DÖNERCİ ŞAHİN USTA

1969'dan beri. Soğanlı ya da soğansız. Mesele başka. İyi dönerin formülü burada.
DÖNERCİ ŞAHİN USTA

5 Ekim - Schweppes - apéro
Schweppes ile birlikte

Ne istediğini bilenlere özel: Schweppes Tonic Water ile Cafe Platonic Schweppes Tonic Water ile Cafe Platonic Bugün apéro’nun mutfağında kahve, dostlar ve sohbet üçlüsüne Schweppes Tonic Water da dâhil oluyor ve sevdiklerimizle geçirdiğimiz güzel anlara Cafe Platonic ile yeni bir yorum katıyor. Cafe Platonic hazırlanışı: Soğuk kahve mevsimi henüz bitmedi, bitemez. Ondandır ki bardağa bolca buz koyarak tarifimize başlıyoruz. Ardından apéro okurunun keşifli tatlar merakına iyi gidecek 10 ml çarkıfelek meyvesi şurubu ve 10 ml karışık kırmızı meyve şurubu ekliyoruz. Hemen ardından kahveyle kuracağı ilişkiye oldukça hazır olan Schweppes Tonic Water önden buyuruyor ve lezzeti taçlandırmak üzere mocktail ’in seyrini değiştiriyor. Schweppes Tonic Water ve ne istediğini bilenlenler olarak yerlerimizi aldığımıza göre, en keyifli anların aranan üçlüsünü tamamlayacak olan 30 ml espresso da karışıma ekleniyor. Unutulmayacak anlara eşlik edecek Cafe Platonic ’ten ilk yudumu aldıktan sonra platonik aşkları yeniden masaya yatırmak için hazırız. Afiyet olsun! Farklı Schweppes lezzetleriyle deneyebileceğin daha pek çok mocktail tarifiyle buluşmak istersen şuraya davetlisin. Evde geçirilecek her anı benzersiz kılmak üzere seni bekliyorlar.

Daha fazlasını öğren

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

Yazı: Ceylin Atay. Fotoğraflar: Kaan Walsh.

İlk kez kim sayesinde ya da ne zaman Dönerci Şahin Usta’yla tanıştığımı hatırlamasam da bu hikâyenin en az 10-12 senesi var diyebilirim. Çocukluğunda şeker ya da çikolatadan çok soğan yemeyi seven biri olarak Dönerci Şahin Usta’yla ilk anım bu şekilde kalmış: “Soğanlı döner”. Restorancılar için çiğ soğan iddialı bir gıdadır, mutfaktaki varlığı bile bazı müşterileri kaçırmak için yeterlidir. Oysa Dönerci Şahin Usta’nın dükkânın önünde saat 11.45’ten sonra başlayan uzun kuyruk bunun aksini iddia eder: “Soğan dönere çok yakışır.”

Soğanlı, sumaklı, pide içinde


Bu dosya için çokça dönerci gezdikten sonra dönerin sadece bir yemek değil, aynı zamanda güçlü bir kültür olduğunu iyice fark ettim. Bu nedenle bazı dönercilerde yediğim döneri beğensem de ilgi ve alakada zayıf kaldıklarından ötürü yediğimden pek bir şey anlamadım. Dönerci Şahin Usta’ya bir pazartesi sabahı uğradım. Dükkânın önü boş, içi kalabalıktı. Dükkân dediğime bakma, muhtemelen 4-5 metrekare bir yerden bahsediyorum, içinde kocaman bir döner parçası ve dört ustasıyla beraber… İçi gülen boncuk gözleriyle Akın Usta bizi karşıladı. Sonra sırasıyla dönerin asıl ustası Ali Usta, hemen sağ kanatta Metin Usta ve sol kanatta Savaş Usta vardı. Bu sıralamayı biliyorum çünkü satış saati başladığında hepsi kendi yerini alır ve bir armoni uyumuyla döner hikâyesi anlatılır. 

Saat 10.30 suları, kılıçlar çekildi


apéro için röportaj yapmak istediğimi söylediğimde beni dükkânın hemen iki yan kapısından girilen bir odaya davet ettiler. Orada ikinci kuşak veliahtı Mehmet Rıfat Dinçer vardı. Kapalıçarşı esnafını küçüklüğümden beri bilirim, o yüzden hemen Mehmet Abi’ye geçtik. Sorularımı açtım ve ses kaydı almaya başladım. En merak ettiğim soruyla başlamak zorundayım: “En iyi döner etin neresinden yapılır?” diye hızlıca lafa girdim. “Etin en güzel yeri but ve kuzu boşluğundan yapılır.” diye cevap verdi ve ekledi “Biz bir tarafı kıyma, bir tarafı parça olarak işliyoruz ve döner dışında başka hiçbir şey satmıyoruz.” Çokça teklif gelmiş ancak ne bir franchise vermiş ne bir başka şubeyle genişlemiş. Tek bir yerde var o da Kapalıçarşı. 

Açık ayran da geldi, booouuyyrun!


Dönerci Şahin Usta’da mesai sabah 06.00’da başlıyor, akşam 18.00’de son buluyor ve gün içinde sadece tek bir döner takılıyor. Döner, pişmeye başladıktan sonra çok fire veren bir ürün, içindeki kan, yağ ve su bir noktada pişen alanın tabanına akıyor. Dönerci Şahin Usta bu kısmı hiçbir zaman kestiği etle karıştırmıyor. 1969’dan beri hangi tarif uygulanıyorsa bugün de aynısına danışılıyor. Tırnaklı pideleri de aynı şekilde, 1961’de Mehmet Abi’nin babası Şahin Usta bir kebapçıda çalışırken nasıl bir tarif geliştirdiyse hâlâ öyle. Bu da zaman içinde yine “dönerli sandviç” konseptinin icadıyla sonuçlanıyor.

