Pop-up 'Pazarlama AŞ': Hayran odaklı bir kültür mü, ticari bir yaklaşım mı?

Fred again.., günümüzün en büyük elektronik müzik sanatçılarından biri. 16 yaşında komşusu Brian Eno ile stüdyoya girdikten sonra profesyonel anlamda müzik kariyerine başlayan sanatçının canlı performanslarının biletleri satışa çıktıktan beş dakika içinde tükeniyor. Fred ise bu ilginin ondan gitmemesi için hem müzikal hem de sahne şovları açısından hep daha iyisini sunmaya çalışıyor.
Sanatçı, bu yılki sessizliğini Skepta ve PlaqueBoyMax ile güçlerini birleştirdiği “Victory Lap” ile bozdu. Grime ile dans müziğini bir araya getiren şarkı, Twitch üzerinden yapılan canlı yayınla tanıtıldı. Bu da hem müzik hem de internet kültürünün farklı uçlarını birleştiren günümüze uygun bir lansman oldu. 2.45 dakikalık şarkı, bir nefeste başlayıp son buluyor ve Birleşik Krallık yeraltı sahnesini küresel müzik dinleyicisine tanıtıyor. Şarkının kendisi de adeta bir ses yolculuğu gibi. Fred again.., dinamik ve katmanlı bir elektronik altyapı sunuyor. Bu yapı Skepta’nın kendine has sert ve enerjik dizeleri için mükemmel bir zemin oluşturuyor. Gerçek yaşamdan kesitleri ve ham duyguları müziğine yansıtma becerisiyle tanınan Fred again.., güçlü işbirliklerine devam edeceğini de göstermiş oluyor.
Hoş geldin! Aposto Premium üyelerine özel bu içeriği okumak için Premium üye olabilir ya da Premium hesabına giriş yapabilirsin.
Aposto Premium
Ayda
- Aposto'nun tüm arşivine ve güncel yayınlara sınırsız erişim.
- Yükselen endüstrilerden gelişme ve içgörüleri aktaran, entelektüel dünyanı besleyecek Premium üyelere özel makale ve bültenler.
- Gündemdeki gelişmeleri küresel bir perspektifle aktaran analizler.
- Aposto Radyo için hazırladığımız podcast ve sesli belgesellere websitemiz ve mobil uygulamamızdan erişim imkanı.

DuendeHer hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
YAZARLAR

Eda Solmaz
Müzik yazarı

Duende
Her hafta müzik, sinema, eğlence ve sanat dünyasından söyleşiler, incelemeler, öneriler, podcast’ler ve keşif notları e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
OKUMAYA DEVAM EDİN
İki yıllık aranın ardından geçen hafta sonu İstanbul’a dönen MUBI Fest'in atmosferine ve Cannes’dan taşıdığı dört filme yakından bakıyoruz.

Cormac McCarthy’nin 1985’te yayımlanan büyük romanı "Kan Meridyeni"ni okurken insanın aklına zaman zaman şu tuhaf düşünce geliyor: Belki "Dünya masumdu ve biz onu bozduk" anlatısı baştan beri fazla iyimserdi.

Jane Schoenbrun, yeni filmi "Teenage Sex and Death at Camp Miasma"da slasher alt türünün tüm özelliklerini ters yüz ederek ortaya türün eleştirisini de merkezine aldığı, kitsch estetikle bezeli bir anlatı ortaya koymuş. Ortaya bu eleştiriyi dört başı mamur bir şekilde görsel dünyaya taşıyan ve mizahı elden bırakmayan bir slasher filmi çıkmış.

Paris’te düzenlenen Rock En Seine festivalinin son gününde The Cure, 40 binden fazla kişiye 3 saate yakın süren bir performans sundu. 67 yaşındaki Robert Smith’in sesi, geçen yıllara rağmen daha da güçlü ve bir o kadar kırılgan. Karanlığın, yalnızlığın ve umudun şarkılarını birlikte söyleyen binlerce kişiyle birlikte yazı The Cure’un müziğiyle uğurluyoruz.

Selda Uygur, yeni romanı "Yalvaç"ta iki farklı çağdan tutkularının peşindeki iki kadının özgürleşme öyküsünü ve zaman algısını, benlik ve kişiliklerini korumak için ortaya koyduğu mücadeleyi, iki farklı zaman koridorunda işliyor. Uygur ile zamanın ruhuna ve dair söyleşirken onun hiç değiştiremediği savaşları ve tutkuları, kahramanları Gece ve Livia üzerinden anlamaya çalıştık.




