Elektrikli otomobillere hazır mıyız?

Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
Türkiye’de elektrikli otomobil pazarı her geçen yıl büyüyor. Avrupa’ya oranla az, ama bizim için hiç de fena sayılmayacak bir oranla büyüyor. Genelde ailelerin “ikinci otomobili” olarak konumlanan elektriklilerin kullanım alanları da şehir içi ve “kısa mesafe” olarak belirleniyor.
Elektrikli otomobil tercihinde birinci etken menzil, yani araç yüzde yüz doluyken kaç kilometre gideceğiniz ilk soru. Asıl sorulması gereken soru ise şu: Şarjınız bittiğinde nerede ve ne kadar süre içinde şarj edebileceksiniz? İşte Avrupa pazarıyla karşılaştırma yaparken sorunun başladığı yer burası. Çünkü ülkedeki şarj üniteleri çok az sayıda ve çok yetersiz. İstanbul’da AVM’lere dayalı bir şarj dağılımı var, şehir dışına çıkıldığında ise kaderinizle baş başa kalıyorsunuz.
Rakamlar: Önce rakamlara göz atalım. 2023 yılında elektrikli otomobil satışları %844 oranında arttı. Pazar payı %7,5'e ulaşan satışlar 72.179 adet oldu. 2024 yılının ilk ayında ise 3.973 adet elektrikli otomobil satıldı. 2023'ün Ocak ayında 1.071 adetlik satış olmuştu.
- Türkiye otomobil pazarında, geçen yıl benzinli otomobiller 646.385 satışla birinci, dizel otomobiller ise 133.374 adetle ikinci sırada yer aldı. Hibrit otomobil satışları 104.804, otogazlı otomobil satışları da 10.599 adet olarak kayıtlara geçti. Sadece elektrikle beslenen, tam elektrikli otomobil satışları ise 65.562'e ulaştı.
- Araçtaki aküyü şarj etmek için benzinli bir motor jeneratörle bir elektrik motorunu çalıştırarak tekerleklere güç sağlayan sisteme sahip, yani uzatılmış menzilli araçlar da dahil edildiğinde elektrikli otomobil satış rakamı 72.179 olarak kayıtlara geçti. Uzatılmış menzil otomobiller de Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTIP) olarak "elektrikli" sınıfında yer alıyor. Geçen yıl tam elektrikli ve hibrit otomobil satışları toplam 170.366 ile dizel otomobil satışlarının üzerine çıktı.
- Türkiye'de tam elektrikli otomobillerin toplam satışlardaki payı %1,2'den %6,8'e yükselirken hibrit otomobillerin payı, %10,9'dan %10,8'e indi. Tam elektrikli, uzatılmış menzil elektrikli ve hibrit olarak ele alındığında, toplam pazarın %18,3'ü elektrifikasyona sahip araçlardan oluştu. ODMD verilerine göre, Türkiye'de en az bir elektrikli model satan marka sayısı 2012'de bir adetken, bu sayı 2021 yılına kadar 10 adetin altında seyretti. 2021 yılında elektrikli otomobil satan marka sayısı 13'e, 2022'de 16'ya ve 2023'ün Ekim ayı itibarıyla listeye BYD'nin de dahil olmasıyla 27'ye yükseldi.
AB ile karşılaştırma: 2023'ün Ocak-Aralık döneminde AB ülkelerinde tam elektrikli otomobil (BEV) satışı önceki yılın aynı dönemine göre %48,2 artarak, 1.378.441 oldu. İtalya'da 59.462, İspanya'da 45.716, Danimarka'da 52.886, Finlandiya'da 27.435 adet elektrikli otomobil satıldı.
- Bu dönemde AB'de en fazla elektrikli otomobil satışı gerçekleştiren ülke, 469.565 ile Almanya oldu. Onu 260.864 adetle Fransa ve 103.330 satışla Hollanda izledi. İsveç 100.698 satışla dördüncü ve Belçika 86.823 satışla beşinci sırada yer aldı.
- Böylece Türkiye, 2023 yılında yaptığı 65.562 adet tam elektrikli otomobil satışıyla İtalya, İspanya, Avusturya, Danimarka ve Finlandiya gibi ülkeleri geçti ve AB'de altıncı sırada konumlandı.
Motor tipine göre sıralama
- Benzinli otomobil satışları 646.385 adetle %66,8 pay,
- Dizel otomobil satışları 133.374 adetle %13,8 pay,
- Hibrit otomobil satışları 104.804 adetle %10,8 pay,
- Elektrikli otomobil satışları 72.179 adetle %7,5 pay,
- Otogazlı otomobil satışları 10.599 adetle %1,1 pay aldı.
Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre:
- 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları %1662 artarak %72,4 pay,