Döner, bir ekip işidir


Şahin Usta’nın sandviç dönerinin içinde sumaklı soğandan ve domatesten başka hiçbir şey yok. İsteyene yanında sadece bir kapta biber turşusu var. Tahmin edileceği üzere ayran kutuda değil açık olarak servis ediliyor. Ayranın tuzu ve yağı öylesine yerinde ki etin ağırlığını ve soğanın asiditesini kırarak midene kolay indirmene yardımcı oluyor. Eğer Dönerci Şahin’e ilk gidişinse hemen müdahale edip dönerin sarılı olduğu kâğıdı sıkıca kapatmanı öneriyorlar. Keza etin içindeki o lezzetli yağ yavaş yavaş parmaklarına oradan da kıyafetlerine doğru bir yolculuğa çıkıyor. Girişte olduğu gibi çıkışta da seni dört kişilik dev kadro güleryüzüyle selamlıyor. 

Sona yaklaşırken


Bu da benim yemek sektörüyle ilgili verdiğim kararlardan bir tanesini tekrar tekrar teyit etmeme neden oluyor. Yemeğin içine katılan o “gizli” malzeme sevmekten değil, önce güleryüz ve saygıdan geliyor. Burayı seçtiğim için çok mutlu oluyorum. Böylece bu muhteşem deneyimle ben de dönerin tavşan deliğine girmiş bulunuyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

apéro

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

NEREDE YAYIMLANDI?

apéroapéro

BÜLTEN SAYISI

🥙 Dönerse senindir

Döner bizim, döner sizin, döner onların, döner hepimizin. Bu ay menüde döner var: döner için yapılan kilometreler, Türk-Alman kültüründeki füzyon dönerciler, 10 metrekarelik dükkânda hayatını koca bir et parçasıyla paylaşanlar ve dahası.

05 Eki 2022

Schweppes ile birlikte
Fotoğraf: Kaan Walsh

YAZARLAR

apéro

İştah ve ufuk açan yemek yayını. Her çarşamba ve cumartesi önlüğünü giyer.

İLGİLİ OKUMALAR

apéroapéro

HİKAYE

The Bear’e veda: Her şey yolunda

Fine dining dünyasının baskıları, aile mirasları, kapanmayan yaralar ve kırılgan dostluklar... The Bear final sezonunda yeni hikayeler anlatmak yerine yıllardır taşıdığı yüklerle aynı masaya oturuyor. Dizinin Mikey'nin gölgesi, restoran kültürü, Carmy'nin liderlik krizi, Richie'nin dönüşümü etrafında beş sezondur ördüğü temalar, son sezonda birer birer çözülüyor.

18 Tem 2026

The Bear’e veda: Her şey yolunda
apéroapéro

HİKAYE

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası

Türkiye'de kahvaltı hiçbir zaman yalnızca günün ilk öğünü olmadı. Ailelerin, dostlukların ve gündelik hayatın etrafında şekillenen bu kültür, Erenköy'deki Mehmet Ali Paşa Köşkü'nde bulunan Ethem Efendi Kahvaltı'yla geçmişi ve bugünü aynı sofrada buluşturuyor.

11 Tem 2026

Ethem Efendi Kahvaltı'da: Bir öğünden fazlası
apéroapéro

HİKAYE

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi

Londra’da Türk mutfağı artık yalnızca kebapçılar ve mahalle restoranlarından ibaret değil. Şehrin merkezinde açılan yeni nesil restoranlar, sokak lezzetlerini yeniden yorumlayan girişimler ve farklı kitlelerle kurulan yeni ilişkiler, mutfağın görünürlüğünü ve algısını değiştiriyor. Soho’dan Dalston’a uzanan bu rota, Türk mutfağının Londra gastronomi sahnesindeki yerini takip ediyor.

04 Tem 2026

Londra'da Türk mutfağının yeni dönemi
apéroapéro

HİKAYE

Hona: Ahıska'dan kalanlar

Beyoğlu’nun, ahşap dokulu ve minimalist atmosferiyle öne çıkan Uzak Doğu etkili restoranı Hona'dayız. Hona, şef Ansar Kemaloğlu’nun ailesinin sürgün edildiği köyün adı. Özbekistan’da geçen çocukluk yılları, Uzak Doğu mutfaklarıyla kurulan erken temas, Türk mutfağına yöneliş ve Uygur mutfağında başlayan profesyonel deneyim, bugün Hona’yı şekillendiren fikrin temelini oluşturuyor.

Reyhan Ülker

·

27 Haz 2026

Hona: Ahıska'dan kalanlar
apéroapéro

HİKAYE

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra

Ege kıyıları ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan beş restorana konuk olduk. Her biri denizle kurulan ilişkiyi farklı yorumlarla ele alıyor. Kimi mevsime teslim olup günlük avın peşinden gidiyor, kimi ocakbaşını esintili bir Bodrum akşamına taşıyor, kimi ise köklü aile hikayelerini aynı bahçede yaşatıyor. Ortak noktaları ise ürünün kendisine duyulan güven ve ortak kurulan sofralar.

20 Haz 2026

Ege’den Boğaz’a, Bodrum’dan Çeşme’ye: Denizin kıyısında beş sofra