Bugün günlerden PPK


Deprem bölgesindeki sürdürülebilir yaşamın destekçisi: Garnier
Garnier deprem bölgesindeki sürdürülebilir yaşamın destekçisi Uçtan uca sürdürülebilirlik yaklaşımı kapsamında hayata geçirdiği Green Beauty girişimiyle değer zincirinin her aşamasındaki olumsuz çevresel etkileri azaltmayı ve dönüştürmeyi…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, politika faizini belirleyeceği yılın dördüncü toplantısını bugün gerçekleştirecek. Seçim öncesi son PPK toplantısı olması sebebiyle önem taşıyan toplantıda, politika faizinin %8,5’te sabit tutulması bekleniyor.
💉 Hatırlatma dozu: Anadolu Ajansı Finans, Foreks, BloombergHT ve dış kaynaklı anketlerden politika faizinde bir değişim yaşanmayacağı beklentisi çıkmıştı. 28’i finansal sektörde görev yapan 40 profesyonelin yanıtlarıyla derlenen ve TCMB tarafından yayımlanan Piyasa Katılımcıları Anketi’nin nisan ayı sonuçlarında da önümüzdeki üç ay dahil olmak üzere benzer bir beklenti söz konusu.
Kurul’un kararı saat 14.00’te ilan edilecek. Basın duyurusunda yer alacak detaylar ise her zaman olduğu gibi büyük önem taşıyor.
💉 Hatırlatma dozu: 23 Mart tarihinde gerçekleştirilen ve politika faizinin %8,5 düzeyinde sabit tutulmasına karar verilen toplantının duyuru metninde mevcut faiz seviyesinin gerekli toparlanmayı desteklemek için yeterli olduğu ifadesi yer alıyordu.
💾 Cep bilgisi: Yarın gerçekleştirilecek toplantının özeti 3 Mayıs tarihinde açıklanacak. Bir sonraki PPK toplantısı ise 25 Mayıs tarihinde gerçekleştirilecek. TCMB Mayıs ayında ayrıca yılın ikinci Enflasyon Raporu (4 Mayıs) ile Finansal İstikrar Raporu’nu (18 Mayıs) da açıklayacak.
Diğer Merkez Bankaları
TCMB'nin kararı beklenirken, büyük merkez bankalarına ilişkin yorumlar da gündemde kendine yer buldu.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Konseyi üyesi ve Hırvatistan Merkez Bankası Başkanı Boris Vujcic, verdiği mülakatta çekirdek enflasyondaki güçlü seyrin devam ettiğine işaret ederek ECB’nin faiz artırımlarına devam etmesi gerektiğini söyledi. Başkan, bu tutumun kalıcı bir trend değişimi yaşanana dek korunması gerektiğini ifade etti.
4 Mayıs tarihinde gerçekleştirilecek ve politika faizinin gözden geçirileceği toplantıda en az 25 baz puan artırım yapılacağı tamamen fiyatlanmış durumda. Kurumun daha şahin üyeleri 50 baz puanlık artırımdan yana olduklarını ifade etmekle birlikte, piyasa fiyatlamaları mayıs, haziran ve temmuz aylarında 25’er baz puan artırım yapılması senaryosunu öne çıkartıyor.
💾 Cep bilgisi: Avro Bölgesi’nde manşet enflasyondaki düşüş seyri devam etmekle birlikte, gıda, enerji ve alkol/tütün ürünleri hariç olarak hesaplanan çekirdek enflasyon Haziran 2022’den bu yana (kasım ayında %5 ile sabit kalması haricinde) artıyor. Çekirdek enflasyon bu süre zarfında %3,7’den %5,7’ye ulaştı. Para politikasının etkinliğini yansıtan ana göstergelerden biri olan çekirdek enflasyondaki artış, ECB yetkililerinin ısrarlı faiz artırımı taleplerinin altında yatan temel sebep olarak kabul edilebilir.
Avro Bölgesi’nde yer almayan İsveç’te ise merkez bankası politika faizini piyasa beklentilerine paralel olarak 50 baz puan daha artırdı ve %3,5’e yükseltti. Faiz artırımı serisine Nisan 2022’de başlayan kurumun %8,0 seviyesinde bulunan manşet enflasyonda gevşeme trendi güçlenene dek artırımlara devam etmesi bekleniyor.
Avrupa Birliği’nin eski üyesi İngiltere’de ise merkez bankası baş ekonomisti Huw Pill, hanehalkının reel olarak fakirleştiğini ve insanların bunu kabul ederek ücret artışı talebinde bulunmaması gerektiğini söyledi. Enflasyonun beklenenden daha uzun ve yüksek bir seyirde yol aldığını ifade eden Pill bu durumun gerekçelerinden birinin Rusya ile yaşanan enerji krizi olduğunu söyledi.
💉 Hatırlatma dozu: Ülkede manşet enflasyon %10,1; politika faizi ise %4,25 seviyesinde bulunuyor.
Ülkesinin para politikası seti hakkında yorum yapan bir diğer isim de ABD hazine eski bakanı Lawrence Summers oldu. Summers, %2 seviyesindeki uzun vadeli enflasyon hedefine ulaşılmasının ekonominin belirgin şekilde yavaşlaması ön koşuluyla gerçekleşebileceğini ifade etti. Summers ayrıca Fed’in attığı adımların verim eğrisinin gerisinde kalmasının kredibilite kaybına sebep olduğunu ve 3 Mayıs tarihinde 25 baz puanlık artırımın doğru karar olacağını ancak sonraki toplantılar hakkında kredi koşullarındaki sıkılaşma sebebiyle netlik olmadığını söyledi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu seçim öncesi son toplantısını bugün gerçekleştirecek.
27 Nis 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Bu hafta yurt içinde Eylül ayı işgücü ve dış ticaret istatistikleri ile üçüncü çeyrek turizm gelirleri öne çıkarken, yurt dışında Fed, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) faiz kararları ön planda.
26 Eki 2026

