Çin merkezli şirketlerin ABD borsalarındaki yeri ve skandallar

Luckin Coffee ile tetiklenen süreç, yeni cephe Kingold Jewelry skandalı ile Çin merkezli şirketlerin ABD borsalarından delist edilmesini hızlandırabilir.
Çin merkezli şirketlerin ABD borsalarındaki yeri ve skandallar

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

Yıl başından bu yana koronavirüs salgınıyla dünya gündeminde yer alan Çin Halk Cumhuriyeti, son zamanlarda iş dünyasında ülke merkezli şirketlerin yaşadığı skandallarla da çok konuşuluyor. Örneğin, Nasdaq’da işlem gören Vuhan merkezli Kingold Jewelry şirketinin geçtiğimiz beş yılda, sahip olduğu altınları teminat göstererek çeşitli finansal kuruluşlardan 2,8 milyar dolar değerinde kredi aldığı; ancak olayın perde arkasında teminat gösterilen altınların sahte olduğu belirlendi. Şirketin teminat gösterdiği 83 ton altının aslında altın kaplamalı bakır külçeleri olduğu ortaya çıktı. Soygun filmlerinin klişe senaryolarını andıran bu yolsuzluğun ortaya çıkaracağı daha büyük sorunlar olabilir.

  • Luckin Coffee: Çin şirketlerine duyulan kuşkunun önemli sebepleri arasında yer alan skandal, nisan ayı boyunca ABD basınında önemli bir yer almıştı. Luckin, 2017 yılında ABD’deki ilk şubesini açtıktan sonra kendini Starbucks’ın yüksek teknoloji kullanan rakibi olarak tanımlamış ve 2020 yılının başı itibarıyla 4.507 şubeye ulaşmıştı. Bu kadar kısa sürede beklenenin oldukça üstünde bir başarı gösteren şirketin alametifarikaları arasında minimalist yapısı, sadece uygulama ile sipariş alması ve çok yüksek oranlarda yaptığı indirimler yer alıyordu. Büyüme anlamında büyük başarı gösteren şirket bir yıl önce halka arzını gerçekleştirdiğinde topladığı 500 milyon dolar ile yine oldukça ivmeli bir borsa listelemesi süreci geçirdi. İki buçuk yıl içerisinde Starbucks gibi büyük bir rakibin olduğu pazara girip uyguladığı büyük indirim kampanyalarıyla dikkat çeken kahve zincirinin halka arzının da başarılı olmasından sonra akıllarda kârlılık ve finansallar üzerine bazı soru işaretleri yer aldı. İç denetim sonucu hesaplarında 300 milyon dolardan fazla sahte ciro gösterdiği ortaya çıkan Luckin Coffee, borsada kısa sürede %70’in üzerinde değer kaybederken aslında Çin ve ABD arasında oluşacak yeni bir sorunu da farkında olmadan tetikliyordu.
     
  • Şüpheler: Covid-19 salgını öncesinde Trump hükümeti ile Çin delegeleri arasında yapılan ticaret görüşmeleri inişli çıkışlı bir görünüm sergilemişti. Söz konusu müzakerelerin bir uzantısı da ABD halkının yatırımlarının Çin merkezli şirketlerin taşıdığı riskten korunmasıydı. Şimdiye kadar sürmekte olan düzeni tehdit eden bu revizyon, basının adını daha önce pek sık duymadığı bir departmanı krizin merkezine koyuyordu: The Public Company Accounting Oversight Board (PCAOB). ABD borsalarında listelenen yurt dışı merkezli şirketlerin denetimlerinin araştırılmasından sorumlu olan bu departmanın en büyük sorunları arasında Çin, Belçika ve Fransa gibi ülkelerin denetim raporlarını paylaşmayı reddetmesi yer alıyordu. Bu durum, şimdiye kadar büyük skandallara sebep oluşturmamış bir veto olduğu için durum kontrol altında varsayılıyordu. Fakat Luckin Coffee skandalının Çin ile olan ekonomik ilişkilerde yaşanan sıkıntıları izlemesi sonucu Trump yönetimi bu konunun üzerine gitmeye karar verdi. Bunun sonucunda oluşturulan tasarıda; PCAOB ve ABD sermaye piyasaları kurumu SEC, ilgili denetimleri vetolara rağmen sağlamakla yükümlendirildi. ABD Senatosu ilgili tasarıyı onayladı ve Temsilciler Meclisi’ne sundu. Tasarının geçmesi durumunda Çin yönetiminin vetoya devam etmesi, Çin merkezli şirketlerin ABD borsalarından delist edilmesini mümkün kılacak.
     
  • İkincil listeleme: Çin merkezli şirketler, yaşanan bu olaylar sonucunda ABD borsasında listelenmiş olsalar da kendi ülkelerindeki borsalarda da yatırıma açık olarak potansiyel riskleri en aza indirmeyi hedefliyor. Geçtiğimiz kasım ayında Alibaba’nın Hong Kong borsasında listelenmesi diğer şirketlerin de benzer hamleleri düşünmeye başlamasına ve bu yönde açıklamalarda bulunmasına neden oldu. Son olarak Çin merkezli arama motoru şirketi Baidu’nun da ABD borsalarından tamamen ayrılıp sadece Hong Kong’da işlem görmeyi düşündüğünü açıklamasıyla ‘’ikincil listeleme hareketi’’ daha ciddi bir hâl aldı.
     
