Avrupa Birliği, Dijital Hizmetler Yasası'ndan etkilenecek şirketleri açıkladı


Fabrika’yı ve emeği hatırlamak: Kundura Hafıza Türkiye Deri Mamülleri ve Sanayii İşçileri Sendikası’nın toplu fotoğrafı (©Kundura Hafıza Arşiv ve Araştırma) Türkiye’nin en önemli kültür miraslarından Beykoz Kundura ’nın arşiv ve araştırma merkezi Kundura Hafıza , Türkiye işçi hareketine ve emek tarihine yön vermiş Sümerbank Beykoz Deri ve Kundura Fabrikası ’nın hafızasını tutmaya devam ediyor. Neler yapıyor? 2015’te sözlü tarih çalışmalarıyla ilk adımlarını atan ve 2021 yılında dernek statüsüne kavuşan Kundura Hafıza Arşiv ve Araştırma ; araştırıyor, saklıyor, iz sürüyor, biriktiriyor, hatırlıyor ve hatırlatıyor. Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyeti kapsayan zengin geçmişiyle Fabrika’yı, emek tarihi, sözlü tarih ve yerel tarih araştırmaları için önemli bir bellek mekânına dönüştüren Kundura Hafıza, farklı disiplinleri buluşturduğu sanatçı programı Vardiya ile de sanat ve arşivin buluştuğu yeni düşünme ve karşılaşma alanları yaratıyor. Meraklısına: Grevler, direnişler ve sendikal mücadelelerin ayrılmaz bir parçası olduğu Sümerbank Beykoz Deri ve Kundura Fabrikası’nın işçi ve emek geçmişini merak edenleri bu bağlantıya davet etmek isteriz. Dahası: Sümerbank Deri ve Kundura Fabrikası’nın üretim tarihine yakından tanık olmak isterseniz Kundura'nın Hafızası: Bir Fabrikaya Sığan Dünya sergisini, buradan randevu alarak cumadan pazara ücretsiz ziyaret edebilirsiniz. Fabrikadan kalan makineler, belgeler, eski çalışanlar ve ailelerinin bağışladığı nesnelerin yanı sıra 2015’ten beri sürdürülen sözlü tarih görüşmelerini de bir araya getiren sergi, 3 binden fazla işçi, memur ve ailesinin ‘birbirine bağlı olma’ hâlinden ilhâm alarak kolektif tarihi canlandırıyor.
Daha fazlasını öğren →
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, AB üyesi ülkelerde faaliyet gösteren ve bloğun Dijital Hizmetler Yasası (DSA) olarak bilinen yeni çevrimiçi içerik kurallarına tabi olacak şirketleri açıkladı. Buna göre; dijital platform olarak AliExpress, Amazon, App Store, Booking.com, Facebook, Google Play, Google Maps, Google Shopping, Instagram, LinkedIn, Pinterest, Snapchat, TikTok, Twitter, Wikipedia, YouTube ve Zalando'nun; arama motoru olarak da Google ve Bing'in listede yer aldığı bildirildi.
Geniş açı: Söz konusu 19 platformun, yeni yükümlülüklere uyarak DSA'nın getirileri ile uyumlu hâle gelmek için Ağustos ayına kadar vakitleri olduğu belirtildi.
- Bu, şirketlerin 4 ay içinde platformlarındaki dezenformasyonu sınırlamaları, yasa dışı olarak kabul edilen içerikleri kaldırmaları, reşit olmayanların çevrimiçi ortamda daha iyi korunmalarını sağlamaları, risk değerlendirmesi yapmaları, riskleri azaltmak için harekete geçmeleri ve dış denetime tabi tutulmaları gibi kurallara uymaları gerekeceği anlamına geliyor.
- Listelenen platformların "interneti daha güvenli hâle getirmek için özel sorumlulukları olduğunu" belirten Avrupa Komisyonu'nun İç Piyasadan sorumlu Avrupa Komiseri Thiery Breton, dört ila beş şirketin daha DSA kapsamına girip girmediğinin kontrol edildiğini ve konuya ilişkin kararın önümüzdeki birkaç hafta içinde verileceğini aktardı.
Öte yandan: DSA kapsamında daha sıkı denetlemelere tabi tutulacak olan şirketler, kural ihlalinin tespit edilmesi hâlinde küresel cirolarının %6'sına kadar para cezaları ile karşı karşıya kalacak. Bununla birlikte, birden çok kez kural ihlalinde bulunan şirketler, AB'deki faaliyetlerini durdurmak zorunda kalacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
QuandoHer salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Kılıçdaroğlu'nun Atatürk Havalimanı'nı 'havacılık ve uzay çalışamaları merkezi'ne dönüştürme planı. Türkiye'nin ilk uzay yolcuları. Microsoft'un Activision Blizzard'ı satın almasına engel. Amazon Prime Türkiye fiyatlarına zam.
01 May 2023

YAZARLAR

Quando
Her salı ve cuma girişimcilik ve teknoloji ekosistemlerinden öne çıkan gelişmeler, paradigma değişimleri, inovasyon trendleri ve dijital dönüşüm e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
Kanada’da bir okul saldırganının ChatGPT hesabının sekiz ay önce şiddet içerikli kullanım nedeniyle işaretlendiğinin ortaya çıkması, sohbet botlarının kullanıcılarını ne ölçüde izlemesi ve hangi noktada yetkililere bildirmesi gerektiği tartışmasını büyüttü. British Columbia’nın OpenAI’a karşı açtığı dava, mahremiyet ile güvenlik arasındaki sınırın nerede çizileceğini tartışmaya açarken Türkiye’de okul saldırıları sonrası alınan önlemler benzer bir sorunun başka bir yüzünü gösteriyor.

Yapay zekanın insanlığı yok edeceğine dair felaket senaryoları, genellikle kontrolden çıkan süper zekalara ve “katil robotlara” odaklanıyor. Oysa uzmanların daha olası gördüğü risklerin çoğunda yapay zeka tek başına hareket etmiyor. Özellikle beş olası senaryo, kontrol zincirini geri dönüşü olmayacak şekilde kırma potansiyeli taşıyor.

Yapay zeka patlamasının da etkisiyle artık ürünlerin pazarlama materyallerinde sürekli aynı kelimeler tekrarlanıyor: Ajan tabanlı, AI destekli, kurumsal düzeyde, akıllı, uçtan uca, yeni nesil, ekosistem… Yıllar önce pazarlama ekiplerinin temel problemi, insanların üründen haberdar olmasını sağlamakken bugün bunun önünde çok daha kritik bir problem yer alıyor: İnsanların ürünün ne olduğunu anlamasını sağlamak.

Son birkaç yıldır yapay zeka yarışında geçerli olan kural basitti: Daha güçlü modeli daha hızlı geliştiren kazanır. Son günlerde sektörün öncü isimleri tarafından yapılan açıklamalar ise bu denklemin değişmeye başladığını gösteriyor. Modellerin siber saldırılardan biyolojik silah geliştirme girişimlerine uzanan riskli kullanım alanlarında sahneye çıkması, yarışın öncülerini ilk kez açık bir biçimde frene basma olasılığını tartışmaya itiyor.

Yapay zeka yarışını yavaşlatma çağrıları teknoloji şirketlerinin içinden de yükselirken, New York Üniversitesi’nden filozof Jeff Sebo ile yapay zekanın risklerini, bilinç ihtimalini, hayvan refahını ve gelecekte dijital zihinlere karşı doğabilecek sorumluluklarımızı konuştuk.