- 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları %318,1 artarak %27,6 pay aldı.
Evet, geçen yıl bu rakamlarla geçti. 2024 yılı için öngörülen, elektrikli otomobil satışlarının 100.000 adedi bulacağı yönünde. 2024 yılında pazarın daralacağı tahminlerini de göz önünde bulundurursak elektrikli otomobil pazarı, daralan pazara oranla da satışlarını arttıracak.
Geçen hafta basın toplantısında biraraya geldiğimiz Mercedes Benz Türkiye Otomotiv Grup Başkanı Şükrü Bekdikhan’ın şu açıklamaları dikkat çekiciydi:
“2023’te elektrikli araç satışlarımızın oranı pazar ortalamasının üzerine çıkarak yaklaşık %15 oldu. 2024 Ocak ayında daha da ivme kazanarak satışını yaptığımız her 7 araçtan 1’i elektrikli oldu. Zengin ürün gamımıza ek olarak pazara sunacağımız yeni modellerimizin katkısıyla 2024 yılında satışlarımızın %25’inden fazlasının elektrikli modeller olmasını hedefliyoruz. Türkiye’de de global vizyonumuza paralel olarak, yepyeni teknolojiler üzerinden sürdürülebilir ve çevreye duyarlı çözümler sunmaya devam etmeyi, Türkiye'de elektrikli araçların yaygınlaşmasında öncü rol oynamayı sürdürmek istiyoruz. Bu doğrultuda 2024 yılında elektrikli araç pazarındaki payımızı yaklaşık %15’ten %25 seviyelerine çekmeyi hedefliyoruz."
Diğer taraftan: Elektrikli otomobil satışlarında bir global başarı da Citroen Türkiye’den geldi. Citroen Türkiye Genel Müdürü Selen Alkım, geçen hafta şu açıklamaları yaptı:
“Toplam C4 X satışlarımızın %10’u e-C4 X oldu. Kısa sürede elde ettiğimiz bu başarılı sonuçlar bizi Avrupa’da bir başka üçüncülüğe taşıdı. Geçen yıl e-C4 X’i Avrupa’da en fazla biz sattık ve Avrupa’da lider konuma yükseldik. 2024 için hedef büyüttük. Yıl içinde satışa sunacağımız yeni e-C3 ile elektrikli ürün gamımızı genişletmiş olacağız. Mevcut araçlarımıza yeni e-C3’ün eklenmesiyle, 2024 yılında elektrikli araçların binek modellerimizdeki satış payının %25’e ulaşmasını hedefliyoruz. Yeni e-C3 de, C3 satışlarının %50’sini oluşturacak. Geçen yılı 2 bin adede yakın elektrikli satışıyla tamamlayan Citroen Türkiye, Citroen dünyası içerisinde Fransa ve Almanya’nın ardından en fazla elektrikli modelin satıldığı üçüncü ülke oldu."
2024’te elektrikli otomobil markalarının yükselen hedefleri, umarız şarj istasyonları tarafına da yansır; şehir içindeki kullanıcı AVM’lere mahkum edilmez, şehir dışına çıkıldığında da hemen hemen her mola yeri veya benzin istasyonunda şarj çözümleri sağlanır.
Otomotiv gündemi
- Vakıflar Genel Müdürlüğü, pist ve çevresindeki taşınmazlar için 2 Nisan'da ihale süreci başlatacak. Anlaşmaya istekli tarafların, Formula 1 yarışları yapılacağı konusunda garanti vermesi gerekecek. Intercity’nin İstanbul Park'a yönelik yaptığı son anlaşma geçen yıl itibarıyla sona erdi ve geride kalan süreçte pistle ilgili yeni bir ihale sürecinin hazırlıkları yapıldı. Geçen hafta yayımlanan ihale ilanına göre, yeni anlaşma 30 yılı kapsayacak ve tahminî bedeli 117,8 milyon dolar olacak. Sözleşme şartlarındaki en dikkat çekici nokta, kiralayan şirketin bu pistte Formula 1 yarışları yapılmasını garanti etmesi gibi görünüyor.
- Türkiye’de Hyundai Assan’ın eski ortağı Kibar Holding, yeni şirketi K-RIDES ile dünyanın en köklü motosiklet markası Royal Enfield’i Türkiye pazarına getiriyor. K-RIDES çatısı altında yapılanmaya hızla başlayan marka, dünya genelinde en çok beğenilen modellerini Türkiye’de motosiklet tutkunları ile buluşturacak. Globalde ön lansman olarak yapılan ortak açıklama, Türkiye’de motosiklet ekosisteminde tüketiciye yeni bir deneyim sunulmasının hedeflendiğine dair güçlü sinyaller veriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Paretoİş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Ahmet Çelik
Otomobil Gazetesi, OtoDergi