  • Dönüşüm: Luckin Coffee skandalı ile başlayan süreçte Çin-ABD çekişmesinde açılan yeni cephe, Kingold Jewelry skandalı ile Çin ekonomisinin kendi içindeki denetimlerde de sorun yaşadığını kanıtlaması sonrası daha da şiddetlenebilir. ABD borsa listelenmelerinde revizyona gidecek yeni tasarının yürürlüğe girmesi hâlinde çok sayıda Çin merkezli halka açık şirket tüm arzını Hong Kong borsasına yönlendirebilir. Bu da gittikçe kutuplaşan dünya için tehlikeli bir dengesizliğin işaretlerinden olacak gibi görünüyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Pareto

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

NEREDE YAYIMLANDI?

ParetoPareto

BÜLTEN SAYISI

🗞️ Arjantin, kozmetik sektörü, boykotlar

Yeni bir haftadan herkese merhaba. Bu hafta Pareto'nun gündeminde Arjantin'in borçları, kozmetik sektöründeki değişimler ve teknoloji şirketlerine uygulanan boykotlar var. Keyifli okumalar.

06 Tem 2020

🗞️ Arjantin, kozmetik sektörü, boykotlar

YAZARLAR

Pareto

İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR

ParetoPareto

HİKAYE

Savunma bütçeleri büyürken: Ekonomik durgunluğun çaresi silahlanma olabilir mi?

Avrupa’dan Japonya’ya birçok ülke, artan güvenlik kaygılarıyla birlikte savunma bütçelerini büyütüyor; bu harcamaların teknoloji, istihdam ve sanayi üzerinden ekonomiye de ivme kazandırması bekleniyor. Peki silahlanma, durgun ekonomiler için gerçekten bir büyüme motoruna dönüşebilir mi?

Birol Oğuz

·

09 Eyl 2026

Savunma bütçeleri büyürken: Ekonomik durgunluğun çaresi silahlanma olabilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

Pandeminin faturası: Genç işsizliğinin sorumlusu AI değil de uzaktan çalışma olabilir mi?

Giriş seviye pozisyonlarda işe alımlar, dünya genelinde hızla yavaşlıyor. Genç işsizliğindeki bu artış, özellikle beyaz yakalı işlerde büyük oranda yapay zekaya atfediliyor. Fakat yakın tarihli araştırmalar, yeni mezunların yaşadığı istihdam sıkıntısının asıl sorumlusunun uzaktan çalışma olabileceğine işaret ediyor.

Doğa Yurduneri

·

08 Eyl 2026

Pandeminin faturası: Genç işsizliğinin sorumlusu AI değil de uzaktan çalışma olabilir mi?
ParetoPareto

HİKAYE

'Ya yatırım ya yaptırım' dönemi: Otomotivde Çin markalarının payı %6’ya geriledi

Çin merkezli markaların peş peşe Türkiye pazarına girişi ve önemli bir satış başarısı elde etmesi, Türkiye’deki yöneticileri biraz rahatsız etmişti. Bunun üzerine Türk lobisinin de yönlendirmeleriyle vergiler, ithalat düzenlemeleri ve servis şartları üzerinden bu markaların önüne ciddi bir duvar örüldü. Ağustos ayına ilişkin pazar verileri ise bu “Çin işkencesi”nin sonuç verdiğini ortaya koydu.

Ahmet Çelik

·

08 Eyl 2026

'Ya yatırım ya yaptırım' dönemi: Otomotivde Çin markalarının payı %6’ya geriledi
ParetoPareto

HİKAYE

Shein halka açıldı: 100 milyar dolarlık rüya nasıl tersine döndü?

Shein, Londra ve New York’taki halka arz girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından bu hafta nihayet Hong Kong borsasında halka açıldı. Birkaç yıl önce hızlı modanın yükselen yıldızı olarak görülen şirket, yatırımcıların karşısına zirve döneminden çok daha farklı bir tabloyla çıktı. Analistlere göre bu tablo, şirketi 100 milyar dolar değerlemeye taşıyan ekonomik koşulların artık ortadan kalktığını da kanıtladı.

Doğa Yurduneri

·

02 Eyl 2026

Shein halka açıldı: 100 milyar dolarlık rüya nasıl tersine döndü?
ParetoPareto

HİKAYE

İnsanların birlikte çalışmak istediği kişi olmak için ne gerekir?

Bir çalışanı değerli kılan yalnızca görev tanımında yazanları yerine getirmesi değil; aksaklıkları fark etmesi, sahiplenmesi ve çözümün parçası olmak istemesi de aynı zamanda. Çalışma arkadaşını, müşterisini, itibarını ve geleceğini dert edinen çalışanlar kurumları ileri taşıyor. Ancak dert edinmek yalnızca kişinin tercihi değil; bu çalışanlar sorgulama, fikir belirtme ve sorumluluk alma alanı buldukları ölçüde kurumun gelişimine gerçek bir katkı sunabiliyorlar.

İnsanların birlikte çalışmak istediği kişi olmak için ne gerekir?