Çalışırken yaşamayı unutmamak


Fibabanka’da dört mevsim Kiraz mevsimi Birikim yapmak; kararlılık, strateji, sabır ve ne gerektirir? Cevap Fibabanka ’dan geliyor: “Kiraz Hesap gerektirir” . Çünkü Kiraz Hesap birikim alışkanlıklarına avantaj katıyor, ihtiyacınız olan nakdi dilediğiniz gibi kullanmanızı sağlıyor. Size özel %56 faiz oranıyla Kiraz Hesap ’ın avantajlarla dolu dünyasına katılarak siz de her mevsim Kiraz Hesap’lı olmanın tadını çıkarabilirsiniz. İlk adım; Görüntülü Bankacılık ile Fibabanka müşterisi olmak ve saniyeler içerisinde Kiraz Hesap’ınızı açmak. Sonrasında avantajlar, kolaylıklar ve birikimler sizi bekliyor. Kiraz Hesap nedir? Vadesiz hesabın özgürlüğü ile vadeli hesabın getirisini birleştiren günlük bir hesap. Biriktirirken kazandıran, kazandırırken günlük bankacılık işlemlerinizi vade sonu beklemeden yapmanıza imkân sağlayan avantajlı bir hesap. Hesabım beni değil ben hesabımı yönetmek istiyorum diyenlerdenseniz o zaman siz de Kiraz Hesap’a hoş geldiniz . Neden Kiraz Hesap? 90 gün boyunca %56 Hoş Geldin faizinden yararlanırken Fibabanka Ekstra Kazan programı ile vadeniz bozulmadan yapacağınız yatırım ve bankacılık işlemlerinizle %3,50’ye varan ek faiz daha kazanabilir, faizinizi de kendiniz belirleyebilirsiniz. Üstelik havale, EFT ve FAST işlemleriniz 7/24 ücretsiz . Dört mevsim Kiraz mevsimi yaşamak için Kiraz Hesap başvuru formunu buradan doldurabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Yoğun iş temposu ve özellikle sosyal medyada sıkla altı çizilen “başarılı olmaya mecbur hissetme hali”, günümüzde pek çok kişinin iş tarafından domine edilmiş bir yaşamı sorgusuz sualsiz kabullenmesine yol açıyor. Fakat uzmanlara göre iş ve kişisel yaşam arasında denge kuramamak, sağlık üzerinde önemli etkiler yaratıyor. Compare the Market’tan Steven Spicer, bu etkilerin stres, anksiyete bozukluğu, kilo kaybı, kilo alımı ve tükenmişlik sendromu gibi birçok olumsuz belirtiyle kendini gösterebileceğine işaret ediyor.
Çözüm önerisi: Keyif alınan boş zamanlara sahip olabilmenin önemine dikkat çeken Spicer; iş yaşamında yoğun dönemler geçiren, düzenli olarak geç saatlere kadar çalıştığını fark eden ve sürekli olarak stresli ve endişeli hissetmeye başlayan çalışanların bir adım geri atıp iş-yaşam dengesini korumaya odaklanması gerektiğini söylüyor.
Peki ama nasıl? Compare the Market Avustralya, iş-yaşam dengesini korumaya yönelik atılması gereken adımları 3 maddede özetliyor. Tüm bu maddelerin özünde ise kişinin hem kendisi hem çalışma arkadaşlarına ilişkin sınır koyabilme kabiliyeti yatıyor. Bu sınırlar, kişisel ve profesyonel yaşamı ayrı tutmaya büyük oranda yardımcı oluyor.
- Uzmanlara göre yeri geldiğinde görevleri başkalarına devretmeyi öğrenmek, iş-yaşam dengesini korumada önemli bir rol oynuyor. Üzerinde çok fazla sorumluluk olduğunu fark eden ve işlerini yetiştirmek için sürekli geç saatlere kadar çalışan bir kişinin yapması gereken ilk şeyin, görevleri çalışma arkadaşları, yöneticileri veya çalışanlarına devretmek olduğu ifade ediliyor.
- Yıllık tatili atlamamak da iş-yaşam dengesini korumada hayati bir önem taşıyor. Tatiller, çoğu zaman çalışanların rahatlaması, zihinlerini sıfırlaması, yeniden enerji kazanması ve işe enerji dolu bir şekilde geri dönmesine olanak tanıyor. Bu nedenle tatil için herhangi bir planı olmayan çalışanların bile izinleri atlamadan kullanması öneriliyor. Uzmanlar, gün içerisinde yapılacak kısa molaların da zihnin sıfırlanması açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.
- İş ve kişisel yaşam zamanları arasında net sınırlar oluşturmak da denge kurmada önemli bir etken… Bu noktada uzmanlar, belli bir saatte bilgisayarı kapatmak ve telefondan iş iletişiminin kurulduğu kanallara erişmiyor olmanın bir çözüm oluşturabileceğini dile getiriyor. Çoğu zaman “Hayır” demek, hem çalışanlar hem patronlar için oldukça zor olabiliyor. Fakat sektör uzmanları, düzenli olarak çalışma saatleri dışında iletişime geçilmesi veya iş-yaşam dengesini tehlikeye atabilecek ekstra sorumluluklar verilmesi durumunda “Hayır” demenin oldukça önemli olduğunu vurguluyor.
Perspektif: İzinler, mevzuat, çalışma saatleri ve ücretlendirme gibi farklı parametreleri analiz eden Compare the Market Avustralya, iş-yaşam dengesi konusunda en iyi 5 ülkenin sırasıyla İspanya, Lüksemburg, Fransa, Hollanda ve Finlandiya olduğuna işaret ediyor.
- Analiz ayrıca, Almanların yılda ortalama 1,340 saat ile en az çalışma saatine sahip ulus olduğuna işaret ediyor. Listenin ilk 3 sırasında Almanları, sırasıyla Danimarkalılar ve Norveçliler takip ediyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Elon Musk gününü nasıl geçiriyor? S&P Global, Türkiye’nin kredi notunu yükseltti. BBVA, Banco Sabadell’i satın almak için 12 milyar avro teklif etti. FDA, süt ürünleri işçilerinin kuş gribi açısından yüksek risk altında olduğunu açıkladı.
06 May 2024

