75. Cannes Film Festivali'nin ardından

28 Mayıs'ta sonlanan 75. Cannes Film Festivali'nden öne çıkan notlar.
75. Cannes Film Festivali'nin ardından

3 Haziran - Odeabank - Duende
Odeabank ile birlikte

Odeabank’ın Eşit Masallar ’ı Türkiye turnesinde

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 25. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında, " Bu İşte Bir Kadın Var " teması altında ilk kez tiyatro sahnesinde sergilenen Eşit Masallar projesi Türkiye turnesine çıkıyor.

Daha fazlasını öğren →

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

Cannes Film Festivali, dünyanın neresinde olursa olsun sinemayı seven, sinemayla ilgilenen ve sinema sektöründe çalışan herkesin bir gün gitmeyi hayal ettiği bir festival. Dünyanın en prestijli film festivali olarak anılması, festivali her yıl dünyanın önde gelen yönetmenlerinin yeni filmlerine ve keşfedilmeyi bekleyen sürpriz isimlerin ilk ya da ikinci filmlerinin geçit törenine dönüştürüyor. 

75. yaşını kutlayan festival, bu yıl 17-28 Mayıs tarihleri arasında düzenlendi. Festivalden geriye radarımıza eklenen, merakımızı arttıran, ödülleriyle sevindiren filmler kaldı. İşte bunlardan bazıları:

George Miller’ın Three Thousand Years of Longing filminde Türkiye’den Ece Yüksel, Zerrin Tekindor, Oğulcan Arman Uslu, Erdil Yaşaroğlu ve Burcu Gölgedar da rol alıyor
Fotoğraf: Li Yang


Yarışma Dışı: Cruise, Swinton, Hanks

Festivalin yarışma dışı gösterimleri, ilk haftada en az Altın Palmiye için yarışan filmler kadar konuşuldu. Tom Cruise (Top Gun: Maverick), Tilda Swinton ve Idris Elba (Three Thousands Years of Longing), Tom Hanks ve Austin Butler (Elvis) gibi yıldız isimler kırmızı halıda büyük ilgi gördü. 

Top Gun’ın 36 yıl sonra gelen (ülkemizde de geçtiğimiz hafta gösterime giren) filminin özel gösteriminde Tom Cruise’a takdim edilen Altın Palmiye ödülü ve George Miller’ın epik filmi Three Thousand Years of Longing’in kadrosunda Türkiye’den Ece Yüksel, Zerrin Tekindor, Oğulcan Arman Uslu, Erdil Yaşaroğlu ve Burcu Gölgedar gibi isimlerin yer alması, festivalin sürprizleri arasındaydı.

Belirli Bir Bakış bölümünde gösterilen Kurak Günler'in senarist ve yönetmeni Emin Alper'le film ekibi, "Free Çiğdem Mater/Çiğdem Mater’e Özgürlük" yazısıyla poz verdi 
Fotoğraf: Joe Maher


Belirli Bir Bakış: Kurak Günler

Emin Alper’in yazıp yönettiği Kurak Günler filmi, 75. Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde gösterildi. Selahattin Paşalı ve Ekin Koç’un başrollerini paylaştığı filmin ekibi, “Free Çiğdem Mater / Çiğdem Mater’e Özgürlük” yazılı kartonlarla poz vererek mesaj yolladı.

Atandığı küçük kasabadaki ilk cinayet soruşturması sırasında siyasi bir gerilimin ortasına çekilen genç bir savcının yaşadıklarını konu alan filmin yalnızca Belirli Bir Bakış ödülü için değil, kuir ve LGBTİ+ temalı filmlerin değerlendirildiği Queer Palm ödülü için de aday olması, filmin içeriği hakkında ipuçları verdi.

Ruben Östlund, Triangle of Sadness filmiyle, ikinci kez Altın Palmiye’nin sahibi oldu
Fotoğraf: Dominique Charriau


Ödüller: Altın Palmiye Ruben Östlund’un

Cannes Film Festivali’nin büyük ödülü Altın Palmiye, 2017’deki festivalde de aynı ödülü The Square filmiyle kazanan yönetmen Ruben Östlund’un oldu. Charlbi Dean Kriek, Harris Dickinson ve Woody Harrelson’ın başrollerini paylaştığı Triangle of Sadness hakkında, sinema yazarı Öykü Sofuoğlu şöyle diyor: 

Film boyunca yerden yere vurduğu kitlenin rahat kadife koltuklarında filmi izleme ve kendilerine gülme ayrıcalıklarına sahip insanların ta kendileri olmasındaysa talihsiz bir ironi var sanki. 

Östlund, bu ödülü ikinci kez kazanarak, tarihte kendisi dışında sadece 8 yönetmenin başardığını başarmış ve ismini Francis Ford Coppola, Emir Kusturica, Dardenne Kardeşler, Michael Haneke ve Ken Loach gibi yönetmenlerin arasında yazdırmış oldu.

Vincent Lindon’un başkanlığı üstlendiği jüri bir hayli zorlanmış görünüyor — festivalin ikincilik ve üçüncülük ödülleri denilebilecek Jüri Büyük Ödülü ve Jüri Özel Ödülü’ndeki beraberlikler bunun kanıtı. Jüri Büyük Ödülü Lukas Dhont’un Close ve Claire Denis’nin Star at Noon, Jüri Özel Ödülü'yse Jerzy Skolimowski’nin EO ve Felix van Groeningen'le Charlotte Vandermeersch’in The Eight Mountains filmlerine layık görüldü.

Park Chan-wook, Decision to Leave'le En İyi Yönetmen seçilirken Song Kang-ho (Broker) ve Zar Amir-Ebrahimi (Holy Spider) oyunculuk ödüllerinin sahibi oldu. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende
∙

BÜLTEN SAYISI

∙

PREMIUM'A ÖZEL

🚩 75. Cannes Film Festivali, Türkiye'de konser iptalleri

75. Cannes Film Festivali çıktıları; Yola Devam incelemesi; Florence + The Machine'in yeni albümü Dance Fever; Türkiye'de konser iptalleri.

03 Haz 2022

Odeabank ile birlikte
🚩 75. Cannes Film Festivali, Türkiye'de konser iptalleri

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende
∙

HİKAYE

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi

Yaşlanmakla yaşlı rolünü oynamak birbirinden farklı şeyler. Yaşlanacağız. Bedenimiz değişecek. Fakat bedenimizin değişmesiyle kişiliğimizin, arzularımızın ve dünyayla kurduğumuz ilişkinin belirli bir kalıba sokulması arasında da zorunlu bir bağ yok. Yaşlanmaktan korkanlar için üç kitaplık bir reçete.

Aslı Perker

·

23 Eki 2026

Bibliyoterapide bu hafta: Yaşlanmaktan korkanlar için kitap reçetesi
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış

Charlotte Wells’in "Aftersun", Joachim Trier’in "Sentimental Value" ve Rodrigo Sorogoyen’in "El ser querido" filmleri, baba-kız ilişkisinin üç farklı dönemine ve üç ayrı duygusal biçimine bakıyor. Birinde geçmişe dönerek babasını anlamaya çalışan bir kız, diğerinde geçmişin yükünü bugünkü ilişkilerine taşımış iki kız kardeş, bir diğerindeyse yıllar sonra yeniden karşılaşıp eski hesapları açan bir baba-kız.

Mehmet Sindel

·

23 Eki 2026

Sevginin kusurlu mirası: Çağdaş sinemada baba-kız ilişkisine üç farklı bakış
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?

Lance Oppenheim’ın yeni filmi "Primetime" Chris Hansen’ın televizyon dünyasını güçlü oyunculuklarla yeniden kurarken reyting hırsının insani bedellerini ve gösterinin etik sınırlarını incelemekte yüzeysel kalıyor.

Emre Eminoğlu

·

23 Eki 2026

Primetime: Reyting uğruna her şey gösteriye dönüşebilir mi?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?

Kültürel mirası turizmin hizmetine sokmak başka şey; turizmi kültürel mirasın daha derin ve daha sürdürülebilir biçimde deneyimlenmesine aracılık edecek şekilde tasarlamak başka. İkisini birbirine karıştırdığımızda eser kolayca bir logoya, bir hediyelik eşyaya veya sosyal medyada tüketilen bir görsele dönüşebilir.

Özge Şimşek

·

22 Eki 2026

Riace Bronzları'ndan Türkiye’ye bir müze ekosistemi: Bir müze nerede biter?
DuendeDuende
∙

HİKAYE

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar

Ölenlerin eşyalarını dağıtıyoruz ama telefonlarımızda sesleri, mesajları, görüntüleri kalıyor. Sandra Wollner’ın "Her Defa" filminden hareketle, kapıya konan ayakkabılardan cevap beklediğimiz mesajlara uzanan yas hâlleri üzerine düşünceler.

Yasemin Kaya

·

22 Eki 2026

Yas üzerine düşünceler: Ayakkabılarını aldılar, mesajları kaldı yadigar