ELİFNAZ ÖNGÖREN

Sevgi, saygı, sargı: karşında Sargı Donation.
ELİFNAZ ÖNGÖREN

Lindos Naturals - 26 Ekim - ANGST
Lindos Naturals ile birlikte

Akdeniz’den ilhamla zehirsiz temizlik ürünleri: Lindos Naturals Dünyayı önemseyen, daha iyi bir gelecek için elini taşın altına koyan, insan sağlığını ve canlılığın devamını göz ardı etmeyen iş modelleri kurgulamak imkânsız mı? Elbette değil. Bunu yaparken çözümü çok uzaklarda aramak da gerekmiyor. ANGST okurları duyarlı bir iş modeli kurgulamayı başarabilmiş Lindos Naturals’ı tanıyor. Lindos Naturals: Bolca Akdeniz ilhamı, Ege ve Akdeniz sahili sevgisi, neler olup bittiğine dair biraz duyarlılık, köklere bağlılık ve oldukça yalın hâliyle daha temiz temizlik ürünlerine duyulan bir ihtiyaç. Lindos Naturals hikâyesi bu başlıklar üzerine temelleniyor. Tamamen doğal ve bitkisel içerikli temizlik ürünlerini Akdeniz'in saf aromaterapik bitki yağlarıyla zenginleştiren Lindos Naturals; zararlı kimyasallardan uzak, yeryüzü sularını kirletmeyecek PETA'dan cruelty-free, Vegan Society'den vegan sertifikalı temizlik ürünleriyle öne çıkıyor. Neler var? Lindos Naturals'ta lavanta, portakal bergamot ve limon okaliptus yağlarıyla zenginleştilmiş Kastil Sabunları, Konsantre Yüzey Temizleyicileri, Bulaşık Sabunları, Ahşap Sabunları ve Kolonyalar bulunuyor. Tamamen doğal ve bitkisel içeriklerle hazırlanan ve hayvanlar üzerinde test edilmeyen ev temizliği ürünleri, yeniden doldurulabilir formatta sunularak en az %70 plastik, su ve enerji tasarrufu sağlıyor. Dahası: Konsantre formülleriyle 1 şişeden 10 şişe elde etmeyi mümkün kılan, Refill pouch modeliyle sıfır atık döngüsü oluşturarak ambalajları yeniden kullanabilen, pek yakında müşterilerine kendi refill paketlerini doldurabilecekleri alanlar sunmayı planlayan Lindos Naturals; İztuzu Plajı'nda canla başla çalışan Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi (DEKAMER) iş birliğiyle Akdeniz'deki yaralı deniz kaplumbağalarının bakım ve tedavisine katkıda bulunuyor. Lindos Naturals ürünlerini ANGST15 koduyla %15 indirim, 150 lira ve üzeri ücretsiz kargo fırsatı avantajlarıyla keşfetmek için internet mağazasını ziyaret edebilir, Lindos'tan en güncel gelişmeler için Instagram hesabına göz atabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren →

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

ANGST İnsanları'nda iklim krizi, azınlık hakları, kimlik politikaları, döngüsel ekonomi ve aktivist kültürlerle ilgilenen, bunları kendi meselesi hâline getirenleri yakından tanıyoruz. Dördüncü konuğumuz Sargı Donation'dan Elifnaz Öngören.


Röportaj: Alara Demirel

Sosyal haklar gündelik pratiklerine nasıl yansıyor? Kendini bu hareketlerin neresinde konumlandırıyorsun?

Sosyal adaletsizlik her alanda yadsınamaz bir gerçek olarak karşımızda. Önce kendimizi sonra birbirimizi korumadığımız ve geliştirmediğimiz sürece de bunu kimse sizin yerinize yapmıyor.

Bireysel anlamda farkında olmaya ve bu bilinci geliştirmeye çalışıyorum. Öğreniyorum, öğretiyorum, ayrıcalıklarımı kontrol edip ona göre hareket ediyorum. Sevginin iyileştiriciliğine inanıyorum. Herkesin "insan" yerine konulmasını önemsiyorum, en çok görmezden gelinenleri görmeye çalışıyorum. İç hesaplaşmama hep kulak veririm — bu yüzden kendi değerlerimi devamlı yıkıp yıkıp baştan kuruyorum ve devinimden çok şey öğreniyorum.