Pareto
İş dünyasından içgörü, sektör analizleri ve gelecek öngörüleri her pazartesi ve perşembe e-posta kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR
Teknoloji birçok alanda sonuca ulaşmayı kolaylaştırırken ustalığın değeri artık yalnızca bir işi yapabilmekte değil; neyin iyi olduğunu ayırt etmekte, doğru kararı verebilmekte ve yıllar içinde biriken deneyimi yeni araçlara uyarlayabilmekte yatıyor. Ustalık kaybolmuyor; biçim değiştiriyor.

Savunma ihracatı 2002’den bu yana katlandı, yerlilik oranı %80’e ulaştı, Türk şirketleri küresel sıralamalarda yükseldi. Ancak motorlardan kritik elektronik ve optik teknolojilere uzanan kalan %20, Türkiye’nin savunma sanayiindeki asıl sınırını gösteriyor. Bu sınırı aşmak ise daha fazla silah üretmekten değil, bilim ve teknoloji üretebilmekten geçiyor.

Bir insanın “Ne iş yapıyorsun?” sorusuna iki cümleyle cevap verip daha fazlasını anlatma ihtiyacı duymamasıyla bir markanın neyi söyleyip neyi geride bırakacağını bilmesi, aynı olgunluk eşiğine işaret ediyor. Sadelik; hiçbir şey bilmemenin getirdiği bir sığlıktan değil, aksine çok şey bilip hepsinin ağırlığını tarttıktan sonra lüzumsuz olanları arkada bırakabilme cesaretinden geçiyor.

Nike’ın marka adı, onlarca yıldır “spor” kelimesiyle neredeyse eş anlamlıydı. Bu başarı, şirketi uzun yıllar borsanın favorileri arasında tuttu. Fakat son birkaç yılda ivme şaşırtıcı bir hızla tersine döndü ve şirket, yaklaşık 18 yılın ardından S&P 100 endeksine veda etmek zorunda kaldı. Peki ne oldu da dünyanın en güçlü spor markalarından biri, bu denli hızlı bir düşüşe sürüklendi?

Reklamcılık artık dikkat ekonomisinden niyet ekonomisine geçiş yapıyor. ChatGPT’nin test ettiği Sponsorlu Ajanlar, markaların tüketicinin karar verme konuşmasına doğrudan katılmasını sağlayan yeni bir katman açıyor. Kişiselleştirilmiş iknanın birim maliyeti neredeyse sıfıra inerken mesele, anlatının nerede durduğu ve kimin adına konuştuğunun her aşamada görünür olup olmamasında düğümleniyor.




