Love [1963])
  • “Kötü Adam”: Bob Simmons (Jacques Bouvar - Thunderball [1965] )
  • “Bond Kızı”: Grace Jones (May Day - A View to a Kill [1985])

Son durağım Beykoz oluyor. Programın ev sahibi ve Beykoz Kundura Kültür Sanat Direktörü S. Buse Yıldırım’a soruyorum: “Kundura Sinema’nın programı, Brosnan ve Craig dışındaki Bond’larla hiç tanışmamış olanlar için harika bir fırsat gibi gözüküyor. Programda sadece bir film izleyebilecek birine nereden başlamasını önerirsin?” Buse, seriyi başlatan “Dr. No” ve dönemin Soğuk Savaş politikasını en iyi yansıtan film olduğunu düşündüğü ve tabii eski İstanbul’u görme fırsatı da sunan “From Russia with Love” arasında kalıyor. 

Buse’nin “en” Bond’ları:

  • Film: GoldenEye (1995)
  • Bond: Pierce Brosnan
  • Şarkı: GoldenEye (yazan: Bono ve Edge, seslendiren: Tina Turner - GoldenEye [1995])
  • “Kötü Adam”: Donald Pleasance (Blofeld - You Only Live Twice [1967])
  • “Bond Kızı”: Monica Bellucci (Lucia Sciarra - Spectre [2015])

Beykoz Kundura'da geçtiğimiz hafta sonu Dr. No (1962) ve From Russia with Love (1963) ile başlayan ve bu hafta sonu Goldfinger (1964) ve Thunderball (1965) ile  devam eden 60 Yaşında: Bond, James Bond programı, toplam 11 filmin gösteriminin ardından 25 Aralık'ta sona erecek.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

👞 Bond'un 60. yaşı, Björk'ün mantarları

Sinemasın 007'si Bond'un 60. yaşı kutlaması, Björk'ün yeni albümü Fossora, Louis Garrel'ın distopyası.

14 Eki 2022

From Russia with Love

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?

Renata Salecl, birçok kitabında neden sonuç bağlamında gündeminde tuttuğu neoliberalizm değişmezini, yeni kitabı "Kabalık Çağı"nda da pergelin sabit ayağı olarak kullanıyor. Bireyselden toplumsala yeni liberal düzenin yarattığı sosyal erozyonu incelerken deyim yerindeyse çuvaldızı hem dayatılmış neoliberal düzene hem de onun heveslisi, faili, sürdürücüsü ve kurbanı durumundaki günümüzün şaşkın bireyine batırıyor.

Soner Can

·

14 Eyl 2026

Renata Salecl'ten 'Kabalık Çağı': Nezaketsizlik bu çağın yeni normali mi?
DuendeDuende

HİKAYE

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine

Virtüöz davulcu Jojo Mayer, “ME/MACHINE” projesi ile geçen Cuma akşamı Terminal Kadıköy’ün içinde bulunan Komünite’de sahne aldı ve akustik davul ile yapay zekayı aynı sahnede gerçek zamanlı bir diyaloğa soktuğu canlı bir performans sundu. Mayer ile insan-makine etkileşimli benzersiz müzik deneyimi konuştuk. Sanatçı, teknolojiden korkmak yerine onu müziğine nasıl adapte ettiğini anlattı.

Eda Solmaz

·

14 Eyl 2026

Makinelere karşı değil onunla aynı sahnede: Jojo Mayer ile ME/MACHINE üzerine
DuendeDuende

HİKAYE

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları

Dying for Sex’te (2025) yaralı, öfkeli ve arzularıyla var olabilen bir kadın yaratan Elizabeth Meriwether, Furious’ta da kadın öfkesinin başka bir yüzüne bakıyor. Dizinin üç kadın karakterinin öfkeleri aynı yerden doğmuyor, aynı biçimde dışarı vurulmuyor ve onları aynı yola götürmüyor. Fakat üçü de kendilerinden önce başka kadınların taşıdığı öfkeden bir parça devralıyor. İlk sezon sona erdiğinde geriye tek bir kadının intikamından çok daha fazlası kalıyor: Kuşaktan kuşağa, bedenden bedene dolaşan ve kendisine başka başka yollar arayan bir kadın öfkesi.

Tuba Büdüş

·

14 Eyl 2026

Furious: Öfkenin kadından kadına aktarılan kanatları
DuendeDuende

HİKAYE

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi

Sadakatsizliğe uğramak insanın eğitimiyle, yaşıyla, güzelliğiyle, zekasıyla ya da ne kadar “iyi bir partner” olduğuyla açıklanabilecek bir şey değil. Yine de insan böyle bir şey yaşadığında çoğu zaman suçu kendisinde arıyor. Oysa bu soruların çoğunun sebebi kontrolümüz dışında gelişen bir olayı yeniden kontrol edilebilir hâle getirme çalışmamız. "Sadakatsizlikle nasıl başa çıkarım?" diye düşünenler için üç kitap.

Aslı Perker

·

11 Eyl 2026

Bibliyoterapi'de bu hafta: Sadakatsizlikle başa çıkmaya çalışanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende

HİKAYE

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?

"Anatomy of a Fall"un Oscar ödüllü senaristi Arthur Harari, yeni filmi "The Unknown"da beden değiştirme motifini fotoğraf, kent hafızası ve kimlik üzerine tekinsiz bir bilmeceye dönüştürüyor.

Emre Eminoğlu

·

11 Eyl 2026

'The Unknown': Bir bedeni aynı insan yapan nedir?