Sargı Donation nedir? Burada neler yapıyorsunuz, senin girişim içindeki rolün nedir?

Sargı Donation, temmuzun başında Ege kıyılarında çıkan yangınların sebep olduğu maddi ve manevi zarara kayıtsız kalamayan 5 insanla oluştu: ben, Altın Tatlı, Birce Kirkova, Zeynep Çıpa ve Cem Özbek. Bu konuyu dert eden insanlar olarak organik olarak bir araya geldik ve "Bir şeyler yapmalıyız," diyerek yola çıktık. Amacımız herkesin eğlenip vakit geçirebileceği, tam gün sürecek bir etkinlik hazırlayıp elde ettiğimiz tüm geliri bağışlamaktı. 

Sargı Donation ekibi: Zeynep, Altın, Cem, Birce ve Elifnaz


Turnacıbaşı 30’daki ilk etkinlik beklediğimizden çok daha ilgi görünce buna devam etmeye karar verdik çünkü sosyal adaletsizlik ve yozlaşma, hep ve en çok ayrıcalıksızı etkiliyor. Ayrıcalıklarının farkında bir kesim olarak bu gerçeğe dikkat çekmek ve doğru bir akış sağlayabilmek için bir alan yaratmış olduk. İlk etkinliğimizi 3 günde imece usülü hazırladık — ben ve Altın poster yaparken Zeynep yemek yapıyordu. Cem host'umuz oldu, Birce sanatçılarla ilgileniyordu mesela. 

Karga Bar’daki ikinci etkinliğimizde de Gayya Kolektif'le birleştik ve herkes elinden ne gelirse yaptı. Mrt Seçkin’e teşekkür etmeden geçmemek gerekiyor. Bunların üzerine Berlin’deki arkadaşlarımız sayesinde Sargı, uluslararası ilk etkinliğini yapmış oldu — bu insanlarla hep birlikte yardımlar toplayıp gerekli gördüğümüz yerlere ulaştırdık ve her konuda şeffaf olmaya gayret ettik.

Etkinliklerimizden bu kadar tatmin oluşumuzu da buna bağlıyorum. Amaç iyi niyet ve sevgi olduğunda doğru insanlar bir araya geliyor ve kimse elini uzatmaktan çekinmiyor. Bu yüzden "Sargı’da herkesin rolü aynı," demek yanlış olmaz. 

Sargı Donation girişimine neden ihtiyaç duydunuz? Türkiye'nin sosyal refah devleti olma karnesiyle ilgili ne düşünüyorsun?

Ortada acil bir durum vardı. Afet bölgesinde bulunamadığımız için İstanbul'dan bir şeyler yapmak istedik. Bizi devam etmeye iten motivasyon "Ortada HEP acil bir durum var!" oldu. 

Derin yoksulluk, marjinalize edilen gruplar, doğal afet, iklim krizi — sorunları sıralamak hiç zor değil fakat çözümler ya komik derecede yetersiz ya da hiç yok. İşte bu noktada bir sosyal refah devletinde yaşıyormuş gibi hissedemiyorum çünkü sosyal refah kavramının yol, hastane veya açlık sınırının bile altında bir asgari maaştan ibaret olduğunu düşünmüyorum. 

En ufak bir gelişim girişimine karşı caydırıcı birçok etkenle burun burunayız ve bu yüzden Maslow’un tepelerini göremiyoruz. Biz Sargı’da şu ana kadar en acil destek maddi olduğu için bu yönde yapılan yardımlara vesile olduk. Fakat ilk günden beri Sargı’nın asıl amacı fikirsel bir değişim yaratmak. Manevi bir amaçla bir araya geldiğimizi birbirimize devamlı hatırlatıyoruz. Bu süreçte araçlarımız değişiyor — niyetimiz hep aynı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Angst

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

AngstAngst
∙

BÜLTEN SAYISI

🏚 ANGST 08: YERSİZ YURTSUZLARIN İSYANI

Derin Yoksulluk Ağı'na sen de dolandın mı? Barınabiliyor musun? Sargı Donation'a katıldın mı?

26 Eki 2021

Lindos Naturals ile birlikte
ANGST 08: YERSİZ YURTSUZLARIN İSYANI

YAZARLAR

Angst

Her cumartesi iklimden sağlığa, modadan psikolojiye yeni dünyanın anksiyete yaratan konularına serinkanlı bir mesafeyle çözümler sunuyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

AngstAngst
∙

HİKAYE

İoanna Kuçuradi’nin ardından: Bir insan öldüğünde geriye ne kalır?

