Çanlar kimin için çalıyor?


Emlakta güncel haberler, ev için faydalı bilgiler: Zingat Blog
Türkiye’de gayrimenkul alanında oldukça sınırlı veri ve bilgi bulunuyor, bu esnada doğru olmayan bilgiyle de sıkça karşılaşılabiliyor. Bu soruna karşılık “Emlak.
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
2022'nin sonuna yaklaşırken birçok büyük şirketin koridorlarında "2022 Sürdürülebilirlik Raporu'nun" ayak sesleri duyulmaya başladı. Dünyanın her köşesinden şirketler dünyaya verdikleri zararı azaltmak ve gezegenimizi kurtarmak için ne kadar çok çalıştıkları bir yılı geride bıraktıklarının raporunu paylaşmaya hazırlanıyor. Bu esnada denetim ve danışmanlık şirketi Ernst & Young, tüm dünyada şirketlerin karbon saydamlığı alanındaki raporlamalarını değerlendiren EY Küresel İklim Riski Beyan Barometresi'nin 2022 versiyonunu yayımladı. EY'ın raporu, günümüzde şirketlerin iklimden kaynaklı etkileri açıklamak için daha fazla çaba harcamasına rağmen karbon saydamlığı konusunda birçoğunun hâlâ harekete geçmediğini ortaya koyuyor. İklime etkileri hakkında raporlama yapan şirketlerin sayısında büyük artış olsa da bu, raporlama kalitesine yansımıyor. Ancak yine de şirketlerin son yıllarda büyük bir yol kat ettiğini söylemek mümkün. Kimi zaman şirketlerin sürdürülebilirlik adımlarının pazarlama faaliyetlerinin bir parçası haline getirdiği düşünülse de şirketler iklim risklerini azaltmak konusunda harekete geçmek zorunda ve geçiyor, çünkü her geçen gün ödeyecekleri bedel artıyor.
Çok değil, bundan birkaç yıl önce yalnızca şirketlerin iklime verdiği zararı ve iklim üzerindeki etkilerini konuşuyorduk. Ancak şimdi madalyonun diğer yüzü de giderek belirgin hale geliyor ve şirketler iklimin kendileri üzerindeki etkisine de odaklanıyor.
İklim değişikliği şirketleri nasıl etkiliyor?
"İklim riskini" küresel ısınmanın işletmeler üzerindeki olumsuz fiziksel ve finansal etkileri olarak açıklamak mümkün. Peki şirketler hangi iklim etkileri konusunda endişelenmeli?
Maddeleri saymaya iklim değişikliğinin doğrudan etkileriyle başlayabiliriz. Seller, kuraklıklar, yangınlar ve artan sıcaklık, dünya genelinde ekonomilere şimdiden zarar veriyor. Örneğin Teksas merkezli, dünyanın en büyük telekomünikasyon şirketlerinden AT&T son birkaç yıldır iklim değişiminden kaynaklandığını düşündüğü doğal felaketlerin oluşturduğu zararı telafi etmek için 874 milyon dolarlık bakım ve onarım harcaması yapmak durumunda kaldı.
Finansal risklerse, hammaddelerin ve diğer emtiaların artan fiyatlarını ifade ediyor. Kuraklık suyun fiyatını yükseltebilir; iklimle ilgili düzenlemeler enerji maliyetini artırabilir. Ayrıca yukarıdaki örnekte olduğu iklim değişikliğinin yarattığı tahribat için de şirketlerin finansal harcamaları artacaktır.
Öte yandan, iklim değişikliğinin etkileri sadece fiziksel ve finansal etkilerle de bitmiyor; aynı zamanda iş dünyası için çalışma ortamını yeniden şekillendiriyor ve hükümetlerden, düzenleyicilerden, yatırımcılardan, halktan giderek artan yüksek sesli değişim çağrılarıyla düşük karbon ekonomisine geçişi teşvik ediyor.
İklim risklerinin şirketlere kestiği ağır faturaların örnekleriyse her sektörde kendini gösteriyor:
