75. Cannes Film Festivali'nin ardından


Odeabank’ın Eşit Masallar ’ı Türkiye turnesinde İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 25. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında, " Bu İşte Bir Kadın Var " teması altında ilk kez tiyatro sahnesinde sergilenen Eşit Masallar projesi Türkiye turnesine çıkıyor. Nedir? Toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının küçük yaşta geliştiğine inanarak çocuklar eşit bir yarına uyansın diye Dünya klasiği masalları eşitlikçi bir bakış açısıyla yeniden yorumlayan Odeabank ve Can Yayınları, Eşit Masallar ’ı ortaya koyuyor. Turne yolculuğuna 14 Mayıs’ta Kayseri’de başlayan ve sonrasında Konya, Gaziantep, Hatay şehirlerinde sahne alan oyun 11 Haziran’da İzmir’de, 12 Haziran’da Muğla ve Bodrum’da, 18 Haziran’da Adana’da ve 19 Haziran’da Mersin’de sahnede olacak. Bugün: Masallardaki toplumsal cinsiyet kalıplarına alışılmışın dışında yorumlar getirerek hem çocukların hem büyüklerin ufkunu açan Eşit Masallar, 2-5 Haziran tarihleri arasında Odeabank sponsorluğunda düzenlenen Bergama Tiyatro Festivali kapsamında bugün saat 18:00’de Bergama Sokakları’nda sahne alacak. Gelecek program: Turnenin devamında Bergama’dan İstanbul’a gelecek olan oyun, 4 Haziran Cumartesi günü saat 11.30’da, 5 Haziran Pazar günü ise 11.00’de KüçükÇiftlik Park’ta gerçekleşecek Yaratıcı Çocuk Festivali ’ nde izleyicilerle buluşacak.
Daha fazlasını öğren →
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Cannes Film Festivali, dünyanın neresinde olursa olsun sinemayı seven, sinemayla ilgilenen ve sinema sektöründe çalışan herkesin bir gün gitmeyi hayal ettiği bir festival. Dünyanın en prestijli film festivali olarak anılması, festivali her yıl dünyanın önde gelen yönetmenlerinin yeni filmlerine ve keşfedilmeyi bekleyen sürpriz isimlerin ilk ya da ikinci filmlerinin geçit törenine dönüştürüyor.
75. yaşını kutlayan festival, bu yıl 17-28 Mayıs tarihleri arasında düzenlendi. Festivalden geriye radarımıza eklenen, merakımızı arttıran, ödülleriyle sevindiren filmler kaldı. İşte bunlardan bazıları:

George Miller’ın Three Thousand Years of Longing filminde Türkiye’den Ece Yüksel, Zerrin Tekindor, Oğulcan Arman Uslu, Erdil Yaşaroğlu ve Burcu Gölgedar da rol alıyor
Fotoğraf: Li Yang
Yarışma Dışı: Cruise, Swinton, Hanks
Festivalin yarışma dışı gösterimleri, ilk haftada en az Altın Palmiye için yarışan filmler kadar konuşuldu. Tom Cruise (Top Gun: Maverick), Tilda Swinton ve Idris Elba (Three Thousands Years of Longing), Tom Hanks ve Austin Butler (Elvis) gibi yıldız isimler kırmızı halıda büyük ilgi gördü.
Top Gun’ın 36 yıl sonra gelen (ülkemizde de geçtiğimiz hafta gösterime giren) filminin özel gösteriminde Tom Cruise’a takdim edilen Altın Palmiye ödülü ve George Miller’ın epik filmi Three Thousand Years of Longing’in kadrosunda Türkiye’den Ece Yüksel, Zerrin Tekindor, Oğulcan Arman Uslu, Erdil Yaşaroğlu ve Burcu Gölgedar gibi isimlerin yer alması, festivalin sürprizleri arasındaydı.

Belirli Bir Bakış bölümünde gösterilen Kurak Günler'in senarist ve yönetmeni Emin Alper'le film ekibi, "Free Çiğdem Mater/Çiğdem Mater’e Özgürlük" yazısıyla poz verdi
Fotoğraf: Joe Maher
Belirli Bir Bakış: Kurak Günler
Emin Alper’in yazıp yönettiği Kurak Günler filmi, 75. Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde gösterildi. Selahattin Paşalı ve Ekin Koç’un başrollerini paylaştığı filmin ekibi, “Free Çiğdem Mater / Çiğdem Mater’e Özgürlük” yazılı kartonlarla poz vererek mesaj yolladı.
Atandığı küçük kasabadaki ilk cinayet soruşturması sırasında siyasi bir gerilimin ortasına çekilen genç bir savcının yaşadıklarını konu alan filmin yalnızca Belirli Bir Bakış ödülü için değil, kuir ve LGBTİ+ temalı filmlerin değerlendirildiği Queer Palm ödülü için de aday olması, filmin içeriği hakkında ipuçları verdi.