İoanna Kuçuradi'nin ardından pek çok şey söylendi: “Hocaların hocası”, bilge”, “filozof”... Onu tanıyanlara sorduğumuzda ise tek bir Kuçuradi çıkmıyor: Birinin hayatında cesaret veren iki sözcük, bir başkasında kavramların sınırlarını doğru çizme titizliği, bir diğerinde değerleri yaşama sorumluluğu... Belki insan öldüğünde geriye kalan tam da bunlardır: Kendisi artık orada olmadığı hâlde başkalarının düşünme, konuşma, davranma, anlama ve kuşkusuz bunların toplamı olan yaşama biçimlerinde yaşamaya devam etmesi.

Metin V. Bayrak

·

04 Eki 2026

İoanna Kuçuradi’nin ardından: Bir insan öldüğünde geriye ne kalır?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Yapay zeka çağında ödev: Disiplin ritüeli mi, epistemik imkan mı?

Okullar açıldı; artık akşamlar, hafta sonları ve evler yeniden ödevle dolacak. “O ödevler yapılacak!” Peki neden? Çocuğun ilgileriyle konuşuyor mu? Ona beceri kazandırıyor mu? Kendi başına bir şeyin peşine düşmesini sağlıyor mu? Uğraş edinmesini destekliyor mu? Eğitimin öğretmeni, okulu, sınavı, müfredatı hatta okulun kendisini tartışmaya açtığımız bir dönemde, okulun en görünmez kurumlarından ödev üzerine düşünüyoruz.

Metin V. Bayrak

·

27 Eyl 2026

Yapay zeka çağında ödev: Disiplin ritüeli mi, epistemik imkan mı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Ölümcül körlük #3 | Menopoz: Kadınların 30 yılı nasıl tıbbın dışında kaldı?

Kadınların hayatının yaklaşık üçte birine yayılan menopoz, yüzyıllar boyunca doğurganlığın kaybı ve toplumsal değerin azalması üzerinden konuşuldu; sağlık boyutu ancak son yüzyılda görünür olmaya başladı. Bugün hormon tedavisinden osteoporoza, çalışma hayatından ayrımcılığa uzanan etkileri daha fazla tartışılsa da birçok kadın hâlâ ne yaşadığını anlamak, doğru teşhisi almak ve tedaviye ulaşmak için kendi başlarına bırakılıyor.

Ayça Örer

·

20 Eyl 2026

Ölümcül körlük #3 | Menopoz: Kadınların 30 yılı nasıl tıbbın dışında kaldı?
AngstAngst
∙

HİKAYE

Süheyla Doğan: 'Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim'

2026 Uluslararası Hrant Dink Ödülü sahibi Süheyla Doğan’a bu ödül başta Kazdağları olmak üzere pek çok yerde ekoloji mücadelesini cesaretle sürdürdüğü, doğayı ve yaşamı savunmaktan vazgeçmediği, kadın hakları için mücadele ettiği, devlet destekli ekokırım projelerine karşı ısrarla ses çıkardığı ve doğayla birlikte yaşam hakkını savunduğu için verildi. Doğan, “Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim. Baskıların da bir sonu olacak. Geleceğe dair umutlarımı da kaybetmiyorum” diyor.

Pelin Cengiz

·

19 Eyl 2026

Süheyla Doğan: 'Yaşam için mücadele etmek benim hayattaki varlık nedenim'
AngstAngst
∙

HİKAYE

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?

Sabah dolabın karşısında “Bugün bunu mu giysem?” diye düşündüğümüzde aslında yalnızca kıyafet seçmiyoruz; kendimizi nasıl hissetmek, nasıl algılanmak ve hatta kim olmak istediğimize dair de bir karar alıyoruz. Moda bireysel görünür ama kolektif olarak öğrenilir: Kendimizi göstermek isteriz ama bazen başkalarının bakışından saklanmak da, değişmek isteriz ama aynı zamanda ait olmak da. Moda, bütün bu çelişkileri aynı anda taşıyabilen nadir alanlardan...

Nazlı Tan

·

16 Eyl 2026

Moda ve benlik: Giyinmek neden sadece giyinmek değildir?