DERİN YOKSULLUK AĞI

Derin Yoksulluk Ağı'na sen de dolandın mı?
DERİN YOKSULLUK AĞI

Lindos Naturals - 26 Ekim - ANGST
Lindos Naturals ile birlikte

Akdeniz’den ilhamla zehirsiz temizlik ürünleri: Lindos Naturals

Dünyayı önemseyen, daha iyi bir gelecek için elini taşın altına koyan, insan sağlığını ve canlılığın devamını göz ardı etmeyen iş modelleri kurgulamak imkânsız mı? Elbette değil.

Daha fazlasını öğren →

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

Hacer Foggo

Bu yazıyı kaleme alırken telefonum çaldı, Serkan adlı kâğıt toplayıcı “Çekçeğimi aldılar abla, bir daha gördüklerinde ceza keseceklerini söylediler. Çocukları okula göndermeye devam ediyorum. Her sabah yemiyorum içmiyorum, çantalarına temiz su, bir de çikolatalı ekmek koymaya çabalıyorum,” diye başından geçenleri anlattı. Serkan, İstanbul Valiliği kararıyla kâğıt toplaması yasaklananlardan sadece biri.  

Devreden yokluk

Derin yoksulluk tam da bu — Serkan’ın her gün yaşadığı durum, her gün, o günün nasıl geçeceğini, ne yiyeceğini, kirasını nasıl ödeyeceğini, bazen nerede uyuyacağını, temiz suya nasıl erişeceğini, bebeğinin altını değiştirecek bezin yenisini, çocuğuna içirecek sütü, eczaneden alınması gereken ilacın ödemesini düşünmesi ve bu düşüncelerin durmaksızın zihninde dolaşması. 

Serkan’ı tanıdığımdan beri her gün çocuklarının önüne koyacağı yiyeceği düşünüyor, her gün kirasını önümüzdeki ay nasıl ödeyeceğini ve bir de alacağı sosyal yardımları hesaplıyor. Bu “yardımlar” için de kamu kurumlarının kapılarına, yakacak ve gıda yardımı için eşi gidiyor. Eşi kovulsa, yüksek sesle konuşsalar veya “Bir daha gelme,” deseler de o kapılardan ayrılmıyor. Çocukları olduğu için söylenen hiçbir şeyi duymamaya ve sabırla o “yardımı” alıp evine dönmenin hayaliyle bekliyor — çocuklar okula gitsin de onlardan çocuklara kalan miras yoksulluk olmasın diye. Çocuklar eğitim alırlarsa ancak boyunlarındaki yoksulluk halkasından kurtulacaklarına ve özgürlüğe bir adım atacaklarına inanıyorlar.  

Serkan ve eşinin hayatında bütün bu düşüncelerin dışında başka bir şey yok, şehirdeki bir konser, sinema, gazete, akşam televizyondaki bir tartışma programı gibi. Serkan, varlıkla yokluk arasında yaşamını devam ettiriyor. Görünür değil, belki kalabalıklar arasında yanımızdan geçiyor ama fark etmiyoruz.

Derin yoksulluk nedir?

İşte tam da bu nedenlerle de derin yoksulluk insan özgürlüğünün de ekonomik ve sosyal olarak kısıtlanması demek oluyor. 2020 TÜİK Aile İstatistikleri'ne göre Türkiye’de herhangi bir gelir girmeyen evlerde yaşayan 3 milyon 276 bin çocuk var. Bu istatistik Türkiye’deki toplam çocuk nüfusunun %14,4’ünü oluşturuyor. 

Derin yoksulluğun en önemli belirtisi nesiller arası süren yoksulluk, anne-babadan çocuklarına kalan tek mirasın da yoksulluk olması anlamına geliyor. Derin Yoksulluk Ağı’nın Temmuz-Eylül 2020 tarihinde yaptığı araştırmada çocukların %13’ünü çalışmaya başladığını, %6’sında eve sadece çocukların gelir getirdiği fark ediliyor. Ailelerin %74’ü bebek maması ve bezi almakta zorlanıyor. 

Yoksulluk koşulları altında yaşayan çocuklar, gelişimlerini engelleyen ağır işlerde çalışıyor; eğitim sisteminin dışında kalıyor, gelişimleri için zorunlu olan sağlıklı besine ve temiz suya ulaşamıyor; zihinsel, fiziksel, sosyal ve duygusal gelişim alanında potansiyellerini gerçekleştiremiyor; ayrımcılığa maruz kalıyor. Bizler hak temelli yaklaşımla çalışıyoruz — yoksulluk deneyimleyen insanların “ihtiyaç sahibi” değil, “hak sahibi” insanlar olduğunu savunuyoruz. Sahada yaptığımız ziyaretlerde ailelerin evlerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldıklarına tanık oluyoruz. Çocukların yalnız kalabilecekleri, ders dinleyebilecekleri ve çalışabilecekleri, kendi başlarına zaman geçirebilecekleri alanları yok.

Fotoğraf: Gürcan Öztürk


Derin Yoksulluk Ağı sahada

Saha deneyimlerimiz aynı zamanda bu kışın çok daha zor geçeceğini; günlük işlerde çalışan kişilerin açlık, evini kaybetme, temel ihtiyaçlarına erişememe gibi risklerle karşı karşıya bırakıldığını gösteriyor. Bu durum, yerel yönetimler ve devlet organlarının kriz dönemi planlarında yoksulluk ve derin yoksulluk koşullarının dikkate alınmasının gerekliliğini ortaya çıkarıyor. 

