Bozayıların kaşındığı ağaçlar güvende

AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
Sarıkamış, Kars’taki ormanlarda yaşayan bozayıların rahatlama ve kaşınma ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılan ağaçlar ve bu ağaçların 50 metrelik çevresi, doğa ve hayvanların korunması amaçlı olarak kesimden muaf tutulacak.
- Durum ne?: Sarıkamış Ormanlarındaki Yırtıcı Etoburların Araştırması çerçevesinde, özellikle bozayıların ve diğer yaban hayvanlarının ormanda kaşınmak için kullandıkları ağaçların bulunduğu bölgelerde ağaç kesimi gerçekleştirilmeyecek.
- Bir adım geri: Proje; KuzeyDoğa Derneği, Iğdır ve Koç Üniversiteleri’yle Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün işbirliğiyle yürütülüyor.

Fotoğraf: HaberTürk
- Takip nasıl sağlanıyor?: Literatürde göç edebilen tek bozayı türü olarak kaydedilen ve Türkiye’nin en büyük kara yırtıcısı olarak tanımlanan Sarıkamış bozayıları, gizli kamera yerleştirmeleri yardımıyla ormanda izlenmeye devam ediliyor.
- Bir adım ileri: KuzeyDoğa Derneği’nin bilim koordinatörü Emrah Çoban, proje sürecinde bozayıların kaşındığı belirtiler ve izler ararken bu eylemi tespit ettiklerini belirtti. Ayrıca, bu ağaçların bozayılar tarafından nasıl seçildiği konusu üzerindeki araştırmaların hâlâ devam ettiğini ekledi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
AngstHer cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Minimalizm sadece eşyaları azaltmakla mı ilgili?
07 Tem 2023

YAZARLAR

Angst
Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Yıllar geçtikçe sorumluluklar, kariyer, statü ve güvenlik uğruna bir zamanlar karşı çıktığımız düzenin parçası olurken verdiğimiz tavizler giderek alışkanlıklara, alışkanlıklar da karakterimize dönüşebiliyor. Gündüz Vassaf’tan Étienne de La Boétie’ye, Žižek’ten Byung-Chul Han’a uzanan düşünsel bir hat üzerinden, düzenin dışına çıkamasak bile ona bütünüyle teslim olmadan kendimize ait özgürlük alanları yaratmanın önemi üzerine...



