

Uzaktan çalışmaya geçişte İK süreçlerini dijitalleştirin: Kolay İK
İlk adımı teknoloji şirketleri attı; Twitter, Facebook, Microsoft, Salesforce, Spotify ve daha niceleri pandemiden sonrası için de uzaktan çalışmayı opsiyonlarından biri haline getirdi. Sonraki adım diğer endüstrideki kurumsal şirketlerden…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
ABD ve Çin’in yıllardır süregelen ticaret savaşlarında yaklaşımlarını her fırsatta sert ve keskin bir şekilde ifade etmeleri ve imtinayla taviz vermekten kaçınmaları, ABD'de yaşanan başkan değişimin ardından ilişkilerde yumuşama bekleyenleri şimdilik hayal kırıklığına uğrattı. Umutlar, Biden yönetiminin Çin'in yükselişini sert bir şekilde dizginlemeye çalışan Trump'a kıyasla Çin'e karşı daha yumuşak bir ton benimsemesi yönündeydi. Son günlerde ABD tarafından gelen açıklamalar ve Alaska'da yapılan Dışişleri Bakanları toplantısından yansıyan görüntüler ise ortaya bambaşka bir tablo koydu. Rekabetin giderek kızıştığı son dönemde yerleşik süper güç ABD ile yeni süper güç Çin arasındaki rekabet, yapay zekâ ve 5G teknolojileri etrafında şekilleniyor. Rekabette öne çıkmak isteyen Çin, her geçen gün hem ülke ekonomisini geliştirmek hem de küresel ekonomide daha kalıcı bir yer edinmek için yeni stratejiler belirliyor.
- Arka plan: Temelleri Obama döneminde atılan ve Çin'i dengelemeyi amaçlayan "Asya pivotu" yaklaşımı, Trump döneminde ticaret savaşları eksenine oturmuştu. Ulusal güvenlik gerekçesiyle Huawei başta olmak üzere çok sayıda Çin merkezli şirkete yaptırımlar uygulayan eski başkan Trump, Çin’den gelen toplam 360 milyar dolar değerindeki bir grup ürüne ek gümrük vergisi koymuştu. Trump, başkanlık koltuğundaki son günlerine kadar bu politikasından vazgeçmedi. Joe Biden ise ilk resmî basın toplantısında, Çin ile karşı karşıya gelmektense "sıkı rekabet" içinde olmak istediklerini belirtirken Çin’in adil rekabet ve adil ticaret bağlamında uluslararası kurallara uymasının gerekliliğinin altını çizdi. Ayrıca, kendisi görevdeyken Çin'in küresel bir hâkimiyet kurmasının mümkün olmadığını söyleyerek beklentilerin aksine ilişkilerde çok büyük bir değişim olmayacağının ilk sinyallerini de verdi.
- 21'inci yüzyıl soğuk savaşı: Ticaret savaşları konusunda henüz net bir yön belirlemeyen Biden yönetimi, Çin ile ilişkilerde şu ana kadar ağırlıklı olarak demokratik değerler ve insan haklarının ihlallerine odaklandı. ABD Ticaret Temsilcisi Katherine Tai, The Wall Street Journal'a verdiği röportajda ülkesinin yakın zamanda Çin'den ithal edilen ürünlere yönelik tarifeleri kaldırmaya hazır olmadığını belirtirken Pekin ile ticaret müzakerelerine açık olabileceklerini ifade etti. Tarifelerin ülkedeki işletmelere ve tüketicilere bedel ödettiğinin farkında olduğunu belirten Tai, bunların hızla çekilmesinin ekonomiye zarar verebileceği konusunda uyarıda bulunarak planlama kabiliyetinin önemini vurguladı. Öte yandan, bugüne kadar Trump'ın Çin ithalatına uyguladığı gümrük vergilerine bağlı kalan Biden, mart ayının ortalarında Huawei'ye ürün tedarik eden şirketlerin satışlarına yönelik lisansları değiştirerek Huawei'nin 5G cihazlarda kullanılan ürünleri tedarik etmesinin önüne yeni engeller koydu. Oxford Economics tarafından yayımlanan bir rapor, Çin ve ABD arasında artan ticari gerilimin ABD ekonomisine Çin'e nazaran daha fazla zarar vereceğini ve ABD'de istihdamın azalmasına neden olacağını ortaya koyuyor. Rapora göre, ticaret savaşının tırmanması durumunda ABD ekonomisi, gelecek beş yıl içinde GSYH'sinin 1,6 trilyon dolar azalması ve 2022'de 732 bin, 2025'te ise 320 bin kişinin işsiz kalması tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.
- Çin'in yerel planları: ABD cephesinden yaptırımların devam edeceğine yönelik gelen sinyaller, Çin'in yerel ve küresel planlarında daha agresif olmasına yol açıyor. Çin Başbakanı Li Keçiang, açıklanan 14'üncü Beş Yıllık Kalkınma Planı kapsamında her türlü endüstride Çin menşeli ürünlerin kullanılması konusunda baskının artırılacağını ve ülke içinde üretilen ürünlerin yerel dolaşımını artırarak dışa bağımlılığı azaltmayı amaçladıklarını söyledi. ABD yaptırımlarının temel teknolojilere erişimi engellemesinden endişe duyan ve ekonomisini bir inovasyon merkezi hâline getirmek isteyen Çin, beş yıllık planı kapsamında aralarında yapay zekâ, kuantum bilgisayarları ve iletişimin de bulunduğu yedi alana doğrudan yatırım ve mali destek sağlamayı öngörüyor. Bu bağlamda, ülkenin araştırma geliştirme çalışmalarına yapılan harcamaların 2025 sonuna kadar her yıl %7 oranında artırılarak toplam 580 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. Bu rakam, Bloomberg’ün ulaşabildiği 2018 verilerine göre ABD'nin harcadığı 548 milyar dolarla karşılaştırıldığında yatırımın büyüklüğü hakkında fikir sahibi olmamızı sağlıyor.
- Çin'in küresel planları: New York Times gazetesi yazarlarından Bret Stephens, Çin’in ekonomide kazandığı ivmeye dikkat çekerek Kuşak ve Yol Girişimi başta olmak üzere Asya’daki stratejik yatırımlarına ve diplomaside geliştirilen ilişkilere vurgu yapıyor. Çin'in İran ile yaptığı 400 milyar dolarlık anlaşmanın, ABD'ye karşı oluşturulan cephede önemli bir yere sahip olması bekleniyor. Öte yandan Çin, geçtiğimiz aralık ayında Avrupa Birliği ile yedi yıl süre müzakerelerin ardından bir yatırım anlaşması üzerinde mutabakata vardı. Yürürlüğe girmesi için AB'den onay bekleyen anlaşma, iki taraf arasındaki ticaret ve yatırım dinamiklerini etkileyecek potansiyele sahip görünüyor. Fakat geçtiğimiz hafta AB'nin Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki insan hakları ihlallerine yönelik yaptırım kararı alması ve Çin'in de misilleme yaparak cevap vermesi, anlaşmanın yakın zamanda yürürlüğe girme şansını oldukça düşürüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta gündemimizde, ABD-Çin arasındaki ticari ilişkiler, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nden pamuk alımını durduran giyim firmalarının ikilemi, Şanhay Star Borsası’nda ertelenen halka arzlar ve Xiaomi'nin elektrikli araçlar hamlesi var.
05 Nis 2021

YAZARLAR

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.

Eskiden yalnızca satın alınan ürünleri taşımak için kullanılan bez çantalar, bugün tüketiciler için bir statü sembolüne, markalar için ise maliyetsiz bir reklam aracına dönüşüyor. Giderek daha fazla işletme, esas faaliyet alanının dışına çıkarak bez çantalardan tişörtlere, şapkalardan kupalara kadar uzanan “merch” koleksiyonları oluştururken bir dönemler ücretsiz dağıtılan bu promosyon ürünleri, tüketicilerin para ödemeye gönüllü olduğu yeni bir pazar yaratıyor.

Ortadoğu'daki savaşın tetiklediği akaryakıt krizi, elektrikli otomobillere yönelik talebi yeniden artırırken sektördeki dengeleri de değiştiriyor. Son bir yılda elektrifikasyon yatırımlarını küçülten otomobil devleri, yükselen talep ve Çin’deki üreticilerin güçlenen rekabeti karşısında gelecek stratejilerini yeniden değerlendirmek zorunda kalıyor.

Dijital ödeme çözümleri, her geçen gün daha da yaygınlaşırken işletmelerin bu çözümlere yaklaşımında güven, kullanım kolaylığı ve sağlanan somut fayda belirleyici hâle geliyor. Yakın tarihte Garanti BBVA’nın kuruluşu Tami’nin ve Ipsos Türkiye’nin işbirliğinde gerçekleşen çalışma da işletmelerin dijital ödeme çözümlerine açık olduğunu, fakat dönüşümün esas anahtarının güven olduğunu ortaya koyuyor.
12 Eki 2026

Tüketicilerin kredi kullanım tercihleri son yıllarda nasıl değişti, Türk bankacılık sektörü para politikası kararlarına nasıl uyum sağlıyor ve finansal teknolojiler alanında faaliyet gösteren girişimlerin büyümesinin önündeki başlıca sorunlar neler? TeklifimGelsin Kurucu Ortağı ve CEO’su İhsan Cem Zararsız, kredi piyasasındaki gelişmeleri, bankaların dijitalleşme sürecini ve Türkiye’de girişimlerin finansmana erişimde yaşadığı sorunları Aposto okurları için anlattı.



