Davos'ta yapay zeka dışında neler konuşuldu?

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İklim krizi: Dünya Ekonomik Forumu'nda liderler, iklim değişikliğinin iş dünyasına etkilerine tepki vermek yerine proaktif bir yaklaşımla olumlu etki yaratma konusunu tartıştı. İklim değişikliğinden büyük ölçüde endüstri ve şirketlerin sorumlu tutulduğunu söyleyebiliriz. Liderler ayrıca aşırı hava olaylarının şirket kârlarına negatif etkilerini deneyimlemeye başladıklarını da itiraf etti. İş dünyasının iklim değişikliğinin risklerine karşı uygulamalarını yeniden şekillendirmesi gerektiği de aşikardı.
"Rejenerasyon" yaklaşımı, iş modellerinin ve tedarik zincirlerinin risklerini azaltmak yerine bunları yeniden şekillendirmeyi gerektiriyor. Patagonia gibi şirketler, üretim süreçlerinde regeneratif organik uygulamaları benimseyerek bu yaklaşımın liderleri arasında yer alıyor. Ancak bu zorlu bir süreç. Değişim için bir iştah olsa da küresel liderlerin sadece %16'sı kurumlarının bu konuda hazır olduğunu düşünüyor. Liderler, gelecekte tükenecek doğal kaynaklara dayanan bir iş modeli inşa etmenin kötü bir fikir olduğunu kabul ediyor ve büyük bir dönüşüme ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.

Eğitimin geleceği ve dijitalleşme: Eğitim endüstrisinde en çok tartışılan konu, gençlerin ekranlarla kurduğu ilişki ve bunun öğretmen, öğrenci ve ebeveynlerle getirdikleriydi. Ekran süresi ölçümünün aslında çok dar bir metrik olduğu, öğrencilerin sosyal zekasının ekranlar sebebiyle hızla gerilediği, öğretmenlerin bu durumla nasıl mücadele edeceklerini bilememesi konuşuldu. Yapay zekayla birlikte, eğitimin de değişmesi gerektiği; öğretmenlerin farklı programlarla bu dönüşüme uyum sağlayabilecek hâle getirilmesi de konuşulanlar arasındaydı.
Cinsiyet eşitliği: Davos Women Agenda ve Equality Lounge'ta, Davos'un 2035 olarak belirlediği cinsiyet eşitliği hedefinin nasıl geriye çekilebileceği tartışıldı. Bu iki evde, Mısır doğumlu astronot Sara Sabry’den Meta’nın VP'sine, Axel Springer’in CEO’sundan Centre Pompidou’nun artistik direktörüne pek çok isim medya, danışmanlık, teknoloji gibi endüstrilerde cinsiyet eşitliği için şirketlerin nasıl politikalar oluşturabileceğinden bahsetti.
İşin geleceği: Gen AI çağında işin geleceği, hızla iş merkezli modellerden beceri merkezli modellere doğru kayıyor. Şirketler, Gen AI'daki atılımla birlikte, değişen manzaraya uyum sağlayabilmek için beceri geliştirme ve yeniden beceri kazandırma ihtiyacını fark ediyor. Ancak yöneticiler ile çalışanlar arasında eğitim yeterliliği konusunda büyük bir kopukluk var. Mercer Global Talent Trends 2024 araştırması üzerine bir konuşmada öğrendiğim üzere, çalışanların yalnızca %45'i organizasyonlarının onlara gerekli becerileri kazandıracağına güveniyor. Gen AI çağı için işi yeniden tasarlamak ve çalışanlara sürekli öğrenme fırsatları sunmak giderek daha önemli olacak. Gen AI'ın benimsemesiyle birlikte, geleceğe hazır bir işgücünün oluşturulması, ekonomik düşüncelerle empati arasında bir denge kurmayı da gerektiriyor.
Mental sağlık: Bu yılın etkinliklerinde öne çıkan bir diğer önemli başlık, mental sağlıktı. Konuşmacılar, mental sağlık alanındaki uygulamaları gündeme getirerek, özellikle Batı harici alternatif yatırımların nasıl geliştirilebileceğine odaklandı. Panelistler, gelecekte mental sağlık konusunda daha fazla yatırım beklentisi içinde olduklarını belirttiler. Önümüzdeki yıllarda mental sağlık alanında araştırma ve geliştirmeye daha fazla kaynak ayrılması gerektiği de vurgulandı. Davos 2024, mental sağlık konusunda farkındalığı artırmak ve çözümler sunmak adına önemli bir platform oluşturdu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
15 Ocak’ta başlayan 54. Dünya Ekonomik Forumu'ndan öne çıkanlar. Yapay zekanın Davos'un karlı zirvelerini fethi, Sam Altman'la öğle yemeği ve diğer her şey.
26 Oca 2024

YAZARLAR

Sinem Uğurdağ
Aposto COO'su.

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.

Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.