Küresel endeks sağlayıcılarının Türkiye'ye bakışı sertleşmeye devam ediyor. Haziran ayında MSCI'ın uyarısıyla başlayan süreç, temmuzda S&P DJI'ın Türkiye'yi izleme listesine almasıyla devam etti. Ağustosta FTSE Russell Türk hisselerine yönelik endeks güncellemelerini erteledi. Üç kurumun da aksiyonu fiili dolaşım oranlarının güvenilirliği, hissedar şeffaflığı ve bazı küçük ölçekli şirketlerle ilişkili fonlar üzerinden yapıldığı düşünülen koordineli işlemlere dayanıyor.

Küresel piyasalarda enflasyon dinamikleri, tahvil getirileri ve hisse senedi performansı arasındaki ilişki son dönemde dikkat çekici bir ayrışma sergiliyor. ABD'de enflasyonun beklentilerin üzerinde gelmesine ve Hazine tahvili getirilerinin yüksek seviyelerde seyretmesine rağmen, hisse senedi piyasalarının hala dirençli kalması öne çıkıyor.

AB’nin yeni “Made in Europe” kuralları, AB’den ayrılan İngiltere’yi içeride tutarken otuz yıllık Gümrük Birliği ortağı Türkiye’yi dışarıda bırakıyor. Bu tercihin ardında bir aidiyet ve rekabet kaygısı var. Türkiye’nin yanıtı rica değil, mütekabiliyet olmalı.

Türkiye ile Suriye arasında, savaş yıllarında büyük ölçüde atıl kalan sanayi tesislerinin yeniden faaliyete geçirilmesi ve yeni sanayi bölgelerinin kurulması için uzun zamandır geniş kapsamlı bir hazırlık yürütülüyor. Son dönemde açıklanan projeleri birlikte değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin Suriye’de üç ayaklı büyük bir yatırım planı uygulamaya hazırlandığı görülebiliyor



