

VOV Hesap’la biriktirirken de harcarken de kazan
Güvenli yatırım araçları arasında vadeli hesaplar öne çıkıyor fakat acil nakit ihtiyaçlarında vadeli hesaplarda kullanım yapmak pek de kolay olmuyor. Alternatif Bank , vadesiz özellikleri taşıyan vadeli hesabı VOV Hesap’la bu probleme…
Daha fazlasını öğren →
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Dünyanın en köklü holdinglerinden bazıları; değişen koşullar, verimliliği ve kârlılığı artırma iç güdüsü ve yatırımcı talepleri sonucunda holding içindeki birimleri ayrı şirketlere dönüştürme kararı alıyor.
General Electric’den (GE) başlayacak olursak; 129 yıl önce Thomas Edison tarafından kurulan şirket, geçtiğimiz salı günü havacılık, sağlık ve enerji odaklı üç ayrı halka açık şirkete bölüneceğini açıkladı.
- Sağlık birimi, 2023’ün ilk aylarında; yenilenebilir enerji, fosil yakıtlar ve dijital birimlerin birleşmesiyle kurulacak enerji birimi, 2024’te ayrılacak. Son birim ise ordunun önemli bir tedarikçisi olan GE Aviation olacak.
1875’te kurulan Toshiba ise GE’den birkaç gün sonra; odak noktaları altyapı, yarı iletkenler ve elektronik cihazlar olacak şekilde üç ayrı şirkete bölüneceğini duyurdu. Bölünmenin, 2023’ün ikinci yarısına tamamlanması hedefleniyor.
- 2015’te şirket kazancının olduğundan fazla gösterildiğinin ortaya çıkmasından bu yana şirket içi skandallarla uğraşan Toshiba, 2017’de şirkete 5,4 milyar dolar nakit enjeksiyonu yapan 30’dan fazla yabancı yatırımcıyı şirkete dahil etmişti. Bölünme planıyla birlikte “aktivist hissedarlar” olarak bilinen bu hissedarların, hisselerini satarak çıkış yapması hedefleniyor.
Son olarak Johnson & Johnson (J&J), geçtiğimiz hafta sonu tüketici ürünleri ve tıbbı cihazlar ile reçeteli ilaç olmak üzere iki ayrı şirkete ayrılacağını açıkladı. 135 yıllık şirketin yaşayacağı bu dönüşüm, 18 ila 24 aylık bir süreç içinde gerçekleşecek.
- J&J, son dönemde bebek pudrasının kansere neden olduğu iddiasıyla dava süreciyle karşı karşıya kaldı; ancak şirket yöneticileri yasal süreçlerin bölünme kararında rol almadığını iddia ediyor. Bölünme kararının, daha çevik olmak ve değişen trendlere daha hızlı yanıt vermek için alındığı belirtiliyor.
Neden önemli? Ard arda gelen bölünme kararları, farklı kulvarlarda hizmet veren şirketlerin ideal yapıları hakkındaki tartışmaları alevlendirdi. Yöneticiler, uzun yıllardır dünyanın farklı yerlerinde çok çeşitli işletmelere sahip olmanın şirketin farklı pazarlardaki iniş çıkışları telafi etmesine yardımcı olduğunu iddia ediyordu. Fakat son gelişmeler, çeşitli endüstrilerde rekabet etmeye çalışan şirketlerin verimsiz, karmaşık ve yönetilmesi zor hale geldiğini savunan yatırımcıların elini güçlendirdi.
Doğru strateji ne? Öte yandan, köklü holdingler strateji değiştirirken Amazon, Alphabet, Meta gibi büyük teknoloji şirketleri “yeni nesil holdingler” olarak yükselişe geçiyor. GE, Toshiba ve J&J gibi şirketlerin, daha esnek, duyarlı ve hedef odaklı şirketler kurma hamlesine karşılık büyük teknoloji şirketleri "Daha büyük daha iyidir," düşüncesiyle genişleme peşinde.
Örneğin Amazon, e-ticaretin yanı sıra streaming ve podcast işine girerken Google’ın çatı şirketi Alphabet, sürücüsüz araçlar geliştirmeye başladı. Teknoloji şirketlerinin argümanı, yeni nesil teknolojilerin “verimsizlik ve yönetim karmaşası” gibi sorunları çözeceği yönünde. Hangi stratejinin daha sürdürülebilir şirketler yaratacağını ise zaman gösterecek gibi duruyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
NEREDE YAYIMLANDI?
ABD'de enflasyon, ekim ayında yıllık %6,2 artışla son 31 yılın en yüksek seviyesine çıktı. General Electric, Toshiba ve Johnson & Johnson'ın bölünme planları, "Holdinglerin sonu mu geldi?" sorusunu gündeme getirdi.
15 Kas 2021

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Ray-Ban ve Oakley gibi popüler markaların çatı şirketi EssilorLuxottica, son dönemlerde ticari performansından çok kurucu ailenin içinde yaşanan iktidar mücadelesiyle gündeme geliyor. Şirket, yönetime duyulan güvensizlik nedeniyle son bir yılda %40’ın üzerinde değer kaybederken yatırımcılar, aile içindeki anlaşmazlıkların akıllı gözlük pazarının da büyüdüğü bir dönemde EssilorLuxottica'nın geleceğini nasıl etkileyeceğini sorguluyor.

Ekim ayında düzenlenen SAP Executive Summit Türkiye’de, “Kazanmanın Anatomisi” başlıklı oturumda Formula 1’in iki efsane pilotu David Coulthard ve Mika Häkkinen konuşmacıydı. Coulthard ve Häkkinen’i dinlemek, yarışları takip ederken düşündürdükleri bazı konuları iş dünyası açısından yeniden değerlendirmemize vesile oldu. Özellikle de teknolojiye yapılan yatırımlarla insanın gelişimine ayrılan emek arasındaki ilişkiyi…

Verileri anlık hava tahmini gibi düşünebiliriz, stratejiyi ise iklim bilgisi gibi... Yağan her yaz yağmurunda mont giymeye kalkan, kış güneşine aldanıp hemen tişörte dönen bir marka ancak hasta olur. Pazarlama ve iletişim dünyasının ihtiyacı olan, anlık sağanaklara göre her çeyrekte gardırop değiştirmek değil, mevsimin genel yönünü okuyup rotasında sağlam durabilmek.

Bir dönem önlenemez yükselişiyle teknoloji girişimleri kadar hızlı değerlenen Netflix, son dönemlerde geleneksel bir medya şirketini andıran performansıyla yatırımcılarını hayal kırıklığına uğratıyor. Platformun hit içerik üretimindeki yavaşlama, henüz belirgin biçimde bilançoya yansımamış olsa da içerik izleme alışkanlıkları ve piyasa değerine ilişkin metrikler, Netflix’in ağır ağır irtifa kaybettiğine işaret ediyor.

"Ödünç dikkat çağı" bugünlerde yeni bir şey gibi paketleniyor ama neredeyse reklamcılık kadar eski bir tartışma bu. Öte yandan viral akımlar, memler, trend sesler, influencerlar çağında araştırmalar, ödünç dikkatin kapıyı açsa da alışkanlık yaratmadığını da gösteriyor. Peki bu tartışmaların ortasında reklamcılıktan elde kalan ne? Bunun cevabı şeffaf süreçler, doğrulanabilir sonuçlar, kanıtlar ve gerçek insan emeğinde yatıyor.




