Coldplay’in yeşil turnesi: Yetmez ama umut verici

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
Karbon ayak izi açısından 2019 çıkışlı Everyday Life albümünü turnesiz geçiren Coldplay, iki yıl önce yayımlanan son albümü Music of the Spheres için bazı sözler vermişti. Grup o dönem 2022 yılında çıkacakları turnede 2016-2017 yıllarındakine oranla karbon emisyonlarını %50 oranında azaltma ve sahne şovlarındaki elektrik için neredeyse tamamen yenilenebilir enerji kullanma sözü verdi.
- Planlar neydi? Verilen sözlerin arasında gösteri sırasında hayranların yarattığı enerjiden yararlanılabilmesi için bir “kinetik zemin” kurulması, gösteri öncesinde elektrik üretmek için zeminlere, sahneye ve açık hava stadyumlarının başka yerlerine güneş panellerinin yerleştirilmesi, pil ve şebeke gücünün yenilenebilir kaynaklardan alınması, sahnenin bambu ve geri dönüştürülmüş çelik dahil olmak üzere sürdürülebilir malzemelerden inşa edilmesi gibi fikirler ve aksiyon planları vardı.
- Bugünden: Gelelim şimdi Coldplay’in müzik sektöründe kendi ölçeğindeki gruplar için öncü sayılabilecek bu kararın ve beraberindeki uygulamaların sonuçlarına. Turne rotasını uçuşları en aza indirecek şekilde tasarlayan ve seyahatlerinde daha sürdürülebilir hava yakıtı için ek ücret ödemeyi göze alan grup, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada çıktıkları Music of the Spheres turnesinde şimdiye kadar karbon emisyonlarını yüzde 47 oranında azalttıklarını ve koydukları yüzde 50 hedefini az farkla kaçırdığını duyurdu.

Coldplay | Kaynak: NME
- Neler yapıldı? Grup, iki yıl önce verdiği sözü tutmak için özel bir pil şarj sistemi kurdu, mümkün olduğunca elektrikli araçlar ve alternatif yakıtlar kullandı, plastik kullanımını ve toplam atık miktarını azalttı. Coldplay ayrıca, her konser katılımcısı için bir tane olmak üzere 5 milyondan fazla ağaç ekilmesini finanse etti. Grup, “Bu iyi bir başlangıç ve inanılmaz ekibimizin gurur duyması gereken bir şey, ancak açıkça iyileştirme yapılacak hâlâ pek çok alan var.” açıklamasıyla yolun daha başında olduklarını hatırlattı.
Massachusetts Institute of Technology (MIT)’den Profesör John E. Fernandez’in “Bu çalışmayı, büyük sanatçılar tarafından karbon nötr müzik etkinliklerinin gerçekleştirilmesine yönelik yeni bir çağa doğru önemli ve sağlam bir adım olarak görüyorum,” sözleri Coldplay’in müzik sahnesine tuttuğu yeşil ışık için oldukça önemli.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Koray Soylu
Editor @ Aposto

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Saraybosna Film Festivali’nin 32. yılında yarışmanın öne çıkanlarına, Balkan sinemasının yakın geçmişle ilişkisine ve festivalin en iyi filmlerine yakından bakıyoruz.

Olivia Wilde’ın "The Invite"ı, boşanmanın eşiğindeki bir çiftin evlerine misafir olan başka bir çift üzerinden arzuyu, evliliği, kadınlık deneyimlerini ve birlikte yaşamanın performatif hâllerini didikliyor. Tek mekana sıkışan film, seksin bir ilişkinin nedeni değil semptomu olduğunu söylerken asıl soruyu sonu bırakıyor: Bir ilişkiyi ayakta tutan şey arzu mu, alışkanlık mı, yoksa ilişkinin içinde kendin olabilmek midir?

Datça’nın doğası ve Akdeniz ruhunu cazla buluşturan DatJazz’ın ilk yılında festivaldeydik. Yunan ve Fransız kültürü arasında büyüyen genç sanatçı Melina ile buluştuk ve geleneksel ile moderni buluşturan Doğu Akdeniz müziği üzerine konuştuk.

Otobiyografik kurgu, memoir ve “dolaysızlık” estetiği çağdaş edebiyatın merkezine yerleşirken kurgu, hayal gücü ve başka dünyalar kurma iddiası giderek geri çekiliyor. Édouard Louis’den Karl Ove Knausgård’a uzanan bu yeni gerçekçilik, edebiyatı bir “otantiklik piyasası”na dönüştürürken okuru başka dünyaları tahayyül etmeye değil ona yalnızca empatiyle yaklaşmaya çağırıyor. Politik ve kültürel olarak alternatifsiz bırakılmış dünyanın edebiyattaki semptomları.

Kazdağları’nın ekolojik kırılganlığı ile Mehmetalan Köyü’nün Tahtacı kültürü, sözlü hafızası, mitoloji ve tarih anlatılarıyla ilişki kuran Doğaya Sanat programı ekoloji, yerel kültür ve sanat arasındaki bağı; araştırma, karşılaşma, birlikte düşünme ve üretme pratiği üzerinden ele alıyor. Programın kurucuları Barış Atağ, Oğuzhan Taflı ve program direktörü Derya Yücel ile bu uzun soluklu ilişkinin nasıl kurulduğunu konuştuk.