Ruben Östlund, Triangle of Sadness filmiyle, ikinci kez Altın Palmiye’nin sahibi oldu
Fotoğraf: Dominique Charriau
Ödüller: Altın Palmiye Ruben Östlund’un
Cannes Film Festivali’nin büyük ödülü Altın Palmiye, 2017’deki festivalde de aynı ödülü The Square filmiyle kazanan yönetmen Ruben Östlund’un oldu. Charlbi Dean Kriek, Harris Dickinson ve Woody Harrelson’ın başrollerini paylaştığı Triangle of Sadness hakkında, sinema yazarı Öykü Sofuoğlu şöyle diyor:
Film boyunca yerden yere vurduğu kitlenin rahat kadife koltuklarında filmi izleme ve kendilerine gülme ayrıcalıklarına sahip insanların ta kendileri olmasındaysa talihsiz bir ironi var sanki.
Östlund, bu ödülü ikinci kez kazanarak, tarihte kendisi dışında sadece 8 yönetmenin başardığını başarmış ve ismini Francis Ford Coppola, Emir Kusturica, Dardenne Kardeşler, Michael Haneke ve Ken Loach gibi yönetmenlerin arasında yazdırmış oldu.
Vincent Lindon’un başkanlığı üstlendiği jüri bir hayli zorlanmış görünüyor — festivalin ikincilik ve üçüncülük ödülleri denilebilecek Jüri Büyük Ödülü ve Jüri Özel Ödülü’ndeki beraberlikler bunun kanıtı. Jüri Büyük Ödülü Lukas Dhont’un Close ve Claire Denis’nin Star at Noon, Jüri Özel Ödülü'yse Jerzy Skolimowski’nin EO ve Felix van Groeningen'le Charlotte Vandermeersch’in The Eight Mountains filmlerine layık görüldü.
Park Chan-wook, Decision to Leave'le En İyi Yönetmen seçilirken Song Kang-ho (Broker) ve Zar Amir-Ebrahimi (Holy Spider) oyunculuk ödüllerinin sahibi oldu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
75. Cannes Film Festivali çıktıları; Yola Devam incelemesi; Florence + The Machine'in yeni albümü Dance Fever; Türkiye'de konser iptalleri.
03 Haz 2022

YAZARLAR

Emre Eminoğlu
Sinema, kültür, sanat yazarı. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor. SİYAD ve FIPRESCI üyesi, Golden Globes seçmeni.

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Saraybosna Film Festivali’nin 32. yılında yarışmanın öne çıkanlarına, Balkan sinemasının yakın geçmişle ilişkisine ve festivalin en iyi filmlerine yakından bakıyoruz.

Olivia Wilde’ın "The Invite"ı, boşanmanın eşiğindeki bir çiftin evlerine misafir olan başka bir çift üzerinden arzuyu, evliliği, kadınlık deneyimlerini ve birlikte yaşamanın performatif hâllerini didikliyor. Tek mekana sıkışan film, seksin bir ilişkinin nedeni değil semptomu olduğunu söylerken asıl soruyu sonu bırakıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey arzu mu, alışkanlık mı, yoksa ilişkinin içinde kendin olabilmek midir?

Datça’nın doğası ve Akdeniz ruhunu cazla buluşturan DatJazz’ın ilk yılında festivaldeydik. Yunan ve Fransız kültürü arasında büyüyen genç sanatçı Melina ile buluştuk ve geleneksel ile moderni buluşturan Doğu Akdeniz müziği üzerine konuştuk.

Otobiyografik kurgu, memoir ve “dolaysızlık” estetiği çağdaş edebiyatın merkezine yerleşirken kurgu, hayal gücü ve başka dünyalar kurma iddiası giderek geri çekiliyor. Édouard Louis’den Karl Ove Knausgård’a uzanan bu yeni gerçekçilik, edebiyatı bir “otantiklik piyasası”na dönüştürürken okuru başka dünyaları tahayyül etmeye değil ona yalnızca empatiyle yaklaşmaya çağırıyor. Politik ve kültürel olarak alternatifsiz bırakılmış dünyanın edebiyattaki semptomları.

Kazdağları’nın ekolojik kırılganlığı ile Mehmetalan Köyü’nün Tahtacı kültürü, sözlü hafızası, mitoloji ve tarih anlatılarıyla ilişki kuran Doğaya Sanat programı ekoloji, yerel kültür ve sanat arasındaki bağı; araştırma, karşılaşma, birlikte düşünme ve üretme pratiği üzerinden ele alıyor. Programın kurucuları Barış Atağ, Oğuzhan Taflı ve program direktörü Derya Yücel ile bu uzun soluklu ilişkinin nasıl kurulduğunu konuştuk.




