Disney’in Noel kısaları: Gelenekler romantizmden güçlü mü?

Kalitesi her geçen yıl düşen Noel temalı romantik komediler bir yana, Disney’in kısa filmleri, gelenekleri ve Noel ruhunu yaşatmaya çalışıyor.
Disney’in Noel kısaları: Gelenekler romantizmden güçlü mü?

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

ABD’nin domine ettiği yaygın akım sinema ve çoğu ABD merkezli dijital platformlar, ekim ayında Cadılar Bayramı nedeniyle korku filmlerine, kasım ayında ise Şükran Günü nedeniyle aile filmlerine ağırlık veriyorlar. Aralık ayında ise bunlar yerini pek tabii ki Noel ve Yılbaşı temalı filmlere bırakıyor. Yaygın akım sinemada zaman zaman oldukça yaratıcı Noel filmleri ya da animasyonlar halen üretilebiliyor. Öte yandan Noel dönemi, geçmişte televizyon filmleri, günümüzde ise dijital platform filmleri (ya da “içerikleri”) söz konusu olduğunda tektipleşmeyi ve klişeleri çok daha hissedilir kılıyor bana kalırsa.

Hallmark filmleri. The Guardian’dan Laura Barton, geçen yılki bir yazısında, klişe olay örgüleri nedeniyle Hallmark televizyon kanalının dışına taşmış ve estetik ve tematik olarak artık televizyon için yapılmış filmler arasında bir alt-türe adını vermiş olan Hallmark filmleri için şöyle diyor: 

Esas temada farklılıklar olsa da (farklı yerler, Kraliyet’in olası dahiliyeti, hatta doğaüstü unsurlar) konuları daima şu çizgide ilerler: Kendi ayakları üzerinde duran bir kariyer kadını, ailesinin çifliğini satmak için büyük şehirden kalkıp, doğup büyüdüğü kasabaya geri döner. Uygunsuz şekilde giyinmekte ve kasaba hayatını küçümsemekte ısrarcıdır. Ancak beklenmedik bir dizi olay sonrasında kasaba hayatının basitliğini takdir etmeye başlar; üstelik lisedeki platonik aşkı, şimdiyse kasabanın fırıncısı olan adama olan aşkı yeniden alevlenir.” 

İşte Noel dönemi, özellikle dijital platform filmleri için Hallmark filmlerinin olduğundan daha da klişeleştiği bir dönem ne yazık ki. O basit olay örgüsünün Noel ışıklarıyla süslenmiş, biraz daha tarçın kokulu hâlini düşünebilir ya da onları kırmızı ve yeşil giyinmiş heteroseksüel beyaz çiftlerin olduğu afişlerinden kolayca tanıyabilirsin.

Letterboxd kullanıcısı alex’in 274 filmden oluşan, “Kırmızı ve yeşil giyinmiş heteroseksüel beyaz çiftlerin olduğu Noel filmlerilistesinden bir ekran görüntüsü.

Klişeleri bazen güvenli bir alan ve beynimi boşaltmak için bir araç olarak gören biri olarak son birkaç yıldır farklı platformlardaki Noel filmlerine göz atmayı ihmal etmiyorum. Saklamaya gerek yok, Netflix’in Holidate (2020, John Whitesell), Hulu’nun Happiest Season (2020, Clea DuVall) ve Prime Video’nun Your Christmas or Mine? (2022, Jim O’Hanlon) gibi filmlerini de keyifle izledim. 

Bu seneki filmlere göz attığımda ise anladım ki, Hallmark filmleri klişeleri mi yoksa dijital platformların bu klişelerinden uzaklaşmak için bulduğu yaratıcı çözümler mi daha fena, karar vermek hiç de kolay değil. Örneğin bu yılın filmleri arasında disleksik bir çocuğun Noel Baba (Santa) yerine Şeytan’a (Satan) gönderdiği mektubunun yol açtıklarına dair bir komedi (Dear Santa (2024, Bobby Farrelly)) ya da küçük bir kasabada yaşayan genç, güzel ve dul bir kadın ile büyülü bir şekilde canlanıveren seksi kardanadamın (?) aşkını konu alan bir romantik komedi (Hot Frosty (2024, Jerry Ciccoritti)) dikkat çekiyor. 