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Polaroid, üst üste ikinci yaz kampanyasını da yapay zeka karşıtı hissiyata ayırdı. Markanın sahillerdeki billboardlara yerleştirdiği reklamları "Veri merkezleri hepsini içip bitirmeden gidip denize atla" diyor; "yapay zekanın parmaklarımızın arasındaki kumu üretip üretemeyeceğini" sorguluyordu. Peki teknoloji liderlerinin kendilerini "tastewashing" ile yeniden paketlemeye çalıştığı bir dönemde markaların yapay zekayla mesafesi nasıl inandırıcı olur?

Ticaret Bakanlığı, yerli üretimi desteklemek ve cari açığı azaltmak amacıyla pek çok ithal üründe ek gümrük vergisi oranlarını artırdı. Her ne kadar bu düzenlemeler iç pazarda Çin ürünlerinin oluşturduğu haksız rekabetten kaynaklanan dezavantajları gidermeye yönelik olsa da, tüketiciye etkisinin zam olarak yansıyacağı beklentisi hâkim. Kur baskısıyla ithalatın üretmeye göre daha avantajlı olduğu Türkiye’de alınan bu kararların enflasyonla mücadeleye, cari açığın düşürülmesine ve yerli üretime etkileri ne olacak?

Türkiye’de kurumsal dönüşüm yönetimi denince akla ilk gelen isimlerden biri olan Burhan Karaçam’ın "Değişim, İnsan, CEO" kitabı, yakın zamanda okuruyla buluştu. Yeni kitabı vesilesiyle Aposto editörleriyle biraraya gelen Karaçam, yöneticilik serüveninden çıkardığı en önemli dersleri ve geleceğin yöneticilerine tavsiyelerini paylaştı.

Yıllarca bir girişimin ciddiyetini ölçmenin en kestirme yolu ekip büyüklüğüydü. "Kaç kişisiniz?" sorusu aslında "Ne kadar gerçeksiniz?" demekti. Yapay zeka, bu denklemi sessizce bozdu. Bugün en hızlı büyüyen şirketlerin bazıları, bir toplantı odasına sığacak ekiplerle yönetiliyor. Peki küçük bir ekip nasıl büyük iş çıkarıyor ve bu modelin görünmeyen bedeli ne?

Bugüne kadar liderlikle ilgili binlerce kitap ve makale yazıldı; pek çok farklı liderlik tanımı yapıldı. Yapılan onca tanımın içinde sanırım çoğunluğun hemfikir olduğu bir açı var: Kurumsal hayatta liderlik “insanlardan en yüksek verimi alabilmekle” ilgili. Bu verimlilikte doğru sorulara odaklanmanın payı da büyük.