- Tedarik zinciri kesintisi: 2021'de Malezya'da iklim değişikliğinin yol açtığı belirtilen bir tayfun, üretimin durma noktasına gelmesine neden oldu. Malezya, ABD tarafından ithal edilen yarı iletkenlerin çoğunu paketlediğinden, tayfun bazı ABD merkezli otomobil üreticilerinin operasyonlarını durdurmasına yol açtı.
- Daha yüksek maliyetler: 2019 ve 2020'de Avustralya'daki orman yangınları 18 milyon hektardan fazla araziyi yaktı ve sigorta şirketlerinin tazminat ödemelerinde 1,3 milyar dolara mal oldu.
- Ulaşımda aksama: Ren Nehri, Avrupa'nın en önemli ulaşım kanallarından biri. Son yıllarda kuraklıklar rekor düzeyde düşük su seviyelerine yol açarak çelik şirketlerinin ürün sevkiyatını ve turizm şirketlerinin nehir yolculuklarını engelledi.
- Yiyecek kıtlığı: Artan hava sıcaklıkları, dünyanın pek çok bölgesinde gözlemlenen yağış oranlarının azalması tarımda ve gıda üretiminde aksamalara neden oluyor.
- Düzenleyici risk: Bu olumsuz etkiler artmaya devam ettikçe kamuoyu baskısı artıyor ve hükümetler harekete geçmeye başlıyor.
İklim değişikliği dünyada hemen hemen her sektörü ve bölgeyi etkiliyor, ancak iklim finansmanlarının çoğu uyum için değil, hafifletme içindi. Azaltma iklimi dengelese dahi, iklim değişikliğinin etkileriyle yaşamaya devam edeceğiz. Karşılabilecek iklim risklerini en aza indirmek için şirketler de çeşitli adımlar atmak ve iklim değişikliğine uyum sağlamak zorunda. Peki bu uyum nasıl sağlanacak?
Kaçınılmaz gerçek: Adaptasyon
İklim değişikliğine uyum, iklim değişikliğinin şirketin üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak için harekete geçmek veya potansiyel fırsatlardan yararlanmak anlamına geliyor. İklim değişikliği zaten şirketleri etkilediğinden adaptasyon da kaçınılmaz bir gerçek haline geliyor. Bu mücadelede pek çok uyum seçeneği mevcut ve öngörülen iklim değişikliği etkilerinin yönetilmesine yardımcı olmak için kullanılabilir, ancak bunların uygulanması yönetişim ve karar alma süreçlerinin kapasitesine ve etkinliğine bağlı.
Bu satırları okuduktan sonra "Ne yapılabilir ki?" sorusu kafasında dönüp durmaya başlayanlar için karbon emisyonunun en büyük nedenlerinden olan veri merkezlerinin attığı adımlara göz atmakta fayda var. Örneğin bazı şirketler, emisyonları azaltmak için üretilen ısıyı yeniden kullanmaya çalışıyor. Amazon, İrlanda’da evlere ısı sağlamak için veri merkezleri tarafından üretilen ısıyı geri dönüştürüyor. Meta Danimarka'da ısıyı yeniden kullanıyor: 1 veri merkezinden üretilen ısı 6 bin 900 evi ısıtma kapasitesine sahip.
Ayrıca şirketler, değer zincirinin her noktasında "net sıfır emisyon" hedefleri ve sürdürülebilirliği işin merkezine koymak gibi yaklaşımlarla iklim krizini durdurmaya katkıda bulunabilir. Aslında küresel ısınmayı durdurmak, şirketlerin kendilerine çevrilmiş oku durdurmasının da tek çaresi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in deyişiyle iklim cehennemine giden bir otoyoldayız. Peki şirketler sürdürülebilirlik yolculuklarının başarıya ulaşması için neler yapmalı? Artan iklim risklerine adaptasyon için nasıl adımlar atıyorlar?
11 Kas 2022

YAZARLAR

İrem Özbay
Writer @ Pareto

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.