Geçtiğimiz günlerde Serkan gibi yaşayanların gerçek hikâyelerini Hikâyenin Yok Hâli kitabında kaleme aldık: “Benim tek hayalim, doğru düzgün bir evim olması. Şu andaki evim hamam böceği kaynıyor, hep rutubet. Biraz birikim yapıyoruz — 300-400 lira — açıkları kapatmaya çalışıyoruz. Mutfağın yapılması lazım. Her şey kaldı. 'Boya yapsak rutubeti gider,' diyorum ama ev çürük. Bir evim olsa ve tertemiz, ailecek girsek yaşasak, kira derdi olmasa — ikinci hayalim de çocuklarımın sonuna kadar okuması. Şimdi de okula devam ediyorlar, edecekler tabii ki. Ne olursa olsun okula gidecekler.”

Derin yoksulluk aslında bir özgürlük sorunu. Yoksullarla ilgili sadece gelir üzerinden politika geliştirmek, aynı zamanda bağımlı kılma riskini de artırıyor. Oysa temel ihtiyaçlar aynı zamanda bir sistematik eşitsizlik ve insan hakları meselesi olarak ele alındığında yoksul bir birey hayatının en erken döneminden başlayarak temel ihtiyaçlara kitlenmeyecek eşitlikçi bir politikayla “özgür” bir birey olarak yaşamına başlayabilir. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

🏚 ANGST 08: YERSİZ YURTSUZLARIN İSYANI

Derin Yoksulluk Ağı'na sen de dolandın mı? Barınabiliyor musun? Sargı Donation'a katıldın mı?

26 Eki 2021

Lindos Naturals ile birlikte
ANGST 08: YERSİZ YURTSUZLARIN İSYANI

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

Birlikte yaşamanın arkeolojisi #2 | Kovuk, çember, eşik: Birlikte yaşamanın sınırları nasıl çiziliyor?

İnsanın toplulukla birlikte özneleşmesi, topluluğun içinde erimesini gerektirmez. Tersine, kendi sesini koruyabildiği, başkalarının sesini duyabildiği, ortak hayatı dönüştürmeye katılabildiği ölçüde, ben ile biz arasındaki ilişki yeni olanaklarla zenginleşerek güçlenir. Öyleyse birlikte yaşamanın sorusu, birarada kalırken birbirimizin özgürlüğünü nasıl koruyacağımızı yönelik olabilir. "Birlikte yaşamanın arkeolojisi" serisinin ikinci yazısında "kovuk, çember, eşik" kavramlarından hareketle birlikte yaşamanın sınırlarının nasıl çizildiğine odaklanıyoruz.

Metin V. Bayrak

·

25 Eki 2026

Birlikte yaşamanın arkeolojisi #2 | Kovuk, çember, eşik: Birlikte yaşamanın sınırları nasıl çiziliyor?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası

Ekonomik baskılar ve belirsizlik, liderliği giderek operasyonel hedeflere ve bütçe takibine indirgiyor. Oysa teknolojik dönüşümden iklim krizine uzanan çok katmanlı bir dünyada stratejik öngörüden zihniyet değişimine, insan odaklı yaklaşımlardan değişim öncülüğüne uzanan yeni liderlik anlayışı, bugünü yönetmenin ötesinde geleceği okuyabilmeyi gerektiriyor. Peki liderler bu dönüşüme nasıl hazırlanabilir?

Sinem Çelik

·

22 Eki 2026

Geleceğe hazırlıklı liderlik modeli: Değişimi anlatmaktan değişimin parçası olmaya uzanan yol haritası
AngstAngst
∙

HİKAYE

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?

İnsanların hikayelerini çoğu zaman başarıları, kazandıkları ödüller ve kariyerlerindeki dönüm noktaları üzerinden anlatıyoruz. Peki sahip oldukları imkanlarla başkalarının hayatında neyi değiştirdiler? "Etki Alanı" yazı dizisinin ilk bölümünde doğduğu bölgede binlerce insana geçim kapısı açan ve milyonlarca çocuğa kitap ulaştıran bir program başlatan country müziğin en tanınmış isimlerinden Dolly Parton var.

Zeynep Erdoğan

·

18 Eki 2026

Etki Alanı #1 | Dolly Parton nasıl 'Book Lady' oldu?
AngstAngst
∙

HİKAYE

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?

İstanbul’da dere yatakları yıllar içinde beton, yol, sanayi tesisleri ve konutlarla kuşatılırken kentin doğal su yolları giderek daraldı. İmar kararları, plansız yapılaşma ve altyapı yetersizlikleri, şiddetli yağışları sel felaketine dönüştüren riskleri büyüttü. İstanbul’un kayıp dereleri, kentin doğayla kurduğu ilişkinin nasıl değiştiğini ve yağmur suyunun önündeki engellerin nasıl biriktiğini gözler önüne seriyor…

Pelin Cengiz

·

15 Eki 2026

İstanbul'un kayıp dereleri: Kent suyun yolunu nasıl kapattı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine

Deniz kabuğunun derinliklerinde yankısını dinleyen özne, kendi sesiyle birlikte dışarıdaki dünyanın çok sesli çağrısını da işitmeye başladığında, artık ne tamamen içeridedir ne de tamamen dışarıda... Kabuk, hapishanesi olmaktan çıkar, bir köprü hâline gelir. Ve bu köprüden geçenler, içeride biriktirdikleri yankıyı yanlarında götürerek, onu müşterek bir dünyanın inşasında kullanmayı öğrenirler.

Eda Öztürk

·

14 Eki 2026

Kabuk ile deniz arasında: Müşterekleşerek varolmak üzerine