ECB cephesinden karışık açıklamalar


Dinlenme sırası annelerde: Yatsan
İyi bir hayatın temelinde iyi bir uykunun yattığına inanan Yatsan , bizleri uyutmak için gecelerini gündüzlerine katan annelere bu Anneler Günü ’nde kaliteli bir uyku hediye ediyor. Neler var? Rahatlığıyla herkesi kendine hayran bırakan…
Daha fazlasını öğren →
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, bir gazeteye verdiği demecinde enflasyonu kontrol altına alma konusuna odaklandıklarını ifade ederek, "Bizim, Fed gibi iki görevimiz değil bir görevimiz var. Bizim görevimiz fiyat istikrarını sağlamak" dedi. ECB’nin para politikasında hâlâ alması gereken yol olduğunu belirten Lagarde, 2023 için temel projeksiyonlarında ise bir resesyon olduğunu ifade etti.
ECB Yönetim Konseyi Üyesi ve Almanya Merkez Bankası Başkanı Joachim Nagel, para politikasında “kısıtlayıcı” olarak adlandırılan bölgeye ulaşmakta olduklarını ve politikaların etkisini gösterdiğinden emin olduğunu söyledi.
ECB’nin şahin üyelerinden biri olarak bilinen Yönetim Konseyi Üyesi Isabel Schnabel, bankanın çekirdek enflasyonun sürdürülebilir bir düşüş trendine girdiğini görene kadar faiz oranlarını artıracağını, faiz indirim beklentilerinin ise yersiz olduğunu ifade etti.
Bloomberg’e konuşan Letonya Merkez Bankası Başkanı ve ECB Yönetim Konseyi Üyesi Martins Kazaks ise yatırımcıların ECB’nin faiz artışlarına temmuz ayında son vereceğini varsaymaması gerektiğini söyledi. Kazaks gelecek yılın bahar aylarında faiz indirimlerine başlanması yönündeki tahminlere ilişkin ise “ciddi derecede erken” yorumunu yaptı.
💾 Cep bilgisi: Piyasanın beklentisi ECB’nin mevduat faizini önümüzdeki haziran ve temmuz toplantılarında 25’er puan artırarak %3,75’e çıkarması ve ardından beklemeye geçmesi yönünde.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
EXANTEFinans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Merakla beklenen ABD manşet enflasyon verisinde yıllık %4,9’luk gerçekleşme piyasa beklentileri ile uyumlu oldu.
11 May 2023

YAZARLAR

EXANTE
Finans dünyasındaki tüm önemli gelişmeler ve makro-iktisadi meseleler, derinlemesine bir perspektif ve sebep-sonuç ilişkileriyle her pazartesi ve cuma e-posta kutunda.
İLGİLİ OKUMALAR
ABD-İran savaşının ve artan korumacılığın etkisiyle küresel ticarette dengeler değişirken, ülkelerin ulusal güvenlik ve jeopolitik öncelikleri ekonomik kararlarında giderek daha belirleyici hale geliyor. Ancak teknolojik dönüşüm ve stratejik sektörlerdeki yatırımların gelişmiş ülkelerde yoğunlaşması, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma ve gelir farkını kapatma çabalarını zorlaştırıyor.

Küresel ekonomide en önemli gündem maddesi, uzun vadeli tahvil faizlerindeki önlenemeyen yükseliş olmaya devam ediyor. Sadece ABD’de değil, birçok gelişmiş ülkede on yıllık tahvil faizlerinin çok sert yükseldiği görülüyor. Peki neden ve bu gidişi ne durdurabilir?

ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı dizel tedarik anlaşması, ABD Kongresinde Cumhuriyetçiler ile Demokratların hükümetin kapanması sürecinde dahi yaşamadıkları ölçüde bir ortak mutabakat sağlamalarına neden oldu. Peki Trump neden böyle bir karar aldı? Rusya bu anlaşmadan ne kazanacak ve ABD’nin Ukrayna politikasında nasıl bir değişiklik yaşanıyor?

İmalat sanayiinde ilk dört ayda %1,3’e ulaşan üretim artışı, Ağustos ayında %0,2’ye geriledi. Giyim ve makine sektörlerinde daralma tüm şiddetiyle sürerken, önceki yıllarda büyüyen bazı sanayi kolları da yaz aylarında üretim kaybetmeye başladı.

Nobel Ekonomi Ödülü’nü alan Robert Hall ve Michael Woodford’un çalışmalarının ortak noktası, ekonomik istikrarın yalnızca bugün alınan kararlara değil, insanların geleceğe ilişkin beklentilerine de bağlı olduğu düşüncesi oldu. Ödülün gerekçesinde “makroekonomik istikrarın mikroekonomik temellere yaptığı katkılar” ifadesi yer alırken burada Türkiye açısından da önemli çıkarımlar var. Bu teze göre, ekonomik istikrarın toplumsal karşılığı tek başına enflasyonun düşmesi değil.