Pluto’s Christmas Tree | Kaynak: Baldfrog Images

Hallmark filmleri klişeleri ve seksi kardanadamlar bir yana, çok uzun yıllardır daha geleneksel, daha sıcak ve daha tılsımlı Noel filmleri üreten bir stüdyo da var: Disney

Neredeyse 1920’lerden beri kısa animasyonlarla Noel ruhunu yaşatan; Mickey Mouse, Pluto, Chip & Dale vb. karakterleri Noel ve Yılbaşı temalı hikayelerde resmeden stüdyonun bu kısa animasyonların bizim jenerasyona kadar büyüsünü ve sıcaklığını koruduğunu düşünmekte yalnız olmadığıma eminim. Pluto’s Christmas Tree (1952, Jack Hannah) hâlâ hatırladığım Disney kısa animasyonlarından biri. 

Disney, sonraki yıllarda Noel’e olan geleneksel yaklaşımını uzun animasyon filmlerinin ya da sevilen film serilerinin Noel temalı özel kısa filmleri ya da özel bölümleriyle nostaljik “çizgi filmlerinin” sınırlarını aştı. High School Musical’dan The Muppets’a, hatta Star Wars’a kadar Disney ve sahip olduğu diğer stüdyoların yaratımı olan birçok franchise bundan nasibini aldı. Frozen (2013, Chris Buck ve Jennifer Lee) ise muhtemelen halihazırda bir karlar diyarında geçiyor olmasından dolayı, Olaf’s Frozen Adventure (2017, Kevin Deters ve Stevie Wermers) ve Once Upon a Snowman (2020, Dan Abraham ve Trent Correy) gibi kısalarla diğerleri arasından sıyrıldı.

Boy & the Octopus | Kaynak: Disney+

Son üç yıldır ise yeni bir Disney geleneği başladı: Ünlü yönetmenlerden Noel temalı canlı aksiyon kısaları... Children of Men, Gravity ve Roma gibi filmlerin yönetmeni, 4 Oscar ödüllü Alfonso Cuarón’un yapımcı koltuğunda oturduğu kısaların bu yılki üçüncüsünü beklerken ise, öncesinde bir sürprizle karşılaştık: Disney, Taika Waititi’nin imzasını taşıyan kısa film The Boy & the Octopus’u, Make-A-Wish Vakfı’na destek amacıyla YouTube’dan ücretsiz olarak yayınladı. Film, tatili sırasında kafasına yapışan meraklı ahtapotun dünyayı keşfetme arzusunu anlayan ve onun bu dileğini gerçek kılmak için harekete geçen bir çocuğu merkezine alıyor. 

Le pupille | Kaynak: Disney+

Alfonso Cuarón’un yapımcılığındaki filmler ise sırasıyla Alice Rohrwacher (2022), Iain Softley (2023) ve David Lowery’nin (2024) imzasını taşıyor. Aralarında favorim, Rohrwacher’in Le pupille: 2. Dünya Savaşı sırasında İtalya’daki bir Katolik okulunda geçen bu film, Noel sabahına dev bir pastanın hayaliyle uyanan çocukların hayal kırıklığı ile başlıyor. Çıkarcı planları olan başrahibe, dünyadaki aç çocukları bahane ederek haklarından feragat etmelerini istediğinde bunu kibarca reddeden Serafina’nın isyanı ilham verici. Bir Katolik oklunda geçmesine rağmen Noel’in dinî anlamını geride tutan, bununla da kalmayıp dinî kurumların yozlaşmışlığını gösteren, paylaşmanın ve şükretmenin olduğu kadar hakkını aramanın ve özgürleşmenin de önemini vurgulayan bir Noel filmi bu. Üstelik İtalya’nın yıldız oyuncularından Valeria Bruni-Tedeschi de oyuncular arasında.

The Shepherd | Kaynak: Disney+

Softley’nin filmi, John Travolta’nın tüm karizmasıyla arz-ı endam ettiği The Shepherd ise Kuzey Buz Denizi üzerinden evine uçmaya çalışan bir savaş pilotunun telsizi ve elektriği kesildiğinde karşılaştığı Noel mucizesini konu alıyor. Noel’in mucizelerle dolu olduğunu körü körüne kabullenmemizi bekleyen filmi öncülü kadar beğenmesem de, kokpitte yarattığı gerilim ve taze tuttuğu merak duygusu nedeniyle takdir etmiştim.

An Almost Christmas Story | Kaynak: Disney+

Cuarón’un bu yılki projesi ise yönetmenliğini David Lowery’nin üstlendiği bir kısa animasyon, An Almost Christmas Story. Dışlanmışlara odaklanan, hayvanlar ve insanların dostluğu üzerine kurulu bu film, en büyülü Noel filmlerinden tanıdığımız New York’ta geçmesinden belki, nostaljik bir tat bıraktı bende. An Almost Christmas Story, Rockefeller Plaza’ya dikilmek üzere kesilip New York’a getirilen bir Noel ağacında sıkışan Moon adlı küçük bir baykuşun, kaybolmuş küçük bir kız çocuğunun yardımıyla kaçışına odaklanıyor. Filmin esin kaynağı, 2020 yılında gerçekten bir ağaca sıkışarak New York’a gelen baykuş Rocky’nin hikayesiymiş. Çocuksu bulsam da, umutsuzluğa kapılmama ve yalnız olmadığını hatırlama mesajlarıyla tatlı bir Noel hikayesi. 

  • Üstelik Le pupille’in Oscar adaylığına, The Shepherd’ın Oscar kısa listesine kadar ilerlediğini düşünürsek, ödül sezonunda da şansı yüksek.

Aralık ayı, film izlemeyi sevenler için mecburen şu sorunun cevabını bulmak demek biraz da: Yüreğimin ısınmasına mı yoksa beynimin boşalmasına mı daha çok ihtiyacım var? Ya da şu sorunun: Noel ruhundan ve sımsıcak hikayelerden beslenen geleneksel filmler mi, yoksa Hallmark filmleri klişeleri ve seksi kardanadamlar mı?

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Duende

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

NEREDE YAYIMLANDI?

DuendeDuende

BÜLTEN SAYISI

🎄 Disney’in Noel kısaları, Başlangıçlar röportajı

Disney’in kısa filmlerle yaşattığı Noel ruhu, Ozan Yoleri ile ilk uzun metrajlı filmi “Başlangıçlar”, aidiyet ve arada kalmışlık üzerine bir sohbet.

06 Ara 2024

Fotoğraf: Kena Betacantur/AFP via Getty Images

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

Duende

Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.

İLGİLİ OKUMALAR

DuendeDuende

HİKAYE

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?

Kitapların mevsimleri vardır. Ya da mevsimlerin kitapları. Yağmurlu bir sonbahar günü elimiz istemsizce hüzünlü kitaplara gider. Selim İleri’nin "Her Gece Bodrum"uyla yazlıktan döneriz, günlerimiz yavaş yavaş "Aylak Adam"ın gri gökyüzüyle boyanır. Peki yazın sıcak günlerinde ne okuruz? Bir kitabı yaz kitabı yapan nedir? Hangi kitaplar denizden gelen esintiyle yaprakları çevrilsin ister?

Şeyma Ye

·

13 Tem 2026

Sıcak günlere eşlikçi kitaplar: Bu yaz ne okumalı?
DuendeDuende

HİKAYE

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'

Pink Martini, 22 Temmuz’da bir kez daha Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda sahne alacak. “Üsküdar’a Gider İken” ve “Aşkım Bahardı” şarkılarına albümlerinde yer veren ve Türkiye ile güçlü bağları olan gruptan Storm Large ile biraraya geldik.

Eda Solmaz

·

13 Tem 2026

Pink Martini'den Storm Large: 'Türkiye’de çok güçlü bir müzikal hafıza var'
DuendeDuende

HİKAYE

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi

Sanat tarihçi İnci Aydın’ın hazırladığı uzun soluklu bir araştırmaya dayanan, "Renklerin Diyojen’i: Ressam Agop Arad" isimli kitap, Aras Yayıncılık tarafından Mayıs ayında yayımlandı. Kitabın editörlerinden Betül Bakırcı ile 1940’lı yılların kültürel ve politik ikliminde Agop Arad’ın hayat yolculuğu; ressam, grafiker ve gazeteci kimlikleri ve bugün onun arşiviyle karşılaşmanın anlamı üzerine konuştuk.

13 Tem 2026

Bir hayatla yeniden tanışmak: Betül Bakırcı'nın gözünden Agop Arad arşivi
DuendeDuende

HİKAYE

Max Cavalera: 'İnsanoğlu hatalarından asla ders almadı'

Sepultura, Brezilya’dan çıkıp dünyada metal müziğe en büyük katkıyı yapan gruplardan biri olarak Latin Amerika’nın köklerine sadık müziğini de bizlere tanıttı. 12 Temmuz'da Pantera’dan önce sahne alacak Cavalera Kardeşler'den Max Cavalera’yla konuştuk.

Barış Akpolat

·

10 Tem 2026

Max Cavalera: 'İnsanoğlu hatalarından asla ders almadı'
DuendeDuende

HİKAYE

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?

25 adaylıkla "The Pitt"in öne çıktığı 78. Primetime Emmy Ödülleri aday listesinde Apple TV'nin yükselişi ve çeşitliliğin azalışı dikkat çekiyor.

Emre Eminoğlu

·

10 Tem 2026

78. Primetime Emmy Ödülleri: Aday listesi bize ne anlatıyor